Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdad

·
Okunma
·
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdad
Baskı tarihi:
Ekim 1997
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755511542
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nehir Yayınları
Murad Bey'in kitaplarında, merkezinde kendisinin bulunduğu bütün bir imparatorluk tablosu görülür. Bu bakımdan bunlar tarihimizin en karanlık devresi için vesika değerindedir.
Sadeleştirilerek yayına hazırladığımız Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdat isimli hatıratında, Meşrutiyet'in ilanından üç ay kadar sonra tevfik edilerek Harbiye Nezareti'nde tutulması, tutukluluğu sırasındaki ve serbest bırakıldıktan sonra gelişen olaylarla ilgili anılar ve düşünceler anlatılmaktadır.
Bu eserini milletvekillerine ithaf eden yazara göre, bu tutuklama hürriyet döneminde bir istibdad pençesidir. Çünkü daha yeni yürürlüğe konan Kanun-ı Esasi şahsi hürriyetleri, basın özgürlüğünü güvence altına almıştır. Durum böyle iken gerekçe gösterilmeden, hatta tevkif müzekkeresi dahi çıkarılmadan tutuklanması ancak istibdad idaresinin yapabileceği keyfi bir muameledir. İşte bu muameleden hareketle yöneticilerin Kanun-ı Esasi'den habersiz davranışları, gazetecilerin çoğunluğunun kaypak, kuvvetliden yana tavır almaları gibi olaylar ve İttihad ve Terakki ile ilgili anı ve düşüncelerini içeren bu hatırat sadeleştirilerek ve notlar ilavesiyle yayına hazırlanmıştır.
152 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Meşrutiyet ilan edilmiş, basın hürriyeti, fikir hürriyeti kanun-i esasi ile güvence altına alınmış. Bu hürriyet devrinde hürriyeti şiddetle savunan, çıkardığı mizan gazetesindeki makaleleri sebebiyle baskıya, istibdata maruz kalan murad beyin kanunsuz şekilde nezarete alınması ve mizanın sansürlenmesini, kapatılmasını, kendini merkeze koyarak anlattığı '' millet vekillerine değersiz armağanım'' dediği yakin tarihimizin en karışık dönemini konu alan bir kitap.
Kitabin artık başımı yok. Ben eski bir basımını buldum. Nedense böyle kitaplari daha çok seviyom. Sadeleștirilmiș diyor fakat dili genede günümüze göre çok daha zengin.
Bunu akıl edemiyorlarsa el, ayak bağlı bir mazlum halinde bulunuyorum, medeni yeni âdaba kabiliyetleri yoksa, beşeri asli adaplarını hangi yaltaklanma ve ihtiyaç mahfelinde kaybetmişlerdir?
Kapıdan içeri girer iken hiç görmediğim sarı bıyıklı bir beyefendi karşıma çıktı.
O- Efendi içeri girmek yasak!
Ben-(Tebessüm ile) Yasak umumimidir, yoksa benim şahsıma mahsusmudur?
O-Sizin, Murad Bey'in şahsınıza aittir.
Ben-Bu nadide cevheri kim yumurtladı?
O-Baș mabeynci paşa emretti.
Ben-Kendisine benden mahsus selam ederek teşekkür ediniz. Şu '' güzel hareketten '' dolayı görüşme sırasında kendisine ayrıca minnetlerimi arzedeceğimi de söyleyiniz.
Hürriyet, şahsi hürriyet, basın hürriyeti ne demek olduğunu, hatta tahmin suretiyle ne divan efendilerimiz biliyorlar, ne de cemaatimiz. Bir kör döğüșüdür gidiyor.
Bu gün muvazene ümidi tek bir yöne matufdur. O yön dahi ümmetin vekillerinden oluşan Meclis-i Meb'usan'ımızdır. O ümit de yok olursa Allah sonumuzu hayır eyleye duası kalir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdad
Baskı tarihi:
Ekim 1997
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755511542
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nehir Yayınları
Murad Bey'in kitaplarında, merkezinde kendisinin bulunduğu bütün bir imparatorluk tablosu görülür. Bu bakımdan bunlar tarihimizin en karanlık devresi için vesika değerindedir.
Sadeleştirilerek yayına hazırladığımız Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdat isimli hatıratında, Meşrutiyet'in ilanından üç ay kadar sonra tevfik edilerek Harbiye Nezareti'nde tutulması, tutukluluğu sırasındaki ve serbest bırakıldıktan sonra gelişen olaylarla ilgili anılar ve düşünceler anlatılmaktadır.
Bu eserini milletvekillerine ithaf eden yazara göre, bu tutuklama hürriyet döneminde bir istibdad pençesidir. Çünkü daha yeni yürürlüğe konan Kanun-ı Esasi şahsi hürriyetleri, basın özgürlüğünü güvence altına almıştır. Durum böyle iken gerekçe gösterilmeden, hatta tevkif müzekkeresi dahi çıkarılmadan tutuklanması ancak istibdad idaresinin yapabileceği keyfi bir muameledir. İşte bu muameleden hareketle yöneticilerin Kanun-ı Esasi'den habersiz davranışları, gazetecilerin çoğunluğunun kaypak, kuvvetliden yana tavır almaları gibi olaylar ve İttihad ve Terakki ile ilgili anı ve düşüncelerini içeren bu hatırat sadeleştirilerek ve notlar ilavesiyle yayına hazırlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Semih

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0