Hocaefendi'nin Sandukası

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.335
Gösterim
Adı:
Hocaefendi'nin Sandukası
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401441
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Cinayet, aşk, serüven, esrar.
İslam, Egzistansiyalizm, Diyalektik.
Medrese öğrencilerinin kurduğu gizli örgüt.
İşkence ve entrika. Rakamların sırrı.
Bütün bunlar,
ünlü bilim adamı Emre Kongar'ın
tarihsel roman biçiminde kaleme aldığı
toplumsal eleştiri alegorisinin ögeleri.
Keyifle okuyacaksınız.
(Arka Kapak)
Okul yıllarımda en sevmediğim dersti tarih... Ne kadar önemli olduğunu anlamak ve okumaya başlamak için 30'lu yaşları beklemem gerekiyormuş ama. Tarih okumaya başladığımda daha da eskilere Homeros'a kadar gitmem gerektiğini gördüm. Oradan felsefeye, oradan mitolojiye derken iş sarpa sardı. O kadar çok şey vardı ki okunacak sıraya sokmak bile aylar sürebilirdi. Biraz oradan biraz buradan derken ilerleme başladı. Başladı ama dünya tarihinde değişen bir şey olmadığını görmek çok ilginçti. Hep derler tarih tekerrür eder diye de okuyunca anlıyor insan, bu derece mi ders çıkartmaz insanoğlu diye. Çıkarmıyor işte.
Ne alakası var derseniz, hep entrika, hep cinayet, hep hırs, kıyıda köşede aşk, kullanılan ve atılan insanlar, herkesten saklanan gerçekler, göz boyamalar.
Emre Kongar, bir sosyolog olarak bu konuyu güzelce deşmiş. Sultan Mehmet zamanındaki bir gizli oluşumun peşine düştüğü sandukanın macerası bu roman. Sandukayı ele geçirmeye çalışırken kaçırılan gerçeklerin kitabı. Kuvvetli bir metafor sanduka. Bir bilinmez, içinde ne var, belge, zehir, vs derken kopup giden gerçekler olduğunu görmek ironik.
Kanımca tek sıkıntısı var kitabın o da dil. Her ne kadar Türkçe yazılmaya çalışılmış ise de eski Türkçe kelimeler hayli fazla kitapta. Molla Hayrettin ile Ebu Cafer'in Gazali özelinde materyalizm tartışması bu sebeple zor anlaşılır ama kısacık bir bölüm.
Beklenmeyen ve keyifli bir Emre Kongar romanı diyebilirim rahatlıkla. Sn. Kongar'ın giriş kısmındaki açıklamalarından sonra "Beyaz Kale"yi aldım (kısa ama Orhan Pamuk diyeyim). Sonraki adım ise "Gülün Adı".
İyi okumalar.
Kitabın sonundaki tepkileri okuduğumda bu kitabı çok boş okuduğumu farkettim mesela kitaptaki hicivleri anlayamamışım... Ama çok ilginç bilgiler var içinde okunulmalı ama tarihle ilgili belirli bir doygunluğa ulaşan kişiler okumalı bence onların daha farklı bir tat alacağını düşünüyorum. İyi okumalar
Günümüz gerçeklerine tarihten bir dönemin anlatımıyla ışık tutan bir roman Hocaefendi'nin Sandukası. Kitabın yazılış hikayesi etkileyici. Farklı bir üslup, farklı bir konu... Tarih eski gibi gözüküyor ama bugünü de çok güzel anlatıyor. En güzel yanı ise Osmanlı'nın bir bölümüne ışık tutması. Kitabın başında Kongar'ın da dediği gibi bölüm sıralamanızı değiştirip kendinize göre bir tane daha macera oluşturabiliyorsunuz. Kitabın içinde kendi kendiyle çelişen yerleri de var. Bittiğinde sizin de aklınızda "Bunlar hayal ürünü mü yoksa gerçek miydi?" diye bir düşünce oluşursa eğer ilk sayfasını tekrar okuyun. :) Keyifli okumalar :)
Güzel bir kurgu eser. Bu aralar okuduğum diğer bir kitap olan Graham E. Fuller'ın Siyasal İslam'ın Geleceği adlı kitabında yer verdiği, sonradan yazdığı İslamsız Dünya kitabının da temel argümanı olan İslam olmasa idi de Ortadoğu bugün benzer bir durumda olurdu görüşünü Kongar da aşağı yukarı kitabın başlangıç kısımlarında yazıyor. Kongar doğu ve batı hristiyanlığı arasındaki amansız çatışmanın doğu islama teslim olmasa idi bugünün temel çatışması olarak devam edeceğini söylüyor. Politik, sosyolojik göndermeler de oldukça başarılı.
Oldukça ilginç bir önsöz ile başlayan kitap akla Orhan Pamuk'un Beyaz Kale ile Umberto Eco'nun Gülün Adı'nı düşürür. Kongar'ın bu kitaplara önem verdiği aşikar.

Sultan Mehmet döneminden bir kesit sunan roman medrese içi öğrenci oluşumlarından, ırklar arası casusluğa, saray içi entrikalardan, müderrisler arası felsefi tartışmalara, dinler arası hakimiyet mücadelesinden gizemli şifrelerin esrarına uzanan; geniş yelpazede seyreden hem sürükleyici hem de konu başlıkları itibariyle insanı araştırmaya sevkeden ve işlediği siyasi- felsefi alt yapısıyla sadece geçmişe değil tüm zamanlara hitap eden bir roman. Tabi sondaki yorumlar kısmını okuduğumda ben de yüzeysel geçtiğimi anladım, yaptığı atıfları algılayabilmek için bazı kavramlara (Varoluşçuluk, Marksizim,Diyalektik vs.)hakim olmak gerekiyor. Araştırmaya yönelttiği,kafaları karıştırdığı ve soru işaretleri bıraktığı için bu bölüm çok yerinde olmuş.
Gerek giriş gerek mektuplar bölümü nedeniyle insanda ciddi bir gerçeklik duygusu uyandırıyor, fakat hepsinin uydurmaca olduğunu girişte belirtmiştir, sondaki mektuplar dahil! Kendisi internet sitesinde kitapla ilgili önemli detayları açıklığa kavuşturmakta, okuduktan sonra göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim.(http://www.kongar.org/..._ve_Haldun_Taner.php)
Postmodernist bir roman olan Hocaefendi'nin Sandukası çerçeve hikaye ve ana hikayeden oluşur. Çerçeve hikayeyi 'Romanın Öyküsü' bölümü ile sonunda yer alan 'Eleştiriler' bölümü oluşturur. Çerçeve hikayede yer alan bazı bölümler kurgu, bazı bölümler ise gerçektir. Ana hikayede yer alan bölümler de aynı şekildedir. Eserde Raşid ve arkadaşlarının hiç yaşlanmaması postmodernizmin zaman olgusunu arka plana itip, fazla önemsememesiyle ilgilidir. Aynı şekilde yazarın raporlarda bir sıra gözetilmemesi gerektiğini belirtmesi de postmodernizmin olaylarda kronolojik sırayı önemsememesiyle ilgilidir. Roman hakkında birçok tevatür vardır. Yazar Emre Kongar, yaptığı açıklama ve röportajlarla bu konulara mümkün derecede açıklık getirmiştir. Okuduktan sonra araştırmanız romanı anlamanız açısından yarar sağlayacaktır. Postmodernizmle yazılmış eserleri okumaya başlamak için iyi bir romandır.
Evlat unutma ki tek tanrılı dinlerin hepsi bağışlayıcılığı öngörür ama, iktidarı elinde tutanlar, yani bu dinleri uygulayanlar, kendi görüşlerinden sapanları en sert biçimde eleştirir ve onları ellerine fırsat geçer geçmez de yok ederler. Çünkü yöneticiler açısından sorun Allah sorunu değil, iktidar sorunudur. İktidarı Allah adına ellerinde tuttuklarını öne sürenler, aslında kaba kuvvet aracılığı ile ele geçirip hükümdarlıklarını yine silah gücü ile sürdürenlerdir. Gerek Avrupa'daki, gerek Asya'daki bütün hanedanlar böyledir. Bu hanedanlar iktidarlarını korumak için işledikleri cinayetleri örtbas etmek için de, ('kendi menfaatim için yapıyorum' diyemediklerinden) 'Allahı'ın hizmetinde olduklarını öne sürerek halkı aldatırlar. Aslında din adına yapılan savaşların pek çoğu kişisel iktidar ve para hırsı adına işlenen cinayetlerdir. Bunun en güzel örneği de Haçlı Seferleridir.
Sen dinden imandan ne anlarsın! Ben ibadetlerin en yücesini yapıyorum: Kendimi dinliyor, bu dünyadaki yerimi, görevimi sorguluyor, Allahıma ulaşmaya çalışıyorum. Buna "tefekkür" denir. Senin kıldığın namazdan da daha yücedir Allah indinde.
"Kimleri "kafir" ilan edip kelle isteyeceğine ise o sırada iktidarda kimlerin olduğuna, kendi çıkarlarına hangi grubun en iyi hizmet edeceğine bakarak karar verirdi. Önce iktidardaki gruba karşı "düşmanlar" üretir, sonra bunları "kafir" ilan eder, en sonunda da kellelerini isteyerek, egemen grubun ne denli sadık bir hizmetkarı olduğunu kanıtlardı."
"Demek ki 'iki' olmak, insanın yapısında, evrenin özünde var. Ama yine de 'ikilik' çıkarmak, bölünmeye ve zayıflamaya yol açıyor. O halde bölünmeyi ve zayıflamayı önlemek için yapılacak en iyi şey bu 'ikili' yapıyı, birbiri ile ilişki ve karşılıklı etki içinde, bütünü güçlendirmek için kullanmaktır."
"... bu zıtların etkileşimi çok önemli bir olay. Çünkü bir yapıyı ikiye ayırarak yok eden bölücülüğü ortadan kaldırıyor. Tam tersine zıtların ilişkisi ile birliği ve bütünlüğü güçlendiriyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hocaefendi'nin Sandukası
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751401441
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Cinayet, aşk, serüven, esrar.
İslam, Egzistansiyalizm, Diyalektik.
Medrese öğrencilerinin kurduğu gizli örgüt.
İşkence ve entrika. Rakamların sırrı.
Bütün bunlar,
ünlü bilim adamı Emre Kongar'ın
tarihsel roman biçiminde kaleme aldığı
toplumsal eleştiri alegorisinin ögeleri.
Keyifle okuyacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 67 okur

  • İlker Türker
  • Gülay Ömeroğlu
  • Hayat Güzeldir
  • BilgeSevgi
  • Serhat
  • Belgin Konca
  • İbrahim Okumuş
  • Safiye Gökçe
  • Tuco Herrera
  • Ümit Malkoçoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.3
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%24.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54
Erkek
%46

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (3)
9
%20.8 (5)
8
%41.7 (10)
7
%8.3 (2)
6
%4.2 (1)
5
%8.3 (2)
4
%4.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0