Herr Sommer'in ÖyküsüPatrick Süskind

·
Okunma
·
Beğeni
·
855
Gösterim
Adı:
Herr Sommer'in Öyküsü
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
96
ISBN:
9789750713569
Kitabın türü:
Çeviri:
Tevfik Turan
Yayınevi:
Can Yayınları
Çağdaş Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Patrick Süskind, bu kitabında, büyümekte olan bir çocuğun gözüyle dünyanın ve insanlığın fotoğrafını çekiyor sanki. Bir çocuk, dünyayı ve kendini nasıl tanır? Sevgi ve adalet duygusunu nasıl keşfeder? Öteki insanlar -ana-baba, ağabey, abla olsalar da- kimlerdir? Başkaları cennet midir, yoksa cehennem mi? Büyümekte olan bir insanın karşılaştığı engellere karşı gösterdiği, aslında bütün insanlığa yönelik o acımasız tepki. Ve ona gereksinim duyulduğunda insanın yardımına koşmayan Tanrı. Yaşam ve ölüm düşüncesi... Özetlersek: Herr Sommer'in Öyküsü, yediden yetmişe her yaşta insanın bir solukta okuyacağı, çarpıcı, neşeli ve kederli bir uzun öykü. Üstelik bu güzel öyküyü, ünlü çizer Sempé resimlemiş.
(Tanıtım Bülteninden)
Ah ya ah. Ne kadar naif bir hikaye bilseniz... Okumadıysanız kesin tavsiyemdir. Çocuk kitabı falan diyenler oluyor. Onlara sakın inanmayın. Sizden de bir şeyler var içinde...
Acaba diyesim geliyor,Bay Sommer i her gün yollara düşürüp yürüten , insanlardan uzaklaştıran ve intihara götüren sebep neydi? Kitap küçük bir çocuğun diliyle hem Bay Sommer hem de etrafında olan olaylar anlatıyor.Kısa güzel bir öykü...
küçük prens tadında çok hoş bir öykü.
İkisi birden olmuyordu: Hem dünyadan öç almak, hem dünyada kalıp yaşamayı sürdürmek.
Patrick Süskind
Sayfa 69 - Can Yayınları
Hep baskı, hep üsteleme, hep zaman darlığı, hep gözünün önüne tuttukları saat...
Patrick Süskind
Sayfa 81 - Can Yayınları
Daha ağaçlara tırmandığım zamanlardı...
Çok, çok zaman geçti aradan, nice yıllar, onyıllar;
boyum bir metrenin azıcık üstündeydi, yirmi sekiz numara ayakkabı
giyiyordum ve uçacak kadar hafiftim –hayır, yalan değil;
o zamanlar gerçekten uçabiliyordum– ya da en azından
ramak kalmıştı uçmama...
Daha doğrusu, çok yürekten istemiş ve gerektiği biçimde denemiş
olsaydım, gerçekten başarırdım o zamanlar uçmayı, çünkü...
çünkü bir keresinde hiç unutmam, az kalsın uçuyordum.
Sonbahardı, okula başladığım yıl, okuldan eve dönerken rüzgâr
öylesine güçlü esiyordu ki, kollarımı açmadan, rampadan
atlayan kayakçılar gibi öne eğilmiş, hatta onlardan bile çok eğilmiş,
rüzgâra yaslanmış, gene de düşmemiştim...
sonra rüzgâra karşı koşarken okul tepesinin çayırlarından
aşağı doğru –okul köyün dışındaki küçük bir tepenin üstündeydi–
yere ayağımla azıcık vurup kolları-
mı açınca rüzgâr hemen kaldırmıştı bedenimi, ben de
hiç zorlanmadan iki-üç metre yükseğe, on-on iki metre
ileriye sıçrayabilmiştim –Belki tam o kadar yükseğe, o kadar
uzağa sıçrayamamıştım ama ne fark eder!– önemli
olan, az kalsın uçuyordum, paltomun düğmelerini çözmüş,
iki yanını ellerimle tutup kanat gibi açmış olsaydım
rüzgâr iyice havaya kaldıracaktı, ben de büyük bir hafiflikle
okul tepesinden yükselip vadinin üstünden uçacak,
ormanı geçip aşağıya, kıyısında bizim evin olduğu göle
doğru inecek, orada babamın, annemin, ablamın, ağabeyimin
alabildiğine şaşkın bakışları altında
–dördü de uçamayacak kadar büyümüş ve ağırlaşmışlardı–
bahçenin üzerinde güzel bir dönüş yapıp göle doğru süzülecektim,
neredeyse ta karşı kıyıya kadar, sonra da kendimi rüzgâra bırakıp
yavaş yavaş ama öğle yemeğine de yetişecek gibi eve ulaşacaktım.

Ancak ne paltomun düğmelerini çözdüm, ne de gerçekten havalanıp uçtum.
Uçmaktan korkuya kapıldığım için değil, nasıl ve nereye ineceğimi,
bırakın onu, bir daha yere inip inemeyeceğimi bilmediğimden.
İniş için evimizin önündeki teras çok sertti, bahçe çok küçüktü,
gölün suyu ise çok soğuktu.
Yükselmek hiç sorun değildi.
Ama sonra yere nasıl inerdi insan?
Patrick Süskind
Sayfa 9 - Can Yayınları
Ancak ne paltomun düğmelerini çözdüm, ne de gerçekten havalanıp uçtum.Uçmaktan korkuya kapıldığım için değil, nasıl ve nereye ineceğimi, bırakın onu, bir daha yere inip inemeyeceğimi bilmediğimden.Yükselmek hiç sorun değildi.ama sonra yere nasıl inerdi insan?
"...ah, sanırım çocukluğumun en büyük bölümünü ağaçlarda geçirdim ben, ağaçlarda yemek yedim, kitap okudum, yazdım,uyudum,...."
Güzel düşlerdi gerçi,ama -yakınmak gibi olmasın-bir yerde düşten başka birşey değildi işte ;bütün düşler gibi bi de,insanın gönlünü gerçekten doyurmuyorlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Herr Sommer'in Öyküsü
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
96
ISBN:
9789750713569
Kitabın türü:
Çeviri:
Tevfik Turan
Yayınevi:
Can Yayınları
Çağdaş Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Patrick Süskind, bu kitabında, büyümekte olan bir çocuğun gözüyle dünyanın ve insanlığın fotoğrafını çekiyor sanki. Bir çocuk, dünyayı ve kendini nasıl tanır? Sevgi ve adalet duygusunu nasıl keşfeder? Öteki insanlar -ana-baba, ağabey, abla olsalar da- kimlerdir? Başkaları cennet midir, yoksa cehennem mi? Büyümekte olan bir insanın karşılaştığı engellere karşı gösterdiği, aslında bütün insanlığa yönelik o acımasız tepki. Ve ona gereksinim duyulduğunda insanın yardımına koşmayan Tanrı. Yaşam ve ölüm düşüncesi... Özetlersek: Herr Sommer'in Öyküsü, yediden yetmişe her yaşta insanın bir solukta okuyacağı, çarpıcı, neşeli ve kederli bir uzun öykü. Üstelik bu güzel öyküyü, ünlü çizer Sempé resimlemiş.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Elif Ayas
  • Sdf
  • Tuğçe
  • Saki Sarıbulak
  • Mustafa Birbilen
  • pina
  • Berke Dinç
  • Emel Eda Perçem
  • şüheda
  • Berdan Tabar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%40 (4)
8
%0
7
%20 (2)
6
%20 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0