Adı:
Hıristiyanlık Tarihi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758318865
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Yaşam Yayınları
Birinci yüzyılın ilk yarısında, korkudan iyice sinmiş, işkence altında inleyen bir avuç insanın öncülüğünde ortaya çıkan Hıristiyanlık, 2000 yıl sonra bugün, dünya nüfusunun üçte birini oluşturuyor. Roma İmparatorluğu'nun ücra bir köşesinde, Filistin'de başlayan Hıristiyanlık'ın bu öyküsü, soluk kesen bir serüven üslubuyla aktarıldı bu kitabın sayfalarına. Bireylerin, inancın çevresinde gelişen akımların, insanlık tarihinin en hareketli son iki bin yılında kurulan ve dağılan imparatorlukların Hıristiyan inancıyla olan karmaşık ilişkilerini herkesin anlayabileceği yalın, yansız ve cüretkar bir dille anlatan HIRİSTİYANLIK TARİHİ, ele aldığı konuları daha iyi anlatmak için yüzlerce resim, çizelge ve harita ile bezenmiştir. Kitapta yer alan biyografiler, çeşitli dönemlerde ortaya çıkan akımlar, tarihin akışını değiştiren büyük olaylar, on ülkeden 60'ı aşkın uzman tarafından kaleme alındı. Dikkatli okuyucunun değer verdiği nesnellik, dürüstlük ve yansızlık bu uzmanların ortak yönüdür.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Constantinus’un, hayatının sonlarına doğru Kilise tarihçisi Sezariyeli Eusebios’a, nasıl iman ettiğiyle ilgili açıklamaları iyi bilinmektedir. Maxentius’un sihir yapmaktaki ustalığıyla ilgili bilgi alan Constantinus, endişeye kapılır; yardım için En Büyük Tanrıya dua eder. Yanıt, öğleden vakti gökyüzünde güneşin üzerinde, ‘bununla zafer kazanan’ şeklinde bir haç işareti olur. O gece rüyada İsa Mesih ona görünür ve ‘düşmanlarıyla arasındaki her türlü ilişkide bir güvenlik önlemi olarak’ Khi-Rho işaretini kullanmasını emreder -Mesih’in adının ilk harfleri.
Hun imparatoru Attila’nın en ünlü barbar krallardan biri olduğu söylenebilir. Ancak Hunlar, Vizigotlar, Vandallar ve bazı diğer barbar boylar kadar kalıcı etki bırakmamıştır. 452’de Attila İtalya’yı işgal etti. Ancak geleneklere göre Papa I. Leo’nun önderliğindeki bir Roma delegasyonu tarafından geri çekilmeye ikna edildi. Ertesi yıl Attila ölünce ordusu dağıldı ve Hunlar diğer halkların arasına karıştı.
Katedral okulları sonradan üniversitelerin kurulmasını sağladı... Kuzey Avrupa’da üniversiteleri profesörlerden oluşan birlikler organize etti. İtalya’da ise birlikler öğrencilerden oluşuyordu. İlk üniversiteler papadan izin alıyordu. Daha sonra kurulanlarsa sivil yöneticiye başvuruyorlardı.

...ancak ilk üniversiteler listesinde Bolonya, Paris, Salerno, Oxford, Cambridge, Montpellier, Padua, Salamanca ve Toulouse’un olduğu kesindir. İlk üniversiteler yedi liberal sanatı öğretiyordu(...) Bunlar gramer, mantık ve retoriğin (etkili konuşma ve yazma bilmi) yanı sıra matematik, geometri, astronomi ve müziği içermekle birlikte eğitim programında felsefe ve mantık erkindi. Mezun olan öğretim üyeleri tıp, hukuk ve tanrıbilim öğretiyordu.
Temel sorun, toplumun üretken olmayan çok sayıda üyesinin çok az sayıdaki üretici emekçi tarafından doyurulmak zorunda olmasıydı.

Üçüncü yüzyıldan beri asker sagısı iki katına çıkmıştı ve üreticilerin sayısı azalırken bürokrasi büyük ölçüde yaygınlaşmıştı. Buna ek olarak imparatorluk servetinin büyük bölümünü ellerinde bulunduran senaro üyesi toprak sahipleri, imparatorun paylarına düşen vergiyi ödeme veya çalıştırdıkları tarım işçilerini askere gönderme yolundaki hükümet çabalarına karşı çıkıyorlardı.
Adem bağlanmıştı;
Bağlanmıştı köle gibi
Dört bin kış boyunca
Ve bunu çok uzun görmedi.
Hepsi bir elma yüzünden oldu
Alıp yediği bir elma yüzünden.
Vaizin Kutsal Kitap’tan,
Herkesin Kitap’tan öğrendiği gibi.

Elma yenmeseydi eğer,
Yenmeseydi elma;
RAB’bi doğuran kadın
Cennetin kraliçesi olamazdı.
Kutsanmış sayalım o anı.
İlk haçlı devletlerinden biri olan Edessa (Urfa) 1144’te Müslümanlar’ın eline geçti. Fransız ve Alman krallarının önderliğinde 1147-1149’da yapılan ikinci haçlı seferiyle geri alınamadı. Hıristiyanlar’ın Kutsal Topraklar’daki etkinliği Müslüman birliğinin dağılmasına bağlıydı. Ancak 1150’den sonra Müslüman önderler Nureddin ve Selahaddin Ortadağu ve Mısır’ı tek bir krallıkta birleştirdiler.
“Çağımız kadar mistik bir çağ olmamıştır. Ancak bu farklı bir mistisizmdir: Nihilist (hiçlik, yokluk) bir mistisizmdir, çünkü Tanrı ölmüştür. Çok eski düşünceler yeniden canlandırılıyor: Gnosisçilik (Bilgicilik), Tanrı’dan doğan ve Tanrı’ya geri dönen, gerçekle ilgili neoplatonik düşünceler ve Doğu dini. Bu öyle bir din ki hem tanrısı tanrı değil, hem de bireysel değil, evrensel. Her şey olduğu için hiç olan ve sonunda kişiselliği yok eden kurtuluşu olan bir tanrı.”
Profesör H.R. Rookmaaker, Çağdaş Sanat ve Bir Kültürün Ölümü

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hıristiyanlık Tarihi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758318865
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Yaşam Yayınları
Birinci yüzyılın ilk yarısında, korkudan iyice sinmiş, işkence altında inleyen bir avuç insanın öncülüğünde ortaya çıkan Hıristiyanlık, 2000 yıl sonra bugün, dünya nüfusunun üçte birini oluşturuyor. Roma İmparatorluğu'nun ücra bir köşesinde, Filistin'de başlayan Hıristiyanlık'ın bu öyküsü, soluk kesen bir serüven üslubuyla aktarıldı bu kitabın sayfalarına. Bireylerin, inancın çevresinde gelişen akımların, insanlık tarihinin en hareketli son iki bin yılında kurulan ve dağılan imparatorlukların Hıristiyan inancıyla olan karmaşık ilişkilerini herkesin anlayabileceği yalın, yansız ve cüretkar bir dille anlatan HIRİSTİYANLIK TARİHİ, ele aldığı konuları daha iyi anlatmak için yüzlerce resim, çizelge ve harita ile bezenmiştir. Kitapta yer alan biyografiler, çeşitli dönemlerde ortaya çıkan akımlar, tarihin akışını değiştiren büyük olaylar, on ülkeden 60'ı aşkın uzman tarafından kaleme alındı. Dikkatli okuyucunun değer verdiği nesnellik, dürüstlük ve yansızlık bu uzmanların ortak yönüdür.

Kitap istatistikleri