Geri Bildirim

Her Kalp Kendi Şarkısını SöylerJan-Philipp Sendker

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.406
Gösterim
Adı:
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Alt başlık:
ve Yalnızca Diğer Yarımız O Sesi Duyar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
9786054629299
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Art Of Hearing Heartbeats
Çeviri:
Eliz Özkaya
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Amerika, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Japonya, Sırbistan, İsrail ve Hırvatistan'da sadece, okuyanların birbirlerine tavsiyesiyle yüz binlerce sattı, en çok konuşulan kitaplardan biri oldu.

Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası tam da Julia'nın fakülteden mezun olduğu günün ertesi sabahı ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Birkaç yıl sonra ise annesi şans eseri bulmacanın bir parçasını bulacaktır. Mi Mi adlı gizemli bir kadına 40 yıl önce yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup.
Babasının geçmişindeki gizemi çözme isteğiyle Julia kariyerini ve önünde onu bekleyen hayatı bir kenara koyar ve Mi Mi'nin bir zamanlar yaşamış olduğu yere gider. Yolculuğu onu doğunun esrarengiz bir bölgesine, küçük bir dağ kasabasına götürür. Orada babasını tanıyan ve kendisi hakkında da inanılmaz şekilde bilgi sahibi olan bir adamla karşılaşır. Merakına teslim olarak onunla her öğleden sonrası buluşup ondan babasının gençliği hakkında şaşırtıcı hikayeler dinler çocukken kör olmuş, manastırda yetiştirilmiş ve hepsinden öte oralı bir kıza delice bir tutku beslemiştir.

"Acı - tatlı unutulmaz bir hikaye."
-Library Journal-

"Ne kadar denesem de bu kitabın nasıl bir sihre sahip olduğunu anlatırken hakkını veremeyebilirim."
-Caroline Leavitt-

"Öyle akıcı ve duygusal ki büyük bir paket mendili yanınızda bulundurmanızı öneririz."
-Publishers Weekly-

"Avrupa'da kısa sürede bir hit olan bu kitap, okuyucuyu adeta mest ediyor."
-Booklist-

"Kalbinizin derinliklerine kadar işleyecek bir hikaye. Doğunun spiritüelliği ve masal tadında bir romantizm... Nicholas Sparks ve Elizabeth Gilbert hayranları bu kitaba doyamayacak."
-Kirkus Reviews-

"Tek kelimeyle bayıldım. Okuyucuyu çok uzaklara götürerek, esrarengiz insanların ruhlarındaki gizleri çözmeye davet ediyor. Daha güzeli, kendimiz hakkında hiç düşünmediğimiz şekilde düşünmemizi sağlıyor. Aşka ne anlamlar yüklüyoruz, neye inanıyoruz ve bu, hayatımıza nasıl bir yön veriyor."
-Angelika Schwabach-Buchhandlung Ida von Behr adlı kitapçı, Volksdorf, Almanya

"Bu kitap, çeyrek yüzyıldır çok satan bütün kitapları tahtından etmeyi başardı. O kadar dokunaklı ki hayata farklı bir pencere açıyor ve orada kendimizi sorgulamaya sevk ediyor. Sendker'in dili beni büyüledi, kendine has bir ritmi ve tarzı var. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız bile. Eşine az rastlanır türden."
-Marianne Nagel-Buchhandlung Nagel adlı kitapçı, Amriswil, İsviçre

"Böyle bir kitap milyonda bir çıkar. Dünyayı gözleriyle gören değil kalp sesleriyle işiten bir adamın sıra dışı hikayesi. Jan-Philipp Sendker gerçek aşkın varlığına olan inancınızı pekiştirecek. Gözyaşları içinde bitirdim."
-Shawna Yang Ryan-Water Ghosts kitabının yazarı
(Tanıtım Bülteninden)
İnsanların biribirlerine karşı bakış açılarını değiştirdiklerinde ve güzel bakmayı hissetmeyi öğrendiklerinde ruhun insana verdiği sevmek eyleminin insana mucizevi özellikler kattığını anlatan bir solukta okuduğum bir kitap. Gözün gormesine gerek yok kalp görsün kalp duysun yeter...
SPOILER ICEREBILIR ....

Başarılı bir avukat olan Julia'nin babası,kızının üniversiteden mezun oluşunun ertesi günü kimseye hiçbir şey demeden,iz bırakmadan ortadan kaybolur .Seneler sonra babasının eşyaları arasında bulunan bir mektupla,Julia babasının peşine düşer.Orada kendisini bekledigini söyleyen,babasını çok iyi tanıdığını söyleyen gizemli bir adam U ba ile yolları kesişir ve hikaye başlar .Tın Win ve Mi Mi 'nin hikayesi .
Tın Win küçük yaşta annesi tarafından terk edilen ,komşusu tarafından sahiplenilen sonradan görme yetisini kaybeden bir
karakter ...Mi Mi ise doğuştan yürüme şansını hiç yakayamamis birisi...Ikisinin yolları kesisecek ve sevginin tarifi onlarla daha farklı bir anlam bulacak .

Tın Win ve Mi Mi 'nin sevgi hikayesi alışılmış ,ucuzlastirilmis,hani su aşina olduğumuz pamuk ipliğine bağlı "sevgi"den çok farklı . Hayatları Mi Mi'nin gözleri ve Tın Win'in ayaklarıyla butunlesince ,birbirlerinin gören gözleri ,yürüyen ayaklarıyla yek vücut olup sevgileri ayrı bir derinlik kazaniyor.Kör olan gözler değil ,sinelerdeki gonullerdir ;
sözü onlarla anlamini buluyor .Duygularımız,düşüncelerimiz,
anlamalarimiz,anlamlandirmalarimiz,
sezmelerimiz perdeli.Hem de iç içe üst üste binlerce perdeli.Iç alemimizdeki perdelerden kurtulmadan, dış dünyayı anlamlandiramiyoruz .Yeknesaklik,ulfet
hakim .Göz görmek istemediğine kör,akıl anlamak istemediğine perdeli .Tın Win ve
Mi Mi gibi manayı ve sevgiyi derinlemesine hissetmiyoruz.Güzellikleri kesfedemiyoruz.Onlar kainatta yaratılan çiçeğe,ağaca,kuşa,çimenlere,yaylalara,vadilere,bulutlara,rüzgarlara,suya ,toprağa derin bir hayranlıkla bakıyorlar ,dokunuyorlar.Aynı zamanda sevgilerini nakış nakış ilmek ilmek sağlam bir şekilde dokuyorlar...

Sevgi'ye sadece etten kemikten ibaret bir kıyafet giydirmek onu yaşanılır kılmaz,aslını kaybeder ,çatlaklar oluşur.Sadakatsizlik,boşanma,güvensizlik çatlakları ...Tamiri mümkün olmayan
çatlaklar ...Kitapta belirtildiği gibi bilinen gözlerimiz bizleri sadece aldatıyor ,dikkatimizi dağıtıyor .Piriltilar gözümüzü kamaştırıyor,varlığın özüne ulaşamıyoruz,yolumuzu kaybediyoruz .Nesnelerin Öz'üne ulaşmak istiyorsak içimizdeki pusula;kalbimizdeki sese kulak verip onun sırrını inceden inceye temasa edip duyabilir,güzellikleri fark edebiliriz .

Velhasıl Efendim;"Güzel gören,Güzel düşünür,Güzel düşünen hayatından lezzet
alır ".dusturuyla hareket edebiliriz.

Keyifli okumalar :))

Benzer kitaplar

Bu kesin,uzun tasvirlerle dolu romanları sevmiyorum. Zaman kaybı gibi geliyor bana.
Her kitap ayrı bir insan, yoldaş. Ve her yol, ki hayat yolu, her insan ile gidilemeyecek kadar değerli.

Tamam, kitapta altı çizilecek güzel pasajlar var ve üşenmeyip bir kaçını paylaştım zaten.

Sıkıldığım noktada son 10 sayfaya atladım, iyi ki de öyle yapmışım.
Bazı kitaplar nasıl çok satıyor ya da bunca övgüyle kendisinden söz ettiriyor bunu anlamam için kendimi anlamam gerekiyor.Demek ben her normal insan gibi değilim, ya da aradığım bulduğum değil..! Ama ne aradığımı bilmez de değilim..!

Cahit Sıtkı Tarancı'nın''Gençlik böyledir işte'' şiirinde :

''İçimi titreten bir sestir her gün.
Saat her çalışında tekrar eder:
'Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?
Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.
Gençlik böyledir işte, gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye.'

Ah o kadrini bilmediğim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettiğim o çeşme,
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.''

dediği gibi, çağınız geçti ey romanlar, ey hikâyeler, ey masallar diyorum.

Kitap okumaya aç olup ne ile ruhu doyuracağım sorusu ile, obez bir çocuk gibi (fesfut) her önüme gelen kitabı hele de romanları okuyamıyorum.

Üstad A.Karakoç gibi : ''Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.''
Ah Tin Win vah Tin Win...Sen nasıl bir içsel yolculuk yaptın öyle...Nasıl ehlileştin, olgunlaştın körlükle beraber...Evet kahramanımız küçük yaşta kör olur. Ve kulakları onun bu dünyada ki penceresi olur. Çünkü kulaklarıyla duyduğu seslerle insanları, havanları kısacası hayatı tanır... Ve bir de aşık olur kiiii ama ne aşk...Uzaklık tanımayan, körlük tanımayan çok içsel ve ruhsal bir aşk...gerçek ask...Mimi ve Tin Win arasında olan duygusal bağ beni etkiledi bu kitapta...Ve hayatın sadece görebildiklerimizden ibaret olmadığını öğretti...Bazı yerlerde gereksiz uzatmış konuyu yazar ama kitabin vermek istedigi ana mesaj güzeldi...iyi okumalar
kitabın sonunu ben başından (ilk 100 sayfasından) tahmin ettim. Bir kitapta en önemli noktalardan birinin sonu olduğunu düşünürsek eğer, hayal kırıklığımı en başında yaşadım diyebilirim. Bu kitap için tek kötü eleştirim bu. Fakat benim için gerçekten sinir bozukluğu oluyor bu şekildeki tahminlerim.
Tin Win ve Mi Mi'nin yaşadıkları ve yaşattıkları duygular o kadar içten ve samimi geliyor ki size, mutlu anlarda yüzünüzde bir gülümseme, duygusal anlarda ise endişe ifadesi beliriyor. Konusu bakımından daha önce hiç denk gelmediğim bir roman olmuş. Yani anlayacağınız hikaye beni etkiledi.Tavsiye eder miyim Evet :)
Bu kitabı açık ara beğenmemin nedenlerinden biri, bu kitapta farklı bir kültür ve farklı bir yaşam tarzı var. Bazı kitaplardaki samimiyetsiz ve klasikleşmiş karakterlerden bu romanda yok. Aynı zamanda, çok özenli bir uyum ve ahenk var olay örgüsünde. Engellerin sevgiye, aşka engel olamayacağını yazar çok güzel ve etkileyici bir biçimde kaleme almış. Herkesin okuması gereken kitaplardan bence.
Gerçekten muhteşem bir konuya sahip çok naif bir kitap. Tin Win'le Mi Mi'nin aşkı artık dünyada var olmayan eşsiz bir aşk. Aşkın bütün gerçekliğini, samimiyetini buldum kitabın içinde ben. Kendimi de buldum çok kez. Aksi durumda bu kadar güzel olmazdı. Bu kadar uzun sürede bitmesinin nedenini soracak olursanız kitabın büyük kısmı Uzak Doğu'da bir yerlerde geçiyor ve Uzak Doğu'lu insanlar, onların gelenekleri vs. çokça işlenmiş. Uzak Doğu kültürünü hiçbir zaman sevemediğimden dolayı kitabın güzelliğine rağmen zor biten bir kitap oldu benim için. Fakat aksi olsaydı bu kitabın ortaya çıkacağını sanmıyorum. Kısacası; tavsiye.
Her kalp kendi şarkısını söyler ve yalnızca diğer yarımız o sesi duyar der ve susarım. Bence gerçekten herkes okumalı. Aşkın engel tanımadığını anlatan en iyi kitap. Kitapta çok farklı ve özgün bir tarz var. Daha önce okuduğum hiçbir itaba benzemiyor. Çok güzel yazılmış bir kitap. Yazarın ellerine sağlık.
Aşk'ın imkansızları nasıl aştığını anlamak istiyorsanız mutlaka okuyun. Göreceksiniz ki aşk her türlü imkansızlığın üstünden gelir.
Burmanın ezgileri çok güzel betimlenmiş kitabı okurken bi tapınakta yaşıyomuş hissine kapılmamak elde deildi. Ve Mimi'nin o muazzam sesini kulaklarımda duyar gibiyim. :) Bu seri iki kitaptan oluşuyo, bu ilk kitap iki zorlu yaşam sahibi insanın nasıl bir bütün olduğunu anlatır. Gerçek sevginin hiç bir koşula ve engele takılmadığını, sevdiğinin yanında olmadan da sevginin verdiği güçle mutlu bi şekilde yaşayabildiğini gösteren Tinvin ve Mimi'nin hem üzücü hem de çarpıcı öyküsü..
Sesi açar gibi sessizliği de açmanın mümkün olup olmadığını sorgulamaya başladım.
Dünyanın ekseninde bir kere dönmesi neden sonsuza kadar sürünüyordu? Zaman, ormanda sürünen bir salyangoz kadar yavaş geçiyordu. Hızlandırmak için bir şey yapılamaz mıydı?
İnsan biriyle geçmişi dahil her şeyi paylaşmayı göze almadan, onu gerçekten sevdiğini nasıl iddia edebilir ki?
"...Gerçekten duymuyor musun?"
" Duymuyorum."
"Gözlerini kapa."
Mi Mi gözlerini kapadı. "Hiçbir şey duymuyorum." deyip güldü. Tin Win ona doğru eğilip, nefesini yüzünde hissetti. "Bence senden geliyor." Kıza yaklaşıp, başını göğsünün hemen önünde tuttu.
İşte buydu. Onun kalp sesiydi.
"İtiraf yanlış anda yapıldığı zaman hiçbir değeri kalmıyor. Çok erkense, kaldıramıyoruz. Hazır olmadığımız için değerini anlamıyoruz. Çok geç gelirse, o fırsat kaçmış oluyor. Güvensizlik ve hayal kırıklığı çoktan büyümüş, kapı çoktan kapanmış oluyor. İki durumda da, samimiyeti arttırması gereken şey sadece mesafeleri arttırıyor."
Saniyeler geçmeden, o taş gibi yüze ömründe görmediği kadar içli ve sıcak bir tebessüm yayıldı. Onu yakalayan da bu gülümseme oldu. Öylesine etkilenmişti ki unutması günler almıştı. Geceleri gözlerini kapadığında, sabahları uyandığında Tin Win'in o hayalini görmüştü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler
Alt başlık:
ve Yalnızca Diğer Yarımız O Sesi Duyar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
9786054629299
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Art Of Hearing Heartbeats
Çeviri:
Eliz Özkaya
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Amerika, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Japonya, Sırbistan, İsrail ve Hırvatistan'da sadece, okuyanların birbirlerine tavsiyesiyle yüz binlerce sattı, en çok konuşulan kitaplardan biri oldu.

Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası tam da Julia'nın fakülteden mezun olduğu günün ertesi sabahı ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Birkaç yıl sonra ise annesi şans eseri bulmacanın bir parçasını bulacaktır. Mi Mi adlı gizemli bir kadına 40 yıl önce yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup.
Babasının geçmişindeki gizemi çözme isteğiyle Julia kariyerini ve önünde onu bekleyen hayatı bir kenara koyar ve Mi Mi'nin bir zamanlar yaşamış olduğu yere gider. Yolculuğu onu doğunun esrarengiz bir bölgesine, küçük bir dağ kasabasına götürür. Orada babasını tanıyan ve kendisi hakkında da inanılmaz şekilde bilgi sahibi olan bir adamla karşılaşır. Merakına teslim olarak onunla her öğleden sonrası buluşup ondan babasının gençliği hakkında şaşırtıcı hikayeler dinler çocukken kör olmuş, manastırda yetiştirilmiş ve hepsinden öte oralı bir kıza delice bir tutku beslemiştir.

"Acı - tatlı unutulmaz bir hikaye."
-Library Journal-

"Ne kadar denesem de bu kitabın nasıl bir sihre sahip olduğunu anlatırken hakkını veremeyebilirim."
-Caroline Leavitt-

"Öyle akıcı ve duygusal ki büyük bir paket mendili yanınızda bulundurmanızı öneririz."
-Publishers Weekly-

"Avrupa'da kısa sürede bir hit olan bu kitap, okuyucuyu adeta mest ediyor."
-Booklist-

"Kalbinizin derinliklerine kadar işleyecek bir hikaye. Doğunun spiritüelliği ve masal tadında bir romantizm... Nicholas Sparks ve Elizabeth Gilbert hayranları bu kitaba doyamayacak."
-Kirkus Reviews-

"Tek kelimeyle bayıldım. Okuyucuyu çok uzaklara götürerek, esrarengiz insanların ruhlarındaki gizleri çözmeye davet ediyor. Daha güzeli, kendimiz hakkında hiç düşünmediğimiz şekilde düşünmemizi sağlıyor. Aşka ne anlamlar yüklüyoruz, neye inanıyoruz ve bu, hayatımıza nasıl bir yön veriyor."
-Angelika Schwabach-Buchhandlung Ida von Behr adlı kitapçı, Volksdorf, Almanya

"Bu kitap, çeyrek yüzyıldır çok satan bütün kitapları tahtından etmeyi başardı. O kadar dokunaklı ki hayata farklı bir pencere açıyor ve orada kendimizi sorgulamaya sevk ediyor. Sendker'in dili beni büyüledi, kendine has bir ritmi ve tarzı var. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamayacaksınız bile. Eşine az rastlanır türden."
-Marianne Nagel-Buchhandlung Nagel adlı kitapçı, Amriswil, İsviçre

"Böyle bir kitap milyonda bir çıkar. Dünyayı gözleriyle gören değil kalp sesleriyle işiten bir adamın sıra dışı hikayesi. Jan-Philipp Sendker gerçek aşkın varlığına olan inancınızı pekiştirecek. Gözyaşları içinde bitirdim."
-Shawna Yang Ryan-Water Ghosts kitabının yazarı
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 551 okur

  • Deniz
  • Sevilay
  • Haticee
  • F.arıcan
  • Esra
  • Merve Develi
  • Yaren Sıla
  • RA
  • Zübeyde Ayyüce Erdem
  • Fatma Bahçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%11.3
18-24 Yaş
%29.6
25-34 Yaş
%21.7
35-44 Yaş
%21.3
45-54 Yaş
%11.3
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.1
Erkek
%8.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.5 (67)
9
%19 (38)
8
%17.5 (35)
7
%13.5 (27)
6
%9 (18)
5
%5 (10)
4
%0.5 (1)
3
%2 (4)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları