Hınzır Kız

6,5/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
3 beğeni  · 
762 gösterim
Sadece ahmakların mutlu olduğunu söyleseler de, itiraf ediyorum ki kendimi mutlu hissediyordum. Günlerimi ve gecelerimi Hınzır Kız'la paylaşmak hayatımı dolduruyordu. Geçmişteki buz gibi soğuk tavırlarına kıyasla, bana karşı sevecen davranmasına rağmen, günün birinde, hiç beklenmedik bir biçimde maceralarına geri döneceği ve hoşça kal bile demeden çekip gideceği korkusuyla, beni daima huzursuz bir şekilde yaşatmayı gerçekten başarmıştı.

Sebatlı çevirmen Ricardo'nun tek kabahati gönlünü fettan mı fettan, bin bir surat Hınzır Kız'a kaptırması. İki sevgilinin imkânsız aşkının arka planındaysa 20. yüzyılın ikinci yarısında hem Peru'yu hem de dünyanın geri kalanını şekillendiren tarihî ve toplumsal dönüm noktaları. Mario Vargas Llosa'nın, "Aşka dair ilk romanım," dediği Hınzır Kız 1950'lerin Lima'sında alevlenip Paris, Londra, Tokyo ve Madrid'e uzanan, sönmez bir sevdanın öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2015
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789750725890
  • Çeviri:
    Süleyman Doğru
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinan Tütüncüler 
12 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Gençliğinizde aşık olduğunuz bir kadın, bir çok kez ve birçok farklı isimle hayatınıza girip çıksa ve her defasında sizin hayallerinizi yıkıp geçse, ona ne kadar tahammül edebilirdiniz? Veya bir erkek bir kadın karşısında ne kadar aciz olabilir ve kendisini ona mahkûm edebilir?

Can Yayınları’nın, Mario Vargas Llosa’nın “Hınzır Kız” romanının arka kapak sayfasına eklediği nota göre, Llosa bu romanının “aşka dair ilk romanı” olduğunu söylemiş. Oysa bu kitap, Llosa’nın son romanlarından birisi sayılır. Hem de Nobel edebiyat ödülü almasından 4 yıl önce yayınlanmış bir eser. Büyük olasılıkla Llosa, aşkı bu kadar derinden ve ana tema olarak işlediği başka bir eseri olmadığını dile getirmek istemiştir. Aksi takdirde, bu romanından önce yayınladığı 15 öykü ve romanının aşka dair olmaması oldukça ilginç olurdu.

“Hınzır Kız”ın bir aşk kitabı olduğu doğru ama arka planını beli doğrulmayan Latin Amerika siyaseti ile ona tezat bir görüntü veren batı Avrupa toplum düzeni oluşturuyor. Peru’da doğan ve hayali Paris’te yaşamak olan bir gencin, bu hayalini yakalamasına karşın, bir süre sonra ne Avrupa’da Avrupalı, ne de Peru’da Perulu olamadığı bir araf hayatını gözlüyoruz. Roman, Fransa’da, hem de Unesco’da, sözleşmeli çevirmen ve simültane çevirmen olarak çalışan Perulu bir göçmenin, 1960’ların başlarından, 1980’lerin ortasına kadar Avrupa’da geçen hikayesine yoğunlaşan bir eser.

“Hınzır Kız” sıradan bir aşk hikayesi değil. Çarpık, çarpıcı ve belki de itici bir aşk hikayesi. Zaman zaman pornografik ögelere kadar giren, sadakatsizliği ve bir sadistle bir mazoşistin ilişkisini ele alan bir roman. Ama daha da ilginç olan mazoşistin erkek karakter, sadistin ise kadın karakter olması.

Llosa oldukça akıcı bir dili, ilginç ve dikkat çekici yan konularla ve güçlü arka planlarla besleyerek etkileyici bir roman oluşturmayı başarmış. 1960’ların entelektüel Paris’i, 1970’lerde beat kuşağının öncü gençlerinin merkez edindiği Londra ve 1980’lerde kozmopolitliğin merkezine dönüşen Madrid oldukça iyi işlenmiş. Llosa bizi, bu şehirlerde, dönemin renklerine bulayarak sokak sokak gezdiriyor. Japonya’da geçen macerada ise, sahne önünde muhafazakâr ve tutucu bir toplum olan Japonların, perde arkasında fantezilere bulandığını görüyoruz.

Ama romanda, peşimizi bırakmayan esas coğrafya Latin Amerika ve özel olarak Peru. Hikayenin, Paris döneminden itibaren, Küba devriminin tüm Latin Amerika’ya olduğu gibi Peru’ya da etkilerini, gerilla mücadelesinin bir moda gibi bu ülkeye de sıçradığını görüyoruz. Ama Peru’da başlayan gerilla mücadelesinin bir dönem sonra ülkede darbeye gerekçe olduğunu ve ülkenin bir şiddet sarmalına girdiğini gözlemliyoruz. Uzun süren darbe döneminden sonra ise, bu kez otoriter sivil yönetimlerin, ülkeyi çıkmaz sokaklara sürüklediğine tanıklık ediyoruz.

Bu kadar geniş çerçeveli bir arka planın önünde ise, yoksulluktan kurtulmayı, zengin ama çok zengin olmayı kendisine hedef edinmiş ve bu hedefe ulaşmak için her türlü engeli, her türlü yöntemle aşmaktan çekinmeyen bir kadını izliyoruz. Zenginleşmek adına zaman zaman ortadan kaybolup, sahneden çekilse de, kendine aşık ettiği erkeğin üzerindeki gölgesiyle her okuduğumuz satırda karşımıza çıkıyor. Esas ilginç olan ise, bu kadar baskın bir kadın karakter karşısında, bir erkek karakterin acizliği ve kadının her geri dönüşünde kendisini ona teslim etmesi.

Roman esas olarak iki ana karakter üzerine oturmasına karşın, eseri esas zenginleştiren yan karakterlerin son derece zengin ve derin olması. Örneğin, baş karakter Ricardo Somocurcio’nun, Paris’teki evinde, bir dönem komşusu olan Belçikalı, fizikçi, Yahudi Simon ile Venezuelalı, çocuk doktoru eşi Elana ve çocuk edindikleri Vietnamlı ve konuşma özürlü Yilal o kadar çarpıcı ve etkili karakterler ki, Ricardo ve kaçkın sevgilisinin onlarla kurdukları ilişki ve evlatlığın yeniden konuşmaya başlama hikâyesi bile başlı başına bir roman konusu olabilir.

Kitabın Türkçe edisyonunun ismi “Hınzır Kız” iken, İngilizce basımlarında kullanılan isim “Bad Girl”. Kitabın ismi konusunda oldukça ince ve zeki bir çeviri yapılmış. Çevrinin genel olarak akıcı olduğunu düşünsem de, bazı noktalarda Fransızca ve İngilizce kelimelerin, çevirilerinin değil, orijinalinin kullanılmış olması bana ilginç geldi.

Dünyanın, 20. yüzyılın 2. yarısındaki önemli dönüm noktalarını, bir Unesco çevirmeni ve onun kaçık ve kaçkın aşkı ile takip etmek isteyenler için, “Hınzır Kız” keyifli ve özel bir rehber olabilir. Ama belki de esas özel olan tüm bu rehberliği ve serüveni Latin Edebiyatı ile takip etmek. En azından benim için öyle oldu.

Müzeyem 
09 Eki 2015 · Kitabı okudu · 22 günde · 5/10 puan

"Aynı müzikal cümleyi giderek daha deforme bir şekilde sürekli tekrarlayan bir plağı dinliyormuşum izlenimine kapıldım.", demiş Llosa kitabında.
Yarısına gelene kadar bende tam buna benzer bir hisle okudum bu romanı. Uzun bölümler ve paragraflar, kendinizi içinde kaybettiğiniz ve anlamak için tekrar okumak zorunda kaldığınız uzun, yer yer karmaşık cümleler de cabası. Bunlar okuru düşünmeye iten türden cümleler de değildi. Bu yüzden ister istemez kitabı okurken çok keyif alamıyorusunuz.
Hayatı tekerrürlerden ibaret olan ve asla uslanamayan bir Uslu çocuğun hikayesi bu. Aşkını bir hastalık derecesinde yaşayan ve çektiği onca acı ve uğradığı onca ihanete karşın içindeki ateşi söndüremeyen bir adam. Zayıf iradeli, saftirik, duygusal ve bir o kadar da mazoşist bir kahraman.
Yazarın aşka dair ilk romanıymış bu. Açıkçası ben daha farklı bir şey bekliyordum, belki de isminden aldandım, daha eğlenceli ve pozitif bir hikaye bulacağımı sandım. Oysa yazar aşkın bir insanın hayatını ne denli etkileyebileceğini onun uğruna çekilen acılarla anlatmaya çalışmış okurlarına.
Nobel edebiyat ödülüne layık görülmüş bir yazarın kitabını okuyabildiğim için mutluyum tabii ki. Ama yukarıda da belirttiğim nedenlerden ötürü keyifle okuyamadım. Bir çırpıda bitirilebilecek bir roman da değil, daha çok sabırlı okurların okuyabileceği türden. :)

tuba artan onat 
17 Tem 2017 · Kitabı okudu · 9 günde · 7/10 puan

Çok aşık ve aşkın kör ve aptal ettiği bir adam ve bu adamı sığınılacak liman olarak görüp ona hem eziyet eden hem de uzak kalamayan bir kadın. enterasan, öfke uyandıran ama yine de güzel bir kitaptı.

SailJazz 
 06 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 62 günde · Beğendi · 6/10 puan

Peru'dan Fransa'ya hınzır kızın ve ona derin bir tutkuyla aşık olan kahramanımızın vay canına bu kadarına da pes artık dedirten hikayesini anlatan roman. Bir çırpıda okuyuverdim.

Kitaptan 4 Alıntı

Müzeyem 
05 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Onu daima seveceğime emindim ve bu benim hem mutluluğum hem de felaketim olacaktı.

Hınzır Kız, Mario Vargas LlosaHınzır Kız, Mario Vargas Llosa
Müzeyem 
09 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Ama ben onu, sadakatin aslen ağızdan çıkanlarla değil duygularla ölçüldüğüne ikna ettim.

Hınzır Kız, Mario Vargas LlosaHınzır Kız, Mario Vargas Llosa
Müzeyem 
07 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Bir suretim gibi bana eşlik eden ve bir şeye ya da birine karşı hissetmeye başladığım her türlü coşku ve ilgiyi bir asit gibi aşındıran belli bir içsel keder, belli bir derin düş kırıklığı beni hiç terk etmedi.

Hınzır Kız, Mario Vargas LlosaHınzır Kız, Mario Vargas Llosa
Müzeyem 
07 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Varoluşu bir rutinler toplamından biraz öte bir şey yapan yanılsamalar, onun yüzünden, içimde sönüp gitmişlerdi. Bazen kendimi yaşlı hissediyordum.

Hınzır Kız, Mario Vargas LlosaHınzır Kız, Mario Vargas Llosa

Kitapla ilgili 1 Haber

SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti!
SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti! E-postalar, onlarca telefon konuşması ve bir süre sonra yapboza dönen tablo çalışmaları sonucunda (yorgun ve) gururluyuz. İşte 2015 yılının "öne çıkan" 50 romanı!