Herr Sommer'in Öyküsü

7,4/10  (5 Oy) · 
14 okunma  · 
3 beğeni  · 
738 gösterim
Çağdaş Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Patrick Süskind, bu kitabında, büyümekte olan bir çocuğun gözüyle dünyanın ve insanlığın fotoğrafını çekiyor sanki. Bir çocuk, dünyayı ve kendini nasıl tanır? Sevgi ve adalet duygusunu nasıl keşfeder? Öteki insanlar -ana-baba, ağabey, abla olsalar da- kimlerdir? Başkaları cennet midir, yoksa cehennem mi? Büyümekte olan bir insanın karşılaştığı engellere karşı gösterdiği, aslında bütün insanlığa yönelik o acımasız tepki. Ve ona gereksinim duyulduğunda insanın yardımına koşmayan Tanrı. Yaşam ve ölüm düşüncesi... Özetlersek: Herr Sommer'in Öyküsü, yediden yetmişe her yaşta insanın bir solukta okuyacağı, çarpıcı, neşeli ve kederli bir uzun öykü. Üstelik bu güzel öyküyü, ünlü çizer Sempé resimlemiş.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789750713569
  • Çeviri:
    Tevfik Turan
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Züleyha TİĞİZ 
29 Ara 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Acaba diyesim geliyor,Bay Sommer i her gün yollara düşürüp yürüten , insanlardan uzaklaştıran ve intihara götüren sebep neydi? Kitap küçük bir çocuğun diliyle hem Bay Sommer hem de etrafında olan olaylar anlatıyor.Kısa güzel bir öykü...

Erhan Kurupınar 
24 Oca 2014 · Kitabı okudu · 9/10 puan

küçük prens tadında çok hoş bir öykü.

Kitaptan 5 Alıntı

elif akkoca 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ancak ne paltomun düğmelerini çözdüm, ne de gerçekten havalanıp uçtum.Uçmaktan korkuya kapıldığım için değil, nasıl ve nereye ineceğimi, bırakın onu, bir daha yere inip inemeyeceğimi bilmediğimden.Yükselmek hiç sorun değildi.ama sonra yere nasıl inerdi insan?

Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick SüskindHerr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind
Züleyha TİĞİZ 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Güzel düşlerdi gerçi,ama -yakınmak gibi olmasın-bir yerde düşten başka birşey değildi işte ;bütün düşler gibi bi de,insanın gönlünü gerçekten doyurmuyorlardı.

Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick SüskindHerr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind
Züleyha TİĞİZ 
 23 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"...ah, sanırım çocukluğumun en büyük bölümünü ağaçlarda geçirdim ben, ağaçlarda yemek yedim, kitap okudum, yazdım,uyudum,...."

Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick SüskindHerr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind

Herr Sommer
Daha ağaçlara tırmandığım zamanlardı...
Çok, çok zaman geçti aradan, nice yıllar, onyıllar;
boyum bir metrenin azıcık üstündeydi, yirmi sekiz numara ayakkabı
giyiyordum ve uçacak kadar hafiftim –hayır, yalan değil;
o zamanlar gerçekten uçabiliyordum– ya da en azından
ramak kalmıştı uçmama...
Daha doğrusu, çok yürekten istemiş ve gerektiği biçimde denemiş
olsaydım, gerçekten başarırdım o zamanlar uçmayı, çünkü...
çünkü bir keresinde hiç unutmam, az kalsın uçuyordum.
Sonbahardı, okula başladığım yıl, okuldan eve dönerken rüzgâr
öylesine güçlü esiyordu ki, kollarımı açmadan, rampadan
atlayan kayakçılar gibi öne eğilmiş, hatta onlardan bile çok eğilmiş,
rüzgâra yaslanmış, gene de düşmemiştim...
sonra rüzgâra karşı koşarken okul tepesinin çayırlarından
aşağı doğru –okul köyün dışındaki küçük bir tepenin üstündeydi–
yere ayağımla azıcık vurup kolları-
mı açınca rüzgâr hemen kaldırmıştı bedenimi, ben de
hiç zorlanmadan iki-üç metre yükseğe, on-on iki metre
ileriye sıçrayabilmiştim –Belki tam o kadar yükseğe, o kadar
uzağa sıçrayamamıştım ama ne fark eder!– önemli
olan, az kalsın uçuyordum, paltomun düğmelerini çözmüş,
iki yanını ellerimle tutup kanat gibi açmış olsaydım
rüzgâr iyice havaya kaldıracaktı, ben de büyük bir hafiflikle
okul tepesinden yükselip vadinin üstünden uçacak,
ormanı geçip aşağıya, kıyısında bizim evin olduğu göle
doğru inecek, orada babamın, annemin, ablamın, ağabeyimin
alabildiğine şaşkın bakışları altında
–dördü de uçamayacak kadar büyümüş ve ağırlaşmışlardı–
bahçenin üzerinde güzel bir dönüş yapıp göle doğru süzülecektim,
neredeyse ta karşı kıyıya kadar, sonra da kendimi rüzgâra bırakıp
yavaş yavaş ama öğle yemeğine de yetişecek gibi eve ulaşacaktım.

Ancak ne paltomun düğmelerini çözdüm, ne de gerçekten havalanıp uçtum.
Uçmaktan korkuya kapıldığım için değil, nasıl ve nereye ineceğimi,
bırakın onu, bir daha yere inip inemeyeceğimi bilmediğimden.
İniş için evimizin önündeki teras çok sertti, bahçe çok küçüktü,
gölün suyu ise çok soğuktu.
Yükselmek hiç sorun değildi.
Ama sonra yere nasıl inerdi insan?

Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind (Sayfa 9 - Can Yayınları)Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind (Sayfa 9 - Can Yayınları)
elif akkoca 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ama 'klostrofobi' ile 'odasında oturamamak' aynı şeyse, 'odasında oturamamak' da 'dışarıda dolaşamadan edememek'le aynı şeyse, o zaman dışarıda dolaşmadan edememek de klostrofobiyle aynı şey olur...O zaman da klostrofobi gibi güç bir sözcük yerine kolayca 'dışarıda dolaşmadan edememek'denebilirdi.Ama o zaman annemin de 'Herr Sommer klostrofobisi olduğu için dışarıda dolaşmadan edemiyor yerine 'Herr Sommer dışarıda dolaşmadan edemediği için dışarıda dolaşmadan edemiyor,'' demesi gerekirdi.
Böylece aklım karışıp biraz başım dönmeye başlayınca yeni öğrendiğim bu çetrefil sözcüğü de, onunla ilişkili olan her şeyi de çabucak unutmaya çalıştım.Yerine, Herr Sommer'in hiçbir hastalığı ve bir şey yapmadan edememek gibi bir derdi olmadığını, dışarıda dolaşmaktan hoşlandığı için, yalnızca onun için dışarıda dolaşıp durduğunu düşündüm; tıpkı benim ağaca tırmanmaktan hoşlandığım gibi.Herr Sommer zevki için, keyfi için dışarıda dolaşıyordu, bu böyleydi ve başka türlü olamazdı.

Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind (Sayfa 35)Herr Sommer'in Öyküsü, Patrick Süskind (Sayfa 35)