Hikayede Büyük Boşluklar Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
832
Gösterim
Adı:
Hikayede Büyük Boşluklar Var
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
179
Format:
Karton kapak
ISBN:
9788750518201
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Ancak bu benim yatağım değildi. Yumuşacık, açık renk yorganın ortasına gömülmüştüm. Tepemde bembeyaz ışıklar vardı. Gözlerim acıyla kamaştı. Bakışlarımı spotların kör edici beyazlığından kurtarıp sağıma baktım. Alışveriş yapan müşteriler... Soluma baktım. Yine alışveriş yapanlar... Büyük bir mağazanın orta yerindeydim. Teşhir amaçlı sergilenen iki kişilik yataklardan birinin üzerinde... Ürün kataloğuna sızıp karşıma çıkan ilk mobilyaya uzanıvermişim gibi. Sahipsiz, satılık bir döşekteydim.

Hakan Bıçakcı, gezinen, bir görünüp bir kaybolan insanları anlatıyor, fısıl fısıl konuşuyorlar. Küçük takıntıları, manasız paniklemeleri, yenilgileri, gelip geçenleri resmediyor.Tuhaf suçlulukları, belki de Sartre okuyan kızı, genişleyen gökyüzünü, köprü trafiğini, beyaz masa örtülerini, baş ağrısını, tesadüfleri, uğultuları, İstanbul'u, metroyu…

Hikâyede Büyük Boşluklar Var, kafa karıştırıcı, hatıra didikleyen Bıçakcı hikâyeleri… Hayaller Paris, Gerçekler Eminönü…
(Tanıtım Bülteninden)
İletişim yayınların dan çıkan Hakan Bıçakcı’nın kaleme aldığı hikaye de büyük boşluklar var eseri 179 sayfa dan ve birbirinden bağımsız konu başlıklı bir çok küçük hikaye den oluşuyor.
Genellikle yol da seyir halindeyken yazılmış hikayeler gibi, yani kişi bir bakıyorsunuz metro da, bir bakıyorsunuz taksi de, bir bakıyorsunuz uçakta, tren de, her yer de seyahat halinde. Karşılaştığı farklı yüzlerden kendine bir hayal dünyası kurup onların üzerine kurgulanmış kısa hikayeler kaleme alınmış.
Aslına bakarsanız seyir halinde okunabilecek trajı komik hikayeler de diyebiliriz. Yazarın yarattığı hayali kahramanlar bizim de gündelik yaşantımızın rutin akışı için de karşılaştığımız ve aklımız da yer tutmayan insanlar gibi.
Öyle akıl da kalıcı okuyucuyu tesiri altına alacak bir hikaye ile karşılaşmadım ben ama dediğim gibi seyir halindeyken okumak farklı hissettirebilir.
Sanırım bu durum da kitap isminin hakkını veriyor yani hakikaten hikayeler arasında devasa boşluklar var ve hiçbiri bir diğerine benzer nitelikte değil :) Biraz eğlence ve mizah katıldığı için ve hikayeler rutin hayatımız da bizim de zaman zaman karşılaştığımız ve hatta bazen işi abartıp hayallerimize taşıdığımız kahramanlarla dolu olduğundan farklı gelebilir.
Oldukça kısa ve farklı bulduğum bu eseri yolculuk esnasın da uzun seyahatleriniz de okumanızı tavsiye edebilirim, çünkü yolculuk ve kitap aynı anda biteceği için en azından seyahat süresince size iyi bir arkadaş olabilir diye düşünüyorum :)
Kaliteli bir kitap olmadığımı düşünüyorum. Okuduktan sonra kitabın bana bir şey kazandırmadığını düşünüyorum. Belki de yazarı anlamamışımdır. :(
birilerinin kafasından geçen kimi zaman gerçeklikten uzaklaşan, kimi zaman deliliğe, akıl kaybına kadar giden düşüncelerin yer bulduğu kısa kısa hikayeler. Tanımadığımız ama bir yerlerde var olan insanların rüyalarını dinlemek gibi...
Bu kitap Hakan Bıçakçı'nın okuduğum ikinci kitabı. İlki "Ben Tek Siz Hepiniz" idi. Üslubundan öte, konuların ilgi çekiciliği dikkatimi çekmişti. Öykü kitabının olmazsa olmazı sıkıcılıktan uzak hava, 2-3 sayfalık mini hikayelerden oluşmasıyla tamamen dağıtılmıştı. Bu kitap da aynı şekilde devam etmiş. Hikayede büyük boşluklar cidden var ve bu durumu daha da güzel hale getiriyor. Saçmalıklar silsilesini ilginç biçimde sunarak bazen şaşırtıyor, bazense gülümsetiyor.
Eğer gerçekçi hikayeler okumak isteyenler bulaşmasın. Ancak hayal gücü geniş olan ve öyküyü seven herkese tavsiye ederim. Tadımlık, birbirinin tekrarı gibi gözükmesine rağmen çok farklı içeriklere sahip öyküleri sanırım 2-3 gün içerisinde bitireceksiniz.
4 Bölümden oluşan kitapta 40'a yakın hikaye bulunuyor.
Aralarında en çok
-Ağlatan Ayna
-Hayvanlar gibi bir intikam masalı
-Misafir
-Sahnedeki Seyirci

ilgimi çekti.
Bu hikayelerin hepsi aslında uzatılsa roman kıvamına gelebilecek öykülerdi.
Çok minik minik hikayelerden oluşan bir kitap, hikayecikler minik ama hepsi çok ilginç ve ironi barındıran konulardan seçilmiş. Günümüz genç yazarlarından biri olarak özellikle gençlerin çok beğeneceklerini düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Artık sona yaklaşıyoruz. Sen geride kaldın gibi. Dünyada hayat olduğu zamanlarda...
Hakan Bıçakcı
Sayfa 23 - İletişim Yayınları
Ömrü boyunca ironiyle, şakayla, mizahla, hicivle hiçbir işi olmamasının kahredici huzuru vardı yüzünde.
Hakan Bıçakcı
Sayfa 55 - İletişim Yayınları
İnsan gülen birini görünce tebessümünün nedenini, kahkahasının sorumlusunu merak etmiyor ama ağlayan birini görünce gözyaşlarının kaynağını, hıçkırıklarının sebebini öğrenmek istiyor.
Hakan Bıçakcı
Sayfa 109 - İletişim Yayınları
"İnsanoğlu ne acayip... Parmakları var, tırnakları var. "Dur boyayayım ben bunları," diyor. Sonra da parmağına parlak halkalar geçiriyor."
"Yaşlanınca böyle mi oluyor? Gençken küçük görme lüksüne sahip olduğu topluma dahil olabilmek adına çırpınmaya mı başlıyor insan? Ben de mi böyle olacağım lan yaşlanırsam?
Yaşlanmak buysa genç ölmek çok daha iyi..."
"Almancada yarım kaldı zaten. Derdimi anlatacak kadar bile öğrenemedim, gerçi Türkçe ne kadar anlatabilirim derdimi bilemiyorum. Derdimi çok iyi biliyorum da, hiç iyi anlatamıyorum. Kendi kendimeyken çok güzel anlatıyorum da. Oturup biriyle konuşayım dediğimde olmuyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hikayede Büyük Boşluklar Var
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
179
Format:
Karton kapak
ISBN:
9788750518201
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Gözlerimi açtığımda yataktaydım. Ancak bu benim yatağım değildi. Yumuşacık, açık renk yorganın ortasına gömülmüştüm. Tepemde bembeyaz ışıklar vardı. Gözlerim acıyla kamaştı. Bakışlarımı spotların kör edici beyazlığından kurtarıp sağıma baktım. Alışveriş yapan müşteriler... Soluma baktım. Yine alışveriş yapanlar... Büyük bir mağazanın orta yerindeydim. Teşhir amaçlı sergilenen iki kişilik yataklardan birinin üzerinde... Ürün kataloğuna sızıp karşıma çıkan ilk mobilyaya uzanıvermişim gibi. Sahipsiz, satılık bir döşekteydim.

Hakan Bıçakcı, gezinen, bir görünüp bir kaybolan insanları anlatıyor, fısıl fısıl konuşuyorlar. Küçük takıntıları, manasız paniklemeleri, yenilgileri, gelip geçenleri resmediyor.Tuhaf suçlulukları, belki de Sartre okuyan kızı, genişleyen gökyüzünü, köprü trafiğini, beyaz masa örtülerini, baş ağrısını, tesadüfleri, uğultuları, İstanbul'u, metroyu…

Hikâyede Büyük Boşluklar Var, kafa karıştırıcı, hatıra didikleyen Bıçakcı hikâyeleri… Hayaller Paris, Gerçekler Eminönü…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Buket Özkan
  • Tuba Mert
  • Berke Pağnıklı
  • Emre Sefer
  • Kübra Çoban
  • Elif Esra
  • Mustafa YILDIRIM
  • DİLEK ŞAHİN
  • Biri
  • Damla Pek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%0
8
%25 (3)
7
%25 (3)
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%8.3 (1)
3
%16.7 (2)
2
%8.3 (1)
1
%0