1000Kitap Logosu
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler

ve Yalnızca Diğer Yarımız O Sesi Duyar

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET

Hakkında

320 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 9 sa. 4 dk.
Adı
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Alt başlık
ve Yalnızca Diğer Yarımız O Sesi Duyar
Orijinal adı
Art Of Hearing Heartbeats
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Koridor Yayıncılık · Ocak 2013 · Karton kapak · 9786054629299
Diğer baskılar
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Amerika, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Japonya, Sırbistan, İsrail ve Hırvatistan'da sadece, okuyanların birbirlerine tavsiyesiyle yüz binlerce sattı, en çok konuşulan kitaplardan biri oldu. Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası tam da Julia'nın fakülteden mezun olduğu günün ertesi sabahı ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Birkaç yıl sonra ise annesi şans eseri bulmacanın bir parçasını bulacaktır. Mi Mi adlı gizemli bir kadına 40 yıl önce yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup.  Babasının geçmişindeki gizemi çözme isteğiyle Julia kariyerini ve önünde onu bekleyen hayatı bir kenara koyar ve Mi Mi'nin bir zamanlar yaşamış olduğu yere gider. Yolculuğu onu doğunun esrarengiz bir bölgesine, küçük bir dağ kasabasına götürür. Orada babasını tanıyan ve kendisi hakkında da inanılmaz şekilde bilgi sahibi olan bir adamla karşılaşır. Merakına teslim olarak onunla her öğleden sonrası buluşup ondan babasının gençliği hakkında şaşırtıcı hikayeler dinler çocukken kör olmuş, manastırda yetiştirilmiş ve hepsinden öte oralı bir kıza delice bir tutku beslemiştir. "Acı - tatlı unutulmaz bir hikaye." -Library Journal- "Ne kadar denesem de bu kitabın nasıl bir sihre sahip olduğunu anlatırken hakkını veremeyebilirim." -Caroline Leavitt- "Öyle akıcı ve duygusal ki büyük bir paket mendili yanınızda bulundurmanızı öneririz." -Publishers Weekly- "Avrupa'da kısa sürede bir hit olan bu kitap, okuyucuyu adeta mest ediyor." -Booklist- "Kalbinizin derinliklerine kadar işleyecek bir hikaye. Doğunun spiritüelliği ve masal tadında bir romantizm... Nicholas Sparks ve Elizabeth Gilbert hayranları bu kitaba doyamayacak." -Kirkus Reviews- "Tek kelimeyle bayıldım. Okuyucuyu çok uzaklara götürerek, esrarengiz insanların ruhlarındaki gizleri çözmeye davet ediyor. Daha güzeli, kendimiz hakkında hiç düşünmediğimiz şekilde düşünmemizi sağlıyor. Aşka ne anlamlar yüklüyoruz, neye inanıyoruz ve bu, hayatımıza nasıl bir yön veriyor." -Angelika Schwabach-Buchhandlung Ida von Behr adlı kitapçı, Volksdorf, Almanya "Bu kitap, çeyrek yüzyıldır çok satan bütün kitapları tahtından etmeyi başardı. O kadar dokunaklı ki hayata farklı bir pencere açıyor ve orada kendimizi sorgulamaya sevk ediyor. Sendker'in dili beni büyüledi, kendine has bir ritmi ve tarzı var. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız bile. Eşine az rastlanır türden." -Marianne Nagel-Buchhandlung Nagel adlı kitapçı, Amriswil, İsviçre "Böyle bir kitap milyonda bir çıkar. Dünyayı gözleriyle gören değil kalp sesleriyle işiten bir adamın sıra dışı hikayesi. Jan-Philipp Sendker gerçek aşkın varlığına olan inancınızı pekiştirecek. Gözyaşları içinde bitirdim."  -Shawna Yang Ryan-Water Ghosts kitabının yazarı (Tanıtım Bülteninden)

Okurlar

Kadın
% 86.2
Erkek
% 13.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.1
10 üzerinden
616 Puan · 123 İnceleme
320 syf.
·
16 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Zamanın su gibi aktığını söyleyerek ve düşünerek etrafımıza bakmayı ve görmeyi erteliyoruz. Kitapta farketmeden geçtiğimiz her şeyin kokuların dahi tasviri çok belirgin.Duygularin derinliği,biriyle bütün olabilmenin anlamı...Uzakken bile yakın olabilmek...İnsanda acımadan çok saygı ve güzel bir tat bırakan bir kitap.Çok beğendim.
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Okuyacaklarıma Ekle
320 syf.
·
4 günde
·
6/10 puan
Çok çok daha iyi olabilirdi. Yazarın hayalgücü yazım yeteneğinden çok daha başarılı, orası kesin. Ayrıca Koridor Yayınları'nı neden sevmediğimi hatırladım, kötü çeviri, sıfır düzelti. Timsah yerine krokodil yazmalar, başkarakterin hikaye için çok önemli olan doğum gününü bir yerde Aralık bir yerde Kasım yazmalar... Kitaplara yazık ediyorsunuz gerçekten, bu kadar zor bir şey değil. Kitaba gelince de, hikayeyi beğendim ama karakterlerle bağ kuramadım. Dediğim gibi, çok daha iyi olabilirdi. Birkaç yıl önce okumuş olsam çok beğenirdim ama şu anki durumda oldukça eksik geldi. Yazarlar bir durumu anlatırken her şeyi söylediklerinde pek bir anlamı kalmıyor. Vermek istediği mesajları sürekli açıklamış, bunu da kitabın yazarın ilk kitabı olmasına bağlayabiliriz sanırım. Her şeye rağmen okuduğuma mutluyum. Reading slump'tan çıkmak için süper bir seçenek olabilir. Okumayı sevmeyen arkadaşlarınıza alabilir, onların kitap okumayı sevmesini sağlayabilirsiniz.
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Okuyacaklarıma Ekle
320 syf.
·
9/10 puan
Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı. Ve tahmin ettiğim gibi beni yine esir etti. İlk 150 sayfa kadar kafamı biraz karıştırmadı değil. Tam hikayeye adapte olamadım fakat sonrasında öyle bir açıldı ki elimden bırakamadım Elbette hüzünlü bir hikayeydi. . Julia, üniversiteden mezun olduğu günün ertesinde babası ortadan kaybolmuştur ve bütün araştırmalara rağmen ne ölüsü ne de dirisi bulunmuştur. Bir gün annesinin bulup kendisine verdiği; babasının Mi Mi adında bir kadına yazdığı fakat göndermediği bir mektubu okur. Babasının başka bir kadın için mi onları terkettiğini öğrenmek üzere mektuptaki adrese doğru yola çıkar. Orada kendisinin yolunu gözleyen tanımadığı yaşlı bir adamla karşılaşır. Bu adam kendisi hakkında her şeyi, en önemlisi de babası ile Mi Mi nin tüm hikayesini bilmektedir. Julia, ilk başta hiç güvenmediği bu adam ile konuşmak istemez fakat adam babasının yerini tek bir şartla söyleyecektir. Eğer babasının doğduğundan beri yaşadığı her şeyi sonuna kadar dinlerse sonunda gerçeğe ulaşacaktır. Hikayemiz bu şekilde başlıyor. Julia’nın babası Tim Win ile Mi Mi nin küçüklükten beri yaşadıkları ve bugünlere nasıl geldiklerini anlatıyor. Her bir hikayeyle Julia babasının bilmediği başka bir yüzüyle karşılaşır. Sonuna doğru gerçekler ise yürek burkan cinstendir . Tim Win ile Mi Mi’nin yaşadıkları sizi öyle bir sürüklüyor ki, hem mutlu ediyor hem de hüzünlendiriyor.
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Okuyacaklarıma Ekle
320 syf.
·
Puan vermedi
Kalbin pusulası nedir? Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası tam da Julia’nın fakülteden mezun olduğu günün ertesi sabahı ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Birkaç yıl sonra ise annesi şans eseri bulmacanın bir parçasını bulacaktır; Mi Mi adlı gizemli bir kadına 40 yıl önce yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup.Babasının geçmişindeki gizemi çözme isteğiyle Julia kariyerini ve önünde onu bekleyen hayatı bir kenara koyar. Babasının kalbinin pusulasını takip ederek Mi Mi’nin bir zamanlar yaşamış olduğu yere gider. Yolculuğu onu doğunun esrarengiz bir bölgesine, küçük bir dağ kasabasına götürür. Orada babasını tanıyan ve kendisi hakkında da inanılmaz şekilde bilgi sahibi olan bir adamla karşılaşır. Merakına teslim olarak onunla buluşup ondan babasının gençliği hakkında şaşırtıcı hikâyeler dinler; çocukken kör olmuş, manastırda yetiştirilmiş ve hepsinden öte oralı bir kıza delice bir tutku beslemiştir. Hatırlıyorum bookstagram hesabımı açtığım ilk zamanlarda ana sayfamı süsleyen kitap işte buydu. Sürekli yorumlarını okur, okuyacağımı kendime hatırlatmak için gönderileri kaydeder ve listeme eklerdim. Her defasında konusunu okusam da kitaba yeniden denk gelene kadar her şeyi unutur yeni baştan yorumunu okuyarak tekrardan kendime hatırlatırdım. Elime aldığımda yine konusunu tamamen unutmuş vaziyette başladım ve geçmişte okumaktan çok keyif aldığım Sarah Jio'nun tanıdık dünyalarına giriş yapıyormuşum hissi benliğimi sardı. Geçmişle, gelecek arasında kurulan bağda tekrar dirilen hüzünlü aşk hikayelerini okumak nedense hep bana iyi gelmiştir. O hüzünlü hikayeleri bilirim, karakterlerin yürüyeceği yollar, söylenecek sözler ve klişe bölümlerin sonu hep bellidir ama o tanıdıklık hissi bana hep kaçıp saklanılacak bir liman gibi gelir ve bu kitapları okumak oldum olası benim için keyifli dinlenme olur. Bu kitapta da aynı oldu. Tek bir fark dışında. Bu kitap tek ve büyüleyici bir farkla o klişe eski kitaplarımdan ayrılıyordu. Hiçbir şey tam anlamıyla büyüleyici değildi .Demek istediğim kusursuz yüzler, cezbedici güzellikteki kadınlar, yakışıklı erkekler yoktu kitapta. Kusurlar vardı ve tam bu özelliğiyle de sanıyorum kitaba tam anlamıyla bağlandım ve bitene kadar tabiri caizse elimden bırakamadım. Tam da bu nedenle Tin Win ve Mi Mi'nin arasında geçen diyalogları okumak ve onlarla beraber nemli bir günde uzun bir yokuşu tırmanmak benim için sadece dinlendirici bir serüvenden fazlası oldu. Sanırım sadece bunun içindir ki Julia'yla yıllar sonra o yolları yürümek bana bir başka geldi. Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Kitapta post itlediğim çok fazla yer oldu. Kimi Julia'nın içinde kaybolduğu düşünceler denizini, kimi Tin Win'in yaşamından bir anıyı,bazen U Ba'nın Julia'ya söylediği bir çift sözü ama pek çoğu Tin Win ve Mi Mi'nin arasında geçen konuşmaları içeriyordu. Kitabı bitirdiğimde yazar hakkında bir araştırma yaparken kendisinin bir devam kitabı yazdığını da öğrendim, aslında karakterlerin serüveni benim için bu kitapla bile nihayete ermiş olsa da yine de Julia hakkında daha fazla şey öğrenmek, yaşamına biraz daha tanık olmak istediğimden ve belki de Tin Win ve Julia'nın baba kız ilişkisini daha yakından görmek için o kitabı da yakın zamanda okumak istiyorum.
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.