Adı:
Her Şeyin Başlangıcı
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053436843
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Beginning of Everything
Çeviri:
Özge Burçak Aydınalp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ezra Faulkner mezuniyet balosunun kralı olacaktı; tabii kız arkadaşı onu aldatmasa, bir araba kazasında bacağı parçalanmasa ve yeni gelen kız Cassidy Thorpe'a âşık olmasaydı…

Altın çocuk Ezra Faulkner hayatta herkesi bekleyen bir trajedi olduğuna inanmaktadır; sonrasında gerçekten önemli şeylerin yaşanacağı bir olay. Onun kişisel trajedisi ise hayatında her şeyi kaybedebileceği bir an gelene dek beklemiştir: Mükemmel bir gecede, sorumsuz bir sürücü Ezra'nın dizini, spor kariyerini ve sosyal hayatını paramparça eder.

Artık balo kralı olma ihtimali kalmayan Ezra kendini uyumsuz öğrencilerin masasında bulur ve okula yeni gelen Cassidy Thorpe'la tanışır. Benzersiz bir kız olan Cassidy, rahat tavırları ve zehir gibi zekâsıyla Ezra'yı sonu gelmeyen maceralarında yanında sürüklemeye kararlıdır. Ezra yeni araştırmalara, yeni arkadaşlıklara ve yeni bir aşka yelken açarken bazı insanların yanlış anlaşılabileceğini keşfedecektir.

Peki, kişinin bireysel trajedisi gerçekleşmiş ve ardından yaşanan her şey az çok önem kazanmışken, yepyeni şanssızlıklarla nasıl başa çıkılır?

"Bu kitapta, John Green'in roman karakterleriyle rahatça kapışabilecek gençler var."
-Kirkus Reviews-

"Zekice, komik, yürek burkan, o kadar gerçekçi bir hikâye ki canınızı yakıyor… Unutamayacağınız bir roman."
-Lauren Barnholdt-

"Büyüleyici. Keskin bir zekâ, müthiş bir gözlem yeteneği ve şaşırtıcı derecede yumuşak bir şefkatle dolu."
-Jeannette Walls-

"Schneider yeni bir başlangıçta anlam bulmanın karmaşık hikâyesini kaleme almış. Çekici ve güçlü."
-Children's Literature-

"Hem hüzünlü hem de komik. Genç kızların Ezra Faulkner'a delicesine ve umutsuzca âşık olacağına eminim."
-Sarah Mlynowski-

"Hüzün, heyecan, ince espriler ve felsefi düşüncelerle dolu."
-Booklist-

"Her Şeyin Başlangıcı hayatında yepyeni bir sayfa açan bir genci anlatıyor. Aklınızda kalacak romanlardan."
-Barnes & Noble-

"Zeki diyaloglar ve dokunaklı anlarla dolu, sevimli bir öykü."
-New York Times Book Review-

"İki genci bir araya getiren, ardından onları ayırmakla tehdit eden bir trajedi."
-Publishers Weekly-

"Zekice kaleme alınmış, sıradışı bir gençlik öyküsü."
-Julie DeVillers-

"Klasik bir gençlik aşkı öyküsü değil. Romantizm, trajedi, mizah ve arkadaşlığın müthiş birlikteliği."
-Voya-
(Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
·1/10
"Sonunda bitirdim." Kitabın ardından düşündüğüm ilk şeydi. O yüzden çok pozitif bir yorum olmayacağını başta söylemeliyim. Uzun da tutmayacağım. Bahsettiğim takıntı sebebiyle aldığım kitaplardan biriydi. Ben ergenliğin önemli olduğunu düşünüyorum. İstesek de istemesek de birçok seçim yapmak zorundayız ve belki ileride değiştirilebilir seçimlerimiz ama bir şekilde bizim için kalıcı etkileri oluyor. Bu yüzden gençlik romanlarında konu, aşk ya da başka bir şeyden çok bunu arıyorum ben. Bir amaç olması gerekiyor. Her Şeyin Başlangıcı da böyleydi. Kitapta bir şeyler başladı ve ben bunu sevmiştim ama kitap bir türlü gelişme olayına geçemedi bana sorarsanız. Son 50 sayfaya kadar o kadar tekdüze ve anlamsız eylemlerle doluydu ki bir yerden sonra sonunu güzel bağlasa da kurtaramayacağını düşündüm yazarın. Nitekim öyle de oldu. Son mesaj güzeldi. Son 3 sayfayı da sevdim ama geri kalanlar benim ilgi alanımdan uzak. Güzel alıntılar, basit bir lise hayatı ve aşk. Beklentiniz bu tarz bir şeyse okuyabilirsiniz.
320 syf.
·8/10
Altın çocuk Ezra Faulkner hayatta herkesi bekleyen bir trajedi olduğuna inanmaktadır; sonrasında gerçekten önemli şeylerin yaşanacağı bir olay. Onun kişisel trajedisi ise hayatında her şeyi kaybedebileceği bir an gelene dek beklemiştir: Mükemmel bir gecede, sorumsuz bir sürücü Ezra'nın dizini, spor kariyerini ve sosyal hayatını paramparça eder.

Konu işte böyle. Okulun en popüler çocuklarından biri olan Ezra, bir gün geçirdiği trafik kazasıyla yeni hayatına başlıyor. Çünkü artık bastonla geziyor ve eski arkadaşlarıyla takılmıyor. Bir de okula yeni gelen Cassidy'ye aşık oluyor.

Ben kitabı beğendim. Tatlı bir hikayesi var. Sonu da baya şaşırtıcıydı benim için. Karakterlerin çoğu acayip kafa insanlar ve çok komikler. Arada birkaç tane müthiş ince sözler vardı ki onları çok beğendim :D
Kitabın kapağında niye eğlence treni olduğunu kitapta anlıyorsunuz. Ezra ve çocukluk arkadaşı Toby bir olay yaşıyor. Ama burada söylemeceyeğim, merak ediyorsanız okuyun :D

Münazara olayına takıldım ben. Münazara yarışmaları hiç de bizim gibi olmuyor :D Biz baya grup haline ve hocaların önceden hazırladığı metinlerle girerdik münazaraya. Ama onlar bireysel olarak giriyor ve konuyu çok kısa süre önceden öğrendikleri için spontane konuşuyorlar.

Bu kadar işte, başka ne diyebilirim bilmiyorum. Kolay okunan, okurken keyif alacağınız bir young adult arıyorsanız bu kitap iyidir.
320 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okul kütüphanesinden alıp okudum ve şu an bu durum beni fazlasıyla sevindiriyor. Kitap gayet akıcı ancak sanırım yazar istediği konuyu tam anlatamamış. Vasat diyemem ancak etiket fiyatını da haketmiyor. Eğer kitabı benim gibi denk getirirseniz kafa dağıtmak için okuyabilirsiniz. Ama bunun da gerekliliği tartışılır. Herkese bol okumalar.
320 syf.
·5/10
Kitap konusu bakımından aslında vasat. Yani ne kötü ne de iyi. Ben okurken bir duygu karmaşasına girmedim ya da olan olayşardan sonra ne olacağını da çok merak etmedim. Böyle sakin basit bir lise romanı, aşk, komedi... kitap komedi bakımından cidden başarılıydı. Karakterler ve diyologlar açısından güldüğümü söylemeliyim. Yani aslında kitap klasik bir genç kitabıydı. Kitabın en sevdiğim kısmı ise sonuydu.
320 syf.
·5/10
Bu kitap için söyleyebileceğim tek bir şey var: silik.

Sırf bundan dolayı tüm her şey çöpe gitmiş, batmış. Kitabın arkasında bu kitapta John Green karakteriyle kapışabilecek gençler var diyor burada ama, kapışmaya kalkarlarsa muhtemelen nakavt falan olurlar. Tüm karakterleri toplayın, Albay onları teke tek dövüşte alır, öyle söyleyeyim.

John Green asla bu kadar silik karakterler yapmaz. Onun karakterleri çok güçlü karakterlerdir, o ki gerçek hayatta varlarmış gibi hissedersiniz ama bu kitapta o yoktu. Yani olabilirdi ama olamamış. Bu kitabı John Green yazsaydı daha iyi bir iş çıkarırdı.

Yani olaya Cassidy’den zaten hiç başlamayacağım çünkü tüm kitap boyunca sinirlerimi bozdu. Yani okula yeni geldi, diğerleri gibi değil, çok zeki, ilgi çekici, daha farklı, bilmem ne bilmem ne. Geç bunları. Gerçekten geçin bunları Cassidy zeki falan değildi, yani belki olabilir ama zekiden daha çok ‘çok bilmiş’ gibi davranıyordu. Ki bu da yazarın suçu.

Normalde başka dillerde farklı kelimeleri yazarlar kullanıldığında, o karakter ve olayla ilgili bir kelime olur. Tek bir kelime. (Örneğin, Saudade. Bunu herkes bildiği için yazdım.) Ama bu kitapta Cassidy hiçbir olay yaşanmamış, “Yok Almanca da şöyle bir kelime var, yok Fransızca da şöyle bir kelime var…” Ben bu tür kelimeleri öğrenmeyi seviyorum normalde ama bu kitapta o kadar sinirlerimi bozdu ki. Eee, napalım yani? Dedim.

Kısacası Cassidy çok bilmiş, sinir bozucu bir kızdı. Zaten son da yaptığı o şeyden sonra iyice bir soğudum ondan. Kusura bakmayın ama benim iyiliğim için biri bana böyle aptalca davransa o kişinin yüzüne bakmam. Gerçeği söyle işte. İki türlü de kötü olacak zaten, değil mi? Gizemli falan değildi yani, olmamış.

Ezra iyi çocuktu. Arkadaş gruplarıyla ilgili düşündüğü şeylerde onu kendimle benzettiğim kısımlarda oldu hatta ama dediğim gibi, silikti. Kitapta onun düşüncelerini ve hislerini o kadar az okudum ki… yoktu yani. Bir de anlatıcı olunca, iyice sinir bozucu oldu olay. Resmen gördüğü şeyleri anlatmış gibiydi. Eğer yazar Ezra’nın duygularını daha çok yazsaydı ve bize acılarını hissettirseydi, o zaman John Green karakterleriyle kapışabilirdi belki. Ama bu haliyle… dediğim gibi nakavt olur.

Yan karakterlerden bahsetmiyorum zaten. Hiçbirini sevmedim. Austin ve Phoebe dışında ki onların da çok bir numarası yoktu. Arada diyaloglara karışıyorlardı o kadar.

Yorumlar hep kötü olmasına rağmen ben severim diye düşünüyordum ama duygunun bu kadar az olması, bana göre değil. Ben karakterlerin acılarını anlatışlarını seviyorum, onları anlamak ve acılarına ortak olmak istiyorum.

Kitapta anlatılan olaylar ise güzeldi. Yani münazara grubunun düzenlediği etkinlikler falan. Hepsi de tam gençlerin yapacağı, eğlenceli aktivitelerdi ama ben karakterlerden hoşlanmadığım için bu olaylardan da yeteri kadar tat alamadım. Eğlenemedim.

Çok merak ediyorsanız okuyun tabii ama bence kötü bir
kitaptı.

Dipnot: COOPER BUNU HAK ETMEMİŞTİ!
Sıradan bir konuya göre verdiği mesajlar çok güzeldi, doğal ve yapmacıksız bir kitaptı bence. Bir gençlik kitabından beklenen her şey vardı. Ben karakterleri ve diyalogları çok beğendim. Bence iyi zaman geçirmek için okunabilir.
"Bu halini sevdim," dedi Cassidy.
"Nasıl?" diye sordum Eastwood Bulvarı'na yaklaşırken.
"Konuşkan. Etrafta fazla insan varken kendini geri çekiyorsun."
Bir kır kurdu ıssız kavşakta hangi yöne döneceğimi merak ederse diye dönüş sinyali verirken bunu düşündüm. Bana göre sessiz kalmak güvenliydi. Kelimeler yanlış seçildiğinde insana ihanet edebiliyorlar ya da fazla kullanılırlarsa anlamlarını yitirebiliyorlardı. Şakalar büyük ölçüde yanlış hesaplanabiliyor ya da hikayeler sıkıcı bulunabiliyordu ve benim espri anlayışımın ve büyüleyici bulduğum şeylere dair fikirlerimin arkadaşlarımınkilerle pek örtüşmediğini çok önceden öğrenmiştim.
"Hey," dedi Cassidy beni omzuyla dürterek.
"Selam."
"Bu güzelmiş."
"Çok güzel," dedim onaylayarak. "Gördüğüm en güzel otopark."
Cassidy berbat espri yapma çabama başını iki yana sallayarak karşılık verdi. Üst üste üç havai fişek patladı: mor-yeşil-altın renkli.
"Bunun bir adı var," dedi Cassidy. "Fransızca da bir şeyin geçip iz bıraktığını hissettiğinde buna sillage diyorlar. Havai fişekler patladığında ve öncekilerin dumanını aydınlattığında hep o aklıma gelir."
"Berbat bir kelime," dedim şakayla. "Geçmişe tutunmak için bir bahane gibi."
Öğrenci otoparkına gittiğimizde sadece benim Volvo'm, Justin Wong'un modifiye Honda'sı ve tepesine bir sörf tahtası bağlanmış bir kamyonet vardı.
"Şey, araban nerede?" diye sordum.
Cassidy güldü. "Bisikletim hemen burada."
"Ya," dedim bakarak.
"Ne?"
"Hiç." Cassidy'nin bir bisikletle çilek tarlalarının önünden pedal çevirerek geçişini hayal ederken sırıtmamaya çalıştım.
"Çevreyi umursadığımı bilesin," dedi Cassidy hiddetle. "Karbon ayak izimi azaltmak için elimden geleni yapıyorum."
Bir an bunu düşündüm.
"Başkasının arabasında gitmek de karbon ayak izini azaltır, değil mi?" diye sordum.
"Evet."
"Yani seni eve bırakmamı ister misin?"
Robyn Schneider
Sayfa 69 - tam bir çakalsın ezra
Ve fark ettim ki gitme kararı almak ile nereye gideceğini bilmek arasında çok büyük bir fark vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Her Şeyin Başlangıcı
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
6053436843
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Beginning of Everything
Çeviri:
Özge Burçak Aydınalp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ezra Faulkner mezuniyet balosunun kralı olacaktı; tabii kız arkadaşı onu aldatmasa, bir araba kazasında bacağı parçalanmasa ve yeni gelen kız Cassidy Thorpe'a âşık olmasaydı…

Altın çocuk Ezra Faulkner hayatta herkesi bekleyen bir trajedi olduğuna inanmaktadır; sonrasında gerçekten önemli şeylerin yaşanacağı bir olay. Onun kişisel trajedisi ise hayatında her şeyi kaybedebileceği bir an gelene dek beklemiştir: Mükemmel bir gecede, sorumsuz bir sürücü Ezra'nın dizini, spor kariyerini ve sosyal hayatını paramparça eder.

Artık balo kralı olma ihtimali kalmayan Ezra kendini uyumsuz öğrencilerin masasında bulur ve okula yeni gelen Cassidy Thorpe'la tanışır. Benzersiz bir kız olan Cassidy, rahat tavırları ve zehir gibi zekâsıyla Ezra'yı sonu gelmeyen maceralarında yanında sürüklemeye kararlıdır. Ezra yeni araştırmalara, yeni arkadaşlıklara ve yeni bir aşka yelken açarken bazı insanların yanlış anlaşılabileceğini keşfedecektir.

Peki, kişinin bireysel trajedisi gerçekleşmiş ve ardından yaşanan her şey az çok önem kazanmışken, yepyeni şanssızlıklarla nasıl başa çıkılır?

"Bu kitapta, John Green'in roman karakterleriyle rahatça kapışabilecek gençler var."
-Kirkus Reviews-

"Zekice, komik, yürek burkan, o kadar gerçekçi bir hikâye ki canınızı yakıyor… Unutamayacağınız bir roman."
-Lauren Barnholdt-

"Büyüleyici. Keskin bir zekâ, müthiş bir gözlem yeteneği ve şaşırtıcı derecede yumuşak bir şefkatle dolu."
-Jeannette Walls-

"Schneider yeni bir başlangıçta anlam bulmanın karmaşık hikâyesini kaleme almış. Çekici ve güçlü."
-Children's Literature-

"Hem hüzünlü hem de komik. Genç kızların Ezra Faulkner'a delicesine ve umutsuzca âşık olacağına eminim."
-Sarah Mlynowski-

"Hüzün, heyecan, ince espriler ve felsefi düşüncelerle dolu."
-Booklist-

"Her Şeyin Başlangıcı hayatında yepyeni bir sayfa açan bir genci anlatıyor. Aklınızda kalacak romanlardan."
-Barnes & Noble-

"Zeki diyaloglar ve dokunaklı anlarla dolu, sevimli bir öykü."
-New York Times Book Review-

"İki genci bir araya getiren, ardından onları ayırmakla tehdit eden bir trajedi."
-Publishers Weekly-

"Zekice kaleme alınmış, sıradışı bir gençlik öyküsü."
-Julie DeVillers-

"Klasik bir gençlik aşkı öyküsü değil. Romantizm, trajedi, mizah ve arkadaşlığın müthiş birlikteliği."
-Voya-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • captain flow
  • Kitaplara sığınan kadın
  • Pelin Göksu Gezer
  • İrem Akışık
  • Sena Yıldırım
  • Kitap Odası
  • Buse Akbaş
  • Hermonie
  • Nisa Nur Dutar
  • türkore_minseo_93

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%18.5
18-24 Yaş
%48.1
25-34 Yaş
%25.9
35-44 Yaş
%0
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%100
Erkek
%0

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.3 (1)
9
%5.3 (1)
8
%31.6 (6)
7
%21.1 (4)
6
%5.3 (1)
5
%15.8 (3)
4
%5.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%10.5 (2)