Hitler'e Sordunuz mu ?Atakan Büyükdağ

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.361
Gösterim
Adı:
Hitler'e Sordunuz mu ?
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051802633
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Daha önce hiç II. Dünya Savaşı'na Adolf Hitler'in gözünden bakma fırsatınız olmuş muydu?

Hitler'in; yeni cepheler açarken, Alman halkını yürüdüğü yolda yanında tutmaya çalışırken neler düşündüğünü, hangi gayretlerin içerisine girdiğini hiç düşünmüş müydünüz?

Stalin ile neler konuşmuş olabileceğini, Mussolini üzerinde bu etkiyi nasıl bırakabildiğini kendi kendinize sormuş muydunuz?

Savaş kabiliyetini analiz etmiş miydiniz? Hangi cephelerde başarılı olduğunu, hangi psikolojide hangi kritik kararları verdiğini, nerelerde hırsına yenik düştüğünü, hırsı uğruna neleri riske attığını analiz etmiş miydiniz?

Ya aşk hayatı? Eva Braun'a hayallerini kurduğu o hediyeyi nasıl verdiğini merak etmiş miydiniz?

Peki ya son günleri? Son sözlerinin neler olduğunu, son günlerinde kimlerin ona ihanet ettiğini, vasiyet olarak neler bıraktığını sorgulamış mıydınız?

Bu kitapta bunların hepsine cevap bulabileceksiniz.

Bölümlerin arasına yerleştirilmiş 82 adet çarpıcı tarihi resimle görsel hafızanızda yer edecek olan bu kitap aynı zamanda Türkçe literatüre ilk defa girecek birçok tarihi bilgiyi de beraberinde sunuyor.

Daha önce Türkçeleştirilmemiş muharebelerin, II. Dünya Savaşı'nın gizli ellerinin ve tüm komplo teorilerinin harmanlandığı, bir solukta okuyacağınız bu eser, tarih kitaplarına yeni bir yaklaşım getirip tarih kitaplarının hem akademik hem de aynı zamanda elinizden bırakamayacağınız şekilde sürükleyici olabileceğini kanıtlıyor.

Başucu eseriniz olacak bu kitap, kesinlikle kütüphanenizdeki en değerli yeri kapmaya aday nitelikte.
Saygılarımla,
Atakan Büyükdağ
(Tanıtım Bülteninden)
Biraz farklı bir inceleme olacak gibi o yüzden yine uzun bir incelemeye ve yine absurd benzetmelere gark olursanız (ki garantisini şu an için veremiyorum) bana kızmayınız , hayıflanmayınız .. Normalde incelemeleri ve kritikleri planlı programlı bir şekilde değil kafama estiği anda estiği gibi yapanlardanım .. Hazırsanız vurmalı sazları re'ye çeken İbrahim Tatlıses kıvamında acılı bir nefes çekip içli köfteleri bir kenara bırakalım ve incelemeye başlayalım ..

"GETİRİ GÖTÜRÜDEN ÖTÜRÜ" (SPOILER İÇERMEZ CİCİŞLER!!!)

Öncelikle insanların kapitalizmle beraber yoldan çıkıp kelimenin tam anlamıyla YAMYAMLAŞTIĞI , "yiğitliğin" sulandırılmış cacığa dönüp seyreltildiği zamanlara kısa bir bakış atalım ve geri besleme devremizi kurup alternatif akımla akalım o buhranlı günlere .. Hepimizin bildiği gibi , batının gözüyle sarı derili sarımsak akı kıvamındaki doğu insanıyla , doğunun bakışına göre ötekileşen kar tanesi saray eşrafı ve avanesinden oluşan batı uygarlıkları arasındaki dikkat çekici farklardan bir tanesi , Marco Polo emmimizin Asya ' ya yaptığı yolculuklarda barut denilen ŞEYTAN TOZUYLA tanışmasının sonuçlarıdır.. Bu gözü dönmüş manyaklar gelmeden öncesine değin Asya 'daki barut kullanım alanı havai fişekler iken , Avrupa'ya teleport olan barut , içgüveysinden hallice topa tüfeğe girmiş mertliğe limon sıkmıştır.. Doğuda patlamış mısır aromasıyla arzı endam eyleyen zararsız barut , Avrupa' da barut olduğuna kelimenin tam anlamıyla pişman olmuştur.. şimdi ilerde ortamı gevretecek ve kuduz köpeklik katsayısını yükseltecek bu değişkeni bir kenara koyduk.. Biz koyduk ama bu açlıktan gözü dönmüş hammadde arayışı içerisindeki Avrupa ve sömürgeciliğin kitabını yazmış sülüğümsü İngilizler böylece durmamış .. Ne yapmışlar ? Oraya buraya saldırıp dirlik düzen komamışlar Dünya'da.. Kongo'dan tarhana , Hindistan'dan bulgur, Nijerya'dan darı , Mısır'dan kokonat toplayıp cukkalıyacak halleri yok.. Saldırmışlar madenlere ve her çeşit kaynağa..E bunun sonucunda semiren İngiltere , sanayi hamlesini en erken tamamlayan ülkeler arasında 3 5 at başı önde geçivermiş kulvarı.. Sonucunda ne olmuş derseniz sömürgecilik yarışında yer alan Almanya ve çevresinde topladığı saz arkadaşları bilenmeye başlamışlar.. Derken ilk dünya savaşı gümletmiş ortamı..ve bizimle beraber (bkz: ONLAR YENİLİNCE BİZ DE YENİK SAYILDIK!) ağır bir yenilgi alan Almanya inanılmaz bir borcun ve ödenmesi imkansız faizini sırtlanmış.. Bu arada bu savaşla beraber nihai kullanım sürecinin sonuna gelen Monroe doktrinini ( bkz: Amerikanın bize dokunmayın da ne yaparsanız yapın temalı etliye sütlüye karışmadığı dönemleri ) çatırdatan Amerika da , bu savaştan sonra tüm Dünya'nın yani hem Avrupa' nın dolayısıyla kazananların ve karşı tarafın yani kaybedenlerin en büyük alacaklısı olmuş.. Tabi o zamanlara baktığımızda Amerika için tam anlamıyla bir win- win (kazan- kazan) ekseninde gelişiyormuş olaylar.. Kapitalizm gazını da arkalarına alan bu babayiğitler , hem kaybedenlerden savaş tazminatını , hem de kazananlardan sattıkları silahlara ait borçları alıp semirmeye başlayınca ballı kaymaklı sofralara konuvermişler ..Gözleri fazla paradan dönüp ellerindekini değerlendiremeyince başlamışlar Afrika ülkelerine geri ödemesi imkansız kredileri dağıtmaya .. Ülkemiz insanının pek çoğunun aksine o geri ödenmesi imkansız borçları neye karşılık ve nasıl tahsil ettiklerini söylememe gerek yok ..isteyen Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları kitabına göz atabilir .. konu uzamasın diye oralara girmiyorum ve kısa kesiyorum ..velhasıl kelam tüm bunlar olup kapitalizm rüzgarları hisseleri uçurup , Amerikan parası değer kaybedip savaş tazminatları altın olarak istenmeye başlıyınca büyük buhran diye anılan o kekremsi günlerin fitili ateşlenmiş.. hani şu Dünya' yı Türkiye' den ibaret sanan bir takım über akıllı zevatın "bilmem ne kuyruğuna giriyorduk , ekmeği karneyle alıyorduk , şeker bulamıyorduk" dedikleri ampute halil ibrahim'in sofrasında kuru soğana kırık kaşık salladıkları dönemler.. Gelgelelim bu sıralarda bozuk ekonomisi sebebiyle hoşgörüyü horgörüye eviren , sıtkını sıyıran Alman halkını da arkasına alan Adolf Hitler sazı eline alıp kendi hazırladığı tracklistle Avrupa turnesine çıkınca yangın yerine dönen Dünya' da o dönemki bozuk şartlar ve savaş yorgunluğu ve borçlar sebebiyle galip gelmesine rağmen eli kolu bağlı İngiltere ve Fransa kulis arkasından olan biteni izlemeye başlamışlar..Sonrası malum..

Çok uzattım istemeden.. hemen derleyip toparlayıp bitireceğim ..Diyeceğim şudur ki, Hitler' i Hitler yapan kendisi değil şartlardır. Günün , daha doğrusu o zamanın şartlarıdır.GÖTÜRÜ GETİRİDEN ,GETİRİ DE GÖTÜRÜDEN ÖTÜRÜDÜR( vay babayın kemiğine ne cümle kurarmışım beaa =P) .Pek tabii ki size burda Hitler savunması yapacak değilim ..Ama savaşı kazananlar tarihi yazacak olanlardır.. Kendisi galip gelseydi şu an bambaşka bir tarih okuyacak , toplama kamplarında atmosfere karışıp kül olan onca yahudiden haberimiz dahi olmayacaktı..Ki bahse konu olan toplama kamplarının asıl mucitleri İngiltere ve Belçika'dır (Kitapta ayrıntılarıyla bunlar da anlatılıyor) ..Merak edenler araştırıp bakabilirler .. Kitaba gelecek olursak okuyacağınız bu kitap çok yalın bir dille askeri ,siyasi ve ekonomik terimleri ve tabirleri minimize ederek okuyucuyu sıkmayan bir dil ile "olayları size kanalize" ediyor..2. Dünya Savaşı ile alakalı sayısız kaynak ve kitap okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki cidden tarafsıza yakın bir gözlem ve aktarım var kitapta..Salt Hitlerin değil savaşa girmiş tüm ülkelerin ve başındaki liderlerin iki yüzlülüğünü eşit miktarda görmeniz mümkün .. yukarda anlattığım kısımda spoiler değil kitabın başındaki girizgahın kısa ve üstünkörü bir özeti.. İçiniz rahat olsun .. Sadece 2. Dünya Savaşı müptelalarına değil , tüm tarih severlere ve bu alana yeni adım atacak tüm araştırmacı CİN ALİLERE tavsiyemdir.. pişman olmazsınız ..Edineceğiniz pekçok ilginç bilgi de cabası .. Ben daha ne yapayım ? İrmiği , sütü , tereyağını koyduk önünüze .. Piknik tüpünün altını da bi zahmet siz yakın eğer isterseniz =)) Bir başka İŞSİZ YORUMDA görüşmek üzere ..

Not: KuP Kup BoY ' un hepinize selamı var .. Bir sonraki incelemede sizlerle beraber olacak !!! =)))
Atakan Büyükdağ'ın okuduğum ilk kitabı. Bulması ise çok zor olmuştu. Çünkü satışı şuan yok.

Konu Nazi Almanyası ise içeriği çok zengin bir konudur. Ve binlerce sayfa dahi okusanız yine de atlanmış bir çok bilgi mevcuttur.

Atakan Büyükdağ ağır ve derin olan olan konuları kesinlikle çok hafif anlatarak tam olarak akılda kalmasını sağlamış. Okudukça diğer sayfalara geçme isteğiniz ve merakınız artıyor.

Hitler ve Nazi Almanyası hakkında bir çok bilgiye sahip olmama rağmen, her okuduğumda yeni bilgiler ediniyorum. Kitabı iki-üç gün içinde bitirmiştim. Bu kadar detaylı konuları, yumuşak bir dille anlatması, okurun okuma ve merak etme zevkini artırmış.

Eğer Hitler Almanya'sı hakkında bilgi edinmek istiyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

Altını çizmediğim nadir sayfalar var.. Hitler ne idi, ne oldu, Hitlerin çocukluğu nasıldı, Adolf nasıl Hitler oldu, hangi yollardan nasıl geçti, nasıl Führer oldu..

Merak ediyorsanız, hemen kitabı temin edin.

İyi okumalar.

Yazarı Diğer Kitapları:
Kavgamız - Hesaplaşma
  • Satranç
    8.7/10 (8.501 Oy)8.444 beğeni22.929 okunma1.460 alıntı106.068 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.135 Oy)17.535 beğeni39.607 okunma2.136 alıntı165.892 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.246 Oy)8.172 beğeni24.054 okunma1.938 alıntı102.869 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.883 Oy)8.170 beğeni26.104 okunma632 alıntı127.099 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.845 Oy)7.376 beğeni20.691 okunma692 alıntı80.022 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.027 Oy)12.509 beğeni31.836 okunma2.819 alıntı132.955 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.270 Oy)5.379 beğeni18.200 okunma690 alıntı92.582 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (5.426 Oy)5.081 beğeni14.628 okunma1.632 alıntı78.407 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.542 Oy)5.826 beğeni15.286 okunma2.268 alıntı78.852 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.079 Oy)7.347 beğeni19.880 okunma3.252 alıntı116.984 gösterim
Şu bir gerçek ki, Adolf Hitler dünya tarihine adını kazımış, faşist liderler denince akla ilk gelen isimlerden biridir. Belki de birçok kez durup "Bu adam bunca şeyi hangi zihniyetle, neden ve nasıl yapmış?" diye sormaktan, düşünmekten kendimizi alamayız. Çünkü bu dünyadan bir "diktatör" geçmiştir; stratejileriyle Alman kamuoyunu tekeline almış, Avrupa'nun karşısına tek başına dikilebilme cesaretini göstermiş ve Holokost'la sayısız Yahudiyi acımasızca katletmiştir.
Şüphesiz ki, Hitler'i Hitler yapan en büyük etkenler arasında doğuştan gelen liderlik ruhu ve buna daha sonradan eklemiş olduğu aşırı milliyetçi kimliği büyük bir yere sahiptir. Çok iyi propaganda yapabilen ve oldukça zeki olan bu adam, aslında görünenin, bilinenin ardında bilinmeyen yönleri ve stratejileriyle Avrupa ulusların bugünkü kaderleri üzerinde çok büyük rol oynamıştır. Aldığı kararlar, yaptığı hatalar ve hasbelkader kaçırdığı fırsatlarla Hitler, tarihin kaderiyle büyük oyunlar içerisine girmiştir. Zira eğer hırsına yenik düşmeyip yanlış kararlar almasaydı ya da hasbelkader bazı fırsatları kaçırmasaydı bugün belki de tüm Avrupa'da bambaşka rüzgarlar esebilirdi. Atakan Büyükdağ eseriyle, Hitler'i bilinen ve bilinmeyen yönleriyle, savaş analizleri ve stratejileriyle velhasılıkelam Hitler'i Hitler yapan değerleriyle oldukça çarpıcı, akıcı ve kapsamlı bir çalışmayı tarih severler ile buluşturmuş olmasının yanı sıra, eserinde kullandığı diliyle adeta tarih kitaplarının tabularını yıkmış ve tarih kitaplarına getirdiği yeni solukla onları hem akademik hem de akıcı ve sürükleyici hale getirerek okuruna sunmuştur. Bunlara ek olarak, yer yer mizahi yönünü konuşturarak okurunun yüzünü güldürmekten de kendini alamayan yazarımız, güçlü kalemiyle başarılı eserlere imza atacağının sinyallerini veriyor.

Atakan Büyükdağ eserinde, daha önce dilimize çevrilmemiş birçok tarihi bilgiyi 82 adet çarpıcı görselle okuruna sunuyor. Hitler'e Sordunuz Mu? Hitler'in hangi zihniyetle ve nasıl bunca şeyi yaptığı konusundaki sorulara cevap bulabileceğiniz, II. Dünya Savaşı'na Hitler'in penceresinden bakabileceğiniz, kapsamlı ve akademik değeri olan bir eser. Öyle ki, bu eserde, Hitler'in bir Führer olarak adım adım doğumuna, savaş içindeki strateji ve analizlerine, cephelerdeki başarı ve başarısızlıklarına, hırsı uğruna riske attıklarına, vay şans kaçırdığı ve sonucu çoğu Avrupa ulusunun kaderini büyük ölçüde etkileyecek olan fırsatlara tanıklık etme ve bilgilerinize yenilerini ekleme olanağı bulacaksınız.

"Hitler'e Sordunuz Mu?"nun sayfalarında Hitler Almanya'sına ve II. Dünya Savaşı'na konu olacak, Hitler'in liderlik anlayışını ve liderlik kavramının onda nasıl hayat bulduğunu daha iyi kavrayacaksınız. Başta öğrenci ve eğitimciler olmak üzere tüm tarihseverlere rehber olabilecek, akademik değeri yüksek ve oldukça kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan bu güzel esere mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
Hitler'i ve 2.Dünya Savaşı'nı ayrıntılı bir şekilde ele almış yazar. Sadece Almanya'yı değil, diğer ülkelerin de ekonomik ve sosyal durumlarına yer vermiş. O dönemi merak edenlerin ve tarihi sevenlerin zevkle okuyacağı bir kitap olmuş.
Hitler'in hayatını, I. ve II. Dünya savaşlarını her zaman merak edip,araştırmışım dır.Bu kitap,araştırma açısından, daha kapsama indiğini ve Dünyayı etkisi altına alan savaşın değişmesinin, ne kadar ufak detaylarla olduğunu gösteriyor.Meraklısına güzel anlatımlı bir kitap,okumanızı tavsiye ederim.
İyi okumalar.
O karanlık, kan ve barut kokan dönemi güzel aktarmış. Okurken harita üzerinden takip etmeniz daha iyi olacaktır. Bahsi geçen cephelerin konumunu bilmek daha da anlamlı kılıyor anlatılanları...
2.Dünya savaşına ilgi duyan herkesin okuyabileceği bir kitap. Sadece Hitlerin hayatı ve yaşadıkları üzerinde durulmamış diğer ülke liderlerinin de hayatına azda olsa değinilmiştir.
Benim için tarih sadece lise ve ondan önceki eğitimlerimden öteye gidememiş, altı boş doldurulması ve gereken önemli bir konuydu aslında. Bu Hitler'e Sordunuz Mu? kitabıyla biraz da olsa mümkün oldu. Hitler'i milyonlarca Yahudi'nin ölümüne neden olan bir diktatör olarak duymuş ancak onunla ilgili ayrıntılı bilgiye sahip değildim. Yazar Hitler'den başlayarak ikinci dünya savaşını ve bundan biraz öncesini ele alıyor aynı zamanda bunu sıkmadan ve tüm dünya ülkelerine ayrıntılı şekilde değinerek yapıyor. Yazarın geniş bir bilgi birikimi olmalı ki böyle başarılı bir kitap çıkmış ortaya.

Hitler'in doğumundan itibaren, sanata olan ilgisi ve yeteneğinin peşinde koştururken, baskın gelen milliyetçilik duygusuyla kendini birtakım siyasi işlerin ortasında buluyor. Bu çocukluğundan beri süregelen liderlik özelliğinin ve dediğim dedik biri olmasının etkisi mutlaka.

Kitap öyle sürükleyici ki okudukça okumak istedim ve tarihte gerçekten böyle şeylerin yaşanmış olup olamayacağını sorgulayıp durdum. Kurmaca gibi ancak hepsi yaşanmış şeyler. Bazı yerlerde çok şaşırdım bazı yerlerde çok güldüm. Evet, güldüğüm yerler de oldu :)

Tarih sahnelerini sanki birebir yaşadım okurken; patlatılan bombalar, atılan mermiler, uçan savaş uçakları, ezip geçen tanklar hepsinin sesi yankılandı kafamın içinde.

Kitabı almamın sebebi tarih okumak değildi aslında. Hayvan Çiftliği kitabından sonra Stalin'e yapılan eleştirinin sebebini öğrenmek istedim. Bazı araştırmalar sonucunda bu kitabı okumam gerektiği kanısı vardım. İyi ki kitap elime geçti. Stalin dışında diğer ülke başbakanları ile ilgili de fazlaca bilgi sahibi oldum.

Benim için Hitler'e Sordunuz Mu? kitabı tarihe dair iyi bir başlangıç oldu. Herkesin okuyabileceği akıcı, yalın bir dili var. Bundan sonra yazarın diğer kitaplarını ve Hitler'in Kavgam adlı kitabını da okumak istiyorum.
Tarihe meraklı olsanız da olmasanız da kitaba bir şans vermelisiniz bence. Size katacağı şeyler mutlaka olacaktır.

Keyfiniz bol olsun.
Hitler hakkında size hoolywood tarafından empoze edilen kötü yönlerini bir kenara koyup, en kötü sandığınız kişinin bile dünyaya ve doneme damgasini vuran olaylarını ve başarılarını anlattigi muhteşem yapıt.. atakan büyükdağ ın buyuk başarısı.. ve arkasindan kronolojik sırayla Kavgamız ve Hesaplaşma'yıda okumanızı tavsiye ederim...
Kitabı adındaki soru için aldım ama alakası yok klasik yalın bir şekilde 2.Dünya savaşı Almanya tarihini anlatmış.Sıkıcı değil kesinlikle okunur.
Hitler'in "Kavgam"ını okuyan herkesin okuması gereken bir kitap. II.Paylaşım Savaşı'nda Hitler'in uyguladığı politikları herkes eleştirdi. Peki bunları hiç Hitler'e sordunuz mu? Nedenini, nedenlerini? Bu kitabı okuyun.
Okuduğum en iyi 2.dünya savaşı kitabı. Atakan Büyükdağ'ın olayları sürükleyici ve heycanlı bir dille kaleme dökmesi kitabı zevkle okumanıza yol açıyor.
11 Şubat' ta biten konferasanstan 2 gün sonra 13 Şubat 1945'te Amerika Hava Kuvvetleri ve Kraliyet Hava Kuvvetleri , Almanya' nın Dresden kentini bombalamaya başladılar.Konferansta SovyetlerinBerlin' e ilerleyişini kolaylaştırmak için kritik noktaların bombalanmasına karar verilmişti.Bu nedenle Berlin anlaşılabilirdi ama Dresden'in stratejik bir önemi yoktu.Buranın bombalanmasını gerektirecek bir neden de yoktu.
13 Şubat 'ta başlayan bombardıman , 15 Şubat' ta bitmişti.2 gün süren bombardımanın gerçekleştirilme nedenisokaklardaki çaresizce yere serilmiş, İÇTEN YANMIŞ İNSANLAR görülünce anlaşılmıştı. Amerika ve İngiltere , Dresden 'i FOSFOR BOMBASINI TEST EDECEK BİR HEDEF OLARAK SEÇMİŞTİ.
Fosfor bombası öyle illet bir şeydi ki bombadan yükselen dumanın teneffüs edilmesi ciğerlerde ani yaralar oluşturuyor ve kişinin boğulmasına yol açıyordu.Sonraki aşamada da insan vücudu İÇTEN DIŞA DOĞRU YANMAYA BAŞLIYORDU.Sokaklarda üstleri başları yanmamış , fakat içten yanarak kemiklerine kadar kömürleşmiş insanlar görünüyordu.Yanma reaksiyonu bir kez başladı mı da bir daha durdurulamıyordu...
Atakan Büyükdağ
Sayfa 293 - Gece Kitaplığı 24. Basım
Eğer bir yalan, uzun bir süre yeterince tekrarlanırsa, sonunda o yalan bir gerçekmiş gibi algılanır.
Atakan Büyükdağ
Sayfa 256 - Joseph Goebbels
Mussolini,tüm ülke çapında demir yolları ve kara yolları da yapıyordu. Ücra köşelerdeki insanları memnun etmenin yegane yolu buydu.Onların zaten demokrasi ile işi yoktu,onlara yol ve tarım fazlasıyla yetiyordu. Mussolini başarmıştı.Demokrasi isteyenlerin haricinde herkes Mussolini'ye bayılıyordu.Bayılmayan da zaten tutuklanıyordu.

Günümüz Türkiye'si!
Sovyetler Birliği Finlandiyayi bombalarken Sovyet dış işleri bakanı Viyaceslav Molotov bir radyo programında "Biz aç Fin halkına ekmek ve insanı yardım atıyoruz,onları ozgurlestirmeye çalışıyoruz"diyerek hem bombalama yapmadıklarını iddia etmiş hem de Finlandiya ya girmelerini mesrulasturmisti.
Bunun üzerine Finler de Sovyet tanklarini etkisiz hale getirmek için buldukları şişelerin içerisine yanıcı madde koyup atmaya başlamışlardı.Bunlari tanklara fırlatarak savaşta üstünlük kurmaya başlayan Finler,Sovyet dış işleri bakanı Molotova biz de sana kokteyl ikram ediyoruz dediler.ISIM ORDAN GELIYOR IŞTE TABI TANKLARIN IMHA OLMASININ ASIL SEBEBI DEPODAKI YAKITIN TUTUSMASIYMIS.
Atakan Büyükdağ
Sayfa 169 - Gece kitapligi yay.
Hitler Soyvetleri o kadar küçümsemişti ki sanki Fenerbahçe'den arkadaşlarını toplayıp Kalamış'a kavgaya gidiyordu...
Atakan Büyükdağ
Sayfa 204 - Gece Kitaplığı
Sayılı gün çabuk geçerdi ama ölümü beklemek çok daha başka bir şeydi. Ölümün tadı yaklaştıkça insanın midesi ekşiyor, dudakları kuruyor, ağzına ölümün tadı geliyordu...
Atakan Büyükdağ
Sayfa 303 - Gece Kitaplığı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hitler'e Sordunuz mu ?
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
323
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051802633
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gece Kitaplığı
Daha önce hiç II. Dünya Savaşı'na Adolf Hitler'in gözünden bakma fırsatınız olmuş muydu?

Hitler'in; yeni cepheler açarken, Alman halkını yürüdüğü yolda yanında tutmaya çalışırken neler düşündüğünü, hangi gayretlerin içerisine girdiğini hiç düşünmüş müydünüz?

Stalin ile neler konuşmuş olabileceğini, Mussolini üzerinde bu etkiyi nasıl bırakabildiğini kendi kendinize sormuş muydunuz?

Savaş kabiliyetini analiz etmiş miydiniz? Hangi cephelerde başarılı olduğunu, hangi psikolojide hangi kritik kararları verdiğini, nerelerde hırsına yenik düştüğünü, hırsı uğruna neleri riske attığını analiz etmiş miydiniz?

Ya aşk hayatı? Eva Braun'a hayallerini kurduğu o hediyeyi nasıl verdiğini merak etmiş miydiniz?

Peki ya son günleri? Son sözlerinin neler olduğunu, son günlerinde kimlerin ona ihanet ettiğini, vasiyet olarak neler bıraktığını sorgulamış mıydınız?

Bu kitapta bunların hepsine cevap bulabileceksiniz.

Bölümlerin arasına yerleştirilmiş 82 adet çarpıcı tarihi resimle görsel hafızanızda yer edecek olan bu kitap aynı zamanda Türkçe literatüre ilk defa girecek birçok tarihi bilgiyi de beraberinde sunuyor.

Daha önce Türkçeleştirilmemiş muharebelerin, II. Dünya Savaşı'nın gizli ellerinin ve tüm komplo teorilerinin harmanlandığı, bir solukta okuyacağınız bu eser, tarih kitaplarına yeni bir yaklaşım getirip tarih kitaplarının hem akademik hem de aynı zamanda elinizden bırakamayacağınız şekilde sürükleyici olabileceğini kanıtlıyor.

Başucu eseriniz olacak bu kitap, kesinlikle kütüphanenizdeki en değerli yeri kapmaya aday nitelikte.
Saygılarımla,
Atakan Büyükdağ
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 112 okur

  • Aykut BAŞAR
  • Mert Mustafa
  • HalEm
  • Sevde
  • Öznur Demir Çeri
  • At Özcan
  • Ali Çetinkaya
  • Güralp Yıldırım
  • Feridun Yorulmaz
  • M Oğuzhan ÇELİK

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%10.3
18-24 Yaş
%37.9
25-34 Yaş
%20.7
35-44 Yaş
%17.2
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.5
Erkek
%60.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.1 (26)
9
%26.5 (13)
8
%14.3 (7)
7
%4.1 (2)
6
%2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0