Hüzün ve Mavi

·
Okunma
·
Beğeni
·
47
Gösterim
Adı:
Hüzün ve Mavi
Baskı tarihi:
7 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058304352
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aryen Yayınları
“Lola, sonsuzluğun, kaç yıl yaşadığıyla değil, neler yaşadığıyla ilgili olduğunu Toni’ye sarıldıktan sonra anladı. Gökyüzüne baktılar, yağmur damlaları yüzlerine çarpıyor, alevler içinde olan bedenlerini ferahlatıyordu. Yağmurun gün ışığına olan aşkının kanıtı gökyüzünde belirmişti. Gökkuşağı… Lola gökkuşağına bakıp gülümserken, yanına hemşire Bianka geldi ‘demek buradasın Lola. Ben de seni arıyordum her yerde.’ dedi. ‘Evet, buradayım, Toni savaştan gelmişti. Az önce buradaydı. Ama şimdi nereye gitti bilmiyorum. Sen gelince kayboldu.’ dedi Lola; tatlı, küçük bir kız çocuğunu andıran bir sevimlilikle. Hemşire Bianka, gülümsedi. ‘Gel, ilacını verelim sana. Sonra birlikte Toni’yi ararız.’ dedi. Lola ayağa kalktı oturduğu yerden. Hemşire Bianka’nın elini tuttu, Arapşeyh Akıl Hastanesi’nde ilaç saati gelmişti Lola’nın.”
Okuduğu son cümleler sarstı Aras’ı. Allak bullak oldu. Akıl hastanesi mi? Akıl hastanesi nereden çıktı diye geçirdi içinden. Dönüp tekrar okudu son cümleleri. Evet, hemşire ve akıl hastanesi yazıyordu. Gözlerinin gördüğüyle okuduğu şey aynıydı. Aras, “Nasıl yani, Toni savaştan dönmedi mi?” dedi şaşkınlıkla. Bay Hiç de en az onun kadar şaşırmıştı…
120 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Farlılıkları hoş bir anlatımla bir arada sunan kitap ilk baskı olmasına karşın oldukça başarılı. Selefi sayılabilecek olan kitabını da burda görmek isteriz.

Kalemin bükülmesin Güldalı.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Tanınmamışlığın verdiği ön yargıyı usul usul kıran Mehmet Ali Güldalı ilk kitabını bizi içine çeken bir gerçeklikle yazıyor.
Her ne kadar bir distopya kurgusu gibi görünse de ilerleyen akıcı hikayesi gerçekliğin merkezinde. İçinde çok fazla karakteri barındırırken karekterlerin farklılıklarını ve benzerliklerini çok iyi bir şekilde yansıtması karmaşa oluşmasını engelliyor. Kitabın içerisinde bizleri her zaman durup düşündürmeye sevk eden çarpıcı sözler ve diyaloglar barındırıyor.
Kitap içinde geçen olayların yaşandığı ''fahişeler sokağı'' aslında toplumda ötekileştirilmiş insanların bir arada yaşama tutulduğu bir sokak , din sokağı diye anılması istenmesinin doğurduğu ve bu yüzden içinde 3 farklı dine ait ibadethane ve din adamlarının da bulunduğu farklılıklardan oluşmuş yapıya sahip bir sokak.
Bu sokakta gezerken kendinizi bulabilirsiniz tabi eğer yaşantınız boyunca hiç ötekileştirilmemiş biri değilseniz.
İyilik, güzellik adına ne varsa hepsinden uzak durdu. Bir çocukken girdiği hapishaneden korku duyulan, büyük bir adam olup öyle çıkmıştı.
Biz, bizden sonrakilere cesareti miras bırakmalıyız, korkuyu değil. Korkuyla kurduğun imparatorluk dağılır bir gün, paramparça olur.
Hüznün çıkmaz sokağı burası. İçmekten daha iyi bir şey yapamam. Bizim gibiler yalnızca içer, kurtuluşumuz içmekten geçer.
Kadın Özgür Olmak İstedi,Sonra Mavi Olmak
Gökyüzündeki Tüm Kanatları Yüreğinde Taşımak
O Gökyüzü Değil,Gökyüzünün Mavisi Olacaktı
Gökkuşağının En Güzel Rengi...
Çünkü onu gülerken görmüştü. Gülümsemesi mevsim değiştirir, hayat verirdi her şeye. Güneş gibi doğardı kara kışa. Baharı getirirdi doğaya. Kelebekler kozasından çıkar, yeni açmış çiçeklere konardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hüzün ve Mavi
Baskı tarihi:
7 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058304352
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aryen Yayınları
“Lola, sonsuzluğun, kaç yıl yaşadığıyla değil, neler yaşadığıyla ilgili olduğunu Toni’ye sarıldıktan sonra anladı. Gökyüzüne baktılar, yağmur damlaları yüzlerine çarpıyor, alevler içinde olan bedenlerini ferahlatıyordu. Yağmurun gün ışığına olan aşkının kanıtı gökyüzünde belirmişti. Gökkuşağı… Lola gökkuşağına bakıp gülümserken, yanına hemşire Bianka geldi ‘demek buradasın Lola. Ben de seni arıyordum her yerde.’ dedi. ‘Evet, buradayım, Toni savaştan gelmişti. Az önce buradaydı. Ama şimdi nereye gitti bilmiyorum. Sen gelince kayboldu.’ dedi Lola; tatlı, küçük bir kız çocuğunu andıran bir sevimlilikle. Hemşire Bianka, gülümsedi. ‘Gel, ilacını verelim sana. Sonra birlikte Toni’yi ararız.’ dedi. Lola ayağa kalktı oturduğu yerden. Hemşire Bianka’nın elini tuttu, Arapşeyh Akıl Hastanesi’nde ilaç saati gelmişti Lola’nın.”
Okuduğu son cümleler sarstı Aras’ı. Allak bullak oldu. Akıl hastanesi mi? Akıl hastanesi nereden çıktı diye geçirdi içinden. Dönüp tekrar okudu son cümleleri. Evet, hemşire ve akıl hastanesi yazıyordu. Gözlerinin gördüğüyle okuduğu şey aynıydı. Aras, “Nasıl yani, Toni savaştan dönmedi mi?” dedi şaşkınlıkla. Bay Hiç de en az onun kadar şaşırmıştı…

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Hatice Demir
  • Abdullah Alp
  • Barış Gürbüz
  • Sultan Taş
  • Mahmut AY

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0