Adı:
Hüzün Yanığı 1
Baskı tarihi:
16 Mart 2018
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Islak harflerle konuş benimle sevdiğim. Ben sende en çok hüznü sevdim. Uzaklığı ayrılığın mesafesi bilirdim, meğerse ucu kapanmayan uzaklıklar yakınlıktan doğarmış. Aşk uzaklıktır, ölüm ise yakınlık. Aşk ile ölüm arasındaki perdenin adıdır hüzün. Ve her aşığın hüzünden geçen hazin bir hikâyesi vardır. Kirletilen bir aşkı ancak hüzün temizler. Sürekli sorgu ve hesaplaşmaya dönen bir evliliği hüzün yanığı teselli eder. Aşk. Ayrılık. Yalnızlık. Yoksulluk. Ölüm. Hüzün yangınlarının beş mevsiminden günümüz insanlarının yalnızlığına bir yürek esintisi Hüzün Yanığı. Tasavvufi aşkı konu ettiği romanlarıyla milyonlarca okura ulaşan Sinan Yağmur, bugünde yaşanan bir aşk hikâyesiyle İstanbul’un arka sokaklarında, Kapadokya’da peribacaları labirentlerinin arasında dolaştırıyor okuyucusunu. Her zamanki gibi pergelin bir ayağını aşkın merkezine diğer ayağını ayrılığın hüzün ateşine dokundurarak, âşık olmakla sevmenin eş anlamlı olmadığını gösteriyor.
296 syf.
Kitap isminden olduğu gibi hüzün dolu.Kitap için ön yargıda bulunanlar sanıyorum ki Aşkın Gözyaşları gibi bekledikleri için hüsrana uğradılar.Çünkü Aşkın Gözyaşlarında aşkı, gerçek aşkı,her hikayede Allah'a giden aşkı anlatırken bu kitap Turna ve Orhan'ı anlatmış.Orhan'la Turna'nın hayatı ilk tanışmaları,aşkları,evlilikleri,yaşadıkları sorunlar,Orhan'ın ani ölümüyle Turna'nın yaşadığı hüzün dolu hayat ve sokaktaki acı sonu.Hikaye kısaca Nevşehir'deki Turna'yla Orhan'ın İstanbul'a uzanan hüzün dolu hayatı.Sinan Yağmur'a tasavvuf o kadar yakışmıştıki belkide bu yüzden biz okuyuculara basit geldi.Belkide Şems yürekli rahmetli güzel insan okumadığı, yorum yapmadığı için eksik bişeyler kaldı.Yinede bir çok kitaptan daha güzel.Okuduğum için mutluyum.
296 syf.
·7/10
Sinan Yağmurun biyografik kitaplarını okuduktan sonra dili çok basit geldi. Romandı ama fazlasıyla bir deneme havası vardı, sürekli olan bu deneme havası insanı biraz sıksa da(Bu kitabı okurken arada iki kitap bitirdim) kitabın kurgusu insanı merak içinde bıraktığı ve yalnızlığı çok güzel anlattığı için kitabı bırakamadım. Yazarın hayata, günümüzün içten pazarlıklı insanlarına, gençlerine, teknolojiye dair düşüncelerine katılmamak elde değil.

Sinan Yağmuru sevenler için diğer kitaplarından konu ve anlatım olarak farklı, güzel bir kitap.
296 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kesin olarak bu kitaptan sonra anladım ki ben hiç romantik değilim!🤗...
Kitap hakkında çok fazla bir şey söylemek istemiyorum çünkü Sinan Yağmur'u "Aşkın Gözyaşları" serisi ile hatırlamak istiyorum. Lakin küçük bir de not düşmek için; aşkla ilgili bölümleri o kadar ağır ilerledi ki, çok abartılı, ağdalı ve yapış yapış bir his bıraktı diyebilirim.🤗 Bazı yazarlarda ve bazı kitaplarda yoğun olarak hissettiğim bir duygu bu malesef!.. Şunu da belirteyim;
hiç bir kitap zaman kaybı değildir bana göre! Genç kız edebiyatı sınıfında değerlendirilip okunabilir diyerek noktayı koyuyorum.🤗...
296 syf.
·2 günde·1/10
Sınan yagmur bnj bı kıtsbında hayal kırıklıgına ugrattı okumadgım belkıde tek kıtabıydı ama kıtap ergen kıtabından baska bısy degıl ılahı askla tasavvufı askı ılr tanıdgım bır yazardan beklenmeyecek kıtap tavsıye etmıyırm
296 syf.
·1/10
Dili çok basitti, aceleyle ve sanki siparişle Kapadokya'da geçen bir roman yazmış olmak için yazılmış gibi algıladım. Okumanızı önermem, ticari gayeyle yazılmış.
296 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10
bir Nevşehirli olarak anlatılanlardan etkilenmek mümkün değil ancak olay örgüsü ile kitabın kahramanı olan Turnanın düşündükleri hissettikleri bazı yerlerde kopuyor. sayfalarca Turnanın içsel dünyasını hesaplaşmasını okuyunca olay örgüsü daha yavaş ilerliyor. yaşanandan çok, bir insanın bir acı ile içselleşmesini yoğrulmasını anlatan naif bir kitap.
296 syf.
·1 günde·Puan vermedi
1.baskı 100.000 adet
Kitabta ilgi çekici olan tek şey kitabın ismi "Hüzün yanığı" onun dışında basit bir anlatım ,betimlemeler oldukça fazla sıradan bir hikaye, bilindik bir tarz..tavsiye etmiyorum..
296 syf.
Sıradan cümleler ve sıradan konu. Başladım madem bitsin diye okudum. İsmi güzel geliyor kulağa ama pek bir esprisi yok. Yine de okuyacağım diyorsanız peki, ne diyeyim.
296 syf.
·Puan vermedi
Şiirsel dilli olmasa yarıda bırakırdım çok sıkıcı ,kopuk abartılı sıradan tam bir hayal kırıklığı bir aşkın gözyaşları yazarı değil de lise gençliği hisslerine hitap eden bir hava .bir yeşilçam olay örgüsü ve karakterler
296 syf.
·1 günde·1/10
Aradığımı tam anlamıyla bulamadım. Roman tadında, eğitici ve öğreticiliği çevirip çevirip bir daha okumak isteyeceğim kadar (aşkın gözyaşları kadar) değil. Ama okuduğuma da pişman değilim.
296 syf.
·12 günde·6/10
Her kitabın insana öğrettiği bir şey olduğunu düşünüyorum. Bu kitapta da beni çok etkileyen cümleler buldum. Fakat kitap yazılmak için yazılmıştı sanki. Ve sonu ile başı birbirini tamamlamıyor, sonu havada kalıyordu. Yazar kitapta gereksiz uzatmalar yapmıştı bence. Sinan Yağmur'un okuduğum diğer kitaplarının yanında bu kitap malesef çok basit kaldı. Umduğumu bulamadım.
Daha çok gençlerin kitap okumayı sevmeleri için kolayca okuyabilecekleri bir kitap...
296 syf.
·14 günde
Kitaba başladığımda güzel gidiyordu ancak ana karakter kadının duyguları anlatılırken bir karmaşıklık bir bilinmezlik vardı. Turna’nın ağzından güzel sözler yazmaya çalışırken öyle bir karışıklık yaratıyor ki önceki sözü unutup burada ne demek istediğini anlamaya çalışıyorsun. Kadın karakterin dilinden yazdıkları empati yaparak yazılmış gibi hissederek değil. Kitap konu bakımından ilginç, ancak duyguları anlatmakta yetersiz ve karışık. Turna’yı o kadar karışık anlatırken Orhan’ı sadece bir mektupta ne kadar güzel anlatmış. Yani yazar bir kadın ağzından değilde erkeğin ağzından anlatmalı kitabı. Bir nevi kadınların düşünce yapısını karışık, erkeklerin düşünce yapısını basit gibi göstermeye çalışılmış. Yine de eline ve yüreğine sağlık Sinan Yağmur.
Neredeydin,neden gelmedin diye sormam,korkma!
"Yeter ki gel!" deyişimde saklıdır sana nazım niyazım.
Her insanın hayatında,hatırasında içini kasıp kavuran, önünden bile geçmeye cesaret edemediği,ciğerini delen mekânlar vardır.
Gelme artık neye yarar! Keşkesinde yapılmış bir duanın pişmanlığında gelme!
Gelme!Yıkılmışlığında bir yüreğin acı sonrası.
Sevmek için aşkın kendisine değil,iyi niyet acılarına ihtiyaç duyarız.Bundandır ki kalbimizde çiçek demetlerinden çok cenaze çelenkleri vardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hüzün Yanığı 1
Baskı tarihi:
16 Mart 2018
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Islak harflerle konuş benimle sevdiğim. Ben sende en çok hüznü sevdim. Uzaklığı ayrılığın mesafesi bilirdim, meğerse ucu kapanmayan uzaklıklar yakınlıktan doğarmış. Aşk uzaklıktır, ölüm ise yakınlık. Aşk ile ölüm arasındaki perdenin adıdır hüzün. Ve her aşığın hüzünden geçen hazin bir hikâyesi vardır. Kirletilen bir aşkı ancak hüzün temizler. Sürekli sorgu ve hesaplaşmaya dönen bir evliliği hüzün yanığı teselli eder. Aşk. Ayrılık. Yalnızlık. Yoksulluk. Ölüm. Hüzün yangınlarının beş mevsiminden günümüz insanlarının yalnızlığına bir yürek esintisi Hüzün Yanığı. Tasavvufi aşkı konu ettiği romanlarıyla milyonlarca okura ulaşan Sinan Yağmur, bugünde yaşanan bir aşk hikâyesiyle İstanbul’un arka sokaklarında, Kapadokya’da peribacaları labirentlerinin arasında dolaştırıyor okuyucusunu. Her zamanki gibi pergelin bir ayağını aşkın merkezine diğer ayağını ayrılığın hüzün ateşine dokundurarak, âşık olmakla sevmenin eş anlamlı olmadığını gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 288 okur

  • edapolat
  • Sümeyye öder
  • Hatice TAŞ
  • edaçelik
  • Milena
  • ŞULE KARA
  • Tülay Aksoy
  • Utku Tunçal
  • Asena Atik
  • Gamze Demirelli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.2
14-17 Yaş
%8.2
18-24 Yaş
%24.5
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%8.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.9 (31)
9
%13.1 (11)
8
%11.9 (10)
7
%16.7 (14)
6
%6 (5)
5
%2.4 (2)
4
%2.4 (2)
3
%1.2 (1)
2
%1.2 (1)
1
%8.3 (7)