Hercai II: Meftun

·
Okunma
·
Beğeni
·
10,6bin
Gösterim
Adı:
Hercai II: Meftun
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
400
Format:
Ciltli
ISBN:
9786051735603
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Meftun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Baskılar:
Hercai II: Meftun
Hercai II: Meftun
Popüler televizyon dizisi Hercai’ye ilham veren roman!

"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı,

Her sırrın da kanayan bir yarası..."

Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…

Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.

Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.

Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.

“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”

Hercai’m...

İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...

Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...

Ona, kalbin gitti bir kere!
400 syf.
·21 günde·7/10 puan
Hercai kitabın devamı olarak yazılmış.
Yazarın acemiliği kitapta çok belli. Her ayrıntıyı yazmasaydı biraz daha iyi olurdu sanki. Kitap çok aşırı duygusallık var sürekli bi ağlama satırları falan...Kesinlikle bu tür duygusal kitaplardan hoşlanmıyorum. Okumaktan sıkıldığım yerler oldu. Ama okumuş bulundum. Yazarın ilk kitabın verdiği acemiliğe varsayalım..
400 syf.
·2 günde·9/10 puan
Bu kitap ilkinden biraz daha farklı idi. Miran'ın hayatında ki sırlar ortaya çıkıyor. Ve Miran bu sırları öğrendikten sonra pek kaldıramıyor ve sevdiği tek değer verdiği Reyyan'a da acımıyor. Onu da suçluyor. Bu kitapta aile, aşk, hüzün var....
400 syf.
·2 günde·7/10 puan
İlk kitap çok daha iyiydi bana göre. Bu kitap klişeler silsilesi gibi geldi bana. Aşırı klişe olay okudum. Sürükleyiciydi yine ama tum hikâye tek kitapta da bitirebilirdi bence. Bazı bölümler sıkıcıydı ama totalde ilk kitabı okuduktan sonra okunması gereken bir kitap diyebilirim. Efsane değil tabi ki.
400 syf.
·6 günde
Hercai kitabının devamı olan Meftun da miran Karaman’ın hayatındaki sırlar ortaya çıkıyor. Babası bildiği Ahmet Karaman’ın babası olmadığını, düşman bildiği Hazar şanoğlunun babası olduğu çıkıyor. Ve en acısıda canından çok sevdiği tek ailesi olan Reyyan bunu öğrenmiş ve kendisinden saklamış olması ...
Peki miran bu durumu nasıl kabul edecek? Reyyanı affedebilecek mi? Hazar beyi babası olarak kabul edecek mi?
İkinci kitap daha güzel geldi bana. Çok fazla tekrar edilen cümleler yok. Ve uzatmadan olay örgüsünü ilerletmiş yazar. E tabi bu seri olarak değil tek kitapta da basılabilirdi bence. Ama yazarın ilk kitapları olduğu için bence çok kötü bir durum da değil. Kurgusu, kaleminin sadeliği ile rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Kitapla kalın..
400 syf.
·8/10 puan
Çok sıkıldım ben kitabın sayfalarını atlayarak gittim ama bence hercai güzel bir kitap. Kitabın filimle ilgisi hiç yok. Ama bence dizi de güzel filim de çünkü ayrıntılı göster ya kitapta. Filimde birazcık atlanmış
OKS'den muzdarip olduğum için başladığım her işi bitiririm. Bu beni çok zor durumlara soksa da rahat edemediğimden ne pahasına olursa olsun gerçekleştiririm. Bunun istisnası çok azdır. Hercai de bunlardan biri.

Kuzenimin elinde görüp, 400 sayfalık olmasının da merakıyla, aldım okumaya başladım ve 80. sayfada artık dayanamayıp bıraktım.

Bu bir de bir serinin ikinci kitabıymış ve dizisi çekilmiş. Böyle bir kitap 10 yaşındaki bir çocuğun eline nasıl ve neden geçer bir yana ilk başta neden basılır anlayamıyorum. Yani ben yayınevi sahibi olsam, bana böyle bir dosya gelse gülerim herhalde. Cesaretinden ötürü kutlar, arkadaşlarımla dalga geçmek üzere çeşitli sayfalarının fotoğrafını gizlice çeker, sonra da yazar adayı (!) arkadaşı nazikçe ofisten kovarım. Ama gerçek hayat böyle değil tabi. Gerçek hayat pek çok kaliteli yazarın şunların harala gürelesinde yok olup gittiği bir yer.

Şimdi bu kitaba kimler oy vermiş, kim okumuş diye baktım da bazı profillerde "Yaşar Kemal" kitapları gördüm. Yani hem "İnce Memed", "Karınca'nın Su İçtiği" vb. kitapları hem de bunları mı okuyorsunuz arkadaşlar? Bunu nasıl yapabiliyorsunuz bu benim edebiyat zevkimde tantuninin içine nutella döküp yemeye benziyor. "İkisini ayrı zamanlarda yiyoruz tabi ki" diyebilirsiniz ama sanat zevki öyle bir şey mi anlayamıyorum. Hem gladyatör maçına gidip hem de vegan olmak gibi. Tuhaf bir durum. Tabi bu bizi ilahi şu soruya getiriyor "sanane?". Cevabını başka bir incelemede verdiğim için yanıtı tekrarlamıyorum. Zaten buna vakit ayıran birinin bu cevabı anlayabileceğini de düşünmüyorum ama nedenlerden en basiti olarak kağıdın ağaçtan üretildiğini söyleyebiliri. Yazıktır.

Kitaba dönecek olursak, yani ne desem çok bilemiyorum da ama, insanlık tarıma geçtiğinden beri anlatılan "uygun şartlara sahip olmayan bir kadın ve bir erkeğin sevişme arsuzu" diyebilirim okuduğum kısım için. Bu x kız - y adam çatışmasını ilk defa duyan 7 yaş grubu için temel bir eser olabilir. Bunun dışında henüz okumamış olanlara ağaçlar üzerine düşünmelerini tavsiye ediyorum. Yazıktır ağaçlara.
400 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı bitti en kısa zamanda da dizisini izlemeye başlayacağım. Mutlu biten bir aşk.. Şöyle kitaplar okudukça böyle seven erkekler var mı diye düşünüyorum hep varsa da niye bize denk gelmiyor. Kendi gözünden bile sakınan, kendinden çok seven.. Hercai olan bir adamın Meftuna dönüşme hikâyesi kitabı sevdim.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Devasa bir hüznün kuyusuna düşmüştü yaşanmamışlıklarla dolu ömrü. Küçüklüğünden onaa kalan ne varsa bugüne kadar, hepsi canhıraş anılarla dolu bir kavanozda saklıydı. Sevmek nedir? Sevilmek nedir? Pek bilmemişti mesela. Ağladığı zaman onu teselli eden sıcacık kollar olmayınca zamanla gözyaşı nedir unutur olmuştu aslında. Sonrasında hep bir keder, hep bir yalnızlık duygusu. Başa çıkılamayan tehlikeli hissiyatlar çığ gibi büyürken içinde, nefretin acımasız dikenleri sarmıştı yüreğini. Zaten o günden sonra da iflah olmamıştı. Zalimliğe kucak açmış yaralı ruhu. Yıllar sonra acı anılarını biriktirdiği kavanozun kapağını açmıştı. Bir anlık gaflet, bir anlık beşeriyet, bir tutam istek ve bolca sevda tohumları. Benliğinden bir bir eksilttiği muhtelif sancılar aşka dönüşmüştü. Körelttiği, yok olduğunu sandığı, asla ulaşamayacağı düşüncesiyle o hep uzak kaldığı sevginin esiri olmuştu aheste aheste. Yeniden ağlamayı öğrendi, sevmeyi sevilmeyi.Kaybetme korkusunu iliklerine kadar hissetti. Sahiplendi, acı çekti. Pişmanlık mı? Ciğerleri sökülesi pişmanlığın ellerinde harcandı ateşe eş değer nefreti. Sonunda... Olması gereken adam bir adam oldu miran karaman. Sürükleyici bir aşk hikayesi hercainin 2.kitabı
400 syf.
·188 günde·Puan vermedi
| Hercai II - Meftun ~ Sümeyye Koç |
.
Hercai serüvenine kaldığımız yerden devam ediyoruz. İntikam için acıtılan canlar, yaşanan pişmanlıklar, bolca gözyaşı derken Miran ve Reyyan hem yaşanılanları acı çekerek aşmaya çalışıyor hem de geçmiş onların peşini bırakmıyor. Kırgınlıklara, acılara rağmen mutluluk için savaşıyorlar.
Saklanan sırların hiç beklenmedik anlarda, beklemedik şekilde öğrenilmesi, kızgınlıklar, kırgınlıklar, şok olaylar derken Meftun’un da sonuna geldim. Miran’ı hâla sevmiyorum tamam değişti ama ben hala #TeamAzat Hercai bir adamdan aşık bir adama dönüştü. Yaşadıkları onun açısından bakarsak kolay değildi ama yine de kızgınlığımı aşamadım.
Ailelerin sırlarının hayatları bambaşka noktaya taşıdığı, tüm hatalara rağmen aşkın ayakta kalmaya çalıştığı akıcı bir kurguydu.
Yine yan karakterlerin hoşuma gittiği bir kitap Elif, Arda ve benim desteklediğim Azat en güzel detaylardan. Hatta tüm kitap boyunca gözüm Azat’ı aradı diyebilirim
Bahsetmek istediğim diğer kısım kitapların kapakları
400 syf.
·1/10 puan
İtirafla başlayalım çok zor bitirdim ama bitsin hadi diye bitirdim. Kötüydü ya. Kötüydü işte.
İlk kitaptaki devrik cümleler devam etmiş etmesine de Reyyan'ın babası Hazar Şadoğlu ismi nedense ikinci kitap da hep Hazar Şanoğlu'na dönüşmüş. Tahminim Word'un otomatik düzeltmesinden. İnsan bir gz gezdirmez mi abi!
İkinci kitapta Miran'ın acısına ortak oluyoruz. Hatta bir itiraf daha gelsin Elif ve Arda konusunda bir ara okurken kendimi bile kaptırmış olabilir.
Fakat genç yaşta evlenen kızlar. Reyyan'ın nikahı olmamasına rağmen kendi başta olmak üzere herkesin kocam, kocası demesi olmamış. Elif'in yirmi bir yaşında evlilik kararı alması da bence nahoş.
Genç arkadaşı rencide etmek istemem ama önermiyorum kitabı. Onun yerine daha güzel bir şeyler alıp okuyabilirsiniz. O zaman kendin ne demeye okudun, bitirdin diyenler var ise bir nevi takıntı. Sonuna dek zorlarım bitirmek için. Belki de kolay harcayamayışımdır sebep.
Sümeyye kardeşin de birazcık daha kendini geliştirmesini bekliyorum. Yolu açık olsun.
“Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız! Ona, kalbin gitti bir kere...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hercai II: Meftun
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
400
Format:
Ciltli
ISBN:
9786051735603
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Meftun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Baskılar:
Hercai II: Meftun
Hercai II: Meftun
Popüler televizyon dizisi Hercai’ye ilham veren roman!

"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı,

Her sırrın da kanayan bir yarası..."

Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…

Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.

Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.

Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.

“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”

Hercai’m...

İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...

Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...

Ona, kalbin gitti bir kere!

Kitabı okuyanlar 916 okur

  • B diary
  • Şeyma fidan
  • Serdar ALKAN
  • zeynepsöylemez
  • Nermin Seven
  • betül
  • Hüseyin Aydın
  • nur
  • Hasret Şahinoğlu
  • Elif ÇOLAK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.6 (8)
9
%1 (3)
8
%3.2 (10)
7
%1.3 (4)
6
%0.3 (1)
5
%0.6 (2)
4
%0
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları