Adı:
Hevesi Kirpiğinde
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059679000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notabene Yayınları
Ölüyorduk…
Çocuklar ölüyordu, kadınlar ölüyordu, gençler ölüyordu, travestiler ölüyordu, seks işçileri ölüyordu, kediler ölüyordu, köpekler ölüyordu, güvercinler ölüyordu…
Bir erkeğin, bir erkin elinde ölüyorduk. Sonra yine çocuklar, yine kadınlar, yine hepimiz… bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk. Bazen yaşarken, bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde, dudağımızın kenarında, boşluğa bıraktığımız sesimizde. Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken, tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar, çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde.
İkinci kitabı “Hevesi Kirpiğinde” Polat Özlüoğlu, heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor. Bildiğimizi unutmayalım diye, büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine: Tenimizi parçalayan bıçakları, günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi, çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı, dikine kestiğimiz bileklerimizi, Ankara’nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi.
Çünkü hepimiz ölüyorduk, hevesimiz kirpiğimizde…
İç burkan, yer yer beni karamsarlığı ve üsluptan dolayı sıkıntıya sokan bir çok öykünün bulunduğu bir kitaptı. Acıyla dolu olması okumamı biraz zorlaştırsa da gerçeklerin acı olduğu gerçeğini yüzüme yüzüme vurdu açıkçası.
İçimde atamadığım bir çığlık ile okudum, ağlayamadan, derin nefes almaya çalışıp alamayarak okudum... Ne çok ölüyoruz, ne çok diye diye...

Çok zarif bir anlatım ile çok çarpıcı kısa hikayelerin yer aldığı güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim.

Keyifli okumalar
“Etraf vızır vızır geçen arabalar, otobüsler, karınca gibi oradan oraya koşturan insanlarla doluydu. Bir şehrin bu kadar kalabalık, gürültülü, yabancı olabileceğini hayal bile etmemişti. Herkesin bir acelesi, herkesin bir bakar körlüğü vardı. Başı döndü kalabalıktan. Nasıl bir memleketti burası? Kimse durmuyor, durup da önüne ardına bakmıyordu. Başını kaldırdı yukarı baktı İrecep. Gökyüzünü arandı. Ne bir parça bulut ne güneş vardı tepede. Gökyüzü upuzun kara kristal betonlardan, camlardan, demir çelik yığınından binalardan, evlerden görünmüyordu bile.”
“Ayağı toprağa taşa basmadan nasıl yaşıyordu bunca insan? Bir avuç ot, bir parça toprak arandı gözleri ama yok, inan olsun göremedi. Nasıl nefes alıyordu insanlar bir ağaca dokunmadan, bir çiçeği koklamadan, bir kuşa kulak vermeden? Ne menem bir yerdi bu büyük şehir dedikleri.”
“Hiçbir şeyin tedavisi yoktu ki. Aşkın, ölümün, yalnızlığın, yaşlılığın da tedavisi yoktu.”
“Caddeler o kadar geniş, meydanlar o kadar büyük, yollar uzun mu uzundu ama yine de sığışamıyordu hiç kimse, hiçbir şey. Herkes birbirini ezecekti neredeyse. Sanki bir meydan savaşı vardı caddede araçlarla insanlar arasında. Her daim devinen, devindikçe büyüyen bir karmaşa.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hevesi Kirpiğinde
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059679000
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notabene Yayınları
Ölüyorduk…
Çocuklar ölüyordu, kadınlar ölüyordu, gençler ölüyordu, travestiler ölüyordu, seks işçileri ölüyordu, kediler ölüyordu, köpekler ölüyordu, güvercinler ölüyordu…
Bir erkeğin, bir erkin elinde ölüyorduk. Sonra yine çocuklar, yine kadınlar, yine hepimiz… bir döngünün içinde durmadan ölüyorduk. Bazen yaşarken, bazen yaşama gözlerimizi kapatırken bir heves kalıyordu kirpiğimizde, dudağımızın kenarında, boşluğa bıraktığımız sesimizde. Bazen gelincikler kusuyorduk ölürken, tabutumuzun üstünde bir peruğun yanına sıkışıyordu al yazmalar, çocukluk canavarlarımıza yem oluyorduk herkesin gözü önünde.
İkinci kitabı “Hevesi Kirpiğinde” Polat Özlüoğlu, heveslerden heves beğenin ama çoğunun kirpiklerinizde asılı kalacağını aklınızdan çıkartmayın diyor. Bildiğimizi unutmayalım diye, büyük harflerle bir satır başı olarak yazıyor öykülerine: Tenimizi parçalayan bıçakları, günlerce buzda bekletilen cansız bedenlerimizi, çocuk yaşta çarşaflara akan kanımızı, dikine kestiğimiz bileklerimizi, Ankara’nın garında bıraktığımız sevinçlerimizi.
Çünkü hepimiz ölüyorduk, hevesimiz kirpiğimizde…

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • İklim
  • Kapı Zili
  • Burcu Bergen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%66.7 (2)
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0