Adı:
Huysuz Kız
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751405654
Orijinal adı:
The Taming of the Shrew
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Hırçın Kız
Huysuz Kız
Hırçın Kız
Hırçın Kız
Huysuz Kız, Shakespeare'in erken dönem komedilerinden. İlk oynanışı tahminen 1590'ların başına rastlıyor. İlk basım ise bilindiği kadarıyla 1623 yılında First Folio (Shakespeare'in oyunlarının ilk toplubasımı)'da yapılmış.Canlı ve renkli bir oyun Huysuz Kız. Kişiler ve gruplararası çok yönlü etkileşim ve gerilim sahneleriyle oldukça yoğun bir "dramatik" çatışı var...
125 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
" Hırçın Kız " ilk defa 1594 tarihinde, yayımlanmış beş perdelik bir komedyadır. Bu oyunu yazdığı sırada on dokuz, yirmi yaşlarında olan Shakespeare'in, başarı yolunda artarak çoğalan bir kariyere imza atacağını biz okurlar olarak, öngörmemiz su götürmez bir hakikattir.
Komedyanın muhteviyatı, hayatı yoksulluk içinde geçmiş, içki içip sarhoş olmaktan başka bir meziyete sahip olmayan Sly isimli bir kişiye karşı sergilenen bir oyundan ibarettir. Oyuna göre, Sly sarhoş olduğu bir anda alıkonulacak ve uşaklarla dolu bir konakta uyanması sonucunda da, çok zengin bir soylu efendi olduğuna inanması sağlanacaktır. Bu oyunu maiyetiyle birlikte, avdan dönen bir soylu gerçekleştirir. Maksat eğlenmektir. Ön oyunda Sly ve Lord vasıtasıyla soylu kesimin, işçi sınıfını aşağılamasına yani sınıf farkına dem vurulsa da, oyunun sonu havada kalmıştır. Çünkü ön oyundan sonra, birinci perde de oyuna başka karakterler dahil olur.
İkinci olayda da Petruchio isimli bir şahsın, dobra ve gözü pek Katherina'yı süt dökmüş uysal bir kediye dönüştürmesine değinilmiştir. Anlayacağınız, oyun içinde oyun.
Eser Shakespeare'in nüktelerine, bol bol rastlayacağınız özellikte. O nükteler ki, taşı gediğine koymak, dedirten cinsinden. İster istemez satırlar arasında ilerledikçe, gülümsemeden duramıyorsunuz. Hele ben Sly'e eşi diye yutturulan kadın kıyafeti giydirilmiş erkek uşağa, ismini vermedikleri için " Madam karı " diye, hitap ettiği diyaloglara bayıldım.
Ama ikinci olayda sergilenen oyunu sevdiğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Aksi, ters bir kadının, nasıl uysal bir eşe dönüşebileceğinin tüyolarını veren eser, o dönemde kadına verilen değeri yansıtır nitelikte. Bende bir kadın olduğum için, yapılan davranışları hoş görmem, benim nazarımda kabul edilebilir bir davranış değil. Ki eser de yapılan eylemleri, bir hayvana bile reva görmeyen ben, nasıl böyle bir eylemi mazur görebilirim. Mesela, aç bırakarak bir kadını uysallaştırmak. Ne derece doğru bir davranış, işte orası tartışılır. Aslında suçu tamamıyla Shakespeare yüklemek doğru olmaz. Çünkü o sadece etkin olduğu zamanda ki toplumun, kadına verdiği değeri yansıtmıştır eserinde. Kadının kocası ne derse onaylaması, koşulsuz itaat etmesi ananelerimizde karşımıza çıkan bir örnektir.
Toplumda " Kadın ehlileştirmek " adıyla yapılan eylemleri saymaya kalksak işin içinden çıkamayız.
Önsözde Özdemir Nutku'nun da değindiği gibi, bu oyunun o dönemde çok sayıda erkek seyircisi olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.
Özellikle günümüz hayat koşullarında sergilenen oyun bile olsa, kadınların kişiliklerinin yok edilmesi eyleminin kabul edilebilir haklı bir izahı yoktur.
Shakespeare geç tanıdığım ama geçte olsa, iyi ki tanımışım dediğim yazarlardan. Birinci perde de sergilenen oyunun konusunu pek beğenmesem de, Shakespeare ait nükteli sözlerinden feyz almak isteyen her okura tavsiye ederim.
125 syf.
·Puan vermedi
Olay örgüsü bayağı karışıktı ama karmaşıklaştıkça komikleşen bir hikayesi var. Karakterlerin diyalogları tamamen gerçekçi ve bir o kadar edebiydi ki zaten yazarın zengin dilinden ve kıvrak zekasından bahsetmeme gerek yok.

Moraliniz bozuksa bu kitabı elinize alıp okuyun kahkalara tutulacaksiniz.
125 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
İncelememi, Shakespeare’in bu kitabı yazarken henüz yirmi yaşında olduğunu unutmadan yapacağım ki sadece bu yaşta bu kadar kabul görmüş bir eser ortaya koymuş olması bile takdire şayan.

Kitabın başında çevirmen Özdemir Nutku’nun ‘Oyun Üzerine’ başlıklı bir yazısı var. Kitapla ilgili anektodlar veriyor ve okurken ön hazırlık gibi anlamayı kolaylaştırıyor. Kendi yorumlarını da katıyor ve bazı noktalarda zıtlaştık Nutku’yla. Onlardan bahsetmeden önce kitabın içeriğiyle ilgili (yapmayı sevmiyorum ama) yüzeysel bir bilgi vermem lazım. Her kitap için olduğu gibi bu kitap için de daha güzel bir özeti internetten bulabilir ve bir sonraki paragrafımı okumadan geçebilirsiniz. Kitap özetlemede kendimi hâlâ yetersiz hissediyorum.

Çok basit olarak kitap, hırçın ve aksi bir genç kızın evlendikten sonra kocası tarafından adeta bir atmaca kuşunu eğitirmişcesine uysallaştırılışını ve bunun öncesinde ve sonrasında gelişen olayları oyun şeklinde işliyor. Feminist sayılmam ve ne o dönemin sosyal ortamıyla ne de Shakespeare’in düşünceleriyle ilgili çok bir bilgim var. Muhtemelen kadınlar şimdiki kadar değer görmüyordu. Ataerkil bir düzen hakimdi diye tahmin ediyorum. Kitapta da bu düşünce işlendiğinden bu beni rahatsız etti. Kadının kocasına itaat etmesi sanki göreviymiş gibi anlatılması.

Çevirmenle aynı düşüncede olmadığım konu da bununla ilgili. Ben Shakespeare’in de, oyunda en ufak bir aksi görüş içeren cümlesiyle karşılaşmadığım için, kadını doğuştan zayıf gören erkek egemen bir görüşe sahip olduğunu düşünüyorum. Bununla da yargılamıyorum. Dediğim gibi o dönemin ortamını bilmediğimden ve kendisi o ortamdan ve görüşlerden etkilenmş olabileceğinden, en önemlisi de yaşından dolayı affedilebilir. Düşüncelerinin tam oturmadığına inanıyorum ya da inanmak istiyorum.
Bana göre başkarakter olan Katherina’nın kişiliği çok acı bir şekilde deformasyona uğratıldı. Kendinden çok şey kaybetti ve tamamen değişti. Tüm benliğiyle yenilgiyi kabullendi ve tam itaatkâr bir eş oldu ama çevirmene göre bu böyle değil. Ona göre, Katherina sihirli bir formül bulup hem kocasının duyuna gidiyor hem kendi bildiğini okuyor sonunda.(hem kocasının sözünü dinleyip hem kendi bildiğini nasıl okuyabilir, böyle bir olaya şahit olmuş mu kitapta, sormak isterdim çevirmene) Bu bakımdan da kitabın sonunda Katherina’nın “evli bir kadının görevleri” konusundaki tiradının ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor ki ben kesinlikle katılmıyorum. Bu tiradın güldürü amaçlı yazıldığını düşünmüyorum. Shakespeare’in bu konuyla ilgili kendi görüşlerini tam olarak açık ettiği bir paragraftı bana göre.

Yine de Shakespeare’i daha önce de okumuştum ve dilinde hoşuma giden bir taraf var. Okuması zevkli, yormayan, kısa güzel bir oyundu.
125 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Spoiler var.

Olağan üstü tekniklerle hırçın bir insan nasıl dize getirilir, nasıl dünyanın en uyumlu en sadık insanı olur, onu anlatıyor.

Katherina ilk başta huysuz, kavgacı ve ağzı bozuk bir kadından, bir hanım efendiye nasıl dönüştüğünü okumak gerçekten keyif vericiydi.

Asırlar önce Shakespeare bunu çözmüş.

Bizi her oyununda şaşırtıyor.
Aşkı, sevgiyi, hüznü ve mutluluğu bir arada yaşatmayı biliyor...
125 syf.
Gayet güzel ve keyifli başlayan fakat beni cinnet noktasına getiren bir oyun. Eskiden beri gelen bu kadınları uysallaştırma fikrini yok edebilmiş değiliz. Tabiî dönemin dini ve sosyal etkileri göz önüne alındığında normal geliyor hikâye. Katherine yanlış davranışlar sergileyen bir kız gibi görünüyor. Halbuki günümüzde Bianca gibiler ezilirlen Katherine gibiler kendini koruyor. Bu karşılaştırma için bile okunabilir.
125 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Tiyatro okumayı cok seven biri olarak şunu söyleyebilirim ki; Hırçın kız komedi tarzında bir tiyatro olup okurken yüzünüzü güldürüyor :) Tiyatronun ismini alan Hırçın kız olan Katharina gercekten de cok hırçındır. Onu dize getirebilecek tek insan evladı Petruchıo olur. Onunla evlenen Petruchio. Katharina’nın davranışlarının aynısını Katharina’ya uygular. :) Çivi çiviyi söker yani ;) Hırçınlığıyla dillere destan olmuş kız, Tiyatronun sonunda yumuşak huylu, kocasına bağlı bir Katharina olarak karşımıza çıkar. 15.yy da yazılan bu tiyatro da biraz da ataerkilliğin baskın olması gerektiğine vurgu yapılmıştır. Tiyatro, Katharina’nın kocasına asilik gösteren Binca’ya söylediği şu sözlerle sona erer; Ayıp ayıp alnını öyle düşmanca kırıştırma. Beyinin, efendinin, sana hükmedenin yüreğini yaralayan bakışlarını da düzelt bakalım. Çayırları kemiren kırağı gibi senin güzelliğini lekeliyor onlar. Kasırgaların güzel goncaları savurduğu gibi şanını şöhretini mahvediyor. Size hiç, hiç yakışmıyor. Güzel değil, öfkeli bir kadın suyu bulanık bir çeşme gibidir. Çamurlar içinde, yüzüne bakılmaz, kapkaranlık, güzellikten nasipsiz! ...
125 syf.
·Beğendi·8/10
Hırçın Kız, Shakespeare'in komedi türündeki oyunlarından biri. Oldukça hırçın bir kız olan Katherina ve "onu uslandırmak için doğduğu" iddiasında olan Petruchio'nun öyküsü anlatılıyor. Diğer bir deyişle erkekler dünyasına itaatsizliğiyle meşhur bir kadının yola getirilme macerası işleniyor kitapta. Bana kalırsa kitaptaki esas olay; hakim olmakla sahip olmak arasındaki farktan ortaya çıkıyor. İnsan eşyalara sahip olabiliyor , aynı şekilde hakim de. İstediğini yapabiliyor ve eşyanın da buna bir itirazı olmuyor haliyle. Peki ya insan ilişkileri? İşte bu sorunun cevabını üç adam üzerinden arıyor Shakespeare. Sonuçta istediği ya da makul gördüğü kadınlarla evlenen bu adamlar “sahip olma” statüsüne eriyorlar. Peki hakim olabiliyorlar mı işgal ettikleri kalplere? Bunu anlayabilmek için oyunun sonunda sahipler, yani oyunun üç erkeği yan yana gelip hangisinin karısının daha itaatkar olduğuna dair bir iddiaya tutuşuyorlar. İddiayı ne hayatının aşkı ile evlenen Lucentio, ne de makul bir evlilik yapan Hortensio kazanıyor. Kazanan hırçın kızımızı dize getirmeyi başaran Petruchio oluyor. Sonuçta erkek egemen toplumda kadına verilen değer bir kez daha ortaya çıkıyor. Okumaktan en az zevk aldığım kitaplardan biriydi benim için. Ataerkil sistemde kadınlara biçilen kalıp tüm çıplaklığıyla ortadaydı çünkü. Katherina' nın ehlileşmesini izlemek acı vericiydi neredeyse. Üstelik bunun için izlenen yol da içler acısıydı. Yine de okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bir konu üzerinde yeterince düşünülmeden harekete geçilmiyor. Hatta keşke herkes okusa, üstünde düşünse de bu sistemin getirdiği sonuçlara katlanmak zorunda kalmasak.
208 syf.
Hırçın kız, SShakespere'in komedi türündeki oyunlarından biri.Asi bir kadının uysal bir eşe dönüşmesini anlatan komedi.Eskiden beri gelen kadınları uysallaştırma fikrini hala yok etmiş sayılmayız.
Başaran kadınlar kurtlarla koşmaya devam etsin.
125 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Hırçın Kız, William Shakespeare komedi türünde ki oyunlarından birisidir.

Aksi bir kadının uysal bir eşe dönüşmesini anlatan komedya, o dönemde erkek gözüyle kadına nasıl bakıldığını da açıkça sergilemektedir.

Hani bir söz vardır dinsizin hakkından imansız gelir diye işte bu sözün oyunlaştırılmış hali diyebileceğim bu güzel komediyi okumanızı tavsiye ederim.
125 syf.
·7 günde·Puan vermedi
İlk defa Shakespeare okudum.Açıkcası esprili dili çok hoşuma gitti.Yalnız ilk defa bu tür okuduğumdan mı yoksa karakterlerin fazla oluşundan mı bilmiyorum, isimleri karıştırdığım çok oldu.Bir de konuyu biraz ele alırsak eski zamanda kadınlara verilen yükümlülükler üzmedi değil.Bir kadının sessiz halini, itaatkar halini bu derece yüceleştirmek iyi hissettirmedi.Hırçın olan Katherina 'yı ürkek kedi yavrusuna dönüştüren Petruchio' ya sinir olsam da kitabı öneriyorum.Gelin beraber sinir olalım :)
125 syf.
·4 günde·7/10
Hikaye vasat diyebilirim. Olay akışlarını tahmin etmek çok zor olmadığı için son kısımları hariç pek merak uyandırmıyor. Ama orta çağ avrupasında kadınlara verilen değer ve bakış açısını görebilmek adına fikir verebilir. İyi okumalar.
125 syf.
·14 günde·7/10
İnsanların nasıl değişebildiğini anlatan,okurken çok yerde 'vay be' dedirten bir kitap.Tabi yine mitolojik ögelere rastlamak mümkün.

Hikaye pek hoşuma gitmedi fakat orta çağ kadınına bakışı iyi anlatıyor.
Güzel konuşmayı deneyin sıradan sözlerle;
Sizi canlandırması için müzik ve şiirden yararlanın;
Matematik ve metafizik de olabilir eğer keyfiniz olursa.
Hiçbir yararı olmaz o işin zevki yoksa.
Kısacası efendim, neden hoşlanıyorsanız onu öğrenin.
William Shakespeare
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası
Ama ne olur, bilginin ne kumkuması
Ne de mankafası olalım,
Kendimizi Aristo'nun çarkına da kaptırmayalım.
William Shakespeare
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası
Afet gibi iki yangın karşılaştı mı,
Öfkelerini besleyip büyüten şeyi silip süpürüverirler.
Ufacık bir ateşi küçük bir rüzgâr büyütür ama,
Güçlü bir fırtına ateş bırakmaz ortada.
William Shakespeare
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Huysuz Kız
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751405654
Orijinal adı:
The Taming of the Shrew
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Hırçın Kız
Huysuz Kız
Hırçın Kız
Hırçın Kız
Huysuz Kız, Shakespeare'in erken dönem komedilerinden. İlk oynanışı tahminen 1590'ların başına rastlıyor. İlk basım ise bilindiği kadarıyla 1623 yılında First Folio (Shakespeare'in oyunlarının ilk toplubasımı)'da yapılmış.Canlı ve renkli bir oyun Huysuz Kız. Kişiler ve gruplararası çok yönlü etkileşim ve gerilim sahneleriyle oldukça yoğun bir "dramatik" çatışı var...

Kitabı okuyanlar 286 okur

  • Yasin Suna
  • celenonder
  • Neşe Durduk
  • ÂHİ
  • Paola Kostreni
  • Syd Akk
  • burak aşık
  • fatma elif
  • Meri

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.4 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%1.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0