Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği ÜzerineSeneca

·
Okunma
·
Beğeni
·
438
Gösterim
Adı:
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
122
ISBN:
978-605-5063-16-0
Kitabın türü:
Çeviri:
Bedia Demiriş
Yayınevi:
Doğu-Batı
Birinci Kitap Hoşgörü Üzerine (De Clementia), Nero’dan günümüze tüm yöneticilere bir ithaftır. İmparatorlar hoşgörüleriyle hatırlanır ve itibar kazanırlar; zalimlikleriyle değil. Romalı hatip Lucius Annaeus Seneca’nın sözleri günümüzde yankı bulacak bir bilgeliğe ulaşır:

“Zi­ra kim­se bir mas­ke­yi uzun sü­re ta­şı­ya­maz, uy­dur­ma şey­ler ça­bu­cak ken­di do­ğa­la­rı­na ge­ri dö­ner­; şöy­le di­ye­yim, te­me­lin­de doğ­ru­luk ya­tan her şey ze­min­den boy atar, za­ma­nı gel­di­ğin­de de da­ha bü­yük, da­ha iyi olarak ortaya çıkar.”

Stoacı yaşam felsefesinin öğütlediği üzere doğada nasıl bir denge ve uyum aranıyorsa, yöneticiler ile halk arasında da hoşgörü, akıl ve adalet temelinde benzer bağlar kurulmalıdır.


İkinci kitap Ruh Dinginliği Üzerine (de tranquillitate animi)’de ise gerçek mutluluğun kapısı aralanmaya çalışılır. Stoacı düşüncenin temel ilkeleri esasında her birey için kaçınılmaz ruhani alıştırmalardır, yapılması gereken günlük erdemlerdir: Bir insanın diğer insanlara karşı görevlerini bir yükümlülük olarak üstlenmesi ve böylece kendisini sınaması gerekir. Arkadaşlık ruh dinginliğine katkıda bulunur; çok büyük servet ise ona zarar verir. İnsanın kendi gereksinimlerine sınır koyması gerekir. Bilge kişi ölümü hiçe sayar ve her şeye hazırlıklı olur. Aksilikler kuruntu etmeden, anlayışla karşılanmalıdır. İnsanlara düşman olmamak, olağan kusurları gülerek karşılamak ve zihin için gerekli olan dinlenmeyi hiç unutmamak gerekir:

“Sık sık da kendi içine çekilmelidir insan; çünkü birbirine benzemeyenlerin arkadaşlığı uyumlu bağları kargaşaya sürükler ve yeni zaaflar uyandırır, ruhta bulunan ve tümüyle iyileştirilemeyen zayıf her ne varsa bunları kötüleştirir. Bununla birlikte şu iki şeyin birbiriyle harmanlanması ve sıra ile yapılması gerekir: Yalnızlık ve kalabalığa katılma. Yalnızlık bizim insanlara karşı özlem duymamıza sebep olur, kalabalık ise kendimize karşı özlem duymamıza ve biri diğeri için çare olur: Yalnızlık, kalabalığa karşı duyulan nefrete, kalabalık, yalnızlıktan duyulan bıkkınlığa çare olur.”
“Zi­ra kim­se bir mas­ke­yi uzun sü­re ta­şı­ya­maz, uy­dur­ma şey­ler ça­bu­cak ken­di do­ğa­la­rı­na ge­ri dö­ner­; şöy­le di­ye­yim, te­me­lin­de doğ­ru­luk ya­tan her şey ze­min­den boy atar, za­ma­nı gel­di­ğin­de de da­ha bü­yük, da­ha iyi olarak ortaya çıkar.”
Bu kitap Stoa felsefesinin Roma'daki en önemli temsilcilerinden olan ve geleceğin imparatoru olacak Nero'nun eğitmenliğini ve tahta geçtiginde de siyasi danışmanlığını yapmış olan ünlü hatip, siyaset adamı ve düşünür olan Seneca'nın iki eserinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. İlki olan "Hoşgörü Üzerine", Nero'nun tahta çıktığı ve görece ılımlı hareket ettiği ilk yıllarda sanki onun gelecekte yapacağı tüm zalimlikleri sezinleyen Seneca'nın onu yönetimde akıl ve hosgörü yolunu izlemeye davet ettigi bir eserdir. Malesef Nero kitapta elestirilen zalim tiranlardan birine dönüsmüş ve hocası Seneca'yı da ölüme mahkum etmiştir. İkinci eser "Ruh Dinginliği Üzerine" olup adından da anlaşılacağı üzere insanın ruh dinginliğine nasıl kavuşacağının yolunu anlatmaktadır.

Seneca'nın bilgelik dolu sözlerini içeren bu eserleri okumak benim için büyük bir zevk oldu. Kitabı herkese tavsiye ederim.
Kaybet­mektense, sahip olmamak, söylediğim gibi, daha katlanılabilir bir şeydir ve daha kolaydır; ve böylece, talihin yüzüstü bıraktığı kişilerden çok, hiçbir zaman önem vermediği kişilerin daha ne­şeli olduklarını göreceksin.
... çoğu kez ölmenin sebe­bi, korkudan ölmektir. Kendi kendine şakalaşan şu talih der ki: "Kötü ve tehlikeli hayvan, niçin seni koruyayım? Boynunu uzatmayı bilmediğin için, daha çok yaralanacaksın ve öldürüle­ceksin. Ama boynunu çekmeyip kılıcı elinle karşı koymadan ce­saretle kabul edersen, hem daha uzun süre yaşayacaksın, hem de sıkıntıya düşmeden öleceksin."
Başkasının düşün­cesine bağlı olmak kötülüğü o kadar derine işlemiştir ki, keder, çok doğal bir şey olduğu halde, iki yüzlülüğe dönüşür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
122
ISBN:
978-605-5063-16-0
Kitabın türü:
Çeviri:
Bedia Demiriş
Yayınevi:
Doğu-Batı
Birinci Kitap Hoşgörü Üzerine (De Clementia), Nero’dan günümüze tüm yöneticilere bir ithaftır. İmparatorlar hoşgörüleriyle hatırlanır ve itibar kazanırlar; zalimlikleriyle değil. Romalı hatip Lucius Annaeus Seneca’nın sözleri günümüzde yankı bulacak bir bilgeliğe ulaşır:

“Zi­ra kim­se bir mas­ke­yi uzun sü­re ta­şı­ya­maz, uy­dur­ma şey­ler ça­bu­cak ken­di do­ğa­la­rı­na ge­ri dö­ner­; şöy­le di­ye­yim, te­me­lin­de doğ­ru­luk ya­tan her şey ze­min­den boy atar, za­ma­nı gel­di­ğin­de de da­ha bü­yük, da­ha iyi olarak ortaya çıkar.”

Stoacı yaşam felsefesinin öğütlediği üzere doğada nasıl bir denge ve uyum aranıyorsa, yöneticiler ile halk arasında da hoşgörü, akıl ve adalet temelinde benzer bağlar kurulmalıdır.


İkinci kitap Ruh Dinginliği Üzerine (de tranquillitate animi)’de ise gerçek mutluluğun kapısı aralanmaya çalışılır. Stoacı düşüncenin temel ilkeleri esasında her birey için kaçınılmaz ruhani alıştırmalardır, yapılması gereken günlük erdemlerdir: Bir insanın diğer insanlara karşı görevlerini bir yükümlülük olarak üstlenmesi ve böylece kendisini sınaması gerekir. Arkadaşlık ruh dinginliğine katkıda bulunur; çok büyük servet ise ona zarar verir. İnsanın kendi gereksinimlerine sınır koyması gerekir. Bilge kişi ölümü hiçe sayar ve her şeye hazırlıklı olur. Aksilikler kuruntu etmeden, anlayışla karşılanmalıdır. İnsanlara düşman olmamak, olağan kusurları gülerek karşılamak ve zihin için gerekli olan dinlenmeyi hiç unutmamak gerekir:

“Sık sık da kendi içine çekilmelidir insan; çünkü birbirine benzemeyenlerin arkadaşlığı uyumlu bağları kargaşaya sürükler ve yeni zaaflar uyandırır, ruhta bulunan ve tümüyle iyileştirilemeyen zayıf her ne varsa bunları kötüleştirir. Bununla birlikte şu iki şeyin birbiriyle harmanlanması ve sıra ile yapılması gerekir: Yalnızlık ve kalabalığa katılma. Yalnızlık bizim insanlara karşı özlem duymamıza sebep olur, kalabalık ise kendimize karşı özlem duymamıza ve biri diğeri için çare olur: Yalnızlık, kalabalığa karşı duyulan nefrete, kalabalık, yalnızlıktan duyulan bıkkınlığa çare olur.”

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Aydin Yel
  • Yusuf
  • Enes Karabudak
  • tabula rasa
  • Adsız Alkolik
  • Don Quijote
  • TUBA ÖNER
  • Aysu
  • Mehmet Sabri yücel
  • enkî...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0