Her Şeye Karşı Sevgi

·
Okunma
·
Beğeni
·
18
Gösterim
Adı:
Her Şeye Karşı Sevgi
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054254538
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turna Yayınları
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: "Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gömülü indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalak ve arkasından da "derviş kaşığı" denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: "Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir şart koşmuş. "Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok. "Peki" demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına göremiyorlarmış. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vezgeçmişler, öylece, aç aç kalkmışlar sofradan.

(Tanıtım Bülteninden)
168 syf.
·Puan vermedi
Turna yayınlarının Tolstoy un Her Şeye Karşı Sevgi isminde yayınladığı bu eser aslında Dostoyevski nin Öteki eseridir . Dostoyevski nin Öteki eserinde kişilik bölünmesi konu edilmiştir.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Her Şeye Karşı Sevgi
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054254538
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turna Yayınları
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: "Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gömülü indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalak ve arkasından da "derviş kaşığı" denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: "Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir şart koşmuş. "Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok. "Peki" demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına göremiyorlarmış. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vezgeçmişler, öylece, aç aç kalkmışlar sofradan.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • abdullah kaymak
  • Eren Anter
  • DrKitapsever
  • soner polat
  • Zeynep Gokmen

Kitap istatistikleri