Adı:
Huysuz Kız
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751405654
Orijinal adı:
The Taming of the Shrew
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Hırçın Kız
Huysuz Kız
Hırçın Kız
Hırçın Kız
The Taming of the Shrew
Huysuz Kız, Shakespeare'in erken dönem komedilerinden. İlk oynanışı tahminen 1590'ların başına rastlıyor. İlk basım ise bilindiği kadarıyla 1623 yılında First Folio (Shakespeare'in oyunlarının ilk toplubasımı)'da yapılmış.Canlı ve renkli bir oyun Huysuz Kız. Kişiler ve gruplararası çok yönlü etkileşim ve gerilim sahneleriyle oldukça yoğun bir "dramatik" çatışı var...
125 syf.
·3 günde
" Hırçın Kız " ilk defa 1594 tarihinde, yayımlanmış beş perdelik bir komedyadır. Bu oyunu yazdığı sırada on dokuz, yirmi yaşlarında olan Shakespeare'in, başarı yolunda artarak çoğalan bir kariyere imza atacağını biz okurlar olarak, öngörmemiz su götürmez bir hakikattir.
Komedyanın muhteviyatı, hayatı yoksulluk içinde geçmiş, içki içip sarhoş olmaktan başka bir meziyete sahip olmayan Sly isimli bir kişiye karşı sergilenen bir oyundan ibarettir. Oyuna göre, Sly sarhoş olduğu bir anda alıkonulacak ve uşaklarla dolu bir konakta uyanması sonucunda da, çok zengin bir soylu efendi olduğuna inanması sağlanacaktır. Bu oyunu maiyetiyle birlikte, avdan dönen bir soylu gerçekleştirir. Maksat eğlenmektir. Ön oyunda Sly ve Lord vasıtasıyla soylu kesimin, işçi sınıfını aşağılamasına yani sınıf farkına dem vurulsa da, oyunun sonu havada kalmıştır. Çünkü ön oyundan sonra, birinci perde de oyuna başka karakterler dahil olur.
İkinci olayda da Petruchio isimli bir şahsın, dobra ve gözü pek Katherina'yı süt dökmüş uysal bir kediye dönüştürmesine değinilmiştir. Anlayacağınız, oyun içinde oyun.
Eser Shakespeare'in nüktelerine, bol bol rastlayacağınız özellikte. O nükteler ki, taşı gediğine koymak, dedirten cinsinden. İster istemez satırlar arasında ilerledikçe, gülümsemeden duramıyorsunuz. Hele ben Sly'e eşi diye yutturulan kadın kıyafeti giydirilmiş erkek uşağa, ismini vermedikleri için " Madam karı " diye, hitap ettiği diyaloglara bayıldım.
Ama ikinci olayda sergilenen oyunu sevdiğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Aksi, ters bir kadının, nasıl uysal bir eşe dönüşebileceğinin tüyolarını veren eser, o dönemde kadına verilen değeri yansıtır nitelikte. Bende bir kadın olduğum için, yapılan davranışları hoş görmem, benim nazarımda kabul edilebilir bir davranış değil. Ki eser de yapılan eylemleri, bir hayvana bile reva görmeyen ben, nasıl böyle bir eylemi mazur görebilirim. Mesela, aç bırakarak bir kadını uysallaştırmak. Ne derece doğru bir davranış, işte orası tartışılır. Aslında suçu tamamıyla Shakespeare yüklemek doğru olmaz. Çünkü o sadece etkin olduğu zamanda ki toplumun, kadına verdiği değeri yansıtmıştır eserinde. Kadının kocası ne derse onaylaması, koşulsuz itaat etmesi ananelerimizde karşımıza çıkan bir örnektir.
Toplumda " Kadın ehlileştirmek " adıyla yapılan eylemleri saymaya kalksak işin içinden çıkamayız.
Önsözde Özdemir Nutku'nun da değindiği gibi, bu oyunun o dönemde çok sayıda erkek seyircisi olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.
Özellikle günümüz hayat koşullarında sergilenen oyun bile olsa, kadınların kişiliklerinin yok edilmesi eyleminin kabul edilebilir haklı bir izahı yoktur.
Shakespeare geç tanıdığım ama geçte olsa, iyi ki tanımışım dediğim yazarlardan. Birinci perde de sergilenen oyunun konusunu pek beğenmesem de, Shakespeare ait nükteli sözlerinden feyz almak isteyen her okura tavsiye ederim.
125 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Shakespeare bu oyunu güldürmek için yazmıştır. Ama Katherina sempatik olmaya başlayınca güldürü olmaktan çıkıp bambaşka bir oyuna dönüşmüş. Bir kukla oyununda İbiş’in başkasına vurmasını kabul edebiliriz, ama Petruchio’nun Katherina’yı uysal bir kadın haline getirecek diye onun kişiliğini yok etmesini kabul edemeyiz. Hele bugünkü seyirci bu durumdan hiç hoşlanmayacaktır.

Avrupa komedyasına taze bir hava getiren ve oyunlarını Ferrara Sarayı’nda oynatan Ludovico Ariosto’dur. Ariosto da oyunlarını Terentius ile Plautus’un oyunlarina borcludur. Özellikle I Suppositi (Sahteciler) de adlı oyunuydu, Shakespeare bu oyunu İngilizce olarak okumuş. Bu oyunun bir yan karakter olan Petruchio, Hırçın Kız’da tamamen değişik bir rol ile bir baş karakter durumuna girmiş, Ariosto’nun oyununda Bianca üzerine kurulu entrika, Petruchio ile Katherina arasındaki ilişkiye dönüşmüştür. Hircin kız da kılık değiştiren âşıklar ve sahte bir baba vardır. Yazar bu oyuna iki önoyun eklemiş, kalaycı, dilenci ve her zaman sarhoş Christopher Sly karakteri ve onun başından geçenler ve tribüne oynamış. Burada Christopher Sly aynı zamanda Hırçın Kız adlı oyunun seyircisi olmuştur. Böylece metin Ariosto’nun metninden tamamen farklı bir biçimde “oyun içinde oyun” düzeneği içinde geliştirilmiştir. Ne yazık ki, önoyunlar kusurlu bir biçimde, yukarda belirttiğimiz bozuk quartodan alınmıştır. Ayrıca baskıda da hatalar yapılmış ve sonuç olarak yazarın yazdığından değişik, hatalı bir metin ele geçmiştir. Bugün elimizde olan özgün metin(düzeltilmiş de olsa) bazı boşlukları ve belirsizlikleri vardır. Buna rağmen 20 yaşındaki Shakespeare’in dehası ortaya çıkmaktadır.
Oncelikli Ön oyunlara değinirsek
Önoyun’un kaynağı henüz tam olarak bilinmiyor ve hicbir araştırmacı da bunu öğrenme gereksinimi duymamış. Ancak Shakespeare çocukluğunda evrensel bir masal olan “uykucu” ya da “sarhoş adam” masalını duymuş olabilir; bu masalda bir adamın uyanınca kendisini çok zengin bir konakta pahalı giysiler içinde ve uşaklar arasında bulup bir soylu efendi olduğuna inanması anlatılır. Benzer masallar hemen hemen bütün ulusların folklorunda vardır. Gerçi on sekizinci yüzyıla kadar Avrupa’da bilinmiyordu ama bir örneğini de Binbir Gece Masaları’nda buluruz: Halife Harun el Reşid, Ebu Hasan’a tıpkı önoyundaki gibi bir oyun oynayıp eğlenirlermiş.
Shakespeare’den önce böyle bir masal İngilizceye çevrilmemiştir. 1584 yılında Heuterus’un Latince olarak yayımladığı ve Shakespeare’in okumamış olduğu De Rebus Burgundicis (Burgundi Bilmecesi) aşağı yukarı 1600 yıllarında Goulart adlı biri tarafından Fransızcaya, 1607’de Edward Grimeston tarafından İngilizceye çevrilmiştir. Grimeston’un çevirisinde Burgundi dükü İyi Yürekli Philip sokak ortasında sızıp kalmış sarhoş bir işçiyi görünce ona bir oyun oynamak ister, adamı o halde sarayına getirtir, üstüne pahalı giysiler giydirir, uyanınca çok zengin bir şölen düzenletip tekrar sarhoş eder ve sokakta bulduğu yere taşıtır. Bu masal Shakespeare’in yazdığından tamamen farklıdır. Ancak bazı diyaloglarda ufak tefek benzerlikler görülmektedir. Bir gün bu yapıtın daha eski bir çevirisi bulunursa Hırçın Kız’daki önoyun ile karşılaştırmak daha sağlıklı bir sonuç doğuracaktır.
Sly sahnelerinin kaynağı üzerinde kesin bir bilgimiz olmaması değerlendirilmesine engel değildir. Sly ile Meyhaneci Kadın ile başlayan önoyun, hiç kuşkusuz seyircinin ilgisini çekecek niteliktedir.

Bianca ve talipleri ile gelişen ikincil olay dizisinin kaynağı üzerinde hiçbir belirsizlik yoktur. Hatta Shakespeare, Lucentio’nun kimliğini açığa çıkardığı anda kaynağına gönderme bile yapmıştır:Sahteciler” için İngilizce metinde “supposes” sözcüğü kullanılmış; George Gascoigne ’nin oyununun adı da Supposes olduğuna göre, yazar bu sözcükle kaynağı göstermiştir. Oyunun iç kapağında “Ariosto tarafından İtalyanca yazılmış, Graves Inn’li Bay George Gascoigne tarafından İngilizceye çevrilmiştir” yazısı vardır.
Ariosto-Gascoigne öyküsünde Erostrato (Shakespeare’de Lucentio), ilk görüşte âşık olduğu Damon’un (Baptista) kızı Polynesta (Bianca) ile gizlice ilişki kurar. Bunu başarmasının nedeni de kılık değiştirip Damon’un konağına uşak olarak girmesidir. Erostrato’nun başuşağı Dulipo (Tranio) da efendisinin kılığına girer. Erostrato’nun rakibi yaşlı Cleander’dir (Gremio). Öykü, hemen hemen Hırçın Kız’daki gibi gelişir. Erostrtrato oradan geçen bir yolcuyu (Öğretmen) Shakespeare’in oyunundaki gibi kandırıp babası Philogano (Vincentio) diye tanıtır. Efendisinin yerini alan uşak ve uşağın yerini alan efendi Latin komedyasında da sık kullanılan bir şeydi. Shakespeare bazı değişiklikler yapmıştır. Örneğin, Ariosto’nun oyununda Polynesta gebe kalır, oysa Bianca evleninceye kadar bakiredir. Ariosto’nun oyununda klasik komedyanın değişmezi olan asalak tipi Pasiphilo için Shakespeare oyununda bir yer bulamamıştır. Polynesta’nın sırdaşı olan bir hemşire vardır, ama Bianca gebe olmadığı için bu tip de Shakespeare’in oyununda yoktur. Bunların yerine Shakespeare, Bianca için bir üçüncü talibi, Hortensio’yu eklemiştir. Hortensio da kılık değiştirerek Litio adıyla Bianca’ya müzik öğretmeni olmuştur; tıpkı Lucentio’nun Cambio adı altında Latince öğretmeni olması gibi. Kısacası, Shakespeare’in “sahteciler”i Ariosto’nunkinden sayıca daha çoktur.
Shakespeare’in oyunundaki Bianca ile geliştirilmiş olan ikincil oyun dizisi, genel olarak Plautus’un başı çektiği antik Latin komedyasından çok farklı değildir. Kılık değiştirmeler, sevgililerin rekabeti, bir yabancının başkasının kimliğine bürünmesi, akılların karışması, aldanmalar, quid pro quo sahneler, yalanlar, çeşitli düzenbazlıklar vb. Hele V. Perde, 1. Sahne’de Lucentio’nun babası Vincentio’nun başına gelenler, sahteciliğin doruğudur. Lucentio’nun uşağı, efendisinin babasını tanımadığını söyler, hele küçük yaştan beri yetiştirip emek verdiği uşağı Tranio’nun Vincentio’yu tanımadığını söyleyip kendisinin Lucentio olduğunu iddia etmesi bardağı taşıran son damla olur. Penceredeki yabancının ben Vincentio’yum demesi de cabası. Gerçek Vincentio bu “sahteciler” yüzünden nerdeyse zindana atılmak üzeredir ki, Gremio bu işte bir katakulli oduğunu sezerek engel olur. Lucentio ortaya çıkınca da gerçek anlaşılır. Az da olsa, Supposes’daki bazı konuşmaları Shakespeare biraz değiştirerek kullanmıştır. Örneğin, baba Philagano’nun “Oğluma ne yaptın, aşağılık herif, ” sözleri ile baba Vincentio’nun “Söyle alçak, oğlum Lucentio nerde?” demesinde oğulun öldürülmüş olabileceği korkusu sezilir. Başka bir örnek, Philagano’nun uşağı ile konuşmasıdır: “Beni tanımıyor musun?” Uşak, “Hatırladığım kadarıyla efendim, şimdiye kadar sizi hiç görmedim.” Shakespeare’in Vincentio’su sorar: “Buraya gel, serseri. Beni unuttun mu ha?” Biondello, “Unutmak mı? Hayır efendim. Nasıl unuturum, sizi hayatımda hiç görmedim ki.”
Shakespeare, Bianca’yı sadece Katherina ile zıtlık yaratmak için işlememiştir. Katherina’nın böyle aksi olmasındaki nedeni de dolaylı olarak göstermiştir. Bianca, babasının sevgili, şımartılmış kızıdır. Bianca’ya gösterilen sevginin onda biri bile Katherina’ya gösterilmemiştir. Aslında kişilik sahibi olan Katherina’dır, ama silik ve her şeye boyun eğen kurnaz Bianca ona tercih edilmektedir. Zaten dobra ve açık sözlü olan Katherina’nın –hele o dönemde– başa baş söz yarıştırması erkeklerin gözünde onu aksi, hırçın ve huysuz yapmıştır. Ama oyun ilerledikçe bu durum seyircinin gözünde Katherina’yı daha sempatik yapar. Petruchio’nun baskısı ile Katherina seyirci için aynı zamanda bir kurban olmaktadır. Katherina ile Petruchio
Petruchio’nun aksi bir kız olarak tanınan Katherina’yı uysallaştırması, herhalde maço erkeğin hayalidir. Sokrates’in büyük bir düşünür olmasının nedeni karısı Ksantippe’nin aksi ve huysuz olmasına bağlanır. Bizde Karagöz’ün karısı da aksidir, ama aynı zamanda şirrettir, Karagöz’ün kafasında boza pişirir. Hemen tüm ülkelerin folklorunda aksi ve huysuz kadınlar vardır. Çünkü bunlar güldürü öğesini ateşlerler.
Aksi bir kadının uysallaştırması teması üzerine önemli bir kaynak Richard Hosley tarafından bulunmuştur. Bu manzum olarak yazılmış bir baladdır. Bu baladın başlığı A Merry Jest of a Shrewde and Curste Wyfe, Lapped in Morelle Skin, for her Good Behavyour’dur. Bu balad Katherina-Petruchio olay dizisine oldukça iyi bir kaynak olmuştur. Ancak en büyük fark uysallaştırma eyleminde izlenir. Baladda bir şeytan olarak da görülen aksi kadının da babasının sevgili evladı olan bir küçük kız kardeşi vardır. Aksi ve huysuz kadın evlenip kocasının evine gider ve bir süre sonra uysallaşmış olarak babasının evine döner. Kabataslak bu Hırçın Kız’da da böyledir. Ancak baladda koca kadının elbiselerini yırtıp kan getirene kadar kızılcık sopasıyla çıplak tenine vurur, kadın bayılır. Shakespeare, bu insanlık dışı işkenceyi beğenmediğinden, uysallaştırma işlemi için aşırı yollara başvurmamayı tercih etmiştir. Shakespeare’in Petruchio-Katherina ilişkisi için yeni bir bulguya gitmesine gerek yoktu, çünkü buna benzer karı-koca ilişkileri halk masallarında vardı; güveyin eski elbiselerle düğün törenine gelmesi, kadının kocası ne derse onu onaylaması, kocaya mutlak itaat, hatta şapkayı beğenmemiş görünerek onu ayaklarıyla ezmek vb. halk masallarında da görülür.
Petruchio’nun aksi ve hırçın bir kadının eğitilmesini bir atmacanın, bir şahinin eğitilmesiyle bir tutan zihniyeti, her ne kadar komedya açısından çekici gibi görünse de, o dönemde erkek gözüyle kadına nasıl bakıldığını açık ve seçik göstermektedir. Aksi bir kızın uysallaştırılmasını konu alan bu oyunun o dönemde çok sayıda erkek seyircisi olduğunu tahmin etmek zor değildir. Katherina’nın ikinci sahnede ellerini iple bağlayıp kız kardeşi Bianca’yı hırpalaması seyirci gözünde eğlenceli olduğu kadar, bir antipati de oluşturmuş olabilir. Ama oyun ilerledikçe ve Katherina Petruchio’nun acımasızlığı altında bir kurban olmaya başladığında seyirci bu kez Katherina’ya sempati duymaya başlamış olabilir.

Okuması zevkli olur
125 syf.
·Puan vermedi
Olay örgüsü bayağı karışıktı ama karmaşıklaştıkça komikleşen bir hikayesi var. Karakterlerin diyalogları tamamen gerçekçi ve bir o kadar edebiydi ki zaten yazarın zengin dilinden ve kıvrak zekasından bahsetmeme gerek yok.

Moraliniz bozuksa bu kitabı elinize alıp okuyun kahkalara tutulacaksiniz.
125 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
İncelememi, Shakespeare’in bu kitabı yazarken henüz yirmi yaşında olduğunu unutmadan yapacağım ki sadece bu yaşta bu kadar kabul görmüş bir eser ortaya koymuş olması bile takdire şayan.

Kitabın başında çevirmen Özdemir Nutku’nun ‘Oyun Üzerine’ başlıklı bir yazısı var. Kitapla ilgili anektodlar veriyor ve okurken ön hazırlık gibi anlamayı kolaylaştırıyor. Kendi yorumlarını da katıyor ve bazı noktalarda zıtlaştık Nutku’yla. Onlardan bahsetmeden önce kitabın içeriğiyle ilgili (yapmayı sevmiyorum ama) yüzeysel bir bilgi vermem lazım. Her kitap için olduğu gibi bu kitap için de daha güzel bir özeti internetten bulabilir ve bir sonraki paragrafımı okumadan geçebilirsiniz. Kitap özetlemede kendimi hâlâ yetersiz hissediyorum.

Çok basit olarak kitap, hırçın ve aksi bir genç kızın evlendikten sonra kocası tarafından adeta bir atmaca kuşunu eğitirmişcesine uysallaştırılışını ve bunun öncesinde ve sonrasında gelişen olayları oyun şeklinde işliyor. Feminist sayılmam ve ne o dönemin sosyal ortamıyla ne de Shakespeare’in düşünceleriyle ilgili çok bir bilgim var. Muhtemelen kadınlar şimdiki kadar değer görmüyordu. Ataerkil bir düzen hakimdi diye tahmin ediyorum. Kitapta da bu düşünce işlendiğinden bu beni rahatsız etti. Kadının kocasına itaat etmesi sanki göreviymiş gibi anlatılması.

Çevirmenle aynı düşüncede olmadığım konu da bununla ilgili. Ben Shakespeare’in de, oyunda en ufak bir aksi görüş içeren cümlesiyle karşılaşmadığım için, kadını doğuştan zayıf gören erkek egemen bir görüşe sahip olduğunu düşünüyorum. Bununla da yargılamıyorum. Dediğim gibi o dönemin ortamını bilmediğimden ve kendisi o ortamdan ve görüşlerden etkilenmş olabileceğinden, en önemlisi de yaşından dolayı affedilebilir. Düşüncelerinin tam oturmadığına inanıyorum ya da inanmak istiyorum.
Bana göre başkarakter olan Katherina’nın kişiliği çok acı bir şekilde deformasyona uğratıldı. Kendinden çok şey kaybetti ve tamamen değişti. Tüm benliğiyle yenilgiyi kabullendi ve tam itaatkâr bir eş oldu ama çevirmene göre bu böyle değil. Ona göre, Katherina sihirli bir formül bulup hem kocasının duyuna gidiyor hem kendi bildiğini okuyor sonunda.(hem kocasının sözünü dinleyip hem kendi bildiğini nasıl okuyabilir, böyle bir olaya şahit olmuş mu kitapta, sormak isterdim çevirmene) Bu bakımdan da kitabın sonunda Katherina’nın “evli bir kadının görevleri” konusundaki tiradının ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor ki ben kesinlikle katılmıyorum. Bu tiradın güldürü amaçlı yazıldığını düşünmüyorum. Shakespeare’in bu konuyla ilgili kendi görüşlerini tam olarak açık ettiği bir paragraftı bana göre.

Yine de Shakespeare’i daha önce de okumuştum ve dilinde hoşuma giden bir taraf var. Okuması zevkli, yormayan, kısa güzel bir oyundu.
125 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Dobra, hırçın ve açık sözlü Katherina' nın 'uysallaştırılmasını' konu edinmiş olaylar dizisi. Uysallaştırma kısmıyla pek de hoşnut kalmadığım bir Shakespeare eseri oldu. Hoşnutsuzluğum orjinal adı çevirmsiyle yazarsak 'Aksi Kızın Uysullaştırılması'. Kadın ya da erkek her iki durum için de çirkin davranışların karşılığında aynı çirkin tutumla kişilerin değiştirilebileceğini düşündürmesi, bu yönde bir mesaj vermesi. Çivi çiviyi söker mantığında ilerleyen davranışsal durumlar, yola getirmek için başlayan eziyetler sonunda herkes memnun oluyor ama memnuniyete giderken yapılan davranışlar okurken de içime sinmeyen bir Shakespeare kitabı olmasına sebep oldu.
125 syf.
·3 günde·9/10
Shakespeare kaleminden daha önce bahsettiğim için incelemelerimde o kısmı es geçiyorum.

Kitap açık bir dil ile yazılmış hiç bir zorlanma yaşanmadan okunabilir. Günümüz saçma feministlerine nazire yaparcasına çatır çatır yüzlerine okunması gereken bir kitap. Bir gün feminist arkadaşım olursa kesinlikle hediye edeceğim bir kitap. Kadını da erkeği de çok sivri anlatmış. Hırçınlık ve çapkınlık sınırlarında da duramamis üstad. En son 5 sene önce okumuştum 19 yaşında. Yeni yeni kadinlar ile iliski kurarken denk gelmistim. Ve yok be bu kadar sacma olamaz demiştim. 5 sene sonra 24 yasimda okudum 2 gün icinde agzimdan dökülenler şunlar oldu "Sen en gerçekçi tanrisin Shakespeare..."

Güzeldir güzel,okuyun tavsiyemdir. Ara ara tekrar okuyun. Ben öyle yapacağım.

Bekle beni 30 yaşım...
125 syf.
Gayet güzel ve keyifli başlayan fakat beni cinnet noktasına getiren bir oyun. Eskiden beri gelen bu kadınları uysallaştırma fikrini yok edebilmiş değiliz. Tabiî dönemin dini ve sosyal etkileri göz önüne alındığında normal geliyor hikâye. Katherine yanlış davranışlar sergileyen bir kız gibi görünüyor. Halbuki günümüzde Bianca gibiler ezilirlen Katherine gibiler kendini koruyor. Bu karşılaştırma için bile okunabilir.
125 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Spoiler var.

Olağan üstü tekniklerle hırçın bir insan nasıl dize getirilir, nasıl dünyanın en uyumlu en sadık insanı olur, onu anlatıyor.

Katherina ilk başta huysuz, kavgacı ve ağzı bozuk bir kadından, bir hanım efendiye nasıl dönüştüğünü okumak gerçekten keyif vericiydi.

Asırlar önce Shakespeare bunu çözmüş.

Bizi her oyununda şaşırtıyor.
Aşkı, sevgiyi, hüznü ve mutluluğu bir arada yaşatmayı biliyor...
125 syf.
·Puan vermedi
Herkese merhaba !
Bugün sizlere ,Wıllıam Shakespeare'in , 1590 1591 yılları arasında yazmış olduğu varsayılan , bir tiyatro metnini anlatmaya geldimm.
Fazla spoi vermeden yazacak olursam ;Baptısta adlı adamın iki kızı vardır .Büyük olan Katherına,huysuz hırçın bir kızken ,diğeri tam tersine uysal bir kızdır.Dolayısıyla tüm çapkınların gözü de küçük olandadır. Küçük olanın evlenebilmesi için de önce ablanın evlenmesi şarttır.Tabi ne oluyorsa bundan sonra oluyor zaten ve kahkahalar atmaya başlıyorsunuz.. Şahsî görüşümede gelirsek eğer ; bu eser, başlı başına bir komedya olsada ,16. yüzyılda evlilikler nasıl oluyormuş , kadınlar üzerinde nasıl baskıcı bir tutum varmış ,hepsini bir bir öğreniyorsunuz.
#shakespeare bu oyunu güldürü amaçlı yazmış olsada ,oyun ilerledikçe güldürü olmaktan çıkıyor ve başka bir havaya bürünüyor. Petruchio 'nun , uysal bir kadın haline getirmek istediği, Katherine için yaptıkları yenilir yutulur şeyler değildi mesela.Gerçi ilk başlarda okurken "Dinsizin hakkından imansız gelir "dedim ama bu kadar da değil yani...Diyaloglar her ne kadar komik olsada ,bir tarafdan da eleştirmeden yapamadım ben açıkçası bu eseri.Belki de yazarın istediği de buydu .Okuyucuya ayna olabilmek.Hele ki o dönemde.
İşin bir de şu tarafı var onu da yazmadan geçmek istemiyorum.Shakespeare'in yaşadığı dönemler de ,çok konuşan ,eşine karşı gelen sorumluluklarını yerine getirmeyen kadınlar için ,(I.Elizabeth ,bir kadın olarak bunlara nasıl müsamaha gösterdi anlamış değilim ) çeşitli işkence yöntemleri kullanılırmış ve tıpkı Shakespeare'in eserinde yazdığı gibi de "Hırçın" olarak gösterilirlermiş. Kısaca bu iskençe yönteminin adı "Cadıyuları" adı verilen metal bir başlık.Bu başlık kadının dilini aşağıya çekmeye konuşmasını ve dilinin hareketini engellemeye yarayan bir levha.Of daha neler var da karakter sayısı yetmeyecek.Allah'ım iyi ki o dönemde ve Avrupa'da dünyaya gelmemişim dedim okudukça .
"Ah Romeomm neler de yazmış böyle hem de daha yirmili yaşların başında..
Gülmek ,rahatlamak kafanızı biraz boşaltmak adına bir kitap arıyor iseniz bu kitap tam size göre.
.

#bookstagram #instabook #instakitap #bookstagramturkey #shakespeare #shakespeareinlove
125 syf.
·Beğendi·8/10
Hırçın Kız, Shakespeare'in komedi türündeki oyunlarından biri. Oldukça hırçın bir kız olan Katherina ve "onu uslandırmak için doğduğu" iddiasında olan Petruchio'nun öyküsü anlatılıyor. Diğer bir deyişle erkekler dünyasına itaatsizliğiyle meşhur bir kadının yola getirilme macerası işleniyor kitapta. Bana kalırsa kitaptaki esas olay; hakim olmakla sahip olmak arasındaki farktan ortaya çıkıyor. İnsan eşyalara sahip olabiliyor , aynı şekilde hakim de. İstediğini yapabiliyor ve eşyanın da buna bir itirazı olmuyor haliyle. Peki ya insan ilişkileri? İşte bu sorunun cevabını üç adam üzerinden arıyor Shakespeare. Sonuçta istediği ya da makul gördüğü kadınlarla evlenen bu adamlar “sahip olma” statüsüne eriyorlar. Peki hakim olabiliyorlar mı işgal ettikleri kalplere? Bunu anlayabilmek için oyunun sonunda sahipler, yani oyunun üç erkeği yan yana gelip hangisinin karısının daha itaatkar olduğuna dair bir iddiaya tutuşuyorlar. İddiayı ne hayatının aşkı ile evlenen Lucentio, ne de makul bir evlilik yapan Hortensio kazanıyor. Kazanan hırçın kızımızı dize getirmeyi başaran Petruchio oluyor. Sonuçta erkek egemen toplumda kadına verilen değer bir kez daha ortaya çıkıyor. Okumaktan en az zevk aldığım kitaplardan biriydi benim için. Ataerkil sistemde kadınlara biçilen kalıp tüm çıplaklığıyla ortadaydı çünkü. Katherina' nın ehlileşmesini izlemek acı vericiydi neredeyse. Üstelik bunun için izlenen yol da içler acısıydı. Yine de okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bir konu üzerinde yeterince düşünülmeden harekete geçilmiyor. Hatta keşke herkes okusa, üstünde düşünse de bu sistemin getirdiği sonuçlara katlanmak zorunda kalmasak.
125 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Tiyatro okumayı cok seven biri olarak şunu söyleyebilirim ki; Hırçın kız komedi tarzında bir tiyatro olup okurken yüzünüzü güldürüyor :) Tiyatronun ismini alan Hırçın kız olan Katharina gercekten de cok hırçındır. Onu dize getirebilecek tek insan evladı Petruchıo olur. Onunla evlenen Petruchio. Katharina’nın davranışlarının aynısını Katharina’ya uygular. :) Çivi çiviyi söker yani ;) Hırçınlığıyla dillere destan olmuş kız, Tiyatronun sonunda yumuşak huylu, kocasına bağlı bir Katharina olarak karşımıza çıkar. 15.yy da yazılan bu tiyatro da biraz da ataerkilliğin baskın olması gerektiğine vurgu yapılmıştır. Tiyatro, Katharina’nın kocasına asilik gösteren Binca’ya söylediği şu sözlerle sona erer; Ayıp ayıp alnını öyle düşmanca kırıştırma. Beyinin, efendinin, sana hükmedenin yüreğini yaralayan bakışlarını da düzelt bakalım. Çayırları kemiren kırağı gibi senin güzelliğini lekeliyor onlar. Kasırgaların güzel goncaları savurduğu gibi şanını şöhretini mahvediyor. Size hiç, hiç yakışmıyor. Güzel değil, öfkeli bir kadın suyu bulanık bir çeşme gibidir. Çamurlar içinde, yüzüne bakılmaz, kapkaranlık, güzellikten nasipsiz! ...
208 syf.
Hırçın kız, SShakespere'in komedi türündeki oyunlarından biri.Asi bir kadının uysal bir eşe dönüşmesini anlatan komedi.Eskiden beri gelen kadınları uysallaştırma fikrini hala yok etmiş sayılmayız.
Başaran kadınlar kurtlarla koşmaya devam etsin.
Güzel konuşmayı deneyin sıradan sözlerle;
Sizi canlandırması için müzik ve şiirden yararlanın;
Matematik ve metafizik de olabilir eğer keyfiniz olursa.
Hiçbir yararı olmaz o işin zevki yoksa.
Kısacası efendim, neden hoşlanıyorsanız onu öğrenin.
William Shakespeare
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası
Ama ne olur, bilginin ne kumkuması
Ne de mankafası olalım,
Kendimizi Aristo'nun çarkına da kaptırmayalım.
William Shakespeare
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası
Afet gibi iki yangın karşılaştı mı,
Öfkelerini besleyip büyüten şeyi silip süpürüverirler.
Ufacık bir ateşi küçük bir rüzgâr büyütür ama,
Güçlü bir fırtına ateş bırakmaz ortada.
William Shakespeare
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Huysuz Kız
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751405654
Orijinal adı:
The Taming of the Shrew
Çeviri:
Bülent Bozkurt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Hırçın Kız
Huysuz Kız
Hırçın Kız
Hırçın Kız
The Taming of the Shrew
Huysuz Kız, Shakespeare'in erken dönem komedilerinden. İlk oynanışı tahminen 1590'ların başına rastlıyor. İlk basım ise bilindiği kadarıyla 1623 yılında First Folio (Shakespeare'in oyunlarının ilk toplubasımı)'da yapılmış.Canlı ve renkli bir oyun Huysuz Kız. Kişiler ve gruplararası çok yönlü etkileşim ve gerilim sahneleriyle oldukça yoğun bir "dramatik" çatışı var...

Kitabı okuyanlar 535 okur

  • piktobet
  • Seyyar Toner
  • Kevsers
  • Burcu Aydın
  • ﷼Gölge..ོ.IŞIKOĞLU..ོོོོོོم
  • Buket
  • Mevlüde Aydıngöz
  • ece alpargun
  • _ E _
  • Erce Emekli

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.1 (3)
9
%2.1 (3)
8
%2.1 (3)
7
%0.7 (1)
6
%1.4 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0