Hoşgör Köftecisi

8,7/10  (20 Oy) · 
54 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.024 gösterim
Orhan Velinin hikâyeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyandan "serbest" olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı.

Hikâyeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir.

Hoşgör Köftecisi okurlarının, "keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler gibi bu güzel hikâyelerden de daha çok yazsaydı" diyeceğini düşünüyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    64
  • ISBN:
    978–975–08–2254–4
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 03 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Orhan Veli'nin, Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile beraber çıkarttıkları Varlık Dergisi'nde de bolca örneklerini paylaştıkları kafiyesiz, ölçüsüz, şairenelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatırlar. Bu başlattıkları akımın adı da Garip Akımı'dır ve bu 3 kişi de artık Garipçiler olarak anılmaktadır. Bu yeni akım kimi edebiyatçı tarafından sevilirken, çoğu kesim tarafından da dışlanmakta ve edebiyat dışı denilmektedir. Orhan Veli ile beraber bu akım sayesinde Türk şiiri artık Avrupa şiirine, özellikle de Fransız şiirine daha bir yakınlaşmaktadır. Zamanında Garipçiler çok fazla tepki ve eleştiri almış olsalar da Garip Akımı artık kendini kabul ettirmiş ve sevilen bir tür olmuştur. Orhan Veli'nin YKY tarafından gazetelerde yayınlanan kısacık, 3 - 5 sayfalık hikayeleri toplayıp, bir araya getirilip kitaplaştırılmış kitabının içindeki hikayeler de aynı Orhan Veli şiirleri gibi naifliğe hakim şekilde kendini okutmaktadır. Hikayelerin aslında ne bir mutlu sonu ne de mutsuz bir sonu var. Bildiğimiz hikayelerin aksine uzun bir süreci de anlatmıyor, sadece 5 - 6 dakikalık kısımların anlatıldığı şiirsel kıvamda hikayeler. Gerçek mi değil mi, yoksa gerçekten de bir hikaye mi diye Orhan Veli kendimize de sordurtmayı başarabiliyor. Belki de bir hayali anlatıyor bize Orhan Veli ve bu güzel hayali ile yüzümüzde samimi bir gülümseme oluşturttuyor. Deniz kenarında, güzel bir şekilde edebiyat kokan bir sofrada, rakı ve balık eşliğinde hayallere dalmamıza müsaade ediyor. Okuyun, bu kısacık, az sayfadaki kitaptaki hissettiklerimi sizler de hissedeceksiniz. Son kısımdaki Orhan Veli'nin çevirdiği hikaye ve edebiyat hakkındaki röpartajı ile güzel bir kitap.

Onur Erol 
 24 May 10:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

36 yaşında hayata veda eden bir Orhan Veli. Yaşasaydı kim bilir daha neler yazardı. Birbirinden güzel öykülerinin bulunduğu kitabı bir nefeste okudum. Tadı damağımda kaldı. Sait Faik Gibi daha çok öykü yazabilseydi keşke. Biraz Sait Faik biraz Yaşar Kemal tadı aldım hikayelerinden. Denizin, güneşin sıcacık rüzgarın esintisi vardı. Mutlaka okunmalı..

ilker Görkem 
10 Oca 15:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Erken ölümler beni hep derinden etkilemiştir. Hele bu kişi geride kendisini anacağımız eserler bırakmışsa... Sabahattin Ali, Orhan Veli ve daha niceleri... Bu kısacık öykülerinden oluşan öykülerinden birinde şöyle diyor Veli: "Saadet nedir? Herkes saadeti tanımış mıdır dünyada? ... Ama zaman zaman ben de kendimi mesut sansam ne çıkar? Büyük saadetlerden hiçbir vakit nasibim olmayacağına göre bunlarla avunayım bari."

Cansu Atay 
 23 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Kitabı daha önceden bir kaç kez daha elime alıp, başlamadan vazgeçmiştim okumaktan. Neden bilmiyorum ama öykülerle, kısa yazılarla aram pek iyi olmadı hiç. Uzun uzun romanlar olsun, sonunu deli gibi merak edeyim ama bir yandan da hiç bitmesin isteyenlerdenim ben de. Tabi bu kitaba gerçek anlamda başlamaya karar verene kadar!..

Daha ilk öyküyü okurken yüzümde tatlı bir gülümseme beliriverdi hemen. Hikaye kısacık da olsa samimiyet kocamandı ve hikayedeki gibi adı 'meyhane' olmasa da benim de sık sık gittiğim, aile gibi olduğum minik bir mekan vardı. O geldi aklıma. Bazen kitabımla gidip, yalnız masamda bir ellilik ile romanın derinliklerine daldığım ya da yine o mekanın daimi müdavimleri ile bir masanın etrafında sohbet ettiğim... :) Nasıl da yakınmışız Orhan Veli'yle ve ne kadar da bizdenmiş aslında kendisi...

Orhan Veli'yi elbette tanırız hepimiz; çoğunluğumuz şiirleriyle. Ama bu kitapla bir de hikayeci Orhan Veli'yi tanımış oldum ve kısa yazılardan haz etmesem de hayran kaldım. Keşke'lerim biraz daha arttı.

Sahiden... Keşke bu kadar genç yaşta ayrılmasaydı aramızdan ve daha çok şiir; daha çok öykü yazsaydı.

Keyifli okumalar...

Zihnimdeki Orhan Veli'yi bulduğum kitap. İlk hikayelere ısınamasam da, sonrakilerde hemen tanıdım onu. Fakirlik üzerine söyledikleri, denize olan sevgisi, şairliği, avareliği, pişmanlıkları, sevgileri, sohbetleri, edebiyat üzerine düşünceleri...

Kısa ama Orhan Veli ile dolu dolu olan bir kitap "Hoşgör Köftecisi". Kitabın başında yazdığı gibi, keşke daha çok yaşasaydı da bizi o güzel mısra ve satırlara doyursaydı...

Burak Akgün 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Şiirinde neyse Orhan Veli öyküsünde de o.Sıradan insanlar ve günlük hayat her an içinde olduğumuz,parçası olduğumuz şeyler şiirinde olduğu gibi bu kısacık öykü kitabında da çok güzel görmüş çok basit anlatmış.Keşke daha uzun yaşasaydı ve şiirlerinin yanın da böyle bizden,gösterişten uzak öyküler yazsaydı.

Parmenides 
18 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hayallerle gerçek dünyanın harmanlandığı güzel hikayelerle dolu. Okurken yeri gelir deniz kıyısındaki meyhanede sıcak bir ortamda bulursunuz kendinizi, yeri gelir bir bankta oturmuş "cebimde para yok ama yinede hayat güzel" derken.

Kitaptan 28 Alıntı

mithrandir21 | Uğur D. 
02 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Zenginler olmasaydı," demiş, "fakirlerin hali daha kötü olurdu." Doğru! Bu çocuklar bunu ta doğuştan biliyorlar. Fakirlerin daima zenginlere borçlu olduğunu biliyorlar. Bunların aklından, "Fakirler olmasaydı zenginlerin hali ne olurdu?" diye bir cümle geçmiş midir acaba? Ne münasebet!

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 22 - Seçilmiş Hikayeler, 1948)Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 22 - Seçilmiş Hikayeler, 1948)
Onur Erol 
24 May 11:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kimileri derler ki intihar bir irade işidir. Ben buna inanmıyorum. İntihar bir iradesizliktir.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık
Onur Erol 
24 May 11:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ölümü düşündüm. Ölümlerin en kötüsü, bir bataklıkta, çırpına çırpına, ümidin her an biraz daha azaldığını göre göre ölmekmiş gibi duymuştum.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık
Onur Erol 
24 May 11:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

– Ne yaparsın, et yiyemiyoruz; fukaranın eti de balık. Bereket versin balığa. Balık da olmasa şu memlekette.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık

Kimileri derler ki intihar bir irade işidir. Ben buna inanmıyorum. İntihar bir iradesizliktir. Dünyadaki güçlükleri yenebilen, o iradeyi gösterebilen kimse kolay kolay ölüme razı olmaz. Ölüme razı olan, hiçbir şeyle cedelleşmeyen, bu savaşta bütün ümitlerini kaybeden kişidir. O ümitleri kaybetmek için de, insanın, kendisini dünyaya bağlayacak hiçbir şeyi olmamalı. Ne para, ne pul, ne aşk, ne muhabbet, ne şeref, ne namus.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık
Onur Erol 
24 May 11:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bense Nâzım Hikmet’i severim; bir türlü anlaşamazdık. O bana “şiirle maddenin bağdaşamayacağını, şiirin, görünmez parmakların içimizdeki tellerden çıkardığı ilahi nağmeler olduğunu” söylerdi.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık
Onur Erol 
24 May 11:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İstanbul’dan başka yerde balık olmaz. Karadeniz’de hamsi, İzmir’de çipura, Gelibolu’da sardalya, işte o kadar. Balık, balık İstanbul’da. O da Boğazda.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli KanıkHoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık
mithrandir21 | Uğur D. 
02 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsana sol diyorlar, komünist diyorlar. İyisi mi bir yazar hep suya sabuna dokunmayan yazılar yazmalı.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 20 - Baharın Ettikleri)Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 20 - Baharın Ettikleri)
Zagor 
17 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Bir yıl deniz görmesem bir hoş olurum. Hele bir de bahar gelmez mi, buram buram yosun kokuları tütmeye başlar burnumda."

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 41)Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 41)
Parmenides 
18 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Bu "kötü göz" lafı beni düşündürmeye başladı. Öyle ya, ben bu kambur kızdan hoşlanmışsam, onu sevmişsem neden ona kötü gözle bakmış olayım? Büsbütün tersine, iyi gözle bakmışım ki sevmişim. "sevme" sözü geniş bir söz. İnsan bir yemeği seviyor, bir rengi seviyor, bir kadını seviyor.

Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 29)Hoşgör Köftecisi, Orhan Veli Kanık (Sayfa 29)
3 /