Hevesi Kirpiğinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
227
Gösterim
Adı:
Hevesi Kirpiğinde
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059679000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notabene Yayınları
Ölüyorduk…
Çocuklar ölüyordu, kadınlar ölüyordu, gençler ölüyordu, travestiler ölüyordu, seks işçileri ölüyordu, kediler ölüyordu, köpekler ölüyordu, güvercinler ölüyordu…
Bir erkeğin, bir erkin elinde ölüyorduk. Sonra yine çocuklar, yine kadınlar, yine hepimiz… bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk. Bazen yaşarken, bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde, dudağımızın kenarında, boşluğa bıraktığımız sesimizde. Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken, tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar, çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde.
İkinci kitabı “Hevesi Kirpiğinde” Polat Özlüoğlu, heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor. Bildiğimizi unutmayalım diye, büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine: Tenimizi parçalayan bıçakları, günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi, çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı, dikine kestiğimiz bileklerimizi, Ankara’nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi.
Çünkü hepimiz ölüyorduk, hevesimiz kirpiğimizde…
112 syf.
·5 günde·7/10
İç burkan, yer yer beni karamsarlığı ve üsluptan dolayı sıkıntıya sokan bir çok öykünün bulunduğu bir kitaptı. Acıyla dolu olması okumamı biraz zorlaştırsa da gerçeklerin acı olduğu gerçeğini yüzüme yüzüme vurdu açıkçası.
112 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hevesi Kirpiğinde, Polat Özlüoğlu'nun yayımlanmış ikinci kitabı.Öykü okumayı çok sevdiğim için NotaBene Yayınları'nı yakından takip ediyorum.Polat Özlüoğlu'nun ilk kitabı Günlerden Kırmızı'yı yine NotaBene Yayınları yayımlamış.
Kitaptaki öyküler canımı yaktı.Özlüoğlu genellikle acısını derinden hissettiğimiz yakın tarihimizden yola çıkmış öykülerinde.Kitabın ilk ve son öyküleri olan "Elimi Tuttun" ve "Elini Tuttum" Ankara Garı patlamasına götürüyor bizi.Hâlen fotoğraf kareleriyle gözümün önünden gitmeyen o günü Polat Özlüoğlu bu iki öyküsüyle tekrar hatırlattı bana.Bazı şeyleri unutmamak gerek.️
Tüm öyküler kişisel acılardan yola çıkmış olsa da toplumsal acılara odaklanmış aslında.Kayıplardan, mülteci olmaya, cinsel kimliği nedeniyle öteki olanlardan, yoksulluğun pençesinde alınan satılan çocuklara kadar rahatsızlık duyduğumuz her konuda öykü barındırıyor Hevesi Kirpiğinde.Sert ama etkileyici öyküler bunlar.
Şöyle sarsılmak, küçük dertlerimizin dert olmadığını görmek için okuyun derim Hevesi Kirpiğinde'yi.
112 syf.
·8 günde
İçimde atamadığım bir çığlık ile okudum, ağlayamadan, derin nefes almaya çalışıp alamayarak okudum... Ne çok ölüyoruz, ne çok diye diye...

Çok zarif bir anlatım ile çok çarpıcı kısa hikayelerin yer aldığı güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim.

Keyifli okumalar
112 syf.
·Puan vermedi
Sevgili @polatozluoglu 'nun kaleminden çıkmış olan 'Hevesi Kirpiğinde' adlı öykü kitabımızla sizlerleyim. Gözyaşım kirpiğimde, tadı damağımda dediğim kitaplardan biri oldu. İçerisinde bulunan on adet öykü ile farkındalık yaratmanın doruk noktalarına ulaşmış yazarımız. Ki ben edebi eserlerde toplumsal konulara değinilmesi gerektiği taraftarıyım. Yaşanılan zorlu hayatlar, acılar, üzüntüler hepimizin. Bu üzüntüleri, bu gerçekçiliği paylaşarak bir bütün olabiliyoruz ancak. Yazarımız da ötekileştirdiklerimizin öteki hayatlarında yaşadıkları üzücü hikayeleri gözler önüne seriyor ve bu hikayelerdeki yaşanmışlığı içimize işliyor. Her bir hikayede farklı bir karakter oldum; toplumdan dışlanan bir transeksüel, ömrünü demir parmaklıklar arasında geçirmiş bir mahkum, doğunun zorlu şartlarında küçücükken evlendirilen bir kız çocuğu... Yazarımız şiirsel ve akıcı bir dil kullanmış, kelimeler arası ahengi görebiliyorsunuz. Tavsiyemdir, okuyun.
“Etraf vızır vızır geçen arabalar, otobüsler, karınca gibi oradan oraya koşturan insanlarla doluydu. Bir şehrin bu kadar kalabalık, gürültülü, yabancı olabileceğini hayal bile etmemişti. Herkesin bir acelesi, herkesin bir bakar körlüğü vardı. Başı döndü kalabalıktan. Nasıl bir memleketti burası? Kimse durmuyor, durup da önüne ardına bakmıyordu. Başını kaldırdı yukarı baktı İrecep. Gökyüzünü arandı. Ne bir parça bulut ne güneş vardı tepede. Gökyüzü upuzun kara kristal betonlardan, camlardan, demir çelik yığınından binalardan, evlerden görünmüyordu bile.”
“Ayağı toprağa taşa basmadan nasıl yaşıyordu bunca insan? Bir avuç ot, bir parça toprak arandı gözleri ama yok, inan olsun göremedi. Nasıl nefes alıyordu insanlar bir ağaca dokunmadan, bir çiçeği koklamadan, bir kuşa kulak vermeden? Ne menem bir yerdi bu büyük şehir dedikleri.”
“Caddeler o kadar geniş, meydanlar o kadar büyük, yollar uzun mu uzundu ama yine de sığışamıyordu hiç kimse, hiçbir şey. Herkes birbirini ezecekti neredeyse. Sanki bir meydan savaşı vardı caddede araçlarla insanlar arasında. Her daim devinen, devindikçe büyüyen bir karmaşa.”
Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken, tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar, çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hevesi Kirpiğinde
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059679000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notabene Yayınları
Ölüyorduk…
Çocuklar ölüyordu, kadınlar ölüyordu, gençler ölüyordu, travestiler ölüyordu, seks işçileri ölüyordu, kediler ölüyordu, köpekler ölüyordu, güvercinler ölüyordu…
Bir erkeğin, bir erkin elinde ölüyorduk. Sonra yine çocuklar, yine kadınlar, yine hepimiz… bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk. Bazen yaşarken, bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde, dudağımızın kenarında, boşluğa bıraktığımız sesimizde. Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken, tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar, çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde.
İkinci kitabı “Hevesi Kirpiğinde” Polat Özlüoğlu, heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor. Bildiğimizi unutmayalım diye, büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine: Tenimizi parçalayan bıçakları, günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi, çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı, dikine kestiğimiz bileklerimizi, Ankara’nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi.
Çünkü hepimiz ölüyorduk, hevesimiz kirpiğimizde…

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Derya Çelik
  • Özlem Akbaş
  • Ugursalan
  • Zehra Demirkale
  • Okur Yazar
  • Sezen Yıldız
  • Kemal kuşçu
  • Ozlem
  • Banu B.
  • Gözde Özgen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (1)
9
%12.5 (1)
8
%50 (4)
7
%25 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0