Adı:
Hobbit
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756902271
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Topraktaki bir delikte bir hobbit yaşardı. Ne öyle tatsız, kirli, ıslak bir delikti bu, ne de kuru, çıplak bir kum delikti bu, o bir hobbit deliğiydi, ve bu rahatlık demekti...Bu hobbitin deliği, çevresindeki miller boyu arazide yaşayan herkesin kullandığı isimle, Tepe'nin üzerindeydi... Hobbitin adı ise Baggins'di...Halk Baggins'leri pek saygıdeğer bulurdu. Yalnız çoğu zengin olduğu için değil, aynı zamanda hiç bir maceraya kalkışmadıkları, ya da beklenmedik hiç bir şey yapmadıkları içinde bu...
336 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
"Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı." diye başlıyor yazarımız J. R. R. Tolkien ve böylece Shire'dan Yalnız Dağ'a uzanan macera başlıyor. Yüzüklerin Efendisi serisinde yüzük taşıyıcısı olarak tanıştığımız Frodo Baggins yerine bu kitapta onunla aynı hobbit kovuğunu paylaşan, akrabası Bilbo Baggins ana karakterlerimizden. Ve kitabımız Bilbo'nun o sıcacık, şirin mi şirin oyuğunda on üç cüce ve büyücü Gandalf'ın bir araya gelmesiyle başlıyor. Thorin Meşekalkan önderliğindeki bu cüce grubunun tek bir amacı var o da, Erebor'a yani atalarının krallığına ulaşarak yurtlarını ve zenginliklerini ele geçirmek ancak tabii bu öyle kolayca olacak bir şey değil, neden mi? Çünkü bunun için Yalnız Dağ'da yıllardır ikamet eden ve ağzı hala cüce kanı kokan bir düşmanı alt etmeleri gerekiyor, Ejderha Smaug'u.

Hobbit'in birkaç yıl önce resimli baskısını satın almış ve okuyup bitirmiştim, yani bu kitabı ikinci okuyuşum oldu. Serinin filmlerini birkaç hafta önce yeniden izlemişken kitabını da bir kez daha ve bu sefer daha özverili okumak istedim. Öncelikle şundan bahsetmek isterim, bence Hobbit'İ okumayı düşünüyorsanız kesinlikle İthaki'nin resimli baskısından okuyun çünkü bu kitabı daha dikkat çekici bir hale getiriyor, açıkçası Alan Lee elinden çıkan bu çizimleri çok beğendim. Genelde kitaplar sinemaya uyarlandığında herkes kitapların filmlerden çok daha iyi olduğu konusunu açar ve farkları, kesilen veya eklenen bölümleri tartışır. Tabii herkesin fikri kendine ancak benim şunu söylemem gerekir, tüm eleştirilere, yönetmen Peter Jackson'un bu kitabı iyi bir şekilde sinemaya aktaramadığı yönündeki tüm düşüncelere rağmen ben Hobbit filmlerini kitabından daha çok seviyorum. Neden mi? Yüzüklerin Efendisi serisindeki o yoğunluk, olağanüstü betimlemeler ve karmaşık olay kurgusu Hobbit'te yok, ki zaten çocuk kitabı da deniliyor Hobbit için. (Ben öyle olduğunu düşünmüyorum, dili basit olan, masalsı öğelere sahip her kitaba çocuk kitabı diyemeyiz) Kitaplarda yazarın kitabın herhangi bir bölümünde kendi düşüncesini araya katmasını sevmiyorum, bu bana okurla sohbet etmekmiş gibi geliyor ve romanlarda özellikle bu türdeki romanlarda bu durum gözüme, kulağıma hoş gelmiyor. Örnek verecek olursam, bir olay yaşanırken yazarın "Yine de Bay Baggins'in yerinde olmayı hiç istemezdim." veya kitabın sonunda olacak bir şey için kitabın ortasında "Ama buna öykünün sonunda sıra gelecek ve bu konuda henüz bir şey söylemeyeceğiz."demesi gibi.

Kitaplar sinemaya uyarlandığında kitap-film tartışmaları kaçınılmaz oluyor açıkçası ben bazı yerlerde keşke Thorin'in sonu filmdeki gibi olsaydı, keşke Legolas gerçekten de kitapta olsaydı diye düşünüp durdum. Yukarda da belirttiğim gibi birçok Tolkien severin aksine ben bu serinin filmlerini kitabından daha çok seviyorum, filmler daha fazla keyif veriyor bana. Filmleri bir kenara bırakacak olursam Hobbit kitabını genel itibariyle seviyorum, hikayesini ve karakterlerini gerçekten çok seviyorum ancak Yüzüklerin Efendisi'ni ortaya koymuş bir yazarın kitabı gözüyle bakıldığında bazı yerler gerçekten yavan gelebiliyor okura, en azından bana öyle geldi, bazı kısımlarda sıkıldım tabii bu genel olarak alınan hazzın ötesine geçmese de olumsuz bir düşünce oluşturabiliyor kitapla ilgili. Yüzüklerin Efendisi'nde tüm yüzüklere hükmedecek Tek Yüzük'ün Bilbo Baggins'in eline nasıl geçtiğini de Hobbit ile öğrenmiş oluyoruz.

Hobbit mükemmel miydi, hayır bana göre mükemmel değildi; güzel miydi, evet güzeldi, sıkıldım mı, evet bazı kısımlarda sıkıldım; eğlendim mi genel itibariyle evet, tavsiye eder miyim, tabii ki ederim yahu neticede Tolkien! Okuyun, izleyin ve Orta Dünya ile mutlaka bir bağ kurun...
336 syf.
·Beğendi·10/10
Oradaydık ve şimdi buradayız. Kim bilebilirdi ki halıda gördüğü ufak bir sökük görülünce ya da tembel bir öğrencinin boş bir sınav kağıdının köşesine "Topraktaki bir kovukta Hobbit yaşardı," diye yazıp ve fantastik edebiyatın babası tarafından bu cümle geliştirilip, büyütülüp çocuklarına masal niteliğinde yazılıp bu romanın buralara geleceğini, bir çocuk romanından çıkıp bir yetişkin romanına, epik bir fantastik serüvene dönüşeceğini? Bu kovuk ne çamurlu topraktan içinde solucan, börtü böceklerin yaşadığı kovuktur ne de kirli ve pis, ıslak bir kovuktur. İçinde obur, tüttürmeyi seven ve keyiflerine de son derece düşkün olan, görünüşte de çocuk gibi görülen birçok efsanelerde, masallarda ve türkülerde de “buçukluk” diye geçen sevimli Hobbit halkının kovuğuydu. Bu kovuğun lumboz gibi düzenli yuvarlak ve yeşile boyanmış kapısından içeri girince artık yaşadığımız dünya maalesef birçok konuda Orta Dünya kadar zevk vermez oluyor.

Yazıldığı yıla ve döneme bakar isek, yazarın da mesleğine, mesleğine yaptığı birçok katkıya bakar isek, o zamanlardaki doğaüstü hikâyelere de bakış açısını düşünür isek Tolkien şüphesiz büyük bir cesaret göstermiştir. Hobbit çocuk kitabı olarak yazılmıştır, ama içindeki birçok unsur sayesinde kitap çocuklardan ziyade büyüklerin de dikkatini çekmiştir ve devamındaki dünyaya damgasını vurmuş Yüzüklerin Efendisi gibi bir eserin gelmesini sağlamıştır. Birçok kişi Hobbit’i okuduktan sonra günümüzde başka fantastik eserleri okuduğu ve bildiği için maalesef Hobbit’i çocuk kitabı olarak eleştirmektedir, Hobbit çocuk kitabıdır evet buna kimsenin bir itirazı olmayabilir ama Hobbit’i çocuk kitabı olarak eleştirmek son derece yanlıştır. Şunu da bilmek lazım ki Tolkien bu kitabı basılsın, satsın yazar olayım diye değil kendi çocuklarına bir nevi hediye olarak yazmıştır.

Kitap kronolojik olarak Yüzüklerin Efendisi’nden önce geliyor hatta önceliğinden ziyade Tek Yüzük’ün Bilbo tarafından bulunuşunu belki de çalınışını anlatıyor, benim Hobbit’i okuyacak olanlara tavsiyem Yüzüklerin Efendisi’nden sonra okumalarıdır; çünkü önemli birçok bilgi zaten Yüzüklerin Efendisi içinde verilmektedir, verilmeyenler de Hobbit için ve kusursuz olan Orta Dünya için çok güzel soru işaretleri ve merak bırakmaktadır. Hem kitabın çocuksu olması bakımından hem de Yüzüklerin Efendisi gibi bir kitap bittikten sonra hemen Mithrandir’e, Bilbo’ya ve birçok cüceye kavuşmak daha güzel olacaktır.
426 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
İlk baskısı 1937 yılında çıkan Hobbit fantastik edebiyat türünde olduğu kadar sinema uyarlamasıyla film dünyasında da çığır açmıştır zira ilk defa orklardan, goblinlerden ve trollerden bahseden kitaptır. Hobbitte yüzüklerin efendisi üçlemesinin öncesi anlatılır. O kadar çok aksiyon vardır ki yönetmen kitaptan üç film çıkarabilmiştir...

Bilbo Baggins küçük, huzurlu kendi dünyasında yaşarken beklenmedik bir yolculuğa çıkar. 11 cüce, kral soyundan gelen liderleri Thorin, büyücü Gandalf ve Bilbo Yalnız Dağda, Ejederha Smaug'un elinden kendi atlarına ait olan hazineyi kurtarmak için çok uzun bir yolculuğa çıkarlar. Yolda başlarına neler gelmezki. Trollerin ellerinden kurtulurlar, dağ devlerinden kaçarlar, tam goblinlerden kurtulduk derken elflere tutsak olurlar ama nihayet yalnız dağın dibindeki göl şehrine ulaşırlar. Peki hazineyi korkunç ejderha Smaug'dan kurtarabilecekler midir? Bu arada Sauron da eski gücüne yavaş yavaş kavuşmaktadır ve devasa büyüklükte bir ordu kurmaktadır... Ve güç yüzüğünün Gollumdan Bilbo'ya geçişi anlatılmakta.

İster önce filmini izleyin ister önce kitabını okuyun ama mutlaka hem filmi izleyin hem de kitabı okuyun derim.
336 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
The Hobbit.... J.R.R. Tolkien.... Üstadım seni övmek ya da senin kitabını anlatmak haddime değil belki ama bir Tolkien sever olarak seni anlatmalı ve tanımayanlar varsa mutlaka tanışmalı diye düşündüğüm için düşüncelerimi paylaşmak isterim.
J. R. R. Tolkien... yazısına, hayal gücüne,bizimle kurduğu iletişime, kelime seçimine, benzetmelerine, sade ama çok zengin olan diline, doğayı resmedişine, diyaloglarına, bazen bir o kadar duygusal bazen de bir o kadar komik duyguları okuyucuya aktarmasına şapka çıkardığım ve hayran olduğum kişi....Canım Tolkien’im... Benim için fantastik edebiyatın öncüsü ve babasıdır kendisi...

Bu muhteşem seriye Yüzüklerin Efendisi; Yüzük Kardeşliği, İki Kule ve Kralın Dönüşü’nü okuyarak başladım, ilk önce Türkçelerini okudum, sonra da Hobbit ile devam ettim ancak Hobbit ile başlayıp Yüzüklerin Efendisi ile de devam edilebilir sürekli flashback yaptığı için daha takip edilmesi kolay olur diye düşünüyorum. Sıradaki hedefim Yüzüklerin Efendisi serisi İngilizce versiyonu olacaktır. Yine okuyup detayları bulup o dünyaya dalmaktan daha keyifli ne olabilir ki...E tabiki ondan sonra da Silmarillion, Beren ve Luthien, Hurin’in Çocukları, Bitmemiş Öyküler okunacaklar arasında...

Gelelim The Hobbit’e.... Shire sınırlarında toprakta bir kovukta yaşayan, evine ve keyfine düşkün ama bir o kadar da maceraperest tatlı bir Hobbit’in, büyücü Gandalf’ın isteği ile cücelerle beraber, cücelerin eski vatanı olan çorak topraklar içerisinde yer alan Yalnız Dağ’a yapmış oldukları seyahati ve cücelerin ganimetlerine el koymuş Smaug isimli ejderhaya karşı verilen mücadeleyi ve daha sonra da Beş Ordu’nun Savaşı’nı anlatan muhteşem kitap...


Kimi zaman kendimi Shire tabiatında kimi zaman örümceklerden kaçarken, kimi zaman goblinlere esir düşerken kimi zaman Elf’lerin ziyafetine katılırken kimi zaman Smaug ile konuşurken kimi zaman Gollum’a bilmece sorarken kimi zaman da Tolkien’in okuyucusuna sorduğu sorulara cevap verirken buldum....

Evet... Çok uzattım farkındayım... Fantastik Edebiyat seviyorsanız, Tolkien gibi içinizdeki çocuk hep yaşıyorsa, yaşadığınız çevrenin kalabalığından, koşuşturmasından yorulduysanız ve Orta Dünya macerasına dahil olup, farklı bir maceraya dahil olayım derseniz Tolkien Baba’yı mutlaka okuyun.

Yine söylüyorum iyiki bu dünyadan geçtin içindeki çocuğu hiç öldürmeyen güzel insan... Sana ve senin gibilere ihtiyacımız var doğallık ve samimiyet için...

Son olarak,

“Bir daha asla canlı ejderhalara gülme, seni aptal Bilbo” :))
312 syf.
·Beğendi
Etkinlik kapsamında J.R.R Tolkien'in Hobbit isimli kitabını okumaya karar kılıp okudum. İyi mi yaptım, kötü mü yaptım?
Bunu incelemenin ilerleyen kısımlarında illaki fark edeceksiniz.

Hobbit'in beyaz perdeye uyarlanan 3 bölümünü de soluğum kesilerek izlemiş biri olarak malesef kitabı vasat buldum. Nedenine gelince yaklaşık 300 sayfalık bir kitaptan 3 uzun metrajlı Film çıkartılınca düşünün kitap size ne kadar yetersiz gelebilir.Filmdeki bazı karakterlere kitapta rastlamak mümkün değildi ve bu benim için büyük bir eksiklikti. Belki önce kitabı okusaydım Filmi abartılı bulabilirdim ama ilk Filmlerini izlediğim için umduğumu kitapta bulamadım... Kitapta kadın karakterlerden hiç söz edilmemiş dolayısı ile cüce Kili ile Elf Tauriel'in aşkından da yeller esiyordu

Film de savaş sahnelerine fazlasıyla yer verilirken kitapta çoğundan eser bile yoktu. Bu haliyle kitap daha çok çocuklara hitap etmiş. Açıkçası ben Filmi film müziklerine kadar çok sevdim. Farkındayım bu yazdıklarım eser incelemesinden çok, kitapla Film arasındaki farkları açıklar tarzda oldu, ehh idare edin artık. Okuyun efendim ya da Filmini muhakkak izleyin.Pişman olmayacaksınız...Hobbit bana göre dünya klasiği seviyesindedir.

Burdan etkinliği düzenleyen Nigra ve Ebru İnce'ye teşekkürlerimi sunuyorum.
336 syf.
·8 günde
O kadar uzun zamandır uzak durup okumuyordum ki, çok geç kaldım bu zengin Orta Dünya’ya. Başladığıma da çok mutlu oldum. Kitabı okurken bir yandan da filmlerini izledim. Tadına doyulmaz bir yolculuk oldu. Tekrar tekrar izleyebileceğim tek film olabilir.
Kurgunun alt metninde zengin bir sosyolojik yapı var. Bunları daha detaylı araştıracağım. Tolkien’in çocuğu için yazdığı bir kitapmış, bunu öğrendiğimde yeri daha da ayrı oldu bende.
Bilbo Baggins, Çıkın Çıkmazı’nda kitaplarıyla düzenli hayatıyla, maceradan uzak yaşarken cüceler ve Gandalf’a 14.olarak dahil edilir ve cücelerin kaybettiği hazinelerini almaya çıkarlar yola. Dili sade ve çok güzel ilerliyor. Yüzüklerin Efendisi serisine başlamadan önce mutlaka Hobbit ile başlayın. Karakterleri ve Orta Dünya’yı tanımak için güzel bir başlangıç.
Çıkın Çıkmazı’na saat 4’te çaya gitsek mi?

Youtube kitap kanalım:
https://www.youtube.com/user/ayseum
432 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Orta-Dünya'ya ilginiz varsa ve bir yerden başlamak istiyorsanız gerçekten güzel bir başlangıç olabilir. Daha az karakter ve daha az mekanda geçen bir Tolkien kitabı. Böyle olunca okuması da daha kolay tabi ki. Mini mini bir hobbitin atıldığı büyük macera, şans, kader ve tabi ki üstün zekası ile bulduğu müthiş çözümler... Hem masalsı bir anlatım hem de Orta-Dünya ile ilgili bir çok boşluğu dolduran bir kitap. Filmlerini izlemiş olmama rağmen büyük bir merakla okudum ki çoğu yeri farklı zaten okuduğunuzda farkedeceksiniz. Keyifli okumalar.
336 syf.
·39 günde·6/10
Yüzüklerin efendisine başlamadan önce kesinlikle okunması gerekir. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı sevdim. En çok da yüzüğün bulunduğu sahne okunmaya değer.. Filmin senaryosundaki yüzüğün bulunması ve Gollumla Bilbonun arasında geçenlerin kitaba uygun yazılmadığını bilmelisiniz. En çok da bunu gördüğümde sinirlenmiştim. Tabi bu ne ki.. Pek çok yanlış uyarlama var malesef. Özellikle bunun gibi büyük yapımlarda daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Siz en iyisimi filmini boşverip gidip kitabını alın.
432 syf.
Herkese bu değerli kitabın incelemesinden selammmmm... Nasıl olur da böyle güzel, harikulade bir eseri okumayı erteleyebildim hiç aklım almıyor. Bu yüzden beni silkeleyip kendime getirdiğin için teşekkürlerimi sunuyorum sana https://1000kitap.com/nausicaa Böyle değerli bir kitabı bana kazandırdığın ve incelemelerde verdiğim o uzuuun aradan sonra tekrar sayende inceleme yapacağım için müteşekkir ve heyecanlıyım. Öncelikle kitapla ilgili konuşmak gerekirse;

İthaki ve Hobbit birlikteliği;

Gördüğünüz üzere Hobbit i özel baskısından okudum ve normal baskıya oranla estetik açıdan daha güzel olduğunu belirtmek isterim. Boyut olarak da tam bir Hobbit olarak hissettim zaten kendimi çünkü kitabın boyu ufak:) Bir de şu var:

https://www.google.com/...imgrc=_1vG1il4FTwEyM:

Bakınız efendim yukarıdaki link adresinden de göreceğiniz üzere ufak kitabımızın kapak fotosunun üstünde kırmızı güneş var. Arka kapak fotosunda da kırmızı bir ejderha. Kırmızı güneşin anlamını merak ettim ve ithaki merakımı hemen giderdi zira kırmızı güneş ve ejderha Tolkien in fikriymiş. İlk bastıklarında böyle basılmasını istemiş ama pahalı olduğu için yayın basamamış. İthaki de yıllar sonra Tolkien in bu dileğini rahatlıkla yerine getirmiş:) Teşekkürler ithaki...

Kitabımızın başı ve sonunda bir de haritalar var. Hemen göstereyim:

https://www.google.com/...imgrc=pgy9t71EXk_5sM:

Yukarıdaki adres linkine giderseniz haritaya ulaşmış olacaksınız. Bu haritamız bizi ejderhaya (tabii kırmızı olanına:)) götürüyor. Hobbitlerle çıktığımız yolun rotası da belli oluyor yani. Pekii kitabı bir kenara bırakalım ve nedir şu Hobbitler öğrenelim isterseniz:)

Hobbitlere dair...

Kitabımızın giriş cümlesini mutlaka duymuşsunuzdur. Durun sizin için tekrar edeyim: Topraktaki bir oyukta bir Hobbit yaşardı. Evet bu ilk cümle Hobbitlerimizin nerede yaşadığını açıklıyor sanırım. Hobbitler küçük boylarıyla, oyuklarında yaşarlarmış. Biz insanlar gibi değillermiş tabii. Tüylerinden tutun yaşadıkları evin şekline kadar büyük farklarımız var. Ama benzerliklerimiz de var. Onlar da bizim gibi su, şarap vs. içiyor, pastırma yiyorlar. Sonra maceraya atılmayı hiç mi hiç sevmiyorlar. Nedeni bariz çünkü etrafta korkutucu yaratıklar var (dev örümcekler gibi) ve o boylarıyla onlarla uğraşmaları biraz işi zorlaştırıyor:)

Kitabın fantastik olmasına çok aldanmayın çünkü her yaştan bireyin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta o kadar güzel bir kitap ki Tolkien dayanamamış bir de Yüzüklerin Efendisi kitabını devam kitabı yapmış. İyi ki de yapmış çünkü dayanamayıp hemmen tek cilt özel baskısını aldım ve Sevgili https://1000kitap.com/nausicaa ile onu okuyacağız. Hobbitdeki başarısını Yüzüklerin Efendisinde de göstereceğine inanıyorum yazarın. Çünkü çook büyük bir hayal gücü var kendisinin:) Hatta ömrüm yeterse diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

İncelemem bu kadardı. Spoi olmasın ve heyecanınızı söndürmek istemediğim için kitapla ilgili çok da bir bilgi vermek istemedim. Ama dediğim gibi her yaştan bireyin okuyabileceği bir kitap. Baskı için illa özel baskısını alın diyemiycem çünkü herkesin keyfine göre takılması gerektiği kanısındayım. Güzel ve keyifli okumalarınız olsun:)
336 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
KEŞKE HEP BURADA KALSAYDIK...

Hiç bitmeseydi Bilbo'nun marecası,hem o da sevmişti(took yanını)...
Neydi bu ne okudum ben, daha önce hiç fantastik türü bir kitap okumamaştım sevmiyordum da açıkcası bu türler izlenir,okunmaz diyenlerdendim ama okumayı çook sevdim,belki de Tolkien amca, iyi yazdı onlandır...
Nasıl bir hayalgücüdür bu Tolkien amca,elfler,troller,golbinler,gollum,hobbit,cüceler,insana rastlamak zor bu kitapda hepsi başka başka türden.En kısa sürede Yüzüklerin efendisi ile görüşmek üzere...
Ayrıca yazarın sanki okurla konuşuyor gibi,araya yorumlar katması çoğu kişinin hoşuna gitmemiş ama ben tam tersi çok hoşuma gitti...
Filmini de en kısa zamanda izleyeceğim bakalım film mi/kitap mı??

Tolkien etkinliğini düşünen Ebru Ince'ye ve düzenleyen NigRa 'ya bizi orta dünyaya çıkardıkları için çok çok TEŞEKKÜRLER...
426 syf.
·8 günde·9/10
Fantastik edebiyatın ustalarından Tolkien kitapta, Bilbo Baggins'in, Gandalf ve cüceler ile birlikte ejderha Smaug'dan cücelerin hazinesini geri almak için çıktığı zorlu yolculuktan bahseder. Ancak asıl can alıcı nokta, muhteşem bir dünyanın kapılarının açılmasına vesile olan yüzüğün bulunmasının anlatılmasıdır.

Yazarın kalemi kadar, karakterlerin işlenişi ve kendilerine has üslupları da çok başarılıydı. Goblinleri bile sevdim diyebilirim. Özellikle şiveleri, konuşma tarzları çok etkileyiciydi ki burada çevirmenin başarısını da gözardı etmemek gerekir.
366 syf.
·Beğendi·9/10
İNSANl ALlR, KENDİ DÜNYASlNA ÖYLE ÇEKER Kİ, GERİ DÖNMEK İSTEMEZSİNİZ.
Anlatım dili, kurgu mükemmeliği ve içerik zenginliği ile en üst düzey kitaplardan biri daha. Kitapdaki zorluklar ve onların aşılması öyle canlı şekilde ve aşama-aşama verilmiş ki, kendinzi bir anda ya kahramanımızın yanında, ya da daha da ileri gidip kahramanın kendisi olursunuz. Ve sözünü etdiğim zorluklar, aşamalar bir-birile çok sıkı ve etkili şekilde bağlanmıştır.
Kitabın ilk 20-25 sayfası biraz karışık gelebilir (özellikle, filmini izlemediyseniz. Ben de bu kitabı daha filmini izlemeden okuduğum için biraz karışık gelmişti). Ama biraz sıkın dişinizi, emin olun sonraki okuyacağınız kısım buna fazlasıyla değecektir. Zaman-zaman komik, zaman-zaman da heyecanlı yerlerin olması size de o duyguyu fazlasıyla yaşatacaktır. Bu kitapda zeka, güç ve şans üçlüsünün bir kombinesini göreceksizin (ki bence başarının %90-dan fazlası bu 3 etkene bağlı).
Hikayeye gelicek olursan, fazla spoiler vermeden kısaca anlatmaya çalışayım. Bizim kahraman-Hobbit sakin ve monoton hayatını sürdürürken meşhur büyücümüz Handalf'la karşılaşır (daha doğrusu evinin bahçesinde otururken handalf onu bulur). Ve ona büyük bir görev için ihtiyacı olduğunu anlatır-üstü kapalı şekilde ve tabii ki, Hobbit'imiz bundan pek bir şey anlamıyor ta ki akşam 12 cüce sırayla evine gelene kadar. Bu arada bu kısım bence en komik yerlerden biri. Evet, akşam yemeğinden sonraki konuşmalarda her şey anlaşılır. Bizim 12 cüce ve tayfaları Smoug adlı bir ejder tarafından topraklarından kovulmuş ve hazineleri çalınmış (bu kısmı biras unuttum, hazinenin onların mı, yoksa ejderin mi olması). Ve onlar Handalfın yardımıyla kaybettiklerini geri almaya çalışırlar. Bu yolculukta onlara bir de hırsız lazım (hazine için). Evet, tahmin edebileceğiniz üzere bu hırsız bizim Hobbit. Çünki, Handalfa göre onun fiziği de bu iş için ideal. Hobbit il başta onaylamasa da, sonunda bir şekilde bu yolculuğa katılmaya ikna oluyor ve macera başlıyor...
Bu arada bu yolculukta, yanlız düşmanların olduğunu düşünmeyin, onların müttefikleri de, arkadaşları da, onlara kendi çıkarları için yardım edecekler de olucak.
Bundan fazlası spoilere girecek, bu yüzden bence artık kitabı kendiniz okumaya başlamalısınız. Yazdıklarımla ilk 20-25 sayfadakı karmaşıklığı aradan kaldırmaya çalıştım.
Bu zorlu ve heyecanlı yolculuğa çıkacak olan her kese BOL ŞANS
(P.S. Filmini yeni izledim, BENCE kitapdaki heyecenı ve akıcılığı yakalayamamış)
"On dakikan kaldı. Koşman gerekecek," dedi Gandalf.
"Ama-" dedi Bilbo.
"Ona zaman yok," dedi büyücü,
"Ama-" dedi Bilbo yine.
"Ona da zaman yok! Koş bakalım!"
Bildiğiniz gibi, troller güneş doğmadan yeraltına inmek zorundadır, aksi halde dağlardan yaratılmış olan troller yine dağların maddesine döner ve bir daha asla yerlerinden kıpırdayamazlar.
Cüceler kahraman değil, paranın değerini çok önemseyen, hesapçı bir halktır, bazıları ise değildir ve onlardan çok şey beklemediğiniz sürece Thorin ile Kafilesi gibi yeterince düzgün kişilerdir.
J. R. R. Tolkien
Sayfa 297 - İthaki
Yüzüğü istiyordu çünkü o bir güç yüzüğüydü ve parmağına taktığında seni görünmez yapardı; ancak güneşin parlak aydınlığında, o zaman da sadece gölgen sayesinde görülebilirdin, üstelik gölgen de titrek ve soluk olurdu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hobbit
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756902271
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Topraktaki bir delikte bir hobbit yaşardı. Ne öyle tatsız, kirli, ıslak bir delikti bu, ne de kuru, çıplak bir kum delikti bu, o bir hobbit deliğiydi, ve bu rahatlık demekti...Bu hobbitin deliği, çevresindeki miller boyu arazide yaşayan herkesin kullandığı isimle, Tepe'nin üzerindeydi... Hobbitin adı ise Baggins'di...Halk Baggins'leri pek saygıdeğer bulurdu. Yalnız çoğu zengin olduğu için değil, aynı zamanda hiç bir maceraya kalkışmadıkları, ya da beklenmedik hiç bir şey yapmadıkları içinde bu...

Kitabı okuyanlar 3.136 okur

  • Neslihan Şenel
  • Halil İbrahim Karagedik
  • engin divir
  • şule uzundere
  • Tansel Diplikaya
  • emre dorje
  • Deniz KAYA
  • Irene Adler

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0.2 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0.1 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları