Hiçbirimiz Masum DeğilizErdem Yörük

·
Okunma
·
Beğeni
·
253
Gösterim
Adı:
Hiçbirimiz Masum Değiliz
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054685806
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Bir seçim yaptığımızda ruhumuzda özgür irade olarak adlandırılan bir his duyarız. Bu hissin etkisinden dolayı, yaptığımız hareketlerin gerçek failinin kendimiz olduğunu zannederiz.

Oysa insan bilinci her şey olup bittikten yarım saniye sonra ne yaptığının farkına varabiliyor. Aslında biz şimdiyi yaşadığımızı sanırken hakkımızdaki karar verildikten yarım saniye sonrasını, yani geçmişi yaşıyoruz.

"Sıcak bir mayıs akşamı karımı o taş sunağın üstünde buldum Veli Amca. Çırılçıplaktı, içeriye sızan dolunayın hayaletimsi ışığı, çıplak vücudunda zafer dansı yapıyordu. İçeri girdiğimde sanki kilisenin içindeki gölgeler bana kahkahalarla gülüyordu. Karım taş sunağın üzerinde elleri ve ayakları bağlanmış hâldeydi. Titreyerek yanına vardım, yalvararak yanına vardım, ne olur bu bir kâbus olsun ve oradan şimdi kalksın gidelim diye beyhude yalvarışlarla yanına vardım. Gözleri açıktı, boğazı da bir mutfak bıçağı ile bir kulaktan diğerine kadar kesilmişti. Boğazı artık güldürmekten usanmış bir palyaçonun kurumuş ağzı gibi cansız ve hissizdi. Yerde bir kan gölü vardı. Gölgelerin kahkahası hâlâ kulaklarımda uğulduyordu:

"Geç kaldın Yılmaz hahaha, geç kaldın Yılmaz haha..."
Yeni bir yazar olmasına rağmen dili sade anlaşılır bir kitap zorlanmadan okumuştum diğer kitaplarını aldım fakat fırsat olmadı başlamak için.
Denk geldiğinizde, klasiklerden sikildiginizda okuyun derim.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hiçbirimiz Masum Değiliz
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054685806
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sokak Kitapları Yayınları
Bir seçim yaptığımızda ruhumuzda özgür irade olarak adlandırılan bir his duyarız. Bu hissin etkisinden dolayı, yaptığımız hareketlerin gerçek failinin kendimiz olduğunu zannederiz.

Oysa insan bilinci her şey olup bittikten yarım saniye sonra ne yaptığının farkına varabiliyor. Aslında biz şimdiyi yaşadığımızı sanırken hakkımızdaki karar verildikten yarım saniye sonrasını, yani geçmişi yaşıyoruz.

"Sıcak bir mayıs akşamı karımı o taş sunağın üstünde buldum Veli Amca. Çırılçıplaktı, içeriye sızan dolunayın hayaletimsi ışığı, çıplak vücudunda zafer dansı yapıyordu. İçeri girdiğimde sanki kilisenin içindeki gölgeler bana kahkahalarla gülüyordu. Karım taş sunağın üzerinde elleri ve ayakları bağlanmış hâldeydi. Titreyerek yanına vardım, yalvararak yanına vardım, ne olur bu bir kâbus olsun ve oradan şimdi kalksın gidelim diye beyhude yalvarışlarla yanına vardım. Gözleri açıktı, boğazı da bir mutfak bıçağı ile bir kulaktan diğerine kadar kesilmişti. Boğazı artık güldürmekten usanmış bir palyaçonun kurumuş ağzı gibi cansız ve hissizdi. Yerde bir kan gölü vardı. Gölgelerin kahkahası hâlâ kulaklarımda uğulduyordu:

"Geç kaldın Yılmaz hahaha, geç kaldın Yılmaz haha..."

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hüseyin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0