Hıdır Kişisel GelişiyorAhmet Şerif İzgören

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.452
Gösterim
Adı:
Hıdır Kişisel Gelişiyor
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
169
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756093191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Dünyada İlk Kez Kitap İade Garantisi
Ahmet Şerin İzgören'in kitaplarından herhangi birini okudunuz ve beğenmediyseniz, iade edebilir ve ödediğiniz ücreti yayınevimizden geri alabilirsiniz

Zamanında okusam bugün Irak'a, Afganistan'a girmemiştik. Hayat felsefem değişti.
George W. Bush

Kitabın yankısı buraya kadar geldi. Hayat felsefemiz değişti.
Aristo (Bir grup felsefeci adına; Socrates, Demiclotes vs.)

Nice kitap okudum, Nice hikâye dinledim, Nice yer dolaştım. Hiçbir şey hayat felsefemi bu denli değştirmedi. Nice insanınokumasını diliyorum.
Nietzsche

Zekeriyaköy'deki 30 villamın aidatını, içinde oturmuyorum diye ödemiyordum. Okur okumaz ödemeye başladım. bu arada hayat felsefem değişti.
Eski Bi Başbakan

Biz Amerikalılar dünyada öyle bir pazarlama ağı kurduk ki burada osursak ülkenizde gök gürültüsü oluyor. Her şeyimize hayransınız. Oysa bu kitap içerik, bilgi açısından müthiş, bizim osuruklarımızdan da öte. Yazdıklarımı gözden deçireceğim. En iyi 7 arabamı en kısa zamanda modifiye ettireceğim. hayat felsefem değişti.
Stephan Covey

Şef, bizi kitaba gene malzeme yapmışsın. Yalnız modifiye olayını tuttum. Güzel gözlerinden öperim Hayat felsefem değişti.
Sabah uyandım. Ayılana kadar kahvaltı öncesi hafif bir şeyler okuyayım gözüm açılsın dedim. İsmi ilginç geldi. Sabah sabah mizah kitabı okunmaz ki anacım sen ne yapıyorsun dedim kendi kendime.

Madem kitabı açtım bir kaç sayfa okuyayım da arkamdan ağlamasın dedim. Hıdır abimiz memurmuş. Çeşitli sebepler yüzünden hak ettiği göreve gelemiyormuş. Bütün düşüncesi orijinal şahin arabası ve şef olmak. Şef olacak mı Arabanın orijinalliği bozulacak mı diye beklerken birde ne göreyim kitap bitti.

Ayılmak mı, bomba gibi oldum bomba. Getirin 13000 küsur sayfalık Artamene ou le Grand Cyrus romanını akşama bitireceğim.





Kitaptan hoşuma giden bir Anektod yazmak istedim.

Adamın biri süpermarkette yarım elma almak istiyor. Tezgahtarla kapışıyorlar, tezgahtar müdürün yanına gidiyor,
“İçeride bir hayvan var. Bu elmanın yarısını almak istiyor” diyor. Bakıyor müdür sessiz; arkasını dönüyor. Bu müşteri arkasında. Adamı görünce
“Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor” diyor.
Neyse adama veriyorlar elmanın yarısını, adam gidiyor.
Müdür diyor ki “Amma akıllı adammışsın sen. Nerelisin bakayım?”
O da “Brezilyalıyım abi” diyo.
Müdür “Yav ne işin var Türkiye’de, yaşasaydın ya Brezilya’da” deyince, bizimkisi
“Müdürüm, Brezilya’da ya futbolcu olursun ya da hayat kadını. Başka da bir şey olamazsın” diyo.
Müdür “Yalnız benim karım da Brezilyalı” deyince bir sessizlik hüküm sürüyor; bizimki soruyor:
“Abi, yenge hangi takımda oynuyor?”
UYARI! :)
Öncelikle kitabı okuyacak olanlar, hangi mekanda okuyacaklarını iyi seçsinler, çünkü ben otobüste okuduğum için insanları rahatsız etmemek adına gülmemeye çalışırken kendimi çok zorladım. :)
Ahmet Şerif İzgören'in okuduğum ilk kitabı "Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır" kitabıydı. Türkçe öğretmenimizin zorla tüm sınıfa aldırdığı bu kitap ile hem Ahmet Şerif İzgören'i tanımış oldum, hem de kitap okumayı sevmeye başladım. Tabi açıkcası o zamanlar kitabı alma sebeplerimden en önemlisi,sınıfta ki çoğu kişi gibi korkuydu. Türkçe öğretmenimiz çok naif bir insan olsa da sinirlendiği zaman anlatılmaz,yaşanır hani asla fiziksel bir şiddet uygulamaz.Ben görmedim en azından, ama Sokrates misali sorularla da yerin dibine geçirir insanı :) Neyse ki hiçbir zaman gazabına uğramadım. Bu yönünü bildiğimiz içinde 64 kişilik sınıfta herkes aldı o kitabı.Hala da görüştüğümüz de kitap okumayı sevdirme konusunda bana çok büyük bir katkısı olduğu için teşekkür ederim kendisine.
Bu arada birkaç kez öğretmenlerinin verdiği kitabı okumayıp internetlerde özet arayanları gördüm,böyle yapanlar olur da görürseniz bu yazdıklarımı yapmayın böyle şeyler. Hani o an için öğretmeninizi kandırdığınızı düşünseniz bile sadece kendinizi kandırmış oluyorsunuz. Kısacası kitapta da belirttiği gibi "Not için değil kültür için okuyun." :)) (Kamu Spotu gibi oldu ama neyse)
Kitaba gelecek olursakta aslında Kişisel gelişim kitaplarını çok sade, güzel, eğlenceli bir dille eleştiriyor. Yine her zaman ki gibi Ahmet Şerif İzgören'in samimiyetini çokça hissediyorsunuz :)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.118 Oy)17.507 beğeni39.547 okunma2.120 alıntı165.599 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.015 Oy)12.489 beğeni31.790 okunma2.795 alıntı132.726 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.238 Oy)8.157 beğeni24.014 okunma1.934 alıntı102.649 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.157 Oy)10.821 beğeni26.581 okunma1.390 alıntı139.874 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.981 Oy)8.372 beğeni23.261 okunma1.150 alıntı113.074 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.484 Oy)8.432 beğeni22.878 okunma1.454 alıntı105.809 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.871 Oy)8.155 beğeni26.053 okunma628 alıntı126.887 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.718 Oy)5.421 beğeni17.502 okunma800 alıntı91.245 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.259 Oy)5.366 beğeni18.167 okunma689 alıntı92.409 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (5.863 Oy)6.556 beğeni18.908 okunma580 alıntı106.975 gösterim
Kitabın bazı bölümlerinde gülme krizine girdiği mi belirtmek isterim. Hıdır kimdir, kişisel gelişiyor mu,gelişmiyor mu,biz kimiz neyiz,aslında kişisel gelişmek diye bir şey var mı? Okurken çok düşünüyor ve karar veriyorsunuz ki aslında kişisel gelişim diye bir şey Yok.
Herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Kitabı okurken o kadar çok güldüm ki çevremdekiler bana garip garip baktılar. Her yönden dolu dolu bir kitap. Kişisel gelişelim derken kaybettiğimiz değerlerimizi gösteriyor.
Kesinlikle film olmalı eminim izleyici kitlesi harika olurdu.
Okuyun ve okutun diyebileceğim bir kitap.
Ahmet Şerif izgörende bana her zaman samimi gelen bir dil vardır gerek kitaplarında gerek seminerlerinde. Bu kitabında da kişisel gelişim adıyla ülkemizin nasıl değiştiğini insanımızın nasıl batılılaşmaya başladığını eleştirisel bir dille anlatmış yazarımız. Çeşit çeşit kişisel gelişim kitaplarından örnekler vererek bir çoğunun aslında birbirinin kopyası olduğunu ve aslında o kitapları yazan yazarları incelediğimizde aslında kitapta anlattıkları hayatı kendileri yaşayamazken bizlere nasıl yaşatacağını eleştirmiş özellikle Robin Sharma (ferrasini satan bilge kitabının yazarı) hakkında söylediklerine hak vermemek elde değil. Kitabın bir yerinde de dediği gibi : " Hiçbir şey üretemiyorsan, al hanımı, çocuğu git Çocuk Esirgeme Yuvalarına, bir şeyler anlat onlara, kitap oku. Senin benim gibi adamlar, saat markası, 100 metre kare daha büyük ev, yeni arabayla mutlu olmazlar. Senin için en büyük kişisel gelişim orada yanağına konacak bir öpücük. Ürettiğinin sonucunu bir hayır duasıyla orada alırsın. Öteki koşturmacanın sonu yok be Hıdırım."
Son olarak kişisel gelişimden çok toplumsal gelişmeyi anlatan ülkemizin aslının kişisellik özentisi batıdan aldığını aslında bizim birbirimize kenetlenerek bugünlere geldiğimizi ve bundan sonra ülke olarak kalkınmak istiyorsak yine birbirimize kenetlenmemiz gerektiğini anlatmış Ahmet Şerif izgören mutlaka okunması gereken kitaplardan bence
Elma Yayınevi, 169 sayfa, 6. baskı, Mart 2006
Kişisel gelişim kitaplarını yeren bir anlayışa sahip kişisel gelişim kitabı. Eser yer yer güldürdü yer yer de düşündürücü. Sade ve akıcı dille yazılmış, diğer kültürlerle kendi kültürümüz arasındaki farkı Hıdır isimli karakter ile vermeye çalışmış yazar. Kitapta en dikkatimi çeken şey, yazarın dili etkili kullanması oldu. Normalde bayramda ara ara okurum diye başlamıştım fakat nasıl olduysa bayramdan bir gün önce başladığım kitap aynı gün içinde bitti.
Ahmet Şerif İzgören'in daha önce iki kitabını okumuştum. Hatta 'Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı'yı tekrar tekrar bitirdiğimi hatırlıyorum. Yazarken kullandığı samimi üslup her zaman hoşuma gitmiştir. Bu kitapta da aynı şekilde oldu. Kitapta çalıştığı yerde ve hayatta yıllardır aynı yerde olan Hıdır'ın şef olmayı kafaya takmasıyla yabancı kişisel gelişim kitaplarına sarması ve orda anlatılanları kendi hayatına ve günlük yaşamına uygulamaya çalışırken yer yer düştüğü komik durumlar anlatılmış. Aslında o kitaplarda yazan şeylerin bizim kültürümüzü yansıtmadığı ve o kitapları yazan kişilerin de kendi kitaplarında anlattıkları kişilerle pek alakasının olmaması hikaye içinde iğneleyeci ve komik bi tarzda eleştirilmiş. Ahmet Şerif İzgören'in 'Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı' için "Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin. Etrafa da gram katkınız olsun." sözü yıllardır aklımdadır. 'Hıdır Kişisel Gelişiyor'da da yine aynı mesaj verilmeye çalışılmış. Ve sanırım yıllardır okumayı ertelediğim ve bu kitapta da bol bol gönderme yapılan Ferrarisi'ni Satan Bilge'yi en kısa sürede meraktan okuyacağım:)
Kitaptaki Hıdır tiplemesinde nedense kendimi gördüm. Aynı kafadanız kişisel kitaplar okuması dışında. İnsanın bir yerlerde tanıdıkları olmayınca veya olsa da kullanmak istemezse kendini ne kadar geliştirirse geliştirsin görevde kolay yükselemiyor. Bir de kitap kişisel kitaplarıyla dalga geçmiş :)
güzel ve eğlenceli bir kitaptı.Memur bir adamın kişisel gelişimini anlatan bir kitap.
Aslında birçok kitaptaki önerileri her sıkıştığında kullanmaya çalışan fakat nedense sonucunda eline yüzüne bulaştırıp gülmemize neden oluyordu. Sıkılmadan okuduğum kitaptan biri oldu.Kitapta beğenmediğim şey her konu başındaki alıntılar boşa zaman kaybettirmiş gibi geldi.Kitabın en sonunda yaptığı kitap önerileri ise elime bir hazine geçmiş gibi beni mutlu etti.
Fıkra tadında bir kişisel gelişim kitabı. Diğer kişisel kitapları da yerin dibine sokmuş. Nasreddin Hoca herhalde bu kitabı çok severdi. Eğlendirirken düşündürüyor diye... Önyargınız yoksa keyifle okuyabilirsiniz.
Bin kitapta okuduğum bir inceleme sonucu kitabı listeme almıştım. İyiki de almışım. Kişisel gelişim kitaplarının ve yazarlarının durumunu gözler önüne seriyor. Benim inandığım şey şu "elimdekinin kıymetini anlayamadan daha fazlasına sahip olamam ve daha fazlasına sahip olmak için gözümü onlara çevirirsem elimdekinin kıymetini anlayamam"

Diğerleri ne yapar, neler yapmış , neler yapacaklar bilemem. Önemli olan benim ne yaptığım ne yapacağımdır. " Aynı şeyleri düşündüğümüz insanlarla bile farklı şeyleri düşünürken tek bir kalıba girmeye çalışmak size de mantıksız gelmiyor mu ?" "Yükselmek için birilerini ayaklarınız altına almak size de aşağılık gelmiyor mu?" Diğerlerini boş verin, kendinize gelin!

Kitabın sonralarına doğru tamamını işaretlediğim iki pasajı da buraya bırakmak istiyorum. Kitabı da okumanızı çokça tavsiye ederim.

Keyifli okumalar. :)


I

Geçen gazetede haber vardı: Anası, babası bir çocuğu Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakıp gitmiş. Çocuk zatürre oluyor, hastaneye götürüyorlar. Benim bir tanıdığım zatürree oldu, 15 gün hastanede yattı. Bu çocuk kimsesiz ya, veriyorlar bir serum, gönderiyorlar geri, çocuk dönüşte ölüyor. Cenaze namazı vardı, fotoğraf çekilir diye oraya gelmiş altı devlet görevlisi. Çocuğu küçük bez bir kefene sarmışlar, mezarlığın duvarının üstüne koymuşlar, cenaze namazı kılıyorlar. Saatlerce ağladım. Şimdi ağladığıma bakma. Bu çocuk zengin olsaydı, ölmeyecekti. Ölse, gömülmesi böyle olmayacaktı. Hıdır ağlama; ama şunu bil: Ülke ihtiyaç içinde! Hiçbir şey üretemiyorsan, al hanımı, çocuğu git Çocuk Esirgeme Yuvalarına, bir şeyler anlat onlara, kitap oku. Senin benim gibi adamlar, saat markası, 100 metre kare daha büyük ev, yeni arabayla mutlu olmazlar. Senin için en büyük kişisel gelişim orada yanağına konacak bir öpücük.

II

Zirvede genç bir yönetici üç günlüğüne tropik bir adaya gider. Sahilde tek başına alır “laptop”u hesap-kitap derken bir adam gelir sahile, onun yaşlarında. Bir de kova. On dakikada koca koca balıklar yakalar, kovayı doldurur ve gider. Ertesi gün aynı sahne... Üçüncü gün zıpır yönetici (Porsche veya Ferrari’sini adaya getirememiştir) gider adamın yanına.
– Niye on dakikada bırakıyorsun?
– Yetiyor bana.
– 8 saat tutsan yüzlerce kat daha fazlasını yakalar mısın?
– Evet.
– Kilosu şu kadardan, şu kadar eder. Bu parayla altı ayda üç balıkçı teknesi alırsın, yanında dokuz kişi çalışır. O tekneler sana, bak hesaba, beş yılda şu kadar kazandırır.
– Sonra?
– On yılın sonunda 100 teknen olur, paraya para demezsin.
– Sonra?
– Balık çiftlikleri kurar, ihracat yaparsın.
– Sonra?
– 50 yaşında trilyoner olursun.
– Sonra?
– Yerleşirsin deniz kıyısına, keyif yaparsın.
– Ağabey, ben şimdi zaten onu yapıyorum.
– ...
Ahmet Şerif İzgören'in tüm kitaplarını okumaya çalışırım. Bu kitabı da okuduğum diğer kitapları kadar çok iyiydi. kişisel gelişim kitaplarına her zaman sinir olmuşumdur. aynı hayatları yaşamıyorsak sizin kitaplarınızda yazdığınız veya yapılmasını istediğiniz şeyleri yapsak da faydası olmaz, şartlarımızı eşit değil bir kere. Hıdır kişisel gelişiyor da tam olarak bundan bahsediyor, bazı yerlerinde ağladığım bazı yerlerinde güldüğüm bir kitap oldu.
"Bak Hıdır. Fark ettin mi, İkiz Kulelere saldırdıklarında, bizim başkan Bush “Bu Amerikan yaşam biçimine bir saldırıdır” dedi. Çok ilginç bir cümle değil mi? Ülkeme, yurduma, insanıma demiyor. Amerikan yaşam biçimine diyor.

Gelecekteki sistemi neyin üzerine kuracakları belli. Bu ülke her üç dakikada bir, bir kadına tecavüz edilen bir ülke. Her dört saniyede bir suç işleniyor. Geceleri kimse sokağa çıkamıyor. Zencilerin nasıl aşağılandığını görsen inanamazsın; ama dünyaya “yaşam biçimi” satıyorlar.

İkiz Kulelerde 2.000 kişi öldü. Bunların Afganistan ve Irak’a saldırılarında 600.000-700.000 sivilin öldüğü söyleniyor... Çünkü yaşam biçimini benimsetemedikleri adamı yönetemeyeceklerini fark ettiler.
Bakıyorsun Halil Cibran’ın Haberci’sini almış, Ermiş’ini okumuş, iki örnekle süslemiş, aynısını millete yutturuyor. Bir de kolaj çok yapıyorlar. Bir ara bir Türk yazarla yazıştım. Komik bir şey anlattı. Kitaplarında özellikle üç tane zararsız hatalı bilgi koyuyor, ondan sonra çıkan kitaplara bakıyor aynı hatalar onlarda da var. Kaynakçada kitabının adı yok. Üç tanesini söyledi, harbiden çok ilginç! En büyük eğlencesi bu. Şimdi ben de onunla beraber keyfini sürüyorum. Her kitabında bana üç hatalı bilgiyi yolluyor. Ben de sazanları onunla paylaşıyorum.
Her şey, her zaman göründüğü gibi değildir. Bazen, işler istediğimiz gibi sonuçlanmadığında, aslında bizim başımıza gelen tam da budur işte.
“Kendi kendinizin amigosu olun. Zor bir iş bitirdiğinizde heyecanlanın, zıplayın, şarkı söyleyin. Kendinizi aptal gibi hissetseniz bile kesinlikle yorgun, bıkkın ve stres altında hissetmezsiniz.”
... evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır. Ama hayat biraz da şanstır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hıdır Kişisel Gelişiyor
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
169
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756093191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Dünyada İlk Kez Kitap İade Garantisi
Ahmet Şerin İzgören'in kitaplarından herhangi birini okudunuz ve beğenmediyseniz, iade edebilir ve ödediğiniz ücreti yayınevimizden geri alabilirsiniz

Zamanında okusam bugün Irak'a, Afganistan'a girmemiştik. Hayat felsefem değişti.
George W. Bush

Kitabın yankısı buraya kadar geldi. Hayat felsefemiz değişti.
Aristo (Bir grup felsefeci adına; Socrates, Demiclotes vs.)

Nice kitap okudum, Nice hikâye dinledim, Nice yer dolaştım. Hiçbir şey hayat felsefemi bu denli değştirmedi. Nice insanınokumasını diliyorum.
Nietzsche

Zekeriyaköy'deki 30 villamın aidatını, içinde oturmuyorum diye ödemiyordum. Okur okumaz ödemeye başladım. bu arada hayat felsefem değişti.
Eski Bi Başbakan

Biz Amerikalılar dünyada öyle bir pazarlama ağı kurduk ki burada osursak ülkenizde gök gürültüsü oluyor. Her şeyimize hayransınız. Oysa bu kitap içerik, bilgi açısından müthiş, bizim osuruklarımızdan da öte. Yazdıklarımı gözden deçireceğim. En iyi 7 arabamı en kısa zamanda modifiye ettireceğim. hayat felsefem değişti.
Stephan Covey

Şef, bizi kitaba gene malzeme yapmışsın. Yalnız modifiye olayını tuttum. Güzel gözlerinden öperim Hayat felsefem değişti.

Kitabı okuyanlar 386 okur

  • Zafer
  • Sibel
  • Berkay Şık
  • Cebrail Gözen
  • Canan Gül
  • Ulaş Çimen
  • Saadet Altıntaş
  • sema
  • Nazlıcan Güney
  • Büşra ORHAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%27.8
35-44 Yaş
%24.6
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.2
Erkek
%42.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.9 (27)
9
%15.9 (18)
8
%21.2 (24)
7
%18.6 (21)
6
%8 (9)
5
%5.3 (6)
4
%2.7 (3)
3
%2.7 (3)
2
%0
1
%1.8 (2)