Hükümet Üzerine Birinci İnceleme

·
Okunma
·
Beğeni
·
182
Gösterim
Adı:
Hükümet Üzerine Birinci İnceleme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758752492
Kitabın türü:
Çeviri:
Fahri Bakırcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmaj Yayıncılık , Yayınevi Genel Dizisi
Kölelik, insanın... kötü ve alçaltıcı bir durumu ve Ulusumuzun cömert karakterine ve cesaretine öylesine doğrudan doğruya zıttır... parlatmak ve sivriltmek için ne kadar özen gösterilmiş olursa olsun, bu zincirlerin kötü giysiler olduğundan başka bir şey düşünülemez..../...Kutsal Kitap ya da akıl... herhangi bir yerde, ...Tanrısal otoritenin bizi başkalarının sınırsız iradesine tabi kıldığı yönünde herhangi bir şey söylememektedir..../...sadece ...yaratıcı güç tarafından ... varoluş... hükümranlık hakkı veriyorsa,... bu argüman ... aslanın atalarının Adem kadar bir yetkiye sahip olmalarını sağlayacaktır./...Tanrı insanı, dilediği zaman onu açlıktan öldürebileceği biçimde bir başkasının merhametine terk etmemiştir. Herkesin Lordu ve babası olan Tanrı çocuklarından hiçbirine bu dünyada kendi payına düşen şeyler bakımından bu tür bir mülkiyet vermemiştir; tersine muhtaç kardeşe mülkiyet sahibi kardeşin mallarının fazlası üzerinde bir hak vermiştir.../...bir insan kendisi üzerinde iktidar uygulamaya ilişkin bir hakka sahip olan kişinin kim olduğu konusunda tatmin edilemediği sürece, hiçbir zaman, vicdanen herhangi bir iktidara itaat etmeye zorlanamaz. /....İnsanoğlunu tüm çağlar boyunca rahatsız eden, kentlerin yıkılmasına yol açan hataların en büyük bölümüne neden olan, ülkelerin nüfusunu azaltan ve dünyanın barışını bozan büyük soru, dünyada iktidar olup olmadığı ya da nereden geldiği değil ama iktidarın kime ait olması gerektiğidir.../ Kutsal Kitap insanların yöneticilerine ya da hükümet biçimlerine ilişkin olarak tek bir sözcük bile söylemez, ama sadece insanoğlunun nasıl farklı dillere ve uluslara bölündüğünün bir açıklamasını verir. Dolayısıyla, bu (konuda)... bir şey söylemek, Kutsal Kitabın verdiği yetkiyle tartışma yapmak değil... kendi beyninin hayallerini kurma(k) anlamına gelir."
-John Locke-
176 syf.
·28 günde·Beğendi·Puan vermedi
1.İncelemede yazar Robert Filmer'ın Adem'in paternal hükumetinin saçmalık olduğunu kanıtlamış. Bütün kitap Sir Robert Filmer'ın çalışmasının yanlış ve çelişkilerini gösteriyor. 2.İncelemede ise yıktığı bu hükümet sistemi düşüncesine bir zemin atıyor.

Not: Locke abi haklı olmasına rağmen o kadar gıcık bir şekilde savunuyo ki kendini ... Kafayı yedim sus dedim artık yav yeter Hükümet Üzerine Birinci İnceleme
İnsanoğlunu tüm çağlar boyunca rahatsız eden, kentlerin yıkılmasına yol açan hataların en büyük bölümüne neden olan, ülkelerin nüfusunu azaltan ve dünyanın barışını bozan büyük soru, dünyada iktidar olup olmadığı ya da nereden geldiği değil ama iktidarın kime ait olması gerektiğidir...
İnsan, kendisini neredeyse meleklere eşit seviyeye yerleş­tiren aklını terk ettiğinde, işgüzar kafası, kendisini hayvanların aşağısındaki bir düzeye taşıyabilir.
Eğer Adem’in tek bir varisi varsa, dünyada tek bir meşru kral olabilir ve bu kişinin kim olduğu çözülmediği sürece vicdani olarak hiç kimse itaat etmeye zorlanamaz. Çünkü bu kişi Adem’in ardılı olduğu bilinmeyen bir evdeki herhangi bir olabilir ve diğer herkes bu kişi olma konusunda eşit yetkiye sahiptir. Eğer Adem’in birden fazla varisi varsa, her bir kişi Adem’in varisidir ve dolayısıyla her bir kişi krallık iktidarına sahiptir. Çünkü eğer iki oğul birlikte varis olabiliyorlarsa, o zaman, bütün oğullar eşit derecede varis­tirler. Bu durumda da insanların tümü Adem’in oğulları ya da oğullarının oğulları olduklarından, hepsi birlikte varistirler. Vera­set hakkı, bu iki durumun arasında bir yerde duramaz: çünkü bu hakla, ya sadece tek bir kişi ya da bütün insanlar kraldırlar. Bun­lardan hangisini alırsanız alın, bu, hükümet ve itaat bağlarını çözer, çünkü eğer bütün insanlar varis iseler, hiç kimseye itaate borçlu olamazlar; eğer sadece bir kişi varis ise, bu varisin kim olduğu bilininceye ve yetkisi anlaşıhncaya kadar hiç kimse ona itaat etmeye zorlanamaz.
İnsan, kendisini neredeyse meleklere eşit seviyeye yerleş­tiren aklını terk ettiğinde, işgüzar kafası, kendisini hayvanların aşağısındaki bir düzeye taşıyabilir.
John Locke
Sayfa 60 - Kırlangıç Yayınevi
İnsanlar eğer herhangi bir hükümete sahip olmuşlar­sa, bu bir mutlak monarşi olmaktan çok bir devlet idi. Çünkü Kutsal Kitap bize demektedir ki (Tekvin 11. Bölüm), “Onlar dediler.”: Burada kentin ve kulenin inşa edilmesini emreden bir prens değildi; bu inşa bir monarkın emriyle de değildi; ama bu çok sayıda insanın, özgür bir halkın tartışmasıyla yapılmıştı.
“Gelin bir kent inşa edelim”: İnsanlar bu kenti köleler olarak lortları ve efendileri için değil, özgür insanlar olarak kendileri için inşa ettiler.
Ve bir insanın sözcükleri aydınlatmadan önce, sözcüklerin anlamı kadar sesleri­ne de karşı gelebilmesi için büyük bir beyne sahip olması gerek­lidir.
İnsanoğlunu tüm çağlar boyunca rahatsız eden, kentlerin yıkılmasına yol açan hataların en büyük bölümüne neden olan, ülkelerin nüfusunu azaltan ve dünyanın barışını bozan büyük sorun, dünyada iktidar olup olmadığı ya da nereden geldiği değil ama iktidarın kime ait olması gerektiğidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hükümet Üzerine Birinci İnceleme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758752492
Kitabın türü:
Çeviri:
Fahri Bakırcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmaj Yayıncılık , Yayınevi Genel Dizisi
Kölelik, insanın... kötü ve alçaltıcı bir durumu ve Ulusumuzun cömert karakterine ve cesaretine öylesine doğrudan doğruya zıttır... parlatmak ve sivriltmek için ne kadar özen gösterilmiş olursa olsun, bu zincirlerin kötü giysiler olduğundan başka bir şey düşünülemez..../...Kutsal Kitap ya da akıl... herhangi bir yerde, ...Tanrısal otoritenin bizi başkalarının sınırsız iradesine tabi kıldığı yönünde herhangi bir şey söylememektedir..../...sadece ...yaratıcı güç tarafından ... varoluş... hükümranlık hakkı veriyorsa,... bu argüman ... aslanın atalarının Adem kadar bir yetkiye sahip olmalarını sağlayacaktır./...Tanrı insanı, dilediği zaman onu açlıktan öldürebileceği biçimde bir başkasının merhametine terk etmemiştir. Herkesin Lordu ve babası olan Tanrı çocuklarından hiçbirine bu dünyada kendi payına düşen şeyler bakımından bu tür bir mülkiyet vermemiştir; tersine muhtaç kardeşe mülkiyet sahibi kardeşin mallarının fazlası üzerinde bir hak vermiştir.../...bir insan kendisi üzerinde iktidar uygulamaya ilişkin bir hakka sahip olan kişinin kim olduğu konusunda tatmin edilemediği sürece, hiçbir zaman, vicdanen herhangi bir iktidara itaat etmeye zorlanamaz. /....İnsanoğlunu tüm çağlar boyunca rahatsız eden, kentlerin yıkılmasına yol açan hataların en büyük bölümüne neden olan, ülkelerin nüfusunu azaltan ve dünyanın barışını bozan büyük soru, dünyada iktidar olup olmadığı ya da nereden geldiği değil ama iktidarın kime ait olması gerektiğidir.../ Kutsal Kitap insanların yöneticilerine ya da hükümet biçimlerine ilişkin olarak tek bir sözcük bile söylemez, ama sadece insanoğlunun nasıl farklı dillere ve uluslara bölündüğünün bir açıklamasını verir. Dolayısıyla, bu (konuda)... bir şey söylemek, Kutsal Kitabın verdiği yetkiyle tartışma yapmak değil... kendi beyninin hayallerini kurma(k) anlamına gelir."
-John Locke-

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Yaren Özgül
  • dicle
  • Agil
  • Gmz Ky
  • Ayşe Yücetürk
  • Ukuş
  • Yahya
  • Magoa de Nemesis
  • Tunahan Kösekahya
  • ^LiBeRi AeQuOr^

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%0
8
%20 (1)
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%20 (1)
2
%0
1
%0