·
Okunma
·
Beğeni
·
3.720
Gösterim
Adı:
Hiç Yoktan Bir Evren
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691738
Orijinal adı:
A Universe From Nothing
Çeviri:
Ebru Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Kitap
"Neden Hiçbir Şey Olmayacağına Bir Şey Var?

Darwin'den bugüne yazılmış en önemli bilimsel kitap. Türlerin Kökeni'nin doğaüstücülüğe indirdiği ölümcül darbeyi, Hiç Yoktan Bir Evren kozmoloji alanında yapıyor."
-Richard Dawkins-

"Son yıllarda bir dizi parlak kavrayış ve hayret verici keşif evreni sarstı, Lawrence Krauss da bütün bu gelişmelerin göbeğindeydi.
Krauss her zamanki canlılığıyla, bu dikkat çekici hikayeyi dikkat çekici derecede anlaşılır kılmış. Zirveye tırmandığınız noktada varoluşun büyük sorusuna, "Neden hiçbir şey olmayacağına bir şey var?" sorusuna verilmiş cesur bir bilimsel cevapla karşılaşacaksınız."
-Frank Wilczek-

"Fizikte gelinen son noktaya dair mükemmel bir kılavuz. Ayrıntılı ama açık bir dille kaleme alınmış, titiz ama sıkıcı değil. Krauss'un gayet güzel açıkladığı üzere uzay ve zaman gerçekten de hiçbir şeyden, hiçlikten doğmuş olabilir. Muhteşem bir kitap.
-New Scientist-

Krauss, kısmen muzipliği sayesinde, astrofizik alanındaki en zorlu fikirleri, alan dışından okurların anlayabileceği şekilde sunmak gibi ender bulunan bir yeteneğe sahip.
-San Francisco Chronicle-

Bilgilendirici olduğu kadar eğlenceli ve esprili. İlginç olduğu kadar ikna edici.
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
256 syf.
Hiçliğine direnebilmek adına beslediği devasa egosuna bilimden darbe almaya doyamayanlara iyi haber: şuralarda bir yerlerde son bir "özel oluş" kalmış.

Einstein'in görelilik kuramını ortaya atmasının üzerinden bir asır geçti. O dönemde sağduyu insanlığa evrenin durağan olduğunu söylüyordu. Einstein bile Le Maitre'yi alaya almakla kalmamış, evrenin durağan olmasını mümkün kılmak için denklemlere yama yapmaya karar vererek kozmolojik sabiti öne sürmüştü. Bugün bu anti-kütleçekimine "karanlık enerji" adını veriyoruz. Demek ki Einstein'in itim kuvveti çok da uçuk değilmiş ama evreni durağan tutmak bir yana genişlemesine sebep oluyor. Olur o kadar hata :D

Bu karanlık enerjiyi ve etkilerini gözlemleyebilecek yegane zamandayız. Çünkü evrenin genişlemesi artarak devam edecek ve bugün görebildiğimiz galaksiler bizden ışık hızından daha hızlı uzaklaşmaya devam ederken gittikçe daha çok kırmızıya kayacak ve nihayetinde dalga boyları, görünebilir evrenin boyutlarından daha büyük boyutlara ulaştığında görünmez olacak. Yani bizden sonra çok gelişmiş bir medeniyet gelse bile Büyük Patlama'yı ve onun kanıtlarını(kozmik mikrodalga ardalan ışıması, element yoğunluğu ve evrenin genişlemesi) tespit edemeyecek. Çünkü evrenin geri kalanı kaybolmakla kalmayacak; Büyük Patlama'yla doğmuş bir evrende yaşadığımızı gösteren tüm bu kanıtlar ve bu kaybolmanın sorumlusu karanlık enerjinin varlığına dair bütün kanıtlar da yok olacak.

Bize 1930'lara kadar evrenin durağan olduğunu düşündüren illüzyon, gelecekte, gezegenimizin tarihin çöplüğünü boylamasindan çok sonra öç almak için geri dönecek gibi duruyor :D "Çok özel bir devirde yaşıyoruz. Çok özel bir devirde yaşadığımızı gözlemsel olarak doğrulayabileceğimiz tek devirde."

Dawkins'in kitabın ön sözünde belirttigi üzere Darwin'den bugüne yazılmış en önemli bilimsel kitap. Türlerin Kökeni'nin doğaüstücülüğe indirdiği ölümcül darbeyi, Hiç Yoktan Bir Evren kozmoloji alanında yapıyor.

Konu üzerine(hiçlikten evren) yapılan eleştirilerin kitaptaki içeriği ile ilgili şunlar söylenebilir:
1- Fizikçilerin bilgi felsefesini dışladıkları için ulaşılan bilimsel sonuçlara yanlış yorumlar getirmeleri.
Örn: Boşluk ve yokluk kavramlarıyla ilgili kavram kargaşası yaşanmasında felsefenin gözden kaçırıldığı için aslen metafizik bir konu olan yokluğun fizikteki boşluk yerine kullanılması ve fizikteki boşluk sanal parçacıklardan oluştuğu için yoklukla aynı anlama gelmemesi. Bundan dolayı da boşluk yerine yokluktan enerji üretiliyor dediğimizde termodinamik kanununu ihlal ediyor olmamız.

2- Bilimin verilerinin, özellikle bilim insanının otoritesini kullanmak suretiyle Tanrı'nın varlığı veya yokluğuyla ilgili bir argüman olarak kullanılması.
Örn: Hiçlikten evren fikrinin(hiçlik içindeki kuantum dalgalanmaları sayesinde bugün burada olduğumuzu varsayarsak), evrenin doğması için Tanrı'ya duyulan ihtiyacı- dolayısıyla Tanrı'yı ortadan kaldırması. Bunun da fizikçi kimliğiyle dile getirilmesi.

Krauss'un bir bilim insanı olarak otoritesini bu yönde kullanması tartışılır ancak günümüzde ve hatta tarihteki durumlara baktığımızda teoloji, sık sık bilimin verilerini kendi lehine kullanmışsa/kullanıyorsa bilim de aynını teoloji için yapabilir. Kaldı ki yazarın amacı teolojik bir çürütmeden ziyade hiçlikten doğabilecek bir evren fikrinin akla yatkınlığını gösterebilmek. Bu fikir teolojinin iddialarıyla çelişip çürütüyorsa o inananların sorunu:)

Anlatmak istediklerini oldukça başarılı aktardığını söyleyebilirim. Örnekleri, benzetmeleri konuyu anlamak için çok yerinde
256 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Sorusunun cevabı için okunacak temel bir kitap.

Evrene, uzaya meraklı biz amatörlerin; internetten, youtube'tan edindiği yarım yamalak ve karmaşık bilgilerin daha düzenli bir şekilde sunumu.
Evrenin nasıl olduğu ve uzay fiziğine dair gelişmelerin; Kepler'den Newton'a, Einstein'dan Feynman'a kadar aşamalı tarihsel gelişimini de bulmak mümkün bu kitapta. Birkaç espriyle de süslenmiş.
İşin dinsel boyutuna pek girilmemiş, Richard Dawkins'in Önsözü hariç.

Tanıtım kısmında Ayça Şen: "Fizik sevip de anlamayanlara fiziğin geldiği son noktayı anlatan nefis bir kitap." der
Evet, anlaşılır yerler çok ancak fizikçi ve kozmolog olmayan bizler için teknik bilgilerin yoğunlaştığı kısımlar sıkıcı olabiliyor, çünkü anlayamıyoruz. Tek başına yeterli değil ancak konuyla ilgili okunması gereken ilk kitaplardan.

"Darwin'den bugüne yazılmış en önemli bilimsel kitap. Türlerin Kökeni'nin doğaüstücülüğe indirdiği ölümcül darbeyi, Hiç Yoktan Bir Evren kozmoloji alanında yapıyor."
Richard Dawkins
256 syf.
Lawrence fizik yasaları ile evrenin hiç yoktan nasıl var olup, tekrar yok olup, hiçliğe karıştığını akıcı bir dille anlatmış. İlahi görüşü savunan kişilerin tutunduğu son dalları, bilimin ışığında aydınlatmış. Yazarın sicim kuramına karşı şüpheci tavrı da ilgi çekici. Çoklu evrenlerin olma olasılığı üzerine yapılan tespitleri çok iyi. Ayrıca evrenin sonu hakkında yapılan tespitler çok ilgi çekici. Örneğin 1,5 -2 tirilyon yıl içinde evren o kadar genişlemiş olacak ki, o zaman da tüm galaksi ve yıldızlar birbirlerinin olay ufkunun dışında kalacak ve tamamen uzay bir hiçlik miş gibi görülecek. Hatta big bang başlangıcını barındıran izler tamamıyla silineceğinden, insanlık başlangıcında ne olduğunu gözlemleyemeyecek ve hiçliğe bakacak gibi fikirler gerçekten çok etkileyiciydi.
256 syf.
·18 günde·10/10
Bu sefer çok derin yerlere, evrenin derinliklerine bir yolculuğa çıktım.

Arkadaş tavsiyesi ile aldığım, aylarca rafta duran bir kitap olan “Hiç Yoktan Bir Evren” ile tanışma kararı aldım ve başladım sayfaları çevirmeye.

Aklın, hayalin biraz zor alabileceği bir konu belki de evren konusu. Nasıl oluştu, biz nasıl olduk, Einstein, Newton gibi ünlü bilim adamları fizik yasaları sayesinde gidip göremedikleri, sıradan bir insanın hayal dahi edemediği buluşlara nasıl imza attılar? Evren durağan mıdır yoksa hareket halinde mi? Evrende zaman kavramı nasıl? Dünya nasıl oluştu? Ve bunun gibi birçok karmaşık konu…

Tek kitapla asla anlaşılamayacak olan, hala içerisinde bilinmezlikleri barındıran ama bir yerden başlayınca da kopamayacağınız bir konu “evren”.

Fizik kuralları ile bezeli, araya esprilerin de serpiştirildiği, birazcık da internet ve belgeseller ile desteklenerek okunması gereken bir kitap (eğer evrene dair önceden bir araştırmanız yoksa). Örneklerle, şekillerle de desteklendiği için anlaşılırlığı kolaya indirmiş Lawrence M. Krauss. Bize de bu açıklayıcı yazılar ile araştırmalara başlayıp, kafayı sıyırmadan anlamaya çalışmak kalmış…
256 syf.
·9/10
Ovv gerçekten inanamıyorum koskoca sitede bu kitabı okuyan 69 kişi mi var yani?
Fazla zor sayılmayacak bir seviyede kademe kademe evrenin hikayesini anlatan bu kitabı sizlere tavsiye ediyorum.Öncesinde konuyla alakalı daha basit kitaplar okumanız,kuantum ile alakalı hafif bilgi sahibi olmanız tavsiye de edilir.Okumasanız da anlayabileceğinizi düşünüyorum.Gerçekten pek çok yönden kafamdaki düşüncelerle uyuşan çok güzel bir kitaptı.
Kitabı henüz bitirmedim. Ancak hemen incelemesini yapmak istedim. Çünkü daha önce okuduğum popüler bilim kitapları arasında beni bu kadar heyecanlandıran bir kitap olmamıştı. Okuması çok keyifli. Sayfalar bir edebi romana aitmiş gibi hızla akıp gidiyor. Çok değerli bilgiler var. Daha kitabın yarısındayım. Bu kadar bilgiyi bir edebi roman havasında bu kadar az sayıda sayfaya sıkıştırabilmek her bilim yazarının harcı değil.
Bu kitap benim de aklımı uzun zamandır kurcalayan "Neden hiçlik yok da varlık var?" ya da başka bir ifade ile "Hicbir şey olmaması yerine neden bir şey var?"sorusuna bilimsel bir yanıt vermek iddiasıyla yazılmış bir kitap. Yani yazar hicbir şeyden bir şeyin ortaya çıkabileceğini ve bunun da bilimsel olarak kanıtlanabileceğini iddia ediyor. Richard Dawkins de yazarın bunu basardıgını düşünüyor olmalı ki bu kitapla yazar Lawrence M.Krauss'un Darwin'in dogaustuculuge biyolojide indirdiği ölumcül darbenin benzerini kozmoloji alanında indirdigini söylüyor. Peki bu gerçekte böyle mi? Bana göre değil. Bana göre diyorum çünkü ben bir fizikçi değilim hatta daha da kötüsü o darbeyi yemiş olması gereken doğaüstücülerden biriyim. Ama yine de elestirilerimi sıralayacağım ve takdiri okuyuculara bırakacağım.Ben kitapta yazarın iddiasini delillerle kesin olarak kanıtlayamadığını, sadece akıl yürütmelere başvurduğunu düşünüyorum. Yazar akıl yürütmelerinin birinde hiçliği boş uzay olarak tanımlarsak boş uzayın bile sıfır olmayan bir enerjisi olduğundan tüm evrenin bu boş uzaydan ortaya çıkabileceğini iddia ediyor. Ben ise hiçliği boş uzay olarak tanımlamanın doğru olmadıgını düşünüyorum. Yazar da zaten bu yöndeki itiraza karşın başka bir akıl yürütme ortaya koyuyor. Bu sefer yazar kütle cekim kuramı gereğince hiçlikten uzayın kendi kendisini bir an içinde var edebileceğini söylüyor. Benim anladığım hiclikte hiçligi kontrol eden yasalar da olamayacağı için bu da bana mantıksız görünüyor. Yazar bence iddiasını hiçliğin tanımıyla oynayarak kanıtlamaya calışıyor ve bu şu sözlerinden de açıkça anlasılıyor: "Ama yine, gerçek hiçliğin varoluş potansiyelini dahi içermemesi gerekiyorsa, o zaman hiç kuşkusuz Tanrı mucizelerini yaratamaz, çünkü yok-varlıktan varlığa neden oluyorsa varoluş potansiyelinin olması gerekir." Yazar burada varoluş potansiyeli icermeyen bir hiçligin mümkün olmadığını neyle kanıtlamak istiyor? Bu durumda Tanrı'nın mucizelerinin de gercekleşemeyecegiyle. Ne kadar bilimsel değil mi? Halbuki mucize zaten akılla açıklanamaz ve bilimin konusu değildir. Ben kısaca kendi fikrimi açıklayayım. Ben evrenin varoluşunda bir akıldışılık -akılla açıklanamazlık- olduğunu ve bu akıldışılık olmasaydı metafizik düşünceye hiç yer kalmayacağını ve bunun tüm insanlığın hicbir sekilde özgür iradeye ve secime yer vermeyen katı bir determinizmle hareket eden robotlardan farksız olarak degerlendirilmesini gerektireceğini düşünüyorum. Zaten bunun böyle olduğu bazı filozof ve bilim adamlarınca iddia da ediliyor. Bunu son derece tatsız buluyorum. Yazar akıldışılık olarak adlandırmasa da evrende tuhaflık olduğunu kabul ediyor. Şöyle diyor: "Evren bizim vasat hayal gücümüzün bekleyebileceğinden çok daha tuhaf ve çok daha zengindir, çok daha harika bir tuhaflığı vardır." O bu tuhaflığın bilimle acıklanabileceğini düsünüyor. Ben ise bu kanıda değilim. Sonuç olarak ben kitabın iddiasını kanıtlamakta başarısız oldugunu düşünüyorum.
256 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bilim, kendimizi geliştirmenizde öncü olacak en önemli kaynaklardan biri. Kuru kuru inanmak ya da sorgulayıp araştırmamak bizi bir yere kadar götürebilir. Bütün olmak için bilmeniz gerekmez; anlamalıyız. Bunun içinde beynimizin biraz çalışması gerekir .
Bu kitap güzel bir başlangıç.
256 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Yazar; ince ince dokunmuş, hiçbir ayrıntısının es geçilmediği, hayranlık uyandıran, hiç yoktan var edilen bir evreni anlatıp sonucu "Tanrı yok"a bağladı. :)
Alemsin M. Lawrence Krauss. Anlattığın evren imanımı güçlendirdi. Allah-u Ekber!
256 syf.
lawrence krauss, hiç yoktan bir evren'i yeterince sade, okunması kolay ve akıcı tutmaya çalışmış olsa da zihnimde bir kavram kargaşası yaşıyorum. kitap yeterince sade ancak bilirsiniz, işin içinde kozmoloji ve hiç yoktan bir düşünce oluşturmak var...

kitabın amacı modern bilimin, neden hiçbir şey olmayacağına bir şeyin var olduğu sorusunu yanıtlayabileceğini ve yanıtladığını göstermek, esin kaynağı ise mitleri dağıtma ya da inançlara saldırma arzusundan çok evrenin şaşırtıcı gerçeklerini ortaya sermek. (diyor krauss) tabularınızın üstesinden gelip realist bir bakış açısıyla bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

"türlerin kökeni, doğaüstücülüğe indirilmiş ölümcül darbeyse, hiç yoktan bir evren'i onun kozmoloji alanındaki dengi olarak görebiliriz." -richard dawkins
256 syf.
·46 günde·Beğendi·10/10
Hiçbir şey yoktu. Her şey yaklaşık 14 milyar yıl önce büyük patlamayla başladı. Hiç yoktan bir evren meydana geldi. Yaklaşık 4.5 milyar yıl önce Dünya oluştu, 4 milyar yıl önce de ilk tek hücreli yaşam ortaya çıktı. 200 bin yıl önce de ilk insanlar ortaya çıkmaya başladı ve günümüz insanı Homo Sapiens’e evrimleşti. Mükemmel bir dönüşüm, evrim süreci. Gerek evrenin gerekse canlıların evrimi eşsiz bir olay, adeta bir mucize.

Her şey canlı ve cansız her şey bir tek noktadan geliyor, büyük patlama öncesi var olan tekillikten. Büyük patlama sonrası -saniyenin katrilyonda birinden sonra- her şeyi biliyoruz. Öncesini ise bilemiyoruz, çünkü öncesinde bir tekillik var, fizik kanunları henüz oluşmadığından yok. Bu kitapta tüm bu süreç anlatılıyor. Bu kitabın yanı sıra büyük patlama ve evrenin evrimi konusunda aşağıdaki kitapları da önerebilirim:
-Evrenin Yaşamı Lee Smolin
-Son Üç Dakika Paul Davies
-Sonsuz Evren Neil Turok
-Çoklu Evrenler John Gribbin
Evren hakkında bildiğim en şiirsel gerçeklerden biri, bedenimizdeki her atomun bir zamanlar patlayan bir yıldızın içinde olduğudur. Dahası da var: Sol elinizin atomları başka, sağ elinizin atomları başka bir yıldızdandır. Kelimenin tam anlamıyla yıldızların çocuklarıyız, bedenlerimiz yıldız tozundan.
Evren hakkında bildiğim en şiirsel gerçeklerden biri, bedenimizdeki her atomun bir zamanlar patlayan bir yıldızın içinde olduğudur. Dahası da var: Sol elinizin atomları başka, sağ elinizin atomları başka bir yıldızdandır. Kelimenin tam anlamıyla yıldızların çocuklarıyız, bedenlerimiz yıldız tozundan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hiç Yoktan Bir Evren
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055691738
Orijinal adı:
A Universe From Nothing
Çeviri:
Ebru Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Kitap
"Neden Hiçbir Şey Olmayacağına Bir Şey Var?

Darwin'den bugüne yazılmış en önemli bilimsel kitap. Türlerin Kökeni'nin doğaüstücülüğe indirdiği ölümcül darbeyi, Hiç Yoktan Bir Evren kozmoloji alanında yapıyor."
-Richard Dawkins-

"Son yıllarda bir dizi parlak kavrayış ve hayret verici keşif evreni sarstı, Lawrence Krauss da bütün bu gelişmelerin göbeğindeydi.
Krauss her zamanki canlılığıyla, bu dikkat çekici hikayeyi dikkat çekici derecede anlaşılır kılmış. Zirveye tırmandığınız noktada varoluşun büyük sorusuna, "Neden hiçbir şey olmayacağına bir şey var?" sorusuna verilmiş cesur bir bilimsel cevapla karşılaşacaksınız."
-Frank Wilczek-

"Fizikte gelinen son noktaya dair mükemmel bir kılavuz. Ayrıntılı ama açık bir dille kaleme alınmış, titiz ama sıkıcı değil. Krauss'un gayet güzel açıkladığı üzere uzay ve zaman gerçekten de hiçbir şeyden, hiçlikten doğmuş olabilir. Muhteşem bir kitap.
-New Scientist-

Krauss, kısmen muzipliği sayesinde, astrofizik alanındaki en zorlu fikirleri, alan dışından okurların anlayabileceği şekilde sunmak gibi ender bulunan bir yeteneğe sahip.
-San Francisco Chronicle-

Bilgilendirici olduğu kadar eğlenceli ve esprili. İlginç olduğu kadar ikna edici.
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • İhil K.
  • •Elay
  • Le_Penseur
  • Darwin'in Kızı
  • Kaan AKTAŞ
  • Robin Anderson
  • Yalın Tunalı
  • Ömer Yasin Tuğcu
  • svde
  • Umut Güven

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%15
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%30
35-44 Yaş
%15
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25
Erkek
%75

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (18)
9
%15.9 (10)
8
%30.2 (19)
7
%14.3 (9)
6
%3.2 (2)
5
%6.3 (4)
4
%1.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0