Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.662
Gösterim
Adı:
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058301108
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Yayıncılık
Baskılar:
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti
"Osmanlı kadısı, bütün İslam devletlerindeki seleflerinin aksine bir geniş imparatorluğun coğrafyasını sırtlayan unsurlardandı. Bu zümre her renk, meşrep ve nitelikteki mensuplarıyla bu zahmetli hayatı ve görevi sürdürmüştür."
-İlber Ortaylı-

Türkiye'de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı'nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma…Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı'nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor. İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadı'nın bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Mikail Balcı
Mikail Balcı Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·16 günde·8/10 puan
İlber Ortaylı'nın kaleminden bir çırpıda bitecek bir eser: Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı.

Tarihinden itibaren kadılık hangi aşamalardan geçmiş, görevleri ve görev süresi, yardımcıları, mahkemelerdeki yeri ve kadılık ile ilgili birçok şey İlber Ortaylı'nın akıcı üslubuyla ele alınıyor. Bir tarih kitabı olmasına ve kadılık mesleği ile ilgili ayrıntılar vermesine karşın çok fazla anlaşılmayacak terimlere yer vermemiş yazar. Kadılık Osmanlı'dan öncesinden itibaren anlatılagelmiş.

Kısa, anlamlı, ilgisi olanların seçeceği bie eser. Bilgi verirken sıkmıyor, bize bizim anlayacağımız şekilde hitap ediyor ve tadını kaçıracak kadar uzatmıyor yazar. Konu hakkında bilgi sahibi olduğmu düşünürdüm, meğer bilmediğim neler varmış dedirtti.

İlber Ortaylı'nın setiyle birlikte almıştım. Diğer eserleri gibi başarılı bir eser. Tarih sevenlerin okuması dileğiyle...
sevim
sevim Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·13 günde·7/10 puan
Toplumlar yargı erkini ve görevini bir makama devretmek zorundadırlar ve bu makam devamlılık , ayrıcalık , muafiyet ve otorite ile donatılmalıdır.
***
Yeryüzünde insan topluluğu ve devlet oldukça , bir yargıç da vardır.
***
Evet İlber Ortaylı hocamızın kaynak niteliğindeki müthiş eseri . Okurken biraz zorlanabilirsiniz ; gerek anlatım biçimi bakımından , gerek kullanılan terimsel ifadeler nedeniyle okuyucuyu bazen yorabiliyor . Fakat kesinlikle pes etmeden bitirirseniz bilgi haznenize birçok şey katacağına eminim . Özellikle benim gibi bir Osmanlı tarihi aşığı ve hukuk öğrencisi iseniz tadından yenmez bir yapıt .
112 syf.
·8/10 puan
Tarihçi denince Ülkemizin ilk akla gelenlerinden olan İlber Ortaylı‘nın diğer kitaplarından alıştığımız gibi soru cevap şeklinde ilerlememekte olan kitap , soru cevap şeklinde ilerlediğinden kaynaklı bir ,iki saatte bitirilebilecek türden yani çerezlik sayılabıilecek bir kitap olup isminde olduğu gibi Kadı hakkında yanlış bilinen bilgileri de açıklamaktadır. Kronik kitaptan çıkan ilk kitabı olan kitabının güncellenmiş haliyle sürülen kitap kadı kelimesinin nerden geldiğini (kada yargılama) ve günümüzde ki yargılamayla aynı olduğuna dair birçok bilgi içeriyor. Gayet anlaşılır dilde cevaplarla ilerleyen kitap kadıların o zamanki yargı sistemini sırtlayan yapısı olduğunu da okuyucuya bilgilendirerek açıklıyor.
112 syf.
·1 günde
Bu kitap Kadılar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan benim gibi okuyucular olmak üzere, herkesin ilgisini çekecek ve okunduğunda ise Kadılık üzerine düşünüp konuşabilecek bilgi düzeyine getirecektir. Kitabın içeriğinde yer yer Osmanlıca ifadeler geçmekte olup konuyu okurken anlaşılmayacak şekilde değil; çünkü ifadeler ve verilen başlıklarla ilgili dipnotlar bulunmaktadır. Kişisel görüşüm ekler arasında yine de sözlük olsa iyi olacağı yönünde. Kitap, birkaç bölümde ele alınmıştır. Sunuş ve önsöz bölümlerinde kitap ve içerik hakkında genel bilgi verilmiştir.

1. Bölümde Osmanlı Kadısı başlığı altında, Kadı’nın tarihçesi, görevleri, tayin edilmesi, süresi ve yargı bölgesi anlatılmıştır.
2. Bölümde Osmanlı Kadısının Taşra Yönetimindeki Rolü başlığında ise Kadı’nın yardımcıları, mali ve diğer alandaki görevleri, kadı ve diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişki, denetlenmeleri ve protokoldeki yerlerine değinilmiştir.
3. Bölüm Osmanlı Şehirlerinde Mahkeme’ de ise mahkemelerin yeri, usulü, görevlileri, arşivi ve mahkeme gelirleri anlatılmıştır. Bu bölümlerden başka genel bir değerlendirme yapılan Sonuç kısmı, kitabın yazımında temel alınan kaynaklar, belgelerin yer aldığı eklere ilişkin bölümler bulunmaktadır.

Kitabın anlatımında dikkat çeken nokta tarafsız ve net bir anlatım yapılmış; sadece Osmanlı Hukuku değil, diğer ülkelerin hukuk sistemlerine ve tarihlerine de değinilerek karşılaştırmalara yer verilmiş olmasıKitapta dönemin arşivlerinden mahkeme kayıtları ve kadılarla ilgili tutulan defterlerden örnekler verilmiştir.

Kadılık sisteminin işleyişi ve Kadı’ların yaşantılarına ilişkin (özellikle de mahkeme süreçlerine ilişkin) çok ilginç bilgiler yer alan kitapta sıklıkla da Halil İnalcık’ın Osmanlı’da Devleti Hukuk ve Adalet kitabına da atıflarda bulunulmuştur. Detaylı bilgi edinimi için bu kitabı da inceleyebilirsiniz.

Benim için öğretici nitelikte, ilgi çekici bir tarih araştırması kitap deneyimi olmuştur.
Eser İlber Ortaylı’nın kaleminden Osmanlı Kadısının eğitimi, görevi, tayini, denetimi, yardımcıları, çalışma mahalli gibi konuları içeren üç ana makalenin yeniden ele alınması ile oluşturulmuştur.

Kısa hacimli fakat bir o kadar derin boyutlarıyla Osmanlı döneminde Kadılık müessesesinin oluşumu, tarihi serencamı ve sonlanış boyutlarını eserde görebiliyorsunuz.

Kadıların sadece şeri olarak yargıç değil, Osmanlı örfü açısından da bir yargıç olduklarını belirten eser, mezhepsel ayrılıklar için ayrı yargılama, gayrimüslimlerin ise Müslimlerden ayırt edilmeden eşit yargılamanın yapılmasını da sağlamakla görevliydi. Gayrimüslimlerin yargılamalarında yabancılardan oluşan bir danışma kuruluna mevzuyu açıp onlarla istişare ederek karar vermekteydi.

Osmanlı adalet sistemini düşündüğümüzde, Kadıların bulundukları kazalarda kalma sürelerinin yirmi ayla sınırlandırıldığı, oluşan şikâyetlerle Kadıların denetim geçirdikleri, bir başka yere atandıkları zaman eski kadının verdiği hüküm ve ahvalinin incelenmesinin zorunlu olduğunu öğrenebiliyorsunuz.

Yine kadıların azledilme şartlarının ne olduğunu, ilmîye sınıfına ait olduğu için ayrıcalıklı bir yerinin olduğu fakat gösterdikleri zaaflar dolaysıyla da çok ağır cezalara çarptırıldıklarına eser ayrıntılı bir şekilde değiniyor.

Eserde zikredildiğine göre, Kadılık şartları arasında, reşid olmak, temyiz kudretine sahip olmak, iman sahibi ve adil olmak, hukuki ehliyet ve muamele kabiliyetine sahip olmak, bitaraf olmak, nesebi sahih olmak, yeterli derecede hukuki bilgiye sahip olmak ve erkek olmak yer almaktadır. Bu nedenle bir kadının kadı olması mümkün değildir.

Kadılığın azli için; aklını yitirmesi, kör sağır ve dilsiz olması, görevinden sapması ve kanunu ihlal etmesi, imanını kaybetmesi, yolsuzluğunun anlaşılması gibi durumların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenlerden biri gerçekleştiğinde Padişah kadıyı azledebilir.

Eserin sonunda ilmiye teşkilatının şemasını inceleyebilme fırsatı da sunuluyor yazar tarafından. Bu şemada da Şeyhülislamdan başlayarak kazasker ve sonrasında kadının görev alanına giren bölümleri ve kadının ilişkide olduğu kazaların ayrıntılı dökümünü görebiliyorsunuz.

Osmanlı hukuk müessesesini anlamada "Kadı"nın yerini tespit etmeden, adalet konusundaki hükümlerin arka planını okumak mümkün görünmüyor. O açıdan Osmanlı dönemini hukuksal yönüyle kavrama çalışmalarının bir nüvesidir eser.
Celâl
Celâl Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
"Osmanlı kadısı, bütün İslam devletlerindeki seleflerinin aksine bir geniş imparatorluğun coğrafyasını sırtlayan unsurlardandı. Bu zümre her renk, meşrep ve nitelikteki mensuplarıyla bu zahmetli hayatı ve görevi sürdürmüştür."
-İlber Ortaylı-

Türkiye'de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı'nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma…Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı'nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor. İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadı'nın bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
Samet Ertuğrul Kurum
Samet Ertuğrul Kurum Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kadının görevine gelişinden, görevini nasıl sürdürdüğüne dair bilgilere yer veren bu kitabı kadılık, hakimlik, avuklatlık ve adalet alanında ilginiz varsa okumalısınız.
Adaleti kadıların nasıl iyi temsil ettiğini, hangi görevleri nasıl yaptığını okuyunca şaşırıyor insan. Geçmişin kadılarına çok ihtiyacımız var...
Hakan KARA
Hakan KARA Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
Hukuk okuyanların mutlaka okuması gereken bir konu, kadılık ve bu konuda ne yazık ki akademik açıdan pek fazla eser yok; yazar bunun farkında zaten ilk başta bunu belirtiyor ancak eseri de koca derya içerisinde bir toz parçası niteliğinde, geniş yelpazede resmi gösteriyor ama içeriğin derinlerine inmiyor, kısa bir sürede eser bitiyor. Tarih ve hukuk severler mutlaka okumalı.

Bu arada bu konuda yazdığım ayrıntılı blog yazısını okumalısınız;

https://www.hknkr.com/...i-ilber-ortayli.html

İyi okumalar.
Gökhan UÇAR
Gökhan UÇAR Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·Puan vermedi
Kitap yerli ve yabancı birçok kaynağa dayanarak ve İlber Ortaylı hocamızın engin bilgileriyle beraber büyük bir emeğin temsilidir. Bu arada kitapta dikkatimi çeken İlber Hoca, konu ile alakalı yazılmış bazı yabancı kaynakların yanlış olduğu noktalara değinerek, kaynaktan doğrulamanın tersine bir yolla kaynağı doğrulama, düzeltme gibi bir eylemde de bulunmuş. Fakat tek takıldığım yani okuma hızımı kesen hatta zaman zaman sıkan nokta kitapta çok fazla osmanlıca kelime kullanılmasıydı.
Hamza KILIÇ
Hamza KILIÇ Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı'ı inceledi.
112 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan·Ne Okusam'dan
Eser: Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devletinde Kadı
Yazar: İlber Ortaylı
Yayınevi: Kronik Yayınları
Sayfa: 112

İlber Ortaylı hocamızın güzel bir araştırma kitabını daha okuduk. Tarihçi olmam nedeniyle hocamızın bu eserini okuma listeme almıştım. Okuduk ve bitirdik. Eserde hoca islam medeniyetinde ortaya çıkan kadılık müessesesini kıyasta yaparak Osmanlıdaki sürecini anlatmıştır.

Kadı kelimesinin ne anlama gelmesiyle esere başlayan hocamız tarihi sürecini anlatarak devam etmiştir. Kadıların eğitim süreci önemlidir. Eğitimleri zor bir süreçten geçer. Sonra tayin edilen kadıların tayin yerlerindeki görev sürelerine dikkat edilmiştir. Bir kadının tayin bölgesindeki süresi 3 yılı geçemezdi. Nedenine gelince; halk ile haşir neşir olacak olan kadının mahkemede tarafsızlığını kaybedebileceği düşüncesi hakimdi. İşte adalet bu kadar önemliydi.

Ayrıca geçimlerini davalardan aldıkları kıymetli evrak ücretlerinden ve gördükleri işlerden aldıkları ücretlerden karşılarlardı. Naibler ise onların taşrada vekilleriydiler. Güvenlik güçleri vardı. Bunların maaşları da karşılanırdı. Diğer taraftan kazalarda kadılar idare görevini de yerine getirirlerdi. Mali görevleri de vardı. İmar denetimini de yaparlardı. Belediyecilik hizmetini de yerine getirirlerdi. Diğer memurlarla aralarında hiyerarşik bir ilişki vardı.

Kadılar verdikleri kararlar konusunda şikayet olursa veya belli sürede sonra denetim yapılırdı. Ya yakın bölgedeki kadı ya da merkezden gelen kadı tarafından değerlenirdi. Adaleti temsil eden kadının protokoldeki yeri önemliydi.

Ayrıca Osmanlıda şehirlerdeki kadıların yargılama ile ilgili mevcut bir binaları yoktu. Zamanla şehir merkezi içinde uygun bir yer edinilerek mahkemeler oluşturulmuştur. Yargılama şeri kurallara göre yapılırdı. Daha çok evlenme, boşanma, nafaka davaları görülürdü. Bunun dışında da davalar olur ve ona da bakarlardı. Vakıflar denetlenirdi. Mahkeme usulü vardı. Davacı ve davalı huzurunda şahitler dinlenerek yapılısı. Görülen davaların hepsi kayıt altına alınırdı. Özellikle şeriye sicilleri olarak bilinen kayıtlar tutulmuştur.

Kadılık müessesesi ile ilgili yazılmış ve okunması gereken çok güzel bir eserdir. Hem hukukçü hem de tarihçi olmak isteyenler mutlaka okumalıdır.

Kitapla ilgili herşeyi yazalım da okumadan kitapta anlatılanları yazdığım kadarıyla öğrenmeniz zordur. Onun için eser alınıp okunmalıdır.
112 syf.
·2 günde·10/10 puan
kadılık hem İslam Devleti hem de Osmanlı Devleti olarak iki farklı dönemle ifade edilmektedir. Buna göre;
“Kadılık, İslam Hukuk tarihinin merkezinde yer alan bir memuriyettir. Osmanlı Devleti’nde ise kadı, genişleyen görevleriyle son Osmanlı çağına kadar en önemli mülki amir ve yargıçtır.” denmektedir.
Kadıların seçimlerinin iki devlette farklı şekilde gerçekleştiği belirtilmiştir. İslam Devleti’nde Kadı’nın “mükemmel” düzeyde İslam hukuku bilgisine sahip olması gerekirken, Osmanlı Devleti’nde “İstanbul Ruusu” derecesi alması önemlidir. Bu dereceyi alması için Kadı’nın medrese eğitimi alması, aldığı eğitimle ilgili sınavdan geçmesi gerekmektedir. Ayrıca Kadılar, görev hakkı kazandıktan sonra merkez hükümet tarafından tayin edilmektedirler. İlk görev yerleri de küçük yerleşim birimleri olup görev süreleri ve başarılarına göre terfi (mazuliyet) olmaktadırlar. Bir görev yerinde de en çok 2 yıl görev yapabilmektedirler. Osmanlı Devleti’nde kadılar, doğrudan merkeze bağlıdırlar. Osmanlı Devleti’nde Kadılar sadece yargıç görevlisi değil aynı zamanda görev bölgelerinin imar, ticaret, güvenlik, alt yapı işleyiş ve denetimi; camii, vakıf ve okul denetimi gibi görevlerinden de sorumludur. Görev alanlarına göre de yardımcıları bulunmaktadır. Ancak yardımcılarını tayin etmede ve belirlemede keyfi bir işleyiş yoktur. Merkeze bildirmek zorundadır.

Kitapta Kadıların görev ihlalleri olduğunda merkez hükümetin belirlediği “Müfettiş Paşa”larca teftiş edildiği, suçlu oldukları tespit edildiğinde ise siyasi ceza almadıkları belirtilmiştir (idam ve görevden azledilme gibi cezaları vardır). Kadılık sistemi 1826’da gerçekleşen Yeniçeri Olaylarından sonra değişime uğramış ve görevlerinde sınırlılıklar getirilmiştir. Osmanlı Devleti’nde Kadı’nın verdiği hükümlerin Sultan tarafından da kabul zorunluluğu bulunduğu ve değiştirilemediği yani yargının bağımsız olduğu ifade edilmiştir.

Kitapta dönemin arşivlerinden mahkeme kayıtları ve kadılarla ilgili tutulan defterlerden örnekler verilmiştir.
112 syf.
·Puan vermedi
İlber Ortaylı'nın tarih başlığı altında yazdığı kitapları okurken lise yıllarımda tarih dersinden neden hiç hoşlanmadığımı artık daha iyi anlıyorum.
Sadece Osmanlı Dönemi'nde merkezi yapılanmada söz sahibi olan Kadılık makamının bile yerel düzenin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması, insanların güveninin kazanılması ya da üretimin devamlılığında nasıl bir rol oynadığını şu incecik kitapta okuduklarınızdan az çok anlayabilirsiniz. Bu sayede devleti savaşa ya da işgale götüren sebepleri ve yapılan anlaşmalarla bunun getirdiği sonuçları daha net yorumlamanız mümkün olabilir.
Aksi takdirde bizim eğitim sisteminin insafına kalırsanız "Malazgirt Zaferi 1071 hocam" dan öteye gidemez bırakın savaşın sebebini sonucunu anlamayı, Malazgirt ovasının yerini bile bulamazsınız.
Meraklısı için Malazgirt koordinatlarını şuracığa iliştirelim:

39°08′41″K 42°32′21″D / 39.14472°K 42.53917°D
"Kadı, Osmanlı İmparatorluğu'nda sadece şeriatın hükümlerini değil aynı zamanda bu hükümler çerçevesinde yorumlanması istenen örf-i sultanî dediğimiz örfî kanunları da tatbik eder."
' Kadı bir hukuk adamı ve yargıçtır. Mahkemesine, verdiği kararların tutulduğu noter kayıtlarına müdahale edilemez. Bu istiklal-i mahkeme prensibine uyulmuştur.'
"Osmanlı kadıları en küçük kazadan en büyüğüne kadar üç kıtada vazife görürler ve bunların hepsi İstanbul'dan tayin edilir. Kadı ilmiye sınıfının üyesidir; medreseyi bitirmesi ve icazet alması gerekir."
"Osmanlı'da kadı, bir mahkeme yargıcı olduğu kadar aynı zamanda bir noter, şehirdeki vakıfların müfettişi ve tabii ki belediye reisidir. Ayrıca, şehrin asayişini yürütmekle görevli zabitleri, subaşı, asesbaşı gibi görevlileri denetler, onların amiridir."
"Osmanlı Kadısı, bütün İslam devletlerindeki seleflerinin aksine bir geniş imparatorluğun coğrafyasını sırtlayan unsurlardandır. Bu zümre her renk meşrep ve nitelikteki mensuplarıyla bu zahmetli hayatı ve görevi sürdürmüştür."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058301108
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Yayıncılık
Baskılar:
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti
Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti
"Osmanlı kadısı, bütün İslam devletlerindeki seleflerinin aksine bir geniş imparatorluğun coğrafyasını sırtlayan unsurlardandı. Bu zümre her renk, meşrep ve nitelikteki mensuplarıyla bu zahmetli hayatı ve görevi sürdürmüştür."
-İlber Ortaylı-

Türkiye'de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı'nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma…Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı'nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor. İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadı'nın bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 669 okur

  • Fatma Ülgül
  • İbrahim
  • deniz kaptantogrul
  • İlteriş
  • Sümeyye
  • Anıl YILDIRIM
  • Agusto
  • Eren
  • Havva Kunut
  • sümeyye yağan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.5 (47)
9
%22.4 (43)
8
%25.5 (49)
7
%16.1 (31)
6
%6.3 (12)
5
%2.6 (5)
4
%1 (2)
3
%0.5 (1)
2
%0
1
%1 (2)