Her Şeyden Çok Ağzını SeverdimNadia Fusini

·
Okunma
·
Beğeni
·
99
Gösterim
Adı:
Her Şeyden Çok Ağzını Severdim
Baskı tarihi:
Mayıs 2002
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755333458
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La bocca piu di tutto mi piaceva
Çeviri:
Dilek Peçenek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Yayınları
"Küçükken gardırobun arkasındaki sığınağıma girmiş, elimde babamın tabancası, tetiği çekememiştim. O köşede, orada, duvarın kenarıyla, açılınca sığınağa kapı olan gardırop kapağının kesiştiği yerde oluşan o büyük yalnızlıkta büzülmüş, uzak, yalnız, gizlenmiş, kendimi dünyadan koruyordum, dahası tuzağımı kuruyordum dünyaya."

Yabanıl ve hırçın bir kız çocuğu, kıvırcık saçlı, koyu tenli, çingeneyi andırıyor. Aşırı, bastırılamaz bir baba sevgisi; neşe, şefkat, tutku. Ölüme karşı içgüdüsel bir çekim; acı ve çelişki dolu bir yaşam bağı.

Genç kızlığın başlangıcında ortaya çıkan hastalık; kişisel bir iç savaş; dünyayla, varoluşla, anneyle; ulaşılmaz güzellikle hesaplaşma.. o güzel yüzle, öpmeyi bilmeyen o ağızla hesaplaşma.

Yılların, anıların, belleğin değişkenliğinde düş ve gerçek. Özyaşam kesitleri...

Bilinçli ve acı dolu, kadınca bir deneyimin romanı: Tutkulu ve berrak.
~Spoiler içerir~
İlk gördüğümde romanın adı beni çok etkilemişti. Aşk romanı olduğunu zannetmiştim. Kitapta bir aşk vardı ama iki sevgili gibi değil babasına aşık olan bir kızı ve bir o kadarda annesini sevmeyen bir kızın hayatını anlatıyordu. Nadia annesine özeniyor ve en çok ağzını severdi ve kitabın adı da buradan geliyor her şeyden çok ağzını severdim. Babasının ölümünden sonra yaşamak istemiyor onunla birlikte ölmek istiyordu ve günden güne gittikçe zayıflıyordu. Doktorlar hastaneye yatmazsa ölür diyorlardı.
Hastaneye yatırdılar ve zorla iyileştirmeye çalıştılar. Daha sonradan annesini de kaybetti. Ve bir gün aniden yaşamaya karar verdi. Başlangıcında yaşamayı bilemeyen ben, ortasından yaşayacağım belki zamanı..
Çocukken yaşamayı bilmeyen bir kadının geriye dönük yaşamanı anlatan bir roman. Yazarın anlatımı akıcı ve dili sade. Sürükleyici ve etkileyici bir romandı. Çok beğendim. Bu kitapta aile bireylerinin çocukların üzerinde nasıl bir etkisi olduğu açıkça anlatılmış. Okumanızı tavsiye ederim...
Bir anda her şey beni korkutur olmuştu, çünkü güçsüzlük her şeyin içine sinmişti; her şey kırılabilirdi ve ben kırılan şeyleri onarmak için hiçbir şey yapamazdım. Beni kuşatan bu dünyada acımasız bir yok etme gücü vardı.
Anılar böyledir, patlayan bir şeyden arta kalanlara benzer, bazıları uzaklara sıçrar ve onları asla bulamayız...
Ağlamanın ve sızlanmanın doğru olduğu zamanlar vardır, ama kendin için değil, dünyada bir haksızlık yapıldığı her an bunun acısını hepimiz çekiyoruz, bunun için.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Her Şeyden Çok Ağzını Severdim
Baskı tarihi:
Mayıs 2002
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755333458
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La bocca piu di tutto mi piaceva
Çeviri:
Dilek Peçenek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Yayınları
"Küçükken gardırobun arkasındaki sığınağıma girmiş, elimde babamın tabancası, tetiği çekememiştim. O köşede, orada, duvarın kenarıyla, açılınca sığınağa kapı olan gardırop kapağının kesiştiği yerde oluşan o büyük yalnızlıkta büzülmüş, uzak, yalnız, gizlenmiş, kendimi dünyadan koruyordum, dahası tuzağımı kuruyordum dünyaya."

Yabanıl ve hırçın bir kız çocuğu, kıvırcık saçlı, koyu tenli, çingeneyi andırıyor. Aşırı, bastırılamaz bir baba sevgisi; neşe, şefkat, tutku. Ölüme karşı içgüdüsel bir çekim; acı ve çelişki dolu bir yaşam bağı.

Genç kızlığın başlangıcında ortaya çıkan hastalık; kişisel bir iç savaş; dünyayla, varoluşla, anneyle; ulaşılmaz güzellikle hesaplaşma.. o güzel yüzle, öpmeyi bilmeyen o ağızla hesaplaşma.

Yılların, anıların, belleğin değişkenliğinde düş ve gerçek. Özyaşam kesitleri...

Bilinçli ve acı dolu, kadınca bir deneyimin romanı: Tutkulu ve berrak.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Serap Kırgöz
  • Kezban Kırgöz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0