Hırsız ve Köpekler

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.628
Gösterim
Adı:
Hırsız ve Köpekler
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054927333
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Al-Liss wa-l-kilab اللص والكلاب
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Baskılar:
Hırsız ve Köpekler
Hırsız ve Köpekler
Hırsız ve Köpekler
اللص والكلاب
Hırsız ve Köpekler en yakınlarının ihanetine uğrayıp hapse düşmüş Said'in intikam hayalleriyle hapisten çıkışının hikâyesi. Said hem peşinde polis köpekleri olan bir suçlu hem de siyasi fikirlerinden sapanlar tarafından aldatılan bir kurbandır. Adaleti sağlamaya ve ne pahasına olursa olsun düşmanlarını yok etmeye kararlıdır.

"Cezaevi duvarlarının arkasında gösterdiğin dayanıklılık kadar güçlü bir darbe vurabilmek için bütün kurnazlığını kullanman gerekecek. Balık gibi derine dalabilmeli, şahin gibi uçabilmeli, sıçan gibi duvarlara tırmanabilmeli, demir kapıları bir mermi gibi delebilmelisin!"

Nobel Edebiyat Ödüllü Mısırlı yazar Necib Mahfuz'un 1952'de ülkesinde yaşanan devrimle ilgili hayal kırıklığını yansıttığı bu roman sembolik anlatımıyla yazarın eserleri arasında özel bir yere sahip.

"Necib Mahfuz'un eserlerinde, ülkesinin durumunu doğrudan ve açıkça anlatmak üzere kalemini kullanan edebiyatçılara özgü bir metafor duygusu var. Kitapları Mısır'a ve Mısır halkına duyduğu sevgiyle dopdolu, öte yandan son derece dürüst ve gerçekçi."
- Washington Post-
(Tanıtım Bülteninden)
120 syf.
Üç beş beylik laf edeceğim. Üniversitede bir felsefe hocam vardı. Derste benim bir fikrim var, dediğimiz vakit hep şunu söylerdi: "Kaç kitap, kaç makale, kaç tez, kaç bildiri okudunuz da fikriniz var? Fikir oluşumu için zihninizde ne birikiminiz var?" Okumayı hiç sevmeyen beni yola sokan olaylardan biri olmuştur, bu cümleler. Kitap da tez de makale de bildiri de okudum. Yine de hocamın istediği seviyede değilim, eminim buna. Ama onun affına sığınarak yine de kendimce fikrim var ve bu inceleme için fikir beyan etme isteği oluştu içimde.
Kitap idealizm yoluna sokulan bir hırsızı anlatıyor. Peki idealizm nedir? İdealizm, sözlük anlamına göre ülkü demektir. Kitap okumayı sürdürülebilir hâle sokmamız dahi idealizm sınırları içindedir. Ben idealizmi bir inanç olarak görüyorum. İnsan dünya ve ukba hayatı için inanma zorunluluğu içindedir. Ben hiçbir şeye inanmıyorum diyenin bile inanacağı "hiçbir şey" vardır. Kimi dine (İslam, Hıristiyanlık, Budizm, Şintoizm vs.) kimi bir amaca (şan, şöhret, zenginlik) kimi güzele (sanat, kültür, edebiyat) kimi dünyayı yaşanılabilir kılmaya (sosyalizm, kapitalizm...) kimi düşünceler ve yorumlar silsilesine (felsefe, sosyoloji, mantık, psikoloji)... Saydığım sayamadığım yığınla şey... İnsanı idealist yapan şey içinde bulunduğu, için dâhil olmak istediği bu inanç zorunluluğudur. Bu zorunluluk sorumluluk doğurur. Bu doğum da bazı fiiliyatları dikte ettirir. Din ibadeti, amaç çalışmayı, güzel hissetmeyi, yaşanılabilir dünya hayali bedel ödemeyi ve ödetmeyi, düşünceler okumayı, anlamayı, yorumlamayı... İnanılan şeyler insanı var olduğu hâlden alıp kendi kabında bir şekil verir. Ve insan buna nadiren "Hayır!" diyebilir. Çünkü idealizm insanı hücre duvarı gibi sarar. İdealizmin amacı dünyayı duvarlarla süslemekken (bunu her daim kötü bir şey olarak algılamak yanlış olur, zira kötülüklerden korunmak ya da yeni bir dünya inşa etmek için de duvarlar yapılabilir) idealistin amacı bu duvarlardan içeri sızabilmektir. İdealizm için, idealist olmak için rehberlere ihtiyacı vardır insanların. Bu rehberler de yine insandan başkası değildir. Kimi ilahi bir kaynaktan beslenir kimi de kendi düşsel gücünün önce zihne ya da kalbe sonra da dile yansımasıyla vücut bulur. İlahi dinler için peygamberler ve ilahi öğretiler, ilahi olmayan dinler için ilhamlar ve kurallar kitapları; düşünceler için filozoflar, güzellik için sanatçılar, yazarlar, şairler, müzisyenler ve dünyanın değişimi için önderler, liderler...
Bu kitap bir ideal bir Mısır için, idealist hâle sokulan hırsızın yaşadıkları neticesinde hapse girmesini ve hapisten çıktıktan sonra ideal bir dünya için inşa ettiği her şeyin onu o yola sokanlar tarafından tarumar oluşunu anlatıyor. Çocuğunun babasını tanımayışını, eşinin yanında çalışan biriyle izdivacını, rehberi olan zatın lüks bir evde kahramanımızı rezil rüsva ilan etmesini anlatıyor.
İdealizm iyidir. Kötü olan, bir ideal uğruna çaba gösterenler arasındaki inanılmaz derecede çürümüş kişilerin olması ve en acısı da çürümüş olan, herhangi bir ideali kalmamış ve düşüncesine ihanet edenlerin ideal düşünceyi yönetiyor oluşudur. İşte bu kitapta ideali yönetenin gafleti ve mağdur edilenin hıncı ve intikam hırsı anlatılıyor.
Dünyayı tanımak için bu kitabı okumak şarttır.
120 syf.
·2 günde
Orijinal adı "al-liss wa-l-kilab" olan, Nobel Ödüllü Necip Mahfuz romanıdır. Ortadoğu edebiyatının önemli temsilcilerinden kendisi. Ülkesinin, halkının ve yaşadığı dönemin sorunlarını eserlerinde ayna gibi yansıtan bu yüzden de eserleri zamanında yasaklanmış olan bir yazar.

Hırsız ve Köpekler ise,Necip Mahfuz'un 1952 Mısır darbesinden sonra kaleme aldığı ilk romanıdır. Devrim sonrası Mısır'daki sosyal durumu anlatmaktadır. Eski bir hırsız olan Said Mehran üzerinden bir devrin tahlili yapılmıştır. Said Mehran'ın genç iken idealizm üzerine bina edilmiş bir gelecek tasavvuru ve bunu inşa eden Mısır'ın sosyalist devrimcilerinin ilk nutuklarının haykırışları da bulunmaktadır.
Hırsızın kim-ne/ler olduğunun yoruma açık olduğu bir kitap. Dili akıcı sade. Ana kahramanın zayıf noktaları onu geleceğine götürüyor. Kitabı anlatmıs bulunmayım. Sevmenin neleri affettirebileceğini de hissettiriyor. Kitabın sonunu biraz soluk buldum diyip bitiriyorum.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
2006 yılında vefat eden Mısır’ın Nobel ödüllü hazinesi Necib Mahfuz’u daha evvelden de okumuştum. Aşk Zamanı ve Dilenci kitaplarından sonra 1988 Nobel Edebiyat Ödüllü Hırsız ve Köpekler eserini de okumak istedim. Bu eser bizlere 1952 Mısır Devrimi ya da 23 Temmuz Devrimi veya bilinen adıyla Hür Subaylar Devrimi sonrası yazarın ilk kitabı olup; devrim sonrası Mısır yaşantısının ve sosyal hayatının bir tahlilini sunuyor bizlere.
Said Mehran isminde bir ana karakter kurarak bu karakter üzerinden muazzam bir tahlil sunuyor bizlere. O ödül de boşuna verilmemiş, genel de ödüllere bakmam ama bu sefer hakkını vermek gerek. İhanet ve onun bedelini gösterecek bizlere ve siyaseti de göze sokmadan yapacak. Hadi bakalım Said, hadi Mısır’ın zenginden çalıp fakire veren Robin’i!
Şaka bir yana ben çok iyi buldum eseri. Hem dili akıcı hem de olay örgüsü dikkat çekici ilerliyor. Bir kişinin yaşadıklarından aslında masumların suçlulardan daha fazla ceza çektiğini anlatıyor bizlere ve biraz da kadercilik işleniyor kitapta. Oldukça etkileyici ve gereksiz uzatmaların olmaması da oldukça ilgi çekici.
Böylece günün 3 ve son kitabını da bitirdik. Biraz dinlenme vakti (10 dk) sonra nasipse yeni kitabımıza başlayacağız. Cümleten keyifli okumalar, iyi geceler. Esen kalın efendim..
120 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Necib Mahfuz'un okuduğum ilk kitabı oldu. Gayet güzel bir kitaptı. Dili ve anlatımdaki geçişler çok iyiydi, sevdim. Kitaptaki bölümler gayet kısa, çabuk okunabilir. Ancak kitabın sonunu pek tatmin edici bulamadım, yavan kaldığını düşünüyorum biraz.
120 syf.
Baş karakterimiz intikam ateşiyle yanan Said’in hapisten çıkışıyla başlıyor tüm olay. Said ile birlikte tüm sinirimizi, yanlış seçimlerimizin bedelini başka insanlara değil, ihanet edenlere harcamak için şehri baya bir geziyoruz. Mısır’ın tartışmalı yazarı Necib Mahfuz, hırsızlık kavramına değil de hırsızlığa, yoksulluğa hatta gaddarlığa iten nedenleri sorguluyor. İnsanların çıkarları uğruna neler yapabileceğini anlatıyor. Güzel bir kitaptı.
120 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Dış koşullar, ne kadar değişirse değişsin, benliğimizin hiç değişmeyeceğini anlatan güzel bir kitap.
Siyasetin, dinin, yasanın, insanların tavsiyelerinin ve kurallarının içimizdeki benlik karışında bazen ne kadar etkisiz kaldığını anlatmaktadır bu kitap.
Eğer mavi rengini seviyorsanız ve bütün şeyler mavi renkten vazgeçmenizi, mavi rengi sevmemenizi istiyorsa, zorunlu kılıyorsa yine de siz bu mavi renkten vazgeçmeyeceksiniz. Çünkü benliğiniz size bu izni vermeyecektir.
Tavsiyemdir, sağlıcakla.
120 syf.
·2 günde·8/10 puan
Said sadece zenginden çalan bir hırsızdır. Bu hırsızlıkta bir arkadaşıyla da işbirliği yapmaktadır. Ancak bir gün bu arkadaşı Said'i ele verir ve Said hapise girer. Kitap Said'in hapisten çıktığı günden başlıyor. Said çıkar çıkmaz kızını görmeye en yakın arkadaşına gidiyor çünkü karısı Said'i bırakıp onun en yakın arkadaşına kaçıyor. Kızı Sena Said'i tanımıyor ve Said hayatta tutunacağı son dalı da kaybettiğini iyice anlıyor. Böylece hayatını mahveden üç insandan -karısı, en yakın arkadaşı, hırsızlıkta onu ele veren arkadaşı- intikam almayı kendine gaye ediniyor. Kültür itibariyle bize bir tık daha yakın olan Doğu edebiyatı beni her zaman daha çok etkilemiştir. Bu kitap da o aşinalık, bizdenlik (her yeni yorumda illaki bi kelime uydurmazsam olmaz:)) ) hissiyatı vardı. Özellikle bir kısımda bir ölüm tasavurru vardı ki en çok etkilendiğim kısımlardan biri olduğuna değinmeden edemeyeceğim. Yazarla tanışmanızı tavsiye ederim
120 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Necip Mahfuz’un okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta bir hırsızın, uğradığı ihanet sonrasında yaşadığı öfkeyi ve gözünü bürüyen hırsı anlatılıyor. Aslında Mahfuz, hırsızlık kavramına değil de daha çok hırsızlığa, öfkeye, yoksulluğa, gaddarlığa iten sebepleri sorguluyor.

Kitapta en sevdiğim bölümler karakterin monologlarıydı. İç dünyası ile hesaplaşması, içindeki duyguların tercümanı olması hoşuma gitti.

Akıcı bir dili olan bu kitabın yalnızca sonunu biraz zayıf buldum. Karmaşık hale gelen ve merak uyandıran olay örgüsü, son ana kadar heyecanı yüksek tuttu ancak en sonunda bu yükseliş biraz alt ritimden bitti.

Nobel ödülü almış bir roman en nihayetinde, ben sevdim. Okumanızı tavsiye ederim :)
120 syf.
·6 günde·10/10 puan
Dün güzel bir kitabı daha bitirdim...
Necib Mahfuz'un kendine has örneklerini ve yorumları çok etkiliyor beni.
Özellikle ülkesinde ki sorunları, kadınları ve haksızlıkları öyle iyi dile getiriyor ki....... Durup düşünmemek elde değil.
#hırsızveköpekler deki ironi çok iyiydi.
Konu olarak en yakınlarının ihanetine uğrayan bir adamın hayalleri ile karşılaştıkları arasında yaşadığı duyguyu anlatıyor.
Bazen adaleti beklemek çok zor ve kime göre adil demeden edemiyor insan...
Kısa ama dolu dolu bir kitap.
Eğer daha fazla anlatırsam kitabın da özeti olur diye yazamıyorum.
Onun için okumadıysanız ekleyin listeye.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Necib mahfuzu şiirlerinden bilirdim sadece ve pek bi severdim kendisini.
İlk defa betimlemelerine bu kadar vakıf olabildim diyebilirim.
Said'in ihanete karşı kin ve nefret üzerine kurulu intikam planları üzerinden ilerleyen bir olay örgüsü var.
Eşinden, arkadasından, yoldaşından kaba tabirle kazık yemenin acısı harbiden sizide sarsıyor romanda.
Ama şuda var ki intikam sadece sahibini tüketen bir duygudur ve said bununla yüzleşir. Geç olmuştur artık mutlu bir son değildir.
Tasavvufu da ayrıca çök güzel işlemiş mısralara ve duygular o kadar sahici ki bir parçanız saidle kalıyor geride.
Necib mahfuzu bu yüzden sevdim bir kez daha.
Beni artık sevmeyeceğin kesin. Yanlış sıkılmış mermilerle, yoldan çıkmış arzularla dolu bu hayatta değil en azından. Bir pişmanlıklar zinciri artakalan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hırsız ve Köpekler
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054927333
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Al-Liss wa-l-kilab اللص والكلاب
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Baskılar:
Hırsız ve Köpekler
Hırsız ve Köpekler
Hırsız ve Köpekler
اللص والكلاب
Hırsız ve Köpekler en yakınlarının ihanetine uğrayıp hapse düşmüş Said'in intikam hayalleriyle hapisten çıkışının hikâyesi. Said hem peşinde polis köpekleri olan bir suçlu hem de siyasi fikirlerinden sapanlar tarafından aldatılan bir kurbandır. Adaleti sağlamaya ve ne pahasına olursa olsun düşmanlarını yok etmeye kararlıdır.

"Cezaevi duvarlarının arkasında gösterdiğin dayanıklılık kadar güçlü bir darbe vurabilmek için bütün kurnazlığını kullanman gerekecek. Balık gibi derine dalabilmeli, şahin gibi uçabilmeli, sıçan gibi duvarlara tırmanabilmeli, demir kapıları bir mermi gibi delebilmelisin!"

Nobel Edebiyat Ödüllü Mısırlı yazar Necib Mahfuz'un 1952'de ülkesinde yaşanan devrimle ilgili hayal kırıklığını yansıttığı bu roman sembolik anlatımıyla yazarın eserleri arasında özel bir yere sahip.

"Necib Mahfuz'un eserlerinde, ülkesinin durumunu doğrudan ve açıkça anlatmak üzere kalemini kullanan edebiyatçılara özgü bir metafor duygusu var. Kitapları Mısır'a ve Mısır halkına duyduğu sevgiyle dopdolu, öte yandan son derece dürüst ve gerçekçi."
- Washington Post-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 303 okur

  • zeyrek.okur
  • Ayşegül Yağ
  • Gonca soyluoglu
  • Kokeshi
  • Eylem
  • Güntülü Dergisi
  • 1kitap1kedi
  • Zeliha bozkurt
  • 1001 Nobel
  • tuncay yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.8
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%0
25-34 Yaş
%52.4
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%4.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.4 (13)
9
%15.5 (15)
8
%28.9 (28)
7
%21.6 (21)
6
%4.1 (4)
5
%2.1 (2)
4
%2.1 (2)
3
%1 (1)
2
%1 (1)
1
%0