Hızır ile Musa Olmak ve Aramak

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
85 gösterim
Sabırsızlanmamız ya da sabrımızın sızlanması, başa, en başa geç kalmışlığımızdan, ama aynı zamanda da ora'ya -neden sonra- rücû telaşımızdan oluyor sanıyorum. Olan aslında çoktan olmuş olsa da bizim onun tekrarına tanıklığımız, tekrar edeni ikrarımız hep sonradan. Ama neden sonra olsa da , bu tanıklık hep taze, hep ilk defa. Çoktan olmuş olan yeniden oluyor, ol! Emri her ân yineleniyor; varlık sürekli yineleniyor çünkü. Varlık onu çepeçevre saran karında her dem, dem-be-dem devine-dura ol!'a - geliyor. Varlıkta her şey dâimi bir oluş halinde .İnsan da . O da, başta, en başta, ol!-dendikten sonra, ol-karın'da, 'ol!'a geliyor her daim. Varlığı- ana karnındaki bebeği saran meşime gibi- çevreleyen, saran,sarmalayan zaman; varlığı, karnında bulunduran, onu olduran zaman, döşünde devine-duran varlığı havasızlıktan boğulmaktan ya da bayatlayıp kokuşmaktan koruyor, onu taze, diri-taze, terütâze tutuyor daima; ama aynı zamanda varlığı değiştirip, 'bozuş'a ve oradan yeni bir 'oluş'a sokuyor. Varlık, zamanla soluk alıp veriyor. Keza s/oluyor zamanla. Varlığın çevreni (Horizont) denen, varlığın karnı hakeza. İnsan, (var)oldukça karnın çocuğu. İnsan, ibn'ul vakt .
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789759964931
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü: