Hikâyecinin Kaderi

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
432 gösterim
"Hikâyenin yeri gazetede ya son sayfa, ya ondan bir evvelki imiş. Gazete sekreteri, hikâyeyi ikinci sayfaya korsa, gülerlermiş ona. 'Bu da ne biçim sekreter?..' derlermiş.

Gazeteler, hikâyeye lazım gelen önemi hiçbir zaman vermeyeceklerdir. Her zaman, hikayeci kıskanç, kendini dev aynasında görür, iki satır okumaya tenezzül etmez bir sekreterin eline düşecektir. Seni okutmamak için gazetenin has muharrirleriyle birleşip elinden geleni yapacaklardır... "

"Hikayecinin Kaderi"nden

Kitaptan 2 Alıntı

“Kestaneci Dostum” diye bir hikâye yazmıştım. Orada çocuğun mangalına tekme vuruluyordu. Ertesi gün polisten çağırdılar, kestanenin mangalına tekme vuranı sordular. Ben ne bilirim, hatırlayamadım ki. Belki bir bekçi vurmuştur, dedim.

Hikâyecinin Kaderi, Sait Faik AbasıyanıkHikâyecinin Kaderi, Sait Faik Abasıyanık