Hüzünlü Bir Ponçik

·
Okunma
·
Beğeni
·
18060
Gösterim
Adı:
Hüzünlü Bir Ponçik
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752477599
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap
üreğim sensiz çok üşüyor, o kadar çok özledim ki ellerini...

Sen aşık bir kadındın. Aşka aşık, aşktan vazgeçmeyen bir kadın. Çok geç oldu bunu fark edişim. Bir seçenek olmak, aşık olunan değil, sadece o hissin denek olarak kullanıldığı bir yürek olmak acıtıyor içimi.
Bundandır belki de benim sana deli gibi tutuluşum.
Ve bundandır senin bana hiç tutunmayışın, ardında kırık dallar bırakıp yok oluşun.
Özgür kanatların, naif ruhun, buram buram aşk kokan tenin.
Hepsi birer suçlu şimdi içimde. Tutuklanması gereken, müebbetlik birer suçlu.
Sana varamamış, senin olamamış olmanın acısı birikmiş tamamen içimde.
Çoğalmış, kanamış, kanatmış...
Ah! Kadınım...
Ben, özledim bizi...


(Tanıtım bülteninden)
152 syf.
Ayırdığım zamana üzüldüm İnan'ın üzüldüm bunu yapmamalıydım kendime bom boş bir kitap sırf sayfaları boş kalmasın diye yazılmak için yazılan bir kitap bence
152 syf.
·1/10
Kitap çok kötü. Edebi değeri yok. Kitap diye ortaya sunulan şey kitap değil. Yazar diye yazılan yazar değil. İnternetten oradan buradan bulduğu sözlerle kendine bir kitle oluşturmuş arkadaşın biraz daha para kazanmak için yaptığı gereksiz bir şey.
Üç beş takipçisi bulunan her insanın kitap yazmaması gerektiğini bizlere hatırlatan bir çalışma.
Kitap haftalarca çok satanlarda kaldı ve hakikaten de çok sattı. Türk edebiyatı için ve okuyanlar için gerçekten düşündürücü.
152 syf.
·Beğendi·8/10
Hiçbir eser kötü,çirkin liyakatsız cümleleri haketmek için yazılmamıştır...Emeğe saygı duymak gerekir;her ne olursa olsun, kalbin idrakıyla yansıtılmış ,gözden gönüle düşen hissiyatıyla süslenmiş, yürek kalemiyle yazılmış bembeyaz kâğıda dökülen kalbi selin cümleleri aşkın imtiyazı, lafzı kelamı var...Sayfalarda ne kadar kötü yorumlar yapılsa da hiçbir yazar bunu haketmiyor...Okuduğum için asla pişman değilim.Okumak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.


Yüreğim sensiz çok üşüyor, o kadar çok özledim ki ellerini...

Sen aşık bir kadındın. Aşka aşık, aşktan vazgeçmeyen bir kadın. Çok geç oldu bunu fark edişim. Bir seçenek olmak, aşık olunan değil, sadece o hissin denek olarak kullanıldığı bir yürek olmak acıtıyor içimi. 
Bundandır belki de benim sana deli gibi tutuluşum. 
Ve bundandır senin bana hiç tutunmayışın, ardında kırık dallar bırakıp yok oluşun.
Özgür kanatların, naif ruhun, buram buram aşk kokan tenin. 
Hepsi birer suçlu şimdi içimde. Tutuklanması gereken, müebbetlik birer suçlu.
Sana varamamış, senin olamamış olmanın acısı birikmiş tamamen içimde. 
Çoğalmış, kanamış, kanatmış... 
Ah! Kadınım...
Ben, özledim bizi... 

(Tanıtım bülteninden)
152 syf.
·1/10
Bu kitabı yazana da basana da lanet olsun. Ne okuduğumdan bir şey anladım ne kitap yerine koyup rafa kaldırabildim. Yani bir kağıt israfı ki sormayın. Özetle "dağdan kestim kereste, vur beline lanet olasıca kazmayı" demeye çalışmış bu ziyanı yazan abuk sabuk şahıs. Yahu bunu basan yayınevinin ulaştığı kafaya erişmek için iki şişe jagger devirip üstüne sek olmeca falan basmam lazım benim ayol. O zaman bile bu kadar saçma bir karar alabileceğimi sanmam. Tema'yı aradım dedim ekip gönderim elimde bir ağaç artığı var belki zamanında müdahele edilirse falan fidan olarak hayatında devam edebilir... bilen bilir gömdüm mü tam gömerim hiç affetmem bu kitaba benzeyen ahşap artığı tam bir klavye ishali. Okumayın okutturmayın!
152 syf.
Üzgünüm. Bir kitap hakkında böyle bir yorum yapmak istemezdim. Ama zaman kaybı olmaktan başka bir şey değil. Hediye gelmişti ve emeğine sonsuz saygım olduğundan okudum sonuna kadar. Çağrı Taner sosyal medyada başarılı bir fenomen ama keşke sadece oradaki başarısıyla kalsaydı. Tekrar söylüyorum ki üzgünüm ama tavsiye etmiyorum..
Ya lütfen şu kitap bozuntularını alıp da bu ve bunun gibi sosyal medya fenomenlerinin bir tarafını kaldırmayın artık. Siz böyle yapınca yayınevleri de bunlara yöneliyor ve gerçek yazarlara şans tanımıyorlar. Şuna bak, ismi bile faul. Hüzünlü Bir PONÇİK ne la? Bu kitabı yazarken "yazar olmak ne haddime" diye düşünmedin eyvallah da bu ismi verirken yüzün de mi kızarmadı be Çağrı Taner!
152 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okudum şunu söylemek gerekirse okumasam da bir şey olmazmış. Hayatıma hiç bir şey katmadı daha çok zamanımı çaldı. Zaten 1 gün de bile okunabilecek bir kitap. Oğuz Atay Sait Faik Abasıyanık Halide Edib Adıvar Ziya Gökalp Ahmet Ümit Ahmet Ümit Orhan Pamuk Yaşar Kemal gibi yazarlarımızdan kitap okumak varken twitter dan çıkan bir kitabı alıp okuduğum için pişmanım.
152 syf.
·3 günde
Kitabı okumadan (aslında belki önyargı) yapacağım olumsuz eleştirileri tahmin ediyordum. Sosyal medya ve popüler kültürün etkisiyle yazılmış bir kitap olduğunu tahmin ediyordum.

Çağrı Taner Twitter' da severek takip ettiğim bir isim. Tweet'lerini seviyorum. Cümleler bütüne kavuşmadan çok şey ifade edebilir. Benim için ediyordu da.
Ama onları bütüne kavuşturarak bir kitap ortaya çıkartmak ayrı bir olay.

Kitabı okumadan hakkında ortalıkta konuşmak istemedim. Üniversite kütüphanesinde görünce aldım. Kitap çok bölümlü, bir adamın hayatından bir kesiti anlatıyor. Yalnız hikâye desen, hikâye değil. Şiir değil zaten. Düz yazılardan oluşturulmuş bir bütün. Birkaç Twitter fenomeni benzeri sözlerden oluşan bir kitap olsaydı, daha iyi olurdu şahsımca.

SPOİLER!!!!

Sözlerini sevdiğim bir adam dedim ya; bu yüzden içinden alıntı yapacağım sözler çıkar diyordum. Ama çıkmadı. 3-4 alıntı yaptım o kadar. Hikâye de diyemiyorum da en başta kızın öleceğini anladım zaten. Motor sürerken kaza yapacağını anladım.

Merak ettiğim bir şey var. Yorumumun saygısızca olmasını istemem. Çağrı Taner gerçekten bunu yaşadı mı acaba? Öyleyse başı sağolsun. İnsanın sevdikleri hasta olup ölebilir. Bu eleştirilecek bir konu değildir. Öyle değilse eğer "klasik Türk filmi" tadında bir kitap olmuş diyebilirim. Tabi ki tek benzerlik klişe olması.

Sonunu tahmin ettiğim halde, duygusal bir anıma geldiği için bir gözlerim doldu son birkaç sayfada. Kendi acımı hissettim. Onun dışında kitabı okurken bende hiçbir şey uyandırmadu. Öyle bomboş okudum.

Okumasanız bir şey kaybetmezsiniz. Okursanız size katacağı bir iki cümle alıntı olur. Benim gibi meraktan okursanız, vaktiniz varsa olabilir. Kütüphanenize eklenecek bir kitap değil.
Nasıl olurda 7.4 gibi bir puan alıyor anlam veremiyorum doğrusu. Hiçbir edebi yönü yok. Tamamen şuursuz bir şekilde yazılmış instagramdaki yazıları resmen kopyala yapıştır yapmış yayınevinin kapitalist düşüncesiyle piyasaya sürülmüş bir hiç.
Keşke asla okumayacağım gibi bir "lanet butonu" bulunsa da büyük bir içtenlikle ve tabi büyük oranda nefretle tıklayıversek! Okumadım ve okumayacağım; en azından kendi öz kardeşlerime ve yakın çevreme kesinkes "o-kut-tur-ma-ya-ca-ğım". Çünkü "okumak" eylemi hakiki anlamda yalnızca kitaplar için geçerli olmalı bir okur için. Fakat sözkonusu "şey"ancak, baştan başa popülarite vasıtasıyla kazanç sağlama arzusundan ötürü ortaya çıkmış bir tür "kanserojen madde" olarak tanımlanabilir. Böylelerini kitap diye adlandırabilen her kimse şundan eminim ki kendilerine okur demekten utanmalıdırlat. Ayrıca milli edebiyat geleneğimizde mevcut olan veya küresel anlamda edebiyat camiasına nitelikli eserlerle katkı sağlamış bulunan nice üstatların yapıtlarını ellerine dahî almayıp kirletmemeleri gerektiğini bilmelidirler. Bilmek mi? Özür dilerim. Bilen aklın, bilmeyi gerçekleştirebilen aklın böylesi bir "vahşete", dahası "katliama" ortak olmaya karar kılabileceği pek de olası gelmiyor bana. Evet vahşet ve de katliam bu! Sözcüklerin israfı, para tuzağı, yükseliş hırsı, gündemden düşme korkusu vesaire... ne ararsanız mevcut. Tek bir eksik var: edebî söyleyiş güzelliği, içerik ve biçim kalitesi, sözü yerli yerinde ustaca kullanabilmek... Fakat ne yazık ki tüm bu var olan ve eksik kalan yönler, sözünü ettiğimiz bu "rezaletin" edebiyat sahasına ne denli yabancı düştüğünü gözler önüne sermektedir.
Hedef kitle için ilgi çekici bir kapak, ne idiği belirsiz bir tarz, yeni yeni kitap okuma alışkanlığına sahip olan çocuklar için tehlike, 1000k yönetimi için angarya iş "Okumazsan Bir Şey Kaybetmezsin" seçeneği. Benim için; iş gereği haftalık ortalama 5 adet sattığım, boşa kullanılmış kağıt parçası. Bir de buradaki incelemeleri okuyup, kendileri adına üzüldüğüm gençler. Birçok Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Rıfat Ilgaz vs kitabı bundan daha ucuz. Paranıza, zamanınıza, gözünüze yazık valla.
https://i.hizliresim.com/5DEqdR.jpg
152 syf.
·3 günde
Yani kitap beklediğim gibi değildi Çağrı Taner ınstagram 'dan takip ediyorum hüzünlü ponçik sayfasını , beklediğim gibi değil başka kitaplara çok benzemiş. Herkesi düşüncesi farklı olabilir, benim düşüncem olumsuz boşuna zaman kaybı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hüzünlü Bir Ponçik
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752477599
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap
üreğim sensiz çok üşüyor, o kadar çok özledim ki ellerini...

Sen aşık bir kadındın. Aşka aşık, aşktan vazgeçmeyen bir kadın. Çok geç oldu bunu fark edişim. Bir seçenek olmak, aşık olunan değil, sadece o hissin denek olarak kullanıldığı bir yürek olmak acıtıyor içimi.
Bundandır belki de benim sana deli gibi tutuluşum.
Ve bundandır senin bana hiç tutunmayışın, ardında kırık dallar bırakıp yok oluşun.
Özgür kanatların, naif ruhun, buram buram aşk kokan tenin.
Hepsi birer suçlu şimdi içimde. Tutuklanması gereken, müebbetlik birer suçlu.
Sana varamamış, senin olamamış olmanın acısı birikmiş tamamen içimde.
Çoğalmış, kanamış, kanatmış...
Ah! Kadınım...
Ben, özledim bizi...


(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 667 okur

  • Şeyda Can
  • Nelly
  • Deniz
  • Ömer Faruk Gün
  • Ferit Abuaf
  • Büşra Altundal
  • Shahnaz Huseynova
  • Ezgi Rusçuklu
  • Denz.Çiçek Yağır
  • Sera

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%12
14-17 Yaş
%36
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%8
35-44 Yaş
%16
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80
Erkek
%18.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.3 (81)
9
%4.2 (10)
8
%7.6 (18)
7
%4.7 (11)
6
%5.5 (13)
5
%8.1 (19)
4
%5.1 (12)
3
%5.1 (12)
2
%3.8 (9)
1
%21.6 (51)

Kitabın sıralamaları