Adı:
Hurin'in Çocukları
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
346
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752733831
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Children Of Hurin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Hurin
Húrin’in Çocukları
The Children of Hurin
“Yüzüklerin Efendisi” serisinin yazarı John Ronald Reuel Tolkien’in, 1918′de yazmaya başladığı, ancak hayattayken tamamlayamadığı, oğlu tarafından tamamlanan bir romanı, satışa sunuluyor. Yazarın oğlu Christopher Tolkien, babasının taslakları üzerinde 30 yıl çalışarak romanı tamamladı.

İngiliz Harper Collins Yayınevi tarafından yapılan açıklamada, Tolkien’in yarıda bıraktığı “Hurin’in Çocukları” (The Children of Hurin) adlı romanın, 25 dile çevrilmesinin beklendiği bildirildi.
Açıklamaya göre, Tolkien’in oğlu Christopher Tolkien, romanı tamamlamak için babasının taslakları üzerinde yaklaşık 30 yıl uğraştı.

Christopher Tolkien, el yazmalarını uzun bir süre incelediğini ve öyküye ek yapmadan tutarlı bir öykü oluşturmayı denediğini söyledi.

“Hurin’in Çocukları” da Yüzüklerin Efendisi’nde olduğu gibi “Orta Dünya”da geçiyor. Öyküde, “Yüzüklerin Efendisi”nden ve hatta Hobbitlerin Tolkien’in kurduğu dünyaya adım atmasından önceki dönem anlatılıyor.

“Hurin’in Çocukları”ndaki kimi bölümlerin daha önceki Tolkien öykülerinde ayrı olarak yayımlandığı belirtiliyor.

320 sayfalık kitabın kapağını ve resimlerini, “Yüzüklerin Efendisi” ve “Hobbit”te olduğu gibi yine Alan Lee çizmiş.

Christopher Tolkien, 1977′de de babasının tamamlayamadığı “Silmarillion” kitabını tamamlayarak piyasaya sürmüştü.
346 syf.
·4 günde·10/10
Níniel ile Túrin : Húrin'in Bahtsız Çocukları... Ziyan olmuş gençlikler, heder olmuş yaşamlar, telef olmuş değerler ile duygular ve en beterinden bir felaket ile yok olmuş bir aile. Bünyesinde çokça acıyı, ayrılığı, ölümü bulunduran Silmarillion tarihinin, en elem yüklü olayıdır bana göre bu hikayede anlatılanlar. Büyük Çocuklar  olarak bilinen Elflerin üç kabilesinin liderlerinden biri olan Finwë'nin, Miriel'den doğma oğlu Fëanor tarafından Valinor ağaçlarının ışığını içinde bulunduran Silmarillerin yapılması ile başlamış olan Silmaril tarihinin Küçük Çocuklar olarak bilinen İnsanlar'ın üçüncü hanedandan kralı Húrin'in biri kız öteki erkek iki çocuğunun ve eşiyle birlikte kendisinin kötü yazgısını  anlatan bir hikayedir kendisi. Birbirlerini sadece ismi ve cismi olarak tanıyan, daha önce hiç karşılaşmamış, kendilerini bir kere olsun görmemiş bu iki kardeşin, Arda'daki bütün iyiliklerin ve güzelliklerin düşmanı olan Morgoth'un sırf tüm yaşamlara hakim olma arzusu ve yeryüzünün hiçbir köşesinde ona kul olmayan birinin kalmamasına herkesin önünde secde etmesine olan isteği üzerine; kendisini küçümseyen ve aşağılayan Sonsuz Gözyaşı Savaşı sonucunda esir tutulan Húrin tarafından hiç sayılmayı kendine yedirememiş, ona ve ailesine öyle bir lânette bulunmuş ki bu iki kardeşin kaderin cilveli bir oyunu ile karşılaşıp, birbirlerine aşık olup, nikah düşmediği halde evlenmeleri ve sonucunda birlikte olmalarına sebep olmuştur ve ben dahil tüm Orta Dünya'nın hür halklarının üzerine lanetler saçmasına da sebep olmuştur ama bu hiçbir yerde yazılmaz.

Yukarıda bahsettiğim Silmarillion kitabının ve Beleriand türkülerinin en uzunu Húrin'in Çocuklarının Hikayesi, feleğin dönüp dolaşıp en kötü hali ile kendisini vurduğu, bahtı kara Turambar Túrin'in yörüngesinde dönüyor ve bize girdiği her ortama istemsiz getirdiği uğursuzluğunu, oturduğu her sofrada yarattığı huzursuzluğunu ve güzeli niteleyen bir lafı ile kötünün beterlerine sebep olduğunu, en sonuna kadar hep etrafında dolaşan ama son ana kadar kendisini değil de hep etrafindakileri ve sevdiklerini vuran ölümler ile hayatta kalma ve kaderine razı gelmeme mücadelesini anlatıyor. Genç yaşta kardeşini ve babasını kaybetmek, annesi tarafından daha önce benzerlerine rastlanmadığı bambaşka bir ırkın topraklarına gönderilmek, oradan edindiği yakın arkadaşını yanlışlıkla öldürmek, yer yer haydutların yer yer ormancıların içinde avari avari dolaşmak... Belki de Tolkien'in duyguyu ve iç yaşantıyı diğerlerine göre daha fazla dozda verdiği bu karakterin yaşadıklarına , sırf bu yüzden diğer Orta Dünya felaketlerine oranla daha fazla üzüldüm bilmiyorum ama genel anlamda sarsıntılara sebep veren bir kitap oldu benim için.

Tolkien, biçemini diğer fantazi yazarlarına nazaran en çok beğendiğim yazar ve bu kitapta ayrıca beğendiğim yüksek biçem olarak adlandırabileceğim kısımlar fazlasıyla oldu. O kadar farklı ki, sanki tüm bunlar gerçek ve biz kendi mitolojimizi okuyoruz gibime geldi her seferinde. Ustaca kullandığı kelimeler ve zihnindeki olayları aktarma şekli dahil olmak üzere birçok ayrıntı ile. Şunu da belirtmek istiyorum ki Tolkien eğer bu diğerlerine nazaran gerçeklik payı olabilecek öyküye benzer daha fazla öykü yazsaydı eminim sadece fantastik edebiyatın kralı değil daha geniş dallarda kendine ilk sıralarda yer bulurdu biz de bu efsanenin dünyasına daha fazla dalabilecek istasyon şansı edinirdik... Her neyse, haksızlığa uğramış, kan lekeli, kadersizliğin kölesi olan kaderin efendisi Turambar Túrin ve kız kardeşi güzeller içindeki Niënor Níniel'in bende hikayesi böyleydi.
Güzel kaderler dileği ile ...


#44591017
#44523888
346 syf.
·4 günde
————————————————————————
İL HALK KÜTÜPHANESİNDEN DİZİSİ - 15
————————————————————————

Affınıza sığınarak bu kitabın ismini; "Asil Húrin'in Cünüp Çocukları" olarak değiştirmek istiyorum. Demek ki neymiş, armut bazen dibine düşmüyormuş. Neden? Çünkü öyle de ondan...

Şimdi hacı abiler, bu kitapta anlatılan olaylar, daha Yüzük Savaşı filan başlamadan çok önce, daha Ayrıkvadili Elrond Yarımelf portakalda vitaminken oluyor. Sillmarillion'u okuyanlar bilir (okumayanlar da bilebilir çünkü ben okumadım) İlk Çağın Yüksek Elfleri ve Yüksek İnsanları birleşip Morgoth'a savaş açarlar. (La oğlum siz hayırdır, yürek mi yediniz, demiyor kimse...) Bu arada, Morgoth namı diğer Melkor, gerçek Karanlıklar Efendisi olur. Sauron hep hikâye, fasa fiso... Varın siz düşünün gayrı... Tabii bu ilk elfler ile insanlar da bayağı bir güçlü hani.. Diyecek laf yok... Elrond ile Aragorn filan Fingolfin'in Húrin'in yanında bebe sayılırlar... Öyle düşünün...

Húrin dediğimiz adam, bu Sayısız Gözyaşı Savaşı'nda Morgoth'a esir düşer. (Ne sandınız la? Tabii elfler, insanlar ve cücelerin çoğu geberdi gitti. Bunun için Sayısız Gözyaşı Savaşı diyorlar.) Abi adam esir düşmesine rağmen Morgoth'a bile eyvallah çekmedi ya la? Var sen düşün asaleti... Morgoth'a kafa tutmak ne oğlum? Biz Sauron ile karşılaşmayalım diye zibilyon kere dua edelim İlluvatar'a, herif Sauron'un yüzlerce kez daha güçlüsüne dikleniyor. Morgoth la bu... Kötü filan ama o da bir Vala en nihayetinde... Beddua ediyor Asil Húrin'e... Şunun gibi şeyler diyor: https://youtu.be/zyAdAaWzsmI (Húrin'in karşısında Morgoth temsili )

Gelelim Cünüp Çocuklarına... Morgoth'un bedduasından mıdır, lanetinden midir nedir bilinmez, işleri hiç rast gitmez. Babası geri dönmeyince anası Túrin'i Doriath'a elflerin yanına gönderir. Babasının da rızası bu yöndeydi. Neyse ki Kral Thingol Túrin'i yanına alır. Korur kollar, büyütür. Evlatlığı olarak herkes insan olmasına rağmen Túrin'e saygı duyar. Hak eder de hani namıssız. Çünkü Túrin cesurdur, gözü pektir, korkmaz ve yılmaz. Güçlü, boylu poslu, yakışıklı, kaslı, karizmatik... Bi vurdu muydu orklar vs hep kaçardı. Doriath'ta dahi onunla boy ölçüşebilecek kadar güçlü elf yoktu. Ki bunlar ilk çağların en güçlü elflerindendirler. Varın siz düşünün gücünü kuvvetini.. Ne var ki tüm bunların yanı sıra Túrin hiç nasihat dinlemezdi. Biri ona, "La oğlum bak bu gittiğin yol, yol değil. Gel vazgeç" dese, o yine bildiğini okurdu. Sonra al başına belayı. Kaderin cilvesi ve onun gücü ile beladan kurtulur, tekrar hataya düşecekken akıl sahibi biri çıkıp, "Yapma" dese de, o yine yapar ve yine felaketleri çağırırdı. İşin boktan yanı ise kendine bir şey olmazken yanındakiler hep ölüyor, türlü türlü felaketlere uğruyordu. Hangi şehre gitse şehir yıkılıyor, kime selam dese iki dakika sonra geberip gidiyordu. İşte Túrin de cesur olmasına cesur da ama cünüp müydü yoksa Morgoth'un laneti mi tuttu bilinmez hep felaket getirdi kendiyle beraber. Tabii bu Túrin için tek değil, kızkardeşi için de geçerliydi. Annesi için de... Hep felaket ve yıkım peşlerinde oldu..

Bütün bu aptallığına rağmen Túrin tüm Orta Dünya arasında sevgi, merhamet ve özellikle de acıma duygusu ile anıldı. Çünkü cesareti ile nice büyük felaketler engelledi, nice kötülüklerin önüne set oldu. Kötülük de getirdi gittiği yere, çünkü onda ışık kadar karanlık da vardı. Ama ondaki kötülük, karanlık hep üstünde dolanıyordu. Ta ki sonuna kadar... Bu karanlık onda doğumdan ölüme dek sürecekti ve sürdü de...

İşte bu kitapta da Tolkien Oğul, Tolkien Baba'nın yazdıklarını derlemiş, toplamış ve bize sunmuştur. Ne yaptın be Tolkien Baba demedim değil. Ne düşüneceğimi bir kenara bıraktım ve Húrin ve soyu hakkında ne hissedeceğimi dahi bilemiyorum. İyi ve kötü öylesine bir bütünlük kazanmış ki... En iyisi okuyup kendiniz karar verin.

Orta Dünya sevenlerine bir şey demiyorum zaten. Okumalılar... Bilmeliler. Yoksa eksik kalırlar... Ama fantastik edebiyatı seven herkes de okuyabilir. Hatta özellikle lise dönemi bebeler sevebilir. Hayran olabilir. Karmaşık işte... Okuyun. Okuyun ve siz karar verin. Saygı ve sevgi ile mi anmalı Húrin soyunu yoksa merhamet ve acıma duygusu ile mi? Yoksa her ikisi birden mi?...
354 syf.
·1036 günde·Beğendi·8/10
Güneş'in 472. Yıllarında...
Nirnaeth Arnoediad, The Battle of Unnumbered Tears yani Sayısız Gözyaşı Savaşı. Eldar'ın ( elf) çiçeğinin solduğu adına nice elf şarkılarının dizildiği Edain ile Eldar'ın omuz omuza Morgoth' a karşı kuzey Ard Galen topraklarında hiçbir hikayenin anlatamayacağı kader savaşında birlikte çarpıştıkları o amansız savaş...
Noldor Elfleri ile Edain'in Üç Evinden (Hador, Haleth, Bëor ) ağır kayıplar verilir.
Hurin Thalion, Morgoth'a esir düşer. Hikaye bu noktada Morgoth'un Hurin'in soyunu lanetlemesi ile başlıyor. Hurin'in eşi Morwen ve çocukları Turin, Urwen, Niënor un bu macerada ki yerini ve manasını iyi oturtabilmek için yanınızda ek bir kalem ve kağıt bulunması iş görecektir. Hikayenin derinlerinde lanetin de etkisi ile başının üzerinde kara bulutlarla, Âli Elf,Doriath Kralı,Gri Elflerin Beylerbeyi Kral Thingol tarafından evlatlık olarak yetiştirilecek olan Túrin Turambar'ın gelişim ve değişiminin yanı sıra zamanla gelişen kibirli bakışlarının ve bahtsızlığının tragedyası anlatılıyor. Kibrinden mi gururundan mı korkusundan mı lanetten mi bilinmez, aidiyet duygusu geliştiremeyerek ne baba evi Dor-lómin'e dönebilmiş nede onu evlatlık yetiştiren Doriath Elf Kralı Thingol'a el açmıştır. Doriath'ın batı bataklıklarında ki soyguncu haydut çetelerine katılmış ve onlara reislik yapmıştır. Çetesini Amon Rûdh'a taşıyıp Bodur-cüce Mîm ile kalmış, onu herşeye rağmen yalnız bırakmayan Elf dostu Sağlamyay Beleg ve onun altın öğütleri sayesinde çetesini orklara karşı direniş haline getirerek Yay ile Miğfer'in yeniden yükseldiğinin haberini tüm Beleriand topraklarına yaymışlardır. Birkaç incelemede Húrin'in çocuklarının bu bedbahtsızlığının Túrin in seçimlerinin ve kalın kafalığının neticesinde oluştuğuna dair görüşler var. Seçimlerinin de bir neticesi oldu kuşkusuz, fakat Sauron'un bile Yüzüklerin Efendisin'de kök söktürdüğünü düşünürsek Morgoth bir Melkor'du ve en büyük asi Vala idi. Sauron 'un Morgoth 'un uşağı olmasından hareket edersek yapılan lanetin etkisi de kuşkusuz bir gerçekti ve yıkımları beraberinde getirdi. Yoksa Túrin de, dostunu öldürmenin acısı ellerinde ve yüzünde bir ömür taşımak istemezdi. Heyhat! İnsanoğluna Beleg gibi yoldaşlar yine de fazla idi.
Hikaye bu noktadan sonra Nargothron'a yani yeraltı kale-şehrine dönüyor. Noldor elflerinden Finarfin Evi'ne ait olan Nargothron'da Túrin, Kral Orodreth'in sevgisini kazanarak baş danışmanlığa yükseliyor. Túrin Nargothrond Elflerinin gizlilik politikasını değiştirerek, Morgoth'a karşı açık ve fiili bir direnş başlatıyor. Bu direniş dinlenme ve umut zamanını getirirken beraberinde kadim bir şer'i de peşinde sürükler.Glaurung (ejderhaların babası).Ve Nargothrond düşer. Hikaye Túrin'in ata toprağı Dor-Lómin'e (annesi ve kız kardeşini bulmak için) ve daha sonrasında Brethil'e gidişiyle ilerliyor. Túrin beraberinde sürüklediği kara gölgesinin daha fazla zarar vermemesi adına isminden ve soyundan vazgeçer. Turambar Kaderin Efendisi adını alsada makus kaderi onu bırakmaz. Morwen ile Niënor Túrin'in akıbetinden bir haber almak umuduyla yollara düşer. Kader yine o dur ki anne kızı'da birbirinden ayırarak Beleriand'ın bir köşesine savurur. Niënor yabanda bilinçsizce dolaşır ta ki Brethil'li ormancılar onu bulana dek. Niënor'un adı Níniel olur (çünkü kendi kimliğinden bi haberdir Glaurung'un belleğinde yarattığı sis perdesi henüz kalkmamıştır) Túrin Túrambar'ın Hurin'in oğlu olduğu bilgisi ona verilmesine rağmen hayatını abisi ile birleştirir. Brethil'e yalancı bir bahar gelmiştir. Orman halkı ve Üç Ev'den kalanlar huzur dolu üç bahar'dan sonra Glaurung (ejderhaların babası) ile yüzleşirler. Túrin'in gri solucan ejderha için bir planı vardır ve netice itibariyle başarılı olunur ve Glaurung ölür. Glaurung'un ölümüyle belleğinde ki habis sis perdesi kalkıp gerçeklerle yüzleşen Niënor kendini Cabed-en-Aras'ın soğuk sularına bırakır. Túrin kendine geldiğinde duyduklarına inanamaz yaptıkları arasında en kötüsü olarak nitelediği Brethil beyi Brandil'i katleder. Daha sonra aklını yitirerek daldığı yabani ormanlarda Saklı Krallığın başavcısı Mablung ile karşılaşarak inanmak istemediği o gerçekler teyit edilir. Túrin var olmanın dayanılmaz ağırlıyla kendini "Ölüm Demiri" Gurthang'a kurban eder.

Húrin ile Morwen son kez bir araya gelir. Mavi Dağların ötesinde güneş batmaktadır...


Húrin nasıl anılmalı diye soracak olursak?
Yiğit, cesur, fiziksel gücü bir çok Edain'in üzerinde ve birçok Eldar'a denk, elf irfanına ve kadim lisana hakim, (sürekli bir yerlerin ismini elfçe değiştirmesini saymıyorum bile) güzelliği birçok Orta Dünya'lı insanın üzerinde ve yine Eldar'a denk, iki elf kızını aşkın amansız bekleyişine sürüklemiş, Morgoth'un gözleriyle görmeye onun kulaklarıyla işitmeye mahkum bir kaderle örtülenmiş mağrur gururlu bir hayatın ailesiyle sınanan bir kurbanı. Av oldu avcı oldu ama sanırım Melkor'un uşağı olmadı. Ölçüp tartsın kararı okuyucu versin. Orta Dünya'da Güneşin Çaglarının 1. Döneminde geçen bu hikaye Beleriand'ın türkülerinin en uzunudur. Rün alfabesi ile yazmak isterdim.
"Orta Dünya'dan da bir Túrin Turambar geçti."

Not: 2017 basımı için ekler'de verilen Beleriand Haritası'nın doğusunda eksiklikler ve haritanın genelinde hatalar var. Ya sayfaya sığmadı yada Melkor'un parmağı var bu işte :) Mavi Dağlar ve Ossiriand hikayede çokça geçmesine rağmen haritada kendine yer bulamamış. Umarım yeni basım'da düzenlenmiştir.
Beleriand Haritası için bknz.
http://tolkiengateway.net/..._H.E._Riddett%29.jpg
346 syf.
·10/10
Hurin'in Çocukları Yüzüklerin Efendisi filmlerini izleyip kitabı okuyan insanlar için değil . Gerçek tolkien ve sanat eseri hayranlar için. Silmarillion'dan tüm isimleri hatırlayan insanlar . Hurin'in Çocukları bir İskandinav Efsanesi gibi okunuyor. Tolkienin ingiliz mitoloji boşluğunu kapattığı görünüyor.

Turin ve kız kardeşlerinin kahramanca, destansı ve nihayetinde trajik hayatı. Artık Yüzüklerin Efendisi değil ama Kardeşlik hikayelerinin oynayacağı daha canlı bir hat çizmeye devam ediyor. Özetle tolkienin 200 kitabından her hangi birini görürseniz eğer hiç tereddüt etmeden alın okuyun!
346 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Herkese merhaba.
Yıllardır raflarımda duran Húrın'in Çocuklarını sonunda okudum. Hùrın'in Çocukları kitabı
Yüzüklerin Efendisi’nde olduğu gibi Orta Dünya'da geçiyor. Yüzüklerin Efendisi'nden ve hatta Hobbitlerin Tolkien’in kurduğu dünyaya adım atmasından önceki dönem anlatılıyor.
Sıllmarıllıon okuyanlar bilirler, Sıllmarıllıon kitabın da Húrın'in Çocukları diye bir bölüm var ve biraz da olsa bahsediliyor. Ama bu kitap kadar detaylı anlatılmıyor elbette.
Húrin, Sayısız Gözyaşı Savaşı'nda Morgoth'a esir düşer. Benim en sinir olduğum bölümde bu aslında. Morgoth, Hùrin'e pek iyi davranmıyor maalesef ve bunu okuduğunuzda anlıyacaksınız. Çok önemli bir detay var aslında ama onu demek istemiyorum. İşin büyüsü bozulur. Spoiler vermek istemem.
Sonra bu yüzden Hùrın'in oğlu Tùrin, babası geri dönmeyince annesi Túrin'i Doriath'a Elflerin yanına gönderir. Bu isteği zaten babasının yönündedir. Bu şekilde Tùrın'in uzun ve bitmez yolculuğu başlıyor. Kitabın her sayfası farklı olay ve heyecanlı. Tolkien'in kalemine bayılıyorum zaten ve yıllar önce okumadığım için çok pişmanım. Ama şimdi iyi ki okumuşum diyorum. Gerçekten çok güzel bir kitapdı. Ama kitabın sonlarına doğru o kadar üzüldüm ki, o olay yüzünden kalbim acıdı diyebilirim. Ve o an Morgoth'un karşısına geçip onu öldürmek istedim. Son olarak bu kitabı Tolkien'in oğlu düzenlemiştir. Kendisi 30 yıl çalışmış. Derleyip ve düzenlemiş. Bizlere sunmuştur. Son olarak kitap bittiğinde Hùrın'in soyu hakkında derin bir düşünceye dalıyoruz. Yaşadıkları olaylar çok zordu ve çok zor günler geçirdiler. Sizce Hùrın soyunu saygı ve sevgi ile mi anmalıyız? Yoksa merhamet ve acıma duygusu ile mi? Yoksa her ikisi birden mi?... Okuyun ve siz karar verin buna. Benim kararım her ikisi birden diyorum.Kitabın bitmesini hiç istemedim. Onların dünyalarına alıştım diyebilirim. Betimlemeler güzeldi. Hayal kurabildim. Çok severek okudum. Mutlaka Tolkiencilerin, Orta dünya sevenlerin, fantastik sevenlerin ve Yüzüklerin Efendisi hayranlarının mutlaka okumasını istediğim bir kitabdır. Mutlaka okuyun.
346 syf.
·Beğendi·9/10
İlk okumaya başladığınızda yer isimleri ve karakter isimleri biraz kafanızı karıştırıyor. Ancak kitabın arkasında bulunan haritadan ve karakter isimlerinden kolayca olayı çözüyorsunuz. Fantastik severler için okunası gereken bir kitap.
Ahh Turin ve Nienar neler yaptınız siz kendinize ve neler yaşattınız okurlarınıza!
346 syf.
·28 günde·9/10
Nasıl başlayacağımı bilmiyorum kesinlikle. Silmarillionda kısa versiyonunu okuduğum bu hikayenin uzun halini okumak daha keyif verdi. Sonunu bile her sayfasını hızlıca okumak ilk defa başıma gelen bir şey. Normalde en ufak spoilerde uzaklaşan biriyken kitabın kısa öyküsünü bilmeme rağmen çok beğendim. Tolkien reis eline sağlık. Tolkien çocuk yazarı gibi hep iyiler kazanıyor kötüler kaybediyor diyenlere tokat gibi bir cevapta Bu kitapta veriliyor. Turin reis olarak başladığımız tonla ismimizin değiştiği bu hikayede lanetinden hem kaçmaya hemde sonlandırmaya çalışan biri ve birilerinin hikayesini okuyuoruz. Kesinlikle bu kitabı okuyun. (yakın zamanda tekrar baskıya girecek diye biliyorum temkinli olmakta fayda var.) Karakterleri çok beğendim işleniş zaten çok kaliteliydi. Biraz Drizzt do'urden nun hikayesine benzettim Turin'i ailesinden erken uzaklaşıp maceralara atılmak zorunda kalması. Yolda ne kadar arkadaş edinse de tıpkı Drizzt gibi bu arkadaşlıkların hiç biri çok uzun soluklu olmayışı vb. Drizzt çok seven biri olarak bu kitapta çok hoşuma gitti. Aksiyon anlamında da sizi doyuracaktır :) (Kitaba eksi olarak başlıkları verebiliriz. Yani **** öldü diye başlık olur mu ya :D :D olmaz olmamalıydı :)
357 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Húrin'in oğlu Túrin'in acıklı hikayesini anlatan sürükleyici bir kitap. Dili Silmarilion kadar ağır değil. Daha çok diyalog içeriyor. Yine de o destansı havayı alabiliyorsunuz. Eğer Ortadünyaya adım attıysanız keyifle okuyacağınız, kimi zaman dizlerinizi döveceğiniz harkulade bir eser gerçekten.
346 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Glaurung Níniel'e:
Artık onu tanıyorsun: arkadan bıçaklayan, düşmanlarına hain, dostlarına vefasız, soydaşları için bir bela, Húrin oğlu Túrin.

Aslında Glaurung söylenmesi gereken herşeyi bir cümlede söylemiş. Orta Dünya evreninde en nefret edilesi karakterdir Túrin ( Bana göre :D ). Ama tabiki kitabın kurgusu ve Orta Dünya kitabı olmasından dolayı efsane kitaplar arasındadır. Teşekkürler müstad Tolkien.
346 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Silmarillion efsanesinde kısaca bahsedilen Hurin'in, çocuklarının başından geçenlerin anlatıldığı efsane kitap. John Amca'ya da oğlu Christopher Amca'ya da saygım bir kat daha arttı. Fantastik bir dünyaya yolculuk ancak bu kadar keyifli olabilirdi. Tavsiye ederim. =)
346 syf.
·10/10
Tolkien'in diğer kitaplarına nazaran daha sade bir dille yazılmış. İçindeki ensest ilişkiye herkes çok takılmış olsa da kitap bunun bahtsızlığını çok net yansıtmış. Silmarillon kitabında kısa bir şekilde bahsedilen bu konu orta dünya severler için tabi ki okunması gereken bir kitap. Yüzüklerin efendisinde gördüğümüz kusursuz Elf algısı bu kitapta da değişiyor. Kötü Elf karakterlere yer verilmiş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hurin'in Çocukları
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
346
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752733831
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Children Of Hurin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Hurin
Húrin’in Çocukları
The Children of Hurin
“Yüzüklerin Efendisi” serisinin yazarı John Ronald Reuel Tolkien’in, 1918′de yazmaya başladığı, ancak hayattayken tamamlayamadığı, oğlu tarafından tamamlanan bir romanı, satışa sunuluyor. Yazarın oğlu Christopher Tolkien, babasının taslakları üzerinde 30 yıl çalışarak romanı tamamladı.

İngiliz Harper Collins Yayınevi tarafından yapılan açıklamada, Tolkien’in yarıda bıraktığı “Hurin’in Çocukları” (The Children of Hurin) adlı romanın, 25 dile çevrilmesinin beklendiği bildirildi.
Açıklamaya göre, Tolkien’in oğlu Christopher Tolkien, romanı tamamlamak için babasının taslakları üzerinde yaklaşık 30 yıl uğraştı.

Christopher Tolkien, el yazmalarını uzun bir süre incelediğini ve öyküye ek yapmadan tutarlı bir öykü oluşturmayı denediğini söyledi.

“Hurin’in Çocukları” da Yüzüklerin Efendisi’nde olduğu gibi “Orta Dünya”da geçiyor. Öyküde, “Yüzüklerin Efendisi”nden ve hatta Hobbitlerin Tolkien’in kurduğu dünyaya adım atmasından önceki dönem anlatılıyor.

“Hurin’in Çocukları”ndaki kimi bölümlerin daha önceki Tolkien öykülerinde ayrı olarak yayımlandığı belirtiliyor.

320 sayfalık kitabın kapağını ve resimlerini, “Yüzüklerin Efendisi” ve “Hobbit”te olduğu gibi yine Alan Lee çizmiş.

Christopher Tolkien, 1977′de de babasının tamamlayamadığı “Silmarillion” kitabını tamamlayarak piyasaya sürmüştü.

Kitabı okuyanlar 891 okur

  • FIRAT DOLMA
  • İzge Akbaşogulları
  • Travis Bickle
  • Hüseyin Ersin
  • Mephisto
  • Züleyha Öztürk Oğuz
  • Furkan Eker
  • Pers
  • Halil Ceylan
  • Kübra Odabaşı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0.9
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%24.5
45-54 Yaş
%1.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%23.6
Erkek
%76.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.5 (161)
9
%24.5 (93)
8
%16.4 (62)
7
%8.7 (33)
6
%2.4 (9)
5
%0.8 (3)
4
%0
3
%0.8 (3)
2
%0.3 (1)
1
%0