Hiçbir Zaman Hiçbir Şey

·
Okunma
·
Beğeni
·
698
Gösterim
Adı:
Hiçbir Zaman Hiçbir Şey
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057525451
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil kitap
Yanlış bir şeyler var. Bu yanlışa yokmuş gibi yapmaya devam edersek yanlışın bir parçası olacağız. Doğruyu söylemeden, doğruca eylemeden sadece yanlış var diye bağırırsak vicdanımızı sahte bir teselliyle avutacağız. “Birileri artık bu yanlışları düzeltmeli” deyip kenara çekilirsek yükü omuzlamanın külfetinden eleştirmenin kolaycılığına kaçmış olacağız. “Kendimi düzeltirsem yeryüzü hiç olmazsa bir yanlıştan kurtulacak” şuuru içinde ‘emrolunduğumuz gibi’ dosdoğru olmak derdiyle yaşayabilirsek, işte o zaman gerçekten bir şey yapmış olacağız.

“İnsan olamadıktan sonra ne olsam ne olur” ve “insan olduktan sonra ne olmasam ne olur” idraki içinde duvarları yıkmak için aşkla yola revân olan divanelere duvarın şeş cihetinden Bizim Yunusça selam olsun.

“Cümleler doğrudur sen doğru isen
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen”
144 syf.
·8 günde
Aşıkların sözlerini alıp satan aşık mıdır?
İçini görmez sarayın vasfeder duvarını...

Salih Baba

Bu dizeleri Serdar Tuncer isminin arka planına yerleştirmek gerekir. Çünkü o içini görmediği sarayların duvarlarını tasvir etmektedir. Bence aslolan da budur. Zira sarayın içini görenler, aşkı gösterişli kapakların içine hapsolmuş kaliteli kağıt parçalarının üzerine değil, taliplisinin gönlüne nakşetmekle meşgul.

Bir bilene sormuşlar: "Büyük kime derler?"
El cevap: "Kendinden büyük olanlarla hemhal olanlara."

Yukarıda ki dizeler gibi bu cevabı da Serdar Tuncer isminin arka planına yerleştirmek gerekir. Çünkü o kendinden büyük olanların sözleriyle, işleriyle, halleriyle meşgul olmakta.

Serdar Tuncer'le öyle ya da böyle, bir şekilde bağ kurabilmiş olanlar bilir, konuşması, yazması genellikle kendinden önceki zevatın sözleri ile doludur. Bu onun söz söyleyecek kabiliyette olmamasından değil, bizzat söyle söylemenin adabından kaynaklı bir durumdur. Hemen belirteyim ki ona ait olduğunu düşündüğünüz sözleri varsa yanılıyorsunuz.

Diğer iki kitabının formatını bu kitapta da devam ettirmektedir. Insanın kendisine dair metaforları yine aynı üslupla ortaya koymuş. Kudemayı iyi analiz etmiş olmasından ve halihazırda bir kudema adayıyla da yakın ilişkisinden dolayı insana temas eden noktaları ilmen çok iyi bilmekte.

Azıcık arayışı olan, kalbinde sebepsiz bir hüzün barındıran, dünyadan ağzı yanmış kimselerin bu adamdan etkileniyor olması da bu sebepten gençler.

Sevemeyenler sebebini söylüyorum: ayna metaforu.

Kitaba gelelim. Hiç gitmeyelim.

Kitaplarına dair tek söyleyeceğim şudur: Kaybettiğimizin haberini, kuyunun dışından değil, bizzat içinden, bizimle muhatab olarak haber veriyor.

Bu kitaplara inceleme yazmakta çok saçma geliyor ama ne yapayım devir kötü.
türkiye'de serdar tuncer gibi eşhasa gösterilen itibar ve onlara temin edilen yazma alanı doğrudan doğruya bir irtifaı ve bir seviyeyi işaret etmektedir. bu irtifadan ve seviyeden ben bahsetmek istemem. herkes halinden memnun görünüyor. serdar tuncer'e yazdıkları karşında gördüğü iltifatın ruhunu muazzep kılıp kılmadığını da sormak istemem, çünkü bir netice hasıl olmayacağı gün gibi ortada. türkiye'nin güncel meseleleri üzerinde düşünen her insan, serdar tuncer'in, yalnızca bu vetirenin bir sonucu olduğunu zaten kavrayacaktır. kavranacak bir diğer husus ise, bizim kültürel seviyemizin günbegün önü alınamaz bir şekilde bir yön tutturduğudur. tabii ki, tutturduğu bu yön hakkında da bir şey söylemek istemem zira söylersem bu yönün müdafileri tarafından nasıl bir muameleye maruz kalacağım çok su götürür.
144 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bir kitap bir insana ne kadar yakın olabilir, onu ne kadar iyi anlatabilir sorusunun cevabı belkide bu kitap. Muhabbet tadında geçen ruhunuzu okuyabilen size eşlik edebilen bir arkadaş belki. Başyapıt Serdar Tuncer olunca hepsi kaçınılmaz oluyor tabii...
144 syf.
·6 günde·7/10
Güzel bir kitaptı. Gönlü yumuşatan farkındalığı arttıran. Manevi güzelliklerin osmanlıca kelimeler ile aktarılıp hissedilebileceği paylaşılabileceği yorumuna ve öz türkçeleşmeye ve inkilaba karşı eleştirisine katılmam mümkün değil. İslamiyetin ve manevi duygu ve düşünce aktarımının her dilede ki kelimelerle yapılabileveğini bunun için osmanlıca yada arapça kelimeler kullanmanın gerekli yada doğru olduğunu düşünmüyorum. Manevi iklim sadece dinin geldiği toprak yada zamana ait değil evrenseldir.
144 syf.
·Beğendi·8/10
Son zamanlarda sayıları az olsada kimi yazarlarımız gür bir ses ile kendi gök kubbemiz altında değiliz, biz aslında bizde değiliz demeye başladılar. Kendi topraklarımızda kendi medeniyetimizin arayışındayız... Medeniyetimize de ulaşabilmek için atılacak ilk adımında kendimiz olduğunun farkına varılmasının derdindeler. Serdar abi gönlünü yazıya akıtıvermiş, anlayana bilene...
“Kimse giremez yazıp astım kalbimin kapısına. O gül yüzlü girip oturdu başköşeye. Güldü; ben okuma bilmem, dedi.”
"Bir yasağı çiğneyeceğim belki fakat o koltuğa oturduğumda binlerce müslümana faydam dokunacak."
Güzele ulaşmak için çirkin yolları mübah görmenin, doğruya hizmet diye eğri yollara sapmanın nihayetinde nasıl bir fecaate sebep olduğunu görebilmek için çok zeki olmaya da çok eskiye gitmeye de gerek yok.
Serdar Tuncer
Sayfa 125 - Profil Kitap Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hiçbir Zaman Hiçbir Şey
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057525451
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil kitap
Yanlış bir şeyler var. Bu yanlışa yokmuş gibi yapmaya devam edersek yanlışın bir parçası olacağız. Doğruyu söylemeden, doğruca eylemeden sadece yanlış var diye bağırırsak vicdanımızı sahte bir teselliyle avutacağız. “Birileri artık bu yanlışları düzeltmeli” deyip kenara çekilirsek yükü omuzlamanın külfetinden eleştirmenin kolaycılığına kaçmış olacağız. “Kendimi düzeltirsem yeryüzü hiç olmazsa bir yanlıştan kurtulacak” şuuru içinde ‘emrolunduğumuz gibi’ dosdoğru olmak derdiyle yaşayabilirsek, işte o zaman gerçekten bir şey yapmış olacağız.

“İnsan olamadıktan sonra ne olsam ne olur” ve “insan olduktan sonra ne olmasam ne olur” idraki içinde duvarları yıkmak için aşkla yola revân olan divanelere duvarın şeş cihetinden Bizim Yunusça selam olsun.

“Cümleler doğrudur sen doğru isen
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen”

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • Selda Yavuz
  • Aişe Varol
  • Seher
  • Cezzar Ceyhunoğlu
  • Merve Seyfi
  • Said Eren KARPUZCU
  • Büşra
  • Şerife Özdemir
  • Rumeysa Zeynep Syr
  • Aras hüseyin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (7)
9
%17.6 (3)
8
%23.5 (4)
7
%17.6 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları