Hoşgör Köftecisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.016
Gösterim
Adı:
Hoşgör Köftecisi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Hoşgör Köftecisi
Hoşgör Köftecisi
Orhan Velinin hikâyeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyandan "serbest" olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı.

Hikâyeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir.

Hoşgör Köftecisi okurlarının, "keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler gibi bu güzel hikâyelerden de daha çok yazsaydı" diyeceğini düşünüyoruz.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuduktan sonra Yapı Kredi Yayınları’nın da kitaba başlamadan önce belirttiği gibi “Keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler gibi bu güzel hikâyelerden de daha çok yazsaydı.” dedirten öykü kitabı.

Kitap, 6-7 sayfalık, kısa olmasına rağmen derinlik taşıyan, tekrar ve tekrar okunması gereken hikâyelerden oluşuyor.

Kitabın sonunda Orhan Veli’nin edebiyat hakkında küçük ama ilginç bir konuşmasına da yer verilmiş. Türk Dil Kurumunu “dili, kelimelere karşılık bulmaktan ibaret sayan müessese” olarak tanımlamış, “dilin zenginleşmesini müesseselerden değil, sanat adamlarından beklemeliyiz.” demiş Orhan Veli.

TDK selfie’ye karşılık buladursun, Türkçeyi doğru kullanmada önderlik yapamayan kurum olarak görüyorum bu kurumu. Hele ki Twitter sayfasında son dönemlerde yaptığı saçmasapan tanımlar ve özenilmemiş noktalama işaretleri ile zıvanadan çıkmış kurumdur.

http://www.imgim.com/...53-a01ef12f5819.jpeg

Türkçe için var olduklarını söylüyorlar lâkin daha cümle kuramıyorlar. Facebook’taki çakma kültür bekçilerine maaş bağlanmış, TDK elemanı olarak işe alınmış sanırsam. İyi ki varsın TDK, ya da yoksun.

Bunun dışında 21. ve 22. sayfalarda realizme değinmiş Oktay Veli. “Bir esere, dünyanın en çirkin realitelerini doldurmakla realist olunmaz, dünyayı hep kara gözlükle görmek, romantizmin ta kendisidir.” demiş. Bu görüşe ben de katılıyorum. Sefaletleri, ıstırapları, sınıf tezatlarını en keskin hatlarıyla canlandırmak isteyen çok kere mübalağaya düşer.

Orhan Veli, nâm-ı diğer Garipçi, bu kitapla gönlümü kazandı.
64 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Orhan Veli elbette öncelikle şair kimliğiyle bilinir ve öne çıkar. Fakat bu kısa öykülerden oluşan kitabı okunmaya değer. Kullandığı dil,üslup zamanının ilerisinde kanaatimce. Tıpkı “aylak adam” ve “kürk mantolu madonna “ gibi. Yusuf Atılgan,Sabahattin Ali gibi. Çeşitli dergilerde yayımlanan kısa öyküleri YKY 2003 yılında önce “şairin işi” ismiyle,2012 yılında da “hoşgör köftecisi” ismiyle kitaplaştırmış.

Yazarın hayatına da bir göz atmakta fayda var,

https://www.turkedebiyati.org/orhan_veli_kanik.html

Kitapta 7 öykü var, bunlardan bir tanesi çeviri (yazarı William Saroyan-yaşasın aşk öyküsü). Ayrıca bir de Orhan Veliyle yapılmış röportaj bulunuyor kitapta. Öykü isimleri,

Hoşgör koftecisi,kan,baharın ettikleri,öğleden sonra,işsizlik,denize doğru ,yaşasın aşk.

Birkaç öyküden örnekler şöyle;

Hoşgör Köftecisi,

-Bu manasız dünyanın hiç ummadığınız bir yerinde kapısından dört bir yana nefis kebap kokuları yayılan bir kebapçı dükkanı ile karşılaşmanız imkansız değildir.

Öğleden Sonra,

-Kendisine karşı yakınlık duyduğumu galiba kızcağız da anladı. Sık sık bana bakıyordu.Bu bakışın başka bakışlara benzemeyeceğini anlayacak kadar da macera geçmiş başımdan.Ne düşünüyordu acaba benim için? Kim bilir belki de diyordu ki içinden “Ben kamburum, o değil” Birdenbire aklıma ne geldi biliyor musunuz?
”Acaba “ dedim, “Ben bu kızla evlensem çocuklarımız da kambur mu olur?”

İşsizlik,

-İşsizlik kötü şey vesselam . İşsizliğin kötü olduğunu da yalnız aç kaldığım zamanlar düşünüyorum.Can sıkıntısından bunaldığım sıralarda da düşünsem ya. Olmuyor. Bu bahçeye de hep böyle zamanlarımda gelirim.Neden acaba?Etraftakilerin çoğu da işsiz.Bu bahçe sadece kaderleri bu yolda ortak olanları mı çekiyor dersiniz.

-Bilmem ne dağındaki petrol arama kampında bir iş teklif etmişlerdi. Gitseydim kötü mü olurdu sanki.Enayilik işte,parayla pulla değil ki!

Denize Doğru,

-Buraya geleli üç gün oldu. Ama şöyle bir kıyıya gidip o yosun kokusunu koklayamadım. Şöyle bir eğilip elimi suya değdiremedim.O eski hasret hep içimde.
64 syf.
·1 günde
Kısa ama Orhan Veli ile dolu dolu olan bir kitap. Kitabın başında yazdığı gibi, keşke daha çok yaşasaydı da bizi o güzel mısra ve satırlara doyursaydı. Orhan Veli'yi biraz daha yakından tanımak için yol gösterici bir kitap aynı zamanda. fakirlik üzerine söyledikleri, denize olan sevgisi, şairliği, avareliği, pişmanlıkları, sevgileri, sohbetleri, edebiyat üzerine düşünceleri.
hikayeler akıp gidiyor, sanki hikaye değil de şiir okuyormuş gibi hissetmemi sağladı. şiirleriyle paralellik gösterir hikayeleri.okurken bol bol "ben bunu daha önce okudum" hissine kapılmamın sebebi de bundandı sanırım,
64 syf.
·Beğendi·8/10 puan
36 yaşında hayata veda eden bir Orhan Veli. Yaşasaydı kim bilir daha neler yazardı. Birbirinden güzel öykülerinin bulunduğu kitabı bir nefeste okudum. Tadı damağımda kaldı. Sait Faik Gibi daha çok öykü yazabilseydi keşke. Biraz Sait Faik biraz Yaşar Kemal tadı aldım hikayelerinden. Denizin, güneşin sıcacık rüzgarın esintisi vardı. Mutlaka okunmalı..
64 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Orhan Veli yolun yarısını henüz geçmişken yumdu gozlerini hayata. O gitti de ardında bıraktığı biz okurlarına yazık olmuştu.
Böyle şiirlere sahip bir adam ve öyküleriyle yolumuza ışık, bizlere ögretmen oldu.
Her öyküsünde ayrı bir derinlik, ayrı bir anlam var.
Her şiirinde biraz aşk, biraz hüzün, biraz hayat var.
Her okuyucunun satırlarda kendini bulacağı cümleler var.

Hoşgör Köfteci alti öyküde olusmakta. Her öyküde Orhan Veli gitti yerleri, karşılaştığı insanlari, günlük hayati anlatmıştır. Zaman zaman toplumsal eleştiri yapmaktanda kendini alamamıştır.
Aynı zamanda William Saroyan'ın Love, Here is my Hat öyküsünden Yaşasın Aşk isimli ceviriyi yapmıştır.
64 syf.
·1 günde·9/10 puan
Orhan Veli'nin, Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile beraber çıkarttıkları Varlık Dergisi'nde de bolca örneklerini paylaştıkları kafiyesiz, ölçüsüz, şairenelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatırlar. Bu başlattıkları akımın adı da Garip Akımı'dır ve bu 3 kişi de artık Garipçiler olarak anılmaktadır. Bu yeni akım kimi edebiyatçı tarafından sevilirken, çoğu kesim tarafından da dışlanmakta ve edebiyat dışı denilmektedir. Orhan Veli ile beraber bu akım sayesinde Türk şiiri artık Avrupa şiirine, özellikle de Fransız şiirine daha bir yakınlaşmaktadır. Zamanında Garipçiler çok fazla tepki ve eleştiri almış olsalar da Garip Akımı artık kendini kabul ettirmiş ve sevilen bir tür olmuştur. Orhan Veli'nin YKY tarafından gazetelerde yayınlanan kısacık, 3 - 5 sayfalık hikayeleri toplayıp, bir araya getirilip kitaplaştırılmış kitabının içindeki hikayeler de aynı Orhan Veli şiirleri gibi naifliğe hakim şekilde kendini okutmaktadır. Hikayelerin aslında ne bir mutlu sonu ne de mutsuz bir sonu var. Bildiğimiz hikayelerin aksine uzun bir süreci de anlatmıyor, sadece 5 - 6 dakikalık kısımların anlatıldığı şiirsel kıvamda hikayeler. Gerçek mi değil mi, yoksa gerçekten de bir hikaye mi diye Orhan Veli kendimize de sordurtmayı başarabiliyor. Belki de bir hayali anlatıyor bize Orhan Veli ve bu güzel hayali ile yüzümüzde samimi bir gülümseme oluşturttuyor. Deniz kenarında, güzel bir şekilde edebiyat kokan bir sofrada, rakı ve balık eşliğinde hayallere dalmamıza müsaade ediyor. Okuyun, bu kısacık, az sayfadaki kitaptaki hissettiklerimi sizler de hissedeceksiniz. Son kısımdaki Orhan Veli'nin çevirdiği hikaye ve edebiyat hakkındaki röpartajı ile güzel bir kitap.
64 syf.
Ölüm bazı insanlara hiç yakışmıyor be arkadaş, Orhan Veli de onların en birincisi. İnsan okurken Allah’ım bu ne samimi bir dil bu ne bizden bir insan diye diye gülerken buluyor kitaptaki hikayelerinin pasajlarına. Orhan Veli’yi anlatmaya çalışsam bir tekrardan başka bir şey olmaz ben yüreğimde beliren Orhan Veli’yi yazmak istiyorum. Hayatı her anlamda görmüş ve bu hayatı senkretik bir anlayışla bütünleyip döneminde çığır açmış bir ustadır benim gözümde. Sanatı ve edebiyatı birbirinden ayırmış şiiri sanata fikri edebiyata mal edip hakikati en açık ve yalın söylemeyi başarabilmiş bir üstattır Orhan Veli. 36 yıl günü kadar dünyada var olmuş amma öldükten 71 sene sonra bile gecenin bir yarısında okurlarınca güzel ve büyük yazar diye hatırlanıp ruhuna güzel sözler okunmuş bir adamdır Orhan Veli. Okuyun mutlaka okuyun Orhan Veli’nin elinden yüreğinden akan satırların arasında kaybolun.
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitaptaki öyküleri aynı şiirleri gibi sıcak , içten ve sahici... Büyük şair Orhan Veli kısa öykü yazarı olarak da muhteşem. keyif alarak okudum....
64 syf.
Erken ölümler beni hep derinden etkilemiştir. Hele bu kişi geride kendisini anacağımız eserler bırakmışsa... Sabahattin Ali, Orhan Veli ve daha niceleri... Bu kısacık öykülerinden oluşan öykülerinden birinde şöyle diyor Veli: "Saadet nedir? Herkes saadeti tanımış mıdır dünyada? ... Ama zaman zaman ben de kendimi mesut sansam ne çıkar? Büyük saadetlerden hiçbir vakit nasibim olmayacağına göre bunlarla avunayım bari."
Ne uç­mak ge­li­yor elim­den, ne de öt­mek.
Her şey­den ön­ce yi­yip iç­me­ye ih­ti­ya­cım var;
hal­bu­ki, âşık olur­sam yi­yip içe­mem.
Aşk saç­ma bir şey.
Hep öy­le ol­muş­tur za­ten; da­ima da öy­le
ola­cak­tır. Ger­çi, tek var olan şey; ama saç­ma.
Ne düşünüyordu acaba benim için? Eminim ki beni kendinden üstün buluyordu. İhtimal geçinme imkânlarımın kılığımla, kıyafetimle uygun olduğunu sanıyordu. Ah, biz küçük burjuvalar, ne sahte, ne yaldızdan ibaret insanlarız. Her şeyimiz yalan.
Bü­tün ra­hat­sız­lık­lar, in­san­la­rın ken­di dün­ya­la­rı­nın dı­şın­da kal­ma­la­rın­dan ge­li­yor.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 23 - Yapı Kredi Yayınları
“Sev­me” sö­zü de ge­niş bir söz. İn­san bir ye­me­ği se­vi­yor, bir ren­gi se­vi­yor, bir ka­dı­nı se­vi­yor.
Orhan Veli Kanık
Sayfa 29 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hoşgör Köftecisi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750822544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Hoşgör Köftecisi
Hoşgör Köftecisi
Orhan Velinin hikâyeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyandan "serbest" olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı.

Hikâyeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir.

Hoşgör Köftecisi okurlarının, "keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler gibi bu güzel hikâyelerden de daha çok yazsaydı" diyeceğini düşünüyoruz.

Kitabı okuyanlar 931 okur

  • Merve Çeçen
  • Radikalizmin Mistik Önderi
  • Nesrin Petek
  • Sait Durgun
  • O️RONTES
  • Gülsüm Yılmaz
  • Fatma
  • Betül Düzgün
  • Yağmur Ceylan
  • Betül Göller

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%25.3
25-34 Yaş
%50.6
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%3.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.4
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.6 (65)
9
%19.5 (56)
8
%23 (66)
7
%21.6 (62)
6
%8 (23)
5
%2.1 (6)
4
%1 (3)
3
%0
2
%0.3 (1)
1
%0.7 (2)