Hüzün ve Tesadüf

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,3bin
Gösterim
Adı:
Hüzün ve Tesadüf
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
90
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757032533
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Hüzün ve Tesadüf
Hüzün ve Tesadüf
Şiirsel, kısa hikayeler. yer yer şaşırtıcı, insanı gülümseten, hüzünlendiren, yaşamın ayrıntıları. Az sözle çok şey anlatan öyküler. Lirizm. Klasik paragraf analyışı yok, serbest şiir dizilişinde cümleler…

Yazarın bu eserinde çok kısa metinlerden oluşan bir bölüm ile uzun metinleri kapsayan ikinci bir bölüm vardır.

Eserde şu hikâyeler yer alıyor: Seyfettin'i Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciser'in Şiiri,Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Hikâye, Aheste Beste, Kambur Hafız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf , Karakoncolos, Dürbünlü Çiçek, Mevzu Derin, Uç Selahattin Uç.
90 syf.
·1 günde
Yazarın samimi üslubu kendini yine buram buram hissettirdi, öyle güzel betimlemeleri var ki sanki bir trendesiniz ve geçtiğiniz her yeri tüm detayıyla görüyorsunuz fakat tren hızla ilerledikçe bir manzaraya doyamadan başka bir manzaraya geçiyorsunuz... Aklınız geçtiğiniz manzaradayken gözleriniz başka bir ana takılıveriyor... Ve 17 farklı yeri görmüş buluveriyorsunuz kendinizi... Sonra bir sürü karakter ve bir sürü soru işareti ile kalakalıyorsunuz bir başınıza... Anlattıklarımın hepsi 90 sayfada gerçekleşiyor ve neye uğradığınızı şaşırmış bir şekilde kitaba bakıyorsunuz...
90 syf.
·1 günde·9/10
Aslında inceleme yazmayacaktım, ama kitabı aldığım kütüphanenin yapmış olduğu bir yanlışlığı çok manidar buldum, sizinle paylaşmak istedim.
Kitabımız: Hüzün ve Tesadüf
Yazarımız: 'Mutlu' Kutlu

Şaka değil, işte burada :)
https://i.hizliresim.com/6JMpv9.jpg

Madem yazdım, şuradan sesleneyim:
- Mustafa amca, sen bize Seyfettin'i anlattın ama üç sayfa, sadece üç sayfa. Ben sandım ki sen onu bize uzun uzun anlatacaksın, biz kendimize ömürlük bir yol arkadaşı bulacağız, ama yoktu, bu kadardı, üç sayfada kaldı, üzdü. Ama sevdik. Seyfettin'i sevdik. Yol arkadaşı olamayacaksak da sevdik. Böyle bir kardeşimiz var, bildik. Bu da bize yeter dedik.

Sonra ne yaptın, Seyfettin olmasa da yaparsın, dedin. "Bir şey yap güzel olsun, iyi olsun, adil olsun, barış olsun." dedin.
Güzelliklerle dolu bir üç sayfayı da buraya bıraktın.

Sonra "Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil" dedin Mehmet Akif'i hatırlattın.

"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki! 
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! 
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?"

Sonra bir şiir verdin, içinde gitmek vardı, uçmak vardı, mevcûd'un hâl-i pür melali vardı;
"Anne burda işler iyi
Ser veriyon sır alıyon
Merak etme beni gayrı
Ar veriyon yar alıyon
Bu nasıl bir alış-veriş
Anlamıyon anlamıyon..."

Sonra çimenler içinde parıldayan göz yaşları bıraktın, alın yazısı değil hikâye bıraktın, kararmış kalplere dua bıraktın, çocukluğumuzdan sahneler bıraktın, hem hüzün hem umut bıraktın, bunca şey anlattın ve bizi bize bıraktın.
96 syf.
·Puan vermedi
Kitaptaki olay örgüsünü anlayamadım. Sanki anlatılan hikayeler birbirinden bağımsızdı ve aktarılan olayı hikayeyi anlayamadım.
İlk defa Mustafa Kutlu'nun kitabını okudum tarzını bilemediğim için pek bir şey anlayamadım.
90 syf.
·Puan vermedi
“Bir şey yap, huzura vesile olsun”(15)

Bir şeyler yapmalı, Mustafa Kutlu’nun dediği türden bir şeyler, huzuru getirecek bir şeyler.

Mesela açmalı kitabın kapağını, Seyfettin’i sevmeli. Baharı insanlar getirir. Seyfettin baharın müjdecisidir. İyi adamdır. Onu sevmeli. Sade onu mu? Yolda geçen adamı sevmeli, parkta oynayan çocuğu sevmeli, balkonda çamaşır asan teyzeyi sevmeli...sayayım mı sabaha kadar? İnsan sevmeli işte. İnsan severken erik dalları çiçek açar, mart 21 olur, bahar gelir...

Bir şey yapmalı, sonu selamet olan bir şey. Sabretmeli, beklemeli...Mesela Manzum Mücahit’i beklemeli. Rüzgâr kaputunu savursa da olanca şiddetiyle ve yine aynı rüzgar aylar sürdürse de gelişini Mücahit’i beklemeli.

“ Namertlik aldı yürüdü diye mertlikten vaz mı geçeceğiz?” (20)

Bir şey yapmalı, namerdin biri musluğu söktü diye, bağrımızdan suyu eksik etmemeli. Cevat’ı örnek almalı bu noktada. Direnmeli. Tekrar tekrar takmalı musluğu yerine. Su kopup giderse bağrımızdan kuşlar küser, ağaçlar küser, dalın üstündeki uğur böceği küser...Küstürmemeli. Bağrımızı kavurmamalı ateşte.

Bir şey yapmalı. “Doğru soruyu sormak, cevaptan önemlidir.” Sorgulamalı. Sormalı. Aslını bulmalı. Birinin, bir yerin, bir eşyanın, bir geleneğin, sokakta söylenen bir sözün aslını...Kendi aslını bulmalı.

Bir şey yapmalı. Umutlu uyumalı ki mutlu uyanılsın. Masal dinlemeli. Ninni söylemeli. Bir güne veda ederken, geceyi doğururken mutlu olmalı. Güzel rüyalar
görmeli.

Bir şey yapmalı. Bağırmalı...Sesinin kısılacağını bile bile...Bağırmalı açıp camları. Eski dünyayı, eski güzelliği çağırmalı gittiği yerden. Güzel insanları götüren atlara duyurmalı sesimizi.

Bir şey yapmalı. Şiir okumalı. İçinde bahar olan, baharda sevmek olan bir şiir. Şiir bizi ele verir. Şiir okumalı, kendini bulmalı. ‘Gönlüm, dokunuyorum sana usulca, aç kendini al içine güzel olanı. Güzel kal, güzelleştir beni’ demeli...

Bir şey yapmalı. Yıllar önce unuttuğun bir yere gitmeli. Ya da yıllardır bilmediğin bir yere. Bir dut ağacının dibine oturup radyo dinlemeli orada. Kendini dinlemeli. Benliğinde çalan ezgiyi yeniden doğurmalı. Radyocuya selam etmeli. Selama karşılık hikayesi olan bir ezgi çalmalı radyocu o anda. Hikayeyi o dut ağacının altında tekrar yaşamalı.

Bir şey yapmalı. Öyle bir şey ki Selahattin ölmemeli. O mahalle maçı kazanılmalı. Dilek tutup, uçurduğumuz uğur böceği uğrunu getirmeli...

Bir şey yapmalı. Bahar dalını koynunda taşımalı. Gülmeli ağız dolusu. Yağmurları yakalamalı. Kalbinin sesini dinlemeli. Karahindibalardan, uğur böceklerinden, Hıdırellez’de gül ağaçlarından uzaklaşmamalı. Öyle bir şeyler yapmalı ki; dünya değişmeli. Umutlu günler gelmeli.
Hadi...durma, bir şey yapalım!
90 syf.
·1 günde
Samimiyettir Mustafa Kutlu çünkü. Huzurdur, bir renk olacak olsa mavi olur. O kadar derin bağlarla bağlıyım ki, hiçbir yazdığını beğenmemezlik yapamıyorum hem beğenilmeyecek bir tarafı da yok zaten. Canım yazarım.

Yaklaşık 15-17 hikayeden oluşuyor kitap. Her hikaye farklı bir sıcaklık barındırıyor. Tabiiki bazılarına daha çok kalbiniz kayıyor. Mesela bazı hikayelere e yazar beyefendiciğim kitabını çıkar da kuşkusuz alalım demekten geri kalamıyorsunuz. Mesela kitaba ismini veren Hüzün ve Tesadüf hikayesi muazzamdı. Sonra Şerafettin'i tek onlar değil biz de baya sevdik. Karakoncolos hanımefendiye ise baya güldüm, farklı bir tarz geldi Mustafa Kutlu'da daha önce hiç rastlamamıştım. Sonra son hikaye geliyor işte keşke ağlatmak için bu kadar beklemeseydi. Okuyun, okutun.
90 syf.
·1 günde·9/10
Bir günde severek okuduğum bir kitap oldu. Mustafa Kutlu'nun özlediğimiz sade kasaba hayatını, insanlarını betimlediği bir kitap Hüzün ve tesadüf. Kısa hikayelerden oluşan kitap bize özümüzü, sadeliği, anadoluyu kisacasi biz olmayi hatırlatıyor. Severek okuyacağınıza eminim tavsiye ederim. :)
90 syf.
·Beğendi
Sıcacık öyküleriyle bir dost muhabbetini hissettiren Mustafa KUTLU birbirinden güzel betimlemeleriyle mest ediyor öyle ki, havadaki gül kokusunu ciğerlerinizde hissediyor, koşarak günışığında parıldayan Coşkun derelerle yarışıyorsunuz, bir uğurböceği konuyor serçe parmağınıza, uçmadan ne dilesem diyorsunuz.
90 syf.
·Beğendi·10/10
Eve kapanıp kaldığımız bu günlerde Mustafa Kutlu hikayeleri okurken Anadolu’nun hangi köşesinden çıkacağımızı bilemiyoruz. Bir köy, bir mahalle, bir deniz kıyısı, İstanbul.. Öyle güzel betimlemeler var ki Deren’in şırıltısını, çocukların cıvıltısını duyuyoruz sanki. Bir de güncel bazı meseleler var ki onları hikayeleştirmek o meseleleri eleştirmede en iyi aracı olabiliyormuş.
“Masallara boşverdiğimiz günden bu yana rüya göremez olduk. İp koptu, zaman uçtu, hayat köşebucak bir yerlere saklandı. Uykularımız kabuslarla donatıldı. Aydınlık bir yüz gördüğümüzde ilk aklımıza gelen cümle ‘Sırıtma lan’ oluyor.”
90 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Sade olabildiğince sade... Fırından taze çıkmış ekmek sıcaklığıyla ısıttı içimi,sonbaharda bu güzel kitap. Gündelik yaşamdan, benden, senden,bizden her şeyden olabildiğince içtenlikle bahsetmiş Kutlu. Betimlemeleri , denk gelişleri , yaşam tarzları,eksikleri fazlaları, güzelim Anadolu'yu ,eski yaşamın değerini bir kez daha hatırladım. Okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitapla kalın...
90 syf.
·Puan vermedi
Bir şey yap güzel olsun. Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.
Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin.
Bir şey yap adil olsun. Haktan hukuktan ayrılmasın. Zalime haddini bildirsin, mazlumun payını versin.




-Mustafa Kutlu, Hüzün ve Tesadüf, Sayfa 15
90 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Mustafa Kutlu’nun hikayeleri güzeldir. Uzun Hikaye, Arka kapak yazıları, Beyhude Ömrüm size alışık olmadığınız, alışmak istemediğiniz bir dünyadan kesitler sunar. Kutlu, sizinle konuşur gibi yazar; doğaldır, kibri yoktur. Yıllar önce yaşamış, ihtiyar bir Bilge’yle konuşur gibisibizdir. Arada dersler verir, ahhh nerede o güzel günler dedirtir. Hüzün ve Tesadüfe gelince bendeniz eski kitaplarındaki lezzeti bulamadım, naçizane.
Bir şey yap güzel olsun... Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.
Bir şey yap, doğru olsun... İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin.
Bir şey yap iyi olsun... Hizmetten, hürmetten, merhametten müteşekkil olsun. Kalpleri yumuşatsın; garibin, yolcunun, zayıfın derdine derman olsun. Hadi bir şey yap...
“Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin...”

“Bir şey yap iyi olsun. Hizmetten, hürmetten, merhametten müteşekkil olsun. Kalpleri yumuşatsın; garibin, yolcunun, zayıfın derdine derman olsun.”
“Anne burada işler iyi
Ser veriyon sır alıyon
Merak etme beni gayrı
Ar veriyon yar alıyon
Bu nasıl bir alışveriş
Anlamıyon anlamıyon...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hüzün ve Tesadüf
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
90
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757032533
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Hüzün ve Tesadüf
Hüzün ve Tesadüf
Şiirsel, kısa hikayeler. yer yer şaşırtıcı, insanı gülümseten, hüzünlendiren, yaşamın ayrıntıları. Az sözle çok şey anlatan öyküler. Lirizm. Klasik paragraf analyışı yok, serbest şiir dizilişinde cümleler…

Yazarın bu eserinde çok kısa metinlerden oluşan bir bölüm ile uzun metinleri kapsayan ikinci bir bölüm vardır.

Eserde şu hikâyeler yer alıyor: Seyfettin'i Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciser'in Şiiri,Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Hikâye, Aheste Beste, Kambur Hafız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf , Karakoncolos, Dürbünlü Çiçek, Mevzu Derin, Uç Selahattin Uç.

Kitabı okuyanlar 1.292 okur

  • Rabia
  • Fadime Başer
  • Yakup Yıldırım
  • Ayşe
  • Bilal KUŞ
  • Gülsüm Daşoğlu
  • Yeliz Erol
  • Savankul
  • Aysel Yanık
  • Reyhan Erdönmez

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%11.7
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%33.6
35-44 Yaş
%12.5
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.9 (52)
9
%14.2 (39)
8
%21.8 (60)
7
%17.8 (49)
6
%9.5 (26)
5
%6.5 (18)
4
%4.4 (12)
3
%1.1 (3)
2
%1.5 (4)
1
%0.4 (1)