1000Kitap Logosu
House of Salt and Sorrows

House of Salt and Sorrows

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

400 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 11 sa. 20 dk.
Adı
House of Salt and Sorrows
Basım
English · United States of America · Delacorte · Ağustos 2019 · Karton kapak · 9781984831927
Diğer baskılar
Tuz ve Keder Evi
House of Salt and Sorrows
Annaleigh lives a sheltered life at Highmoor, a manor by the sea, with her sisters, their father, and stepmother. Once they were twelve, but loneliness fills the grand halls now that four of the girls' lives have been cut short. Each death was more tragic than the last—the plague, a plummeting fall, a drowning, a slippery plunge—and there are whispers throughout the surrounding villages that the family is cursed by the gods. Disturbed by a series of ghostly visions, Annaleigh becomes increasingly suspicious that the deaths were no accidents. Her sisters have been sneaking out every night to attend glittering balls, dancing until dawn in silk gowns and shimmering slippers, and Annaleigh isn't sure whether to try to stop them or to join their forbidden trysts. Because who—or what—are they really dancing with? When Annaleigh's involvement with a mysterious stranger who has secrets of his own intensifies, it's a race to unravel the darkness that has fallen over her family—before it claims her next.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

8.1
10 üzerinden
117 Puan · 32 İnceleme
400 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Bu kitabı nasıl sürekli görüp almamışım aklım almıyor cidden. Ne zaman kitapçıya gitsem aynı rafta duruyordu ama ben konusunu okumadığım hâlde kitapla ilgili garip fikirlere kapılmıştım. En sonunda konusunu okudum ve çok ilgimi çekince aldım. Keşke daha önce alsaymışım kendime hâlâ inanamıyorum. Elimden bırakamadım resmen. Kitabımızın ana karakteri Annaleigh'in 11 tane kız kardeşi var. Fakat dört kardeşi ölmüş. Birçok kişi ailenin lanetlendiğini düşünüyor ve onlardan biraz uzak durmaya çalışıyorlar. Kitap en son ölen kardeşinin cenazesiyle başlıyor. Sonrasında bir şekilde Annaleigh kardeşinin öldürüldüğüne inanmaya başlıyor ve bunu araştırmaya çalışırken Cassius ile tanışıyor. Tabii bu arada çok garip sanrılar görmeye başlıyor.  Kitap gayet güzel başladı. İlk 100 sayfayı severek okudum. Sonra 50-60 sayfa kadar biraz saçmalaşıyormuş gibi hissettim ve moralim bozuldu. Ayrıca arada aşk üçgeni olacakmış gibi hissettim ve bu moralimi çok aşırı aşırı bozdu. Neyse ki kitap sonradan tekrar güzelleşmeye başladı ve aşk üçgeni olmadan bitti. Özellikle son 100 sayfayı okurken cidden çıldırdım. Garip garip şeyler olmaya başladı. Gerçekten her şey o kadar karıştı ki artık anlatamam. Sesli bir şekilde "NE OLUYOR NEE?" demiş olabilirim. Bir de ben "Hah tahmin ettim işte her şeyi' kafasında okuduğum için asla tahmin etmediğim şeyler olmaya başlayınca daha da çıldırdım. Son 100 sayfa gerçekten çok çok çok iyiydi bana göre. Hatta sanırım ilk defa bir kitabı okurken korktum. Akşam okuduğumdan mı bilmiyorum ama son 100 sayfada ciddi ciddi korktuğum yerler oldu. Bir de tam o sırada rüzgar esti ve kapım kapandı çok ürkütücü bir andı kdksndojwns Birazcık karakterlerden bahsedeyim. Annaleigh'in Verity dışındaki hiçbir kardeşini sevmedim. Özellikle de baştaki tavırları o kadar saçmaydı ki. Kardeşlerinin daha yeni cenazesi olmuş. Birisi şey diyor "Ühü ben 16 yaşına gireceğim balo istiyorum", diğeri "Ühü evde kaldım" diyor. Yastan bıkmışlar falan. Rezilliğe bakar mısınız kardeşiniz niye öldü tam da sizin 16. yaş gününüze 3 hafta kalmışken olacak iş mi bu? Ayıp etmiş bir ay daha bekleyememiş mi ölmek için?  Gıcık kardeşleri geçiyorum cidden aşırı nefret ettim onlardan.  Cassius ve Annaleigh'i çok sevdim. Sadece Annaleigh bir anda Cassius'a aşırı bağlanmış gibi hissettim. Tamam birlikte bazı şeyler yaşadılar, çok ürkütücü şeyler oldu ama tanışalı daha ne kadar oldu ki diye düşündüm. Yine de ilişkileri hoşuma gittiği için çok takılmayacağım buraya.  Hoşuma gitmeyen bir şey var kitapta. Neden sonuna iki üç sayfa daha eklenmemiş ki? Sonu bana yetmedi. Neden o kişi o kadar süre gelmemiş mesela onu öğrenmek isterdim. Bu durum biraz canımı sıktı maalesef. Salak kız kardeşlere ve sonunun birazcık daha uzun olmasını istiyor olmama rağmen kitabı beğendim. Çok aşırı fazla beklentiyle başlamazsanız sevebileceğinizi düşünüyorum ♡ Çok fazla beklentiyle başlarsanız da sevebilirsiniz gerçi:) Not: Son 100 sayfanın heyecanıyla yazmayı unutmuşum şimdi buraya ekliyorum. Son 100 sayfayı ne kadar sevmiş olsam da olayların bağlanış şeklini sevemedim. Daha farklı olsa 10/10'du kesinlikle. Not: Her zaman bu tarz kitaplara spoiler vermeden yorum yazmak çok zor oluyor yazarım bu sefer yazmamışım. Bu tarz kitaplara spoiler vermeden yorum yazmak çok zor.
Tuz ve Keder Evi
8.1/10 · 185 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
400 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
"Tuz’dan doğarız, Tuz’la yaşarız ve Tuz’a geri döneriz." "Kimse böyle çok katmanlı bir kederi tek başına taşımak zorunda kalmamalıydı." ●●●●●●● Herkese selamm. Nasılsınız? Umarım hepiniz iyisinizdir. Bugün size çok güzel bir gerilim/fantastik kitabıyla geldimm. Kitaba bayıldımm. Gerilimi, fantastiği tam dozundaydı. Kitabın genel teması zaten çok farklı ve merak uyandırıcıydı. Artık şu sırlar ortaya çıksın diye kıvrandım okurken. Kitap, ana karakter Annaleigh'in gözünden, ölen 4. kız kardeşinin cenazesiyle başlıyor. Annaleigh'in 11 kız kardeşi var. Ancak talihsiz bir şekilde 4 kız kardeşinin sıralı ölümüyle ailecek bitmeyen bir kedere mahkum oluyorlar. Herkes bu ailenin lanetlendiğini düşündüğü için onlardan uzak duruyor. Ancak Annaleigh, ablalarının ölümünün bir lanet değil cinayet olduğuna inanıyor ve bunu çözmek için tehlikeli bir yola giriyor. Kitabın evreni güzeldi. Yeni bir bölge, yeni bir din, farklı inanışlar... (Örneğin cenaze törenleri farklı ve güzeldi.) Kitabın dili gayet akıcıydı. Okurken zorlanmadım. İnsanı aşırı geren bir kitap değildi ama gerilim kısımları vardı ve dozundaydı. Zaten geirlim kitaplarına bayılırım işin içine fantastik girince ayrı bir güzel olmuş. Benim için tek sorun sonuydu. Bazı şeyler tam oturmamış gibiydi. Yani en fazla yirmi sayfa daha yazsa, bazı eksik şeyleri eklese harika olurdu. Ayrıca bazı karakterlerin ruh haline daha çok yer verebilirdi. Son 150 sayfası bir solukta bitti. Resmen beynimi yaktı beni deli etti. Kim gerçek, hangi anlar hayal, hangi anlar gerçek öğrenene kadar çatladım. Çok beğendim. Yine de keşke biraz daha uzatsaymış o kısımları diyorum. Bazı şeyler daha açık anlatılsaydı. Sonuna bir şeyler daha eklenseydi. Kitaptan 1 puanı sırf bunun için kırıyorum. (9 mu versem 8 mi çok kararsız kaldım. Not verme işleri benim için çok zor.) Ama dediklerim olsaydı benden kesinlikle tam not alırdı. Okumanızı tavsiye ederim.
Tuz ve Keder Evi
8.1/10 · 185 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
400 syf.
·
9/10 puan
Gotik, kotku, gerilim, romantizm, fantastik ögeler ve masalsı bir anlatım. Yazarın kurmuş olduğu atmosfer baş döndürücüydü. Mistik bir anlatım eşliğinde Binbir Gece Masalını okumuş gibi oldum. Peri ayakkabıları, gece baloları, cesetler, hayaletler, karanlık, fısıltılar ve havadaki tuzun tadı. Yazar unutulmayacak kadar gerçekçi bir dünya inşa etmiş. Son derece sihirli bir dünyayı resmetmiş. Hem bu sihirli dünyada kaybolmayı hem de cinayetlerin peşine koşmayı ve koşarken hayaletlerin size eşlik etmesini istiyorsanız bu kitap tam size göre. Ben çok beğendim. Tavsiyemdir.
Tuz ve Keder Evi
8.1/10 · 185 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
400 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
En baştan başlamak gerekirse bu kitaba olan ilgim, muhteşem kapağından kaynaklanıyordu. Bir şekilde okuduğumda seveceğimi zaten biliyordum. Kitabı okurken bir hikayenin yeniden anlatımı olduğunu bilmiyordum ancak yine de benzerlikler dikkatimi çekmişti. Yazar o hikayedeki ayrıntıları çekip çıkarmış ve onlardan çok özgün yeni bir kurgu yaratmış. Beklediğimden çok daha farklı ve şaşırtıcıydı. Grimm Kardeşler’in 12 Dans Eden Prenses adlı hikayesini duyanlarınız olmuştur. Kralın, her gece 12 kızını da odalarına götürüp kapılarını kilitlediği halde sabah kalktığında sanki tüm gece dans etmişler gibi yıpranan ayakkabılarının sırrını çözen kişiye, kızlarından biriyle evlenebileceğini vaat ettiği masal. Bu masalı küçüklüğümden beri çok severim, masalı duymadıysanız bile Barbie ve 12 Dans Eden Prenses filmini belki izlemişsinizdir. Ana karakterimiz Annaleigh, Highmoor’da - deniz kenarındaki bir malikanede- yaşıyor. Tüm yaşamları denize göre şekilleniyor. Tuz, geldikleri ve gittikleri yer - ölülerini gömmek yerine, bir sonraki sel ile vücutlarının denize geri döndüğü bir tür tuz mezar mağarasına gömüyorlar. - Çok ilginç değil mi? Annaleigh’in ardı ardına ölen 4 kardeşinden sonra ailesinin lanetli olduğuna inanılıyor. 4 kardeş de esrarengiz bir şekilde ölüyor ve sıradaki kardeşin kim olacağını merak ediyorsunuz ister istemez. Ava, Octavia, Elizabeth, Eulalie ölen kardeşler. Ve şimdi Camille en büyükleri, babalarının mülkünün varisi. Annaleigh -bizim ana karakterimiz- altıncı kardeş. Daha sonra üçüzler geliyor. Lenore, Rosalie ve Ligeia. Ve son üçü Honor, Mercy ve Verity, Erdemler olarak çağrılıyorlar. Tüm bu karakterleri hatırlamak ve özellikle aralarında ayrım yapmak için başta ufak sorunlar yaşadım bu yüzden not alarak ilerledim. Karanlık atmosferi, sayfaları çevirirken hissedebileceğiniz deniz kokusu ve tuzun tadı, yavaş yavaş tırmanan gerilimi çok sevdim. Puan kırma nedenim, son çeyreğinde tırmanan gerilim keşke kitabın kalan kısımlarına da serpiştirilseydi. Yazar bize ipuçları bırakmıştı ancak temelsiz bir tahmin dışında hiçbir şeyi çözemedim. Ancak yarattığı evren gerçekten büyüleyiciydi. Keşke kitap biraz daha uzatılsaydı ya da seri olsaydı. Hızlı tempo, kalp tekleten sahneler, ağır kalp atışlarınız hafifledikten sonra birkaç dakika nefes alabilmek için ihtiyaç duyduğunuz romantizm, akıl oyunları ama hepsinden öte karanlık fantezi, gizemli ve merak uyandırıcı kitapları seviyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz. “Yıldız ışığıyla yıkanmış ve ay ışığıyla boğulmuş Tüm hayalperestler şatoya yönelsin. Saat gece yarısını vurduğunda çözülürken Yumuşak veya zalim fantezileri ortaya çıkaracağız. Bana yozlaşmış kabusları veya umut verici düşleri göster. Olduğun gibi değil ama görülmeyi dilediğin gibi gel.”
Tuz ve Keder Evi
8.1/10 · 185 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
400 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
🌠Tuz 'dan doğarız, Tuz' la yaşarız ve Tuz 'a geri döneriz.. . . 🌠 Peri masalları hiç bu kadar ürkütücü, Rüyalar bu kadar korkunç, uykular ise hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı... Ancak, bu onların peri masalı... Bu onların peri ayakkabıları.. Thaumas kız kardeşlerin lanetlenmiş dünyasına adım atmak üzeresiniz... Dikkat!... Onların evi, Tuz ve Keder Evi... . . 🌠 11 kız kardeş olarak yaşadıkları deniz kenarındaki malikanede, artık sadece 8 kız kardeş kalmışlardı... Halk arasında lanetli olarak anılmaya başlamış Thaumas kız kardeşler için hayat daha da zor, daha da karmaşık hale gelmeye başlamıştı... Artan ölümler ve korku, evlerinde tam bir kaos ortamı oluşmasına sebep olmaya başlamıştı. . . 🌠 Annaleigh, bu laneti kırmaya, ölen ablalarının, ölümünün ardındaki sır perdesini aralamaya kararlıydı. Tabii adım attığı bu tehlikeli yolda, aşkı bulacağından habersizdi... Siz de tehlike ve sırlarla örülü bu fantastik dünyaya ortak olmak isterseniz bu güzel eser tavsiyemdir der hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim Kitapla Kalın 📚 .
Tuz ve Keder Evi
8.1/10 · 185 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.