Geri Bildirim
·
Okunma
·
Beğeni
·
7.477
Gösterim
Adı:
Hz. Muhammed
Alt başlık:
Lev Tolstoy’un Hz. Muhammed'le İlgili Gizlenen Kitabı
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9786056691225
Çeviri:
Arif Arslan
Yayınevi:
Çalıkuşu Kitap
“...Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlık’tan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.”
Lev N. Tolstoy (1828-1910)

Ünlü Rus yazarı L. N. Tolstoy, 1908 yılında, Abdullah El-SÜHREVERDİ’nin Hindistan’da basılmış “Hz. Muhammed’in Hadisleri” kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapçık) tertip etmiş, bunu Rusya’nın ’Posrednik’ adlı yayınevinde bastırmıştır.

Rus halkı ve özellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoy’u ilahi bir kuvvete sahip görüyor ve onun İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu içinde İslam’a güçlü bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yüzden de Tolstoy’un Hz. Muhammed’in hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını Hz. Muhammed’in hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seçtiği konularda ’fakirlik’ ve ’eşitlik’ gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına özen göstermiştir.

Tolstoy, seçip kitapçık haline getirdiği bu hadislerle, gerçek adalet ve eşitliğin, kardeşlik ve fedakârlığın, insana saygı ile sevginin İslam’da olduğunu vurgulamak istemiştir…
Es-Selam..
Kitabı okudum ve özellikle hadis bölümüne geldiğimde en büyük eksikliğin sahih olup olmama noktasında ''Tahrîc'' yapılması gereğini hissettim.
İncelemelere baktığımda da arkadaşlarımız teknik bakımından gerekli bilgileri vermişler, bu yüzden içeriğe hiç dokunmadım.
Şu şekilde bir yöntem izledim;
Önce hadisleri klasik kaynaklarda tarama yapıp sahih olup olmadığına baktım,
varsa değişik varyansları kaynaklarda olduğu gibi aldım,
hadis zannı ile yazılan ayetlerin metinlerini yazdım,
açıklama bölümünde mümkün mertebe bilgi vermeye çalıştım,
ve çalışmayı 'usul olmadan esas olmaz' prensibi doğrultusunda usul-ü hadis ilkeleri kapsamında değerlendirdim.
Dil sürçer, Kalem de , göz de bakış açısı da...
İnsan gibi.
Var ise bir hatamız affola.

Keyifli okumalar...

-"Hurma ağacının altında uyumuş olan Hz. Muhammed uyanınca, elinde bir kılıçla habersizce başucunda dikildi ve; "Ey Muhammed, seni benden kim kurtaracak?" dedi. Hz. Muhammed: "Allah!" diye cevap verdi. Dü'sûr'un kılıcı yere düştü. Onu Rasülullah aldı ve; "Asıl şimdi seni benden kim kurtaracak?" dedi. Dü'sûr, "Hiç kimse!" dedi. Rasülullah onu serbest bıraktı ve "Kalk işine git" dedi. Dü'sûr giderken, "Sen benden daha hayırlısın" dedi. Resul-i Ekrem: "Ben buna senden daha hak sahibiyim" dedi. Dü'sûr: "Ben de Allah'tan başka ilâh olmadığına ve senin Allah'ın Resulü olduğuna şahadet ediyorum" diyerek Müslüman oldu. Hz. Muhammed'in de en sadık arkadaşlarından biri oldu."(l).( Ahmet Davutoğlu, Sahih-i Müslim tercüme ve şehri. )
AÇIKLAMA: Bu rivayet Asım KÖKSAL ın İslam Tarihi isimli meşhur eserinde de geçmesine rağmen hadis literatüründe böyle bir hadise şerife rastlamadım.
Bu yüzden sahih bir kaynaktır diyemiyoruz.

-Allah'ım! Sana olan sevgimi, bana bağışla. Sevdiklerinin sevgisini de kalbime koy. Öyle yap ki, ben senin layık Tolstoy bildiğin, sevdiğin işlerin uygulayıcısı olayım. Öyle yap ki, senin sevgini benim için, bana, aileme ve servetime olan sevgimden üstün eyle." "Allah'ım! Senden sevgini ve seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine beni ulaştıracak ameli istiyorum. Allah'ım! Senin sevgini nefsimden, ailemden, malımdan, soğuk sudan daha sevgili kıl."(2). Tirmizi, Davut 74. -SAHİH-
-"Hakikat insanlar için ne kadar acı olsa da, hakikati söyleyin!"(3). Tirmizi, Fiten 26. -SAHİH-
-"Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et." Bir adam: "Ya Rasülallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz?" dedi. Resul-i Ekrem: "Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir" buyurdu.(4) Buhari, Mezalim 4 –SAHİH-
- "Kim bir hayır işlerse, ona onun on misli vardır veya daha da artırırım. Kim bir kötülük işlerse, ona da onun misli vardır. Ya da tamamen affederim. Kim bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım. Kim bana hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla dünya dolusu günahla gelirse, ben kendisini o kadar mağfiretle karşılarım." (5). Müslim, Zikir 22 –SAHİH -
- "Bir insanın gerçek zenginliği , onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.."(6). Kütüb-i Sitte.
AÇIKLAMA:
Hadis Literatüründe Kütüb-ü Sitte diye bir kaynak muteber değildir.

- "İhtiyaç içinde bir mümine darlıkta olmasına rağmen ve gönülden yardım eden bir mümin Allah’ın rızasını umabilir."(7). Tergib ve Terhib Tercümesi
Tergib ( İyiliklere teşvik ) –Terhib ( kötülüklerden sakındırma ) hadis kitabı Münziri’nindir ve bu eserde maalesef zayıf rivayetler de mevcuttur. Bu bağlamda hadisin de sahih olduğuna dair delil mevcut değildir.
- "Allah rızası için incitici ve alaycı söz duyup ve buna sabreden bir kişi Allah katında en sevimlisidir.."(8). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz."(9).Buhari İman 7, Müslim İman 71-72 –SAHİH-
- "Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise, nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmışhr."(10).Buhari Rikak 28 –SAHİH -
- Allah Teâlâ buyurmuştur ki: "Ey insan! Yalnız benim kanunlarıma uysan, bana uyar ve benzersin. ‘’Ol dersin o da olur..."(11) kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.

-Yani aşırı yemek yiyerek ve içerek kendi nefislerinizi öldürmeyin."(12). Tergib ve Terhib Tercümesi.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Allah arzı yarattığı zaman, arz sallanmaya (tıpkı bir hurma ağacı gibi sağa sola) yalpalar yapmaya başladı, bunun üzerine dağlarla onu sabitleştirdi ve böylece arz istikrarını bvıldu. Melekler dağların şiddetine hayrette kaldılar. "Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahlûk yarattın mı?" "Evet, buyurdu. Demiri yarattım." "Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?" dediler. Hak Teâlâ: "Evet! Dedi. Ateşi yarattım." "Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?" diye yine sordular. Hak Teâlâ: "Evet, dedi, suyu yarattım!" "Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?" dediler. Hak Teâlâ tekrar cevap verdi: "Evet, rüzgârı yarattım." "Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?" diye yine sordular. Hak Teâlâ: "Evet insanoğlunu yarattım" dedi ve devam etti: "Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir)."(13). Tirmizi, Tefsir, Muavvizateyn 2
AÇIKLAMA:
Böyle bir rivayete rastlamadım bu yüzden soru işareti ?

-Allah Teâlâ buyurur: "Ben, gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve insanı yarattım."(14)El-Acluni, Keşfül-Hafa 132.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Kimseyi kırma. Biri seni kırar ve ayıplarını, kötülüklerini açığa vurursa, sen de onun kötülüklerini açıklayıp yayma."(15) Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.

- Hz. Muhammed "Allah Teâlâ bazı şeyleri farz kıldı, onları ihmal etmeyin. Bazı günahlara yaklaşılmaması için sınırlar koydu, o sınırları aşmayın. Bazı şeyleri haram kıldı, o haramları çiğnemeyin. Bazı şeyleri de unuttuğu için değil size olan merhameti sebebiyle dile getirmedi, onları da araştırıp kurcalamayın."(16).Darekutnı, Es-Sünen 184.
AÇIKLAMA: Delil yeterli değildir.Darekutni de de zayıf rivayetler mevcuttur.
- "Kim Allah'ın yarattıklarına karşı merhametli olursa, Allah da ona merhametli olur. İnsanların iyilik ve kötülüklerine bakmayarak onlara iyilik et. Başkalarına iyilik yap ki kö- tülüklerine engel olasın" (17). Tirmizi, Birr 16 -SAHİH- tir.
- "Hz. Muhammed'den sordular ki: "Dinin esası ne üzerine kurulmuştur?" O da şöyle cevap verdi: "Kendiniz için istediğinizi başkaları için de isteyin; kendiniz için istemediklerinizi başkaları için de istemeyin." (18). Buhari İman 6, Müslim İman 71 -SAHİH- tir.
-"Bir Müslüman'ın samimiyetinin ölçüsü, onun gücünün yetmediği şeylerde çaresiz kalmasıdır." (19) Kaynağı bulunamadı. SAHİH değildir.
- "Allah Teâlâ, her iki tarafına duvarlar yapılmış birtakım yollar yapmış, duvarların üzerlerinde perdeler asılmış, açık kapılar kurulmuş, bir yol yapmıştır. Bu yolun başlangıcında durmuş bir bekçi, kapılara doğru gidenlere şöyle diyor: "Doğruca gidin ve hiçbir tarafa sapmayın." Sonra yukarıda duran bekçi: "Şu kapıdan içeri girmeyin, yoksa içine dü- şersiniz." Bu yol, hayat yoludur. Açık kapılar Allah Teâlâ tarafının tehlikeli görülmüş amellerdir. Kapıları kapatan perdeler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Birinci bekçi Allah'ın kelâmıdır. İkinci bekçi ise, her insanın kalbindeki Allah korkusudur." Tolstoy (Ç.n.: Tolstoy'un derlemesine koyduğu bu hadiste tercü- me ve nakil hatası ile ilaveler var. Hadisin kaynağından yaptığımız tercümesi şöyledir.) Bir adam; "Sırat-ı müstakim (doğru yol) nedir?" diye sordu. Hz. Peygamber ona şu cevabı verdi: "Hz. Muhammed, bizi sırat-ı müstakimin bir başında bı- raktı. Bunun öbür ucu ise cennete ulaşmaktır. Bu ana yolun sağında ve solunda başka tali yollar da var. Bunlardan her birinin başında bir kısım insanlar durmuş oradan geçenleri kendilerine çağırıyorlar. Kim bu dış yollardan birine saparsa, yol onu ateşe götürecektir. Kim de sırat-ı müstakime (dosdoğru yola) giderse, o da cennete ulaşacaktır." İbnu Mes'ud bu açıklamayı yaptıktan sonra şu âyeti okudu: "İşte bu benim sırat-ı müstakimimdir, buna uyun. Başka yollara sapmayın, sonra onlar sizi Allah'ın yolundan ayırırlar..."(20). En’am, 6: 152
AÇIKLAMA: Delil yetersiz olup İsrailiyattan olma ihtimali mümkündür.
- "Her Müslüman'ın sadaka vermesi gerekir" buyurdu. Kendisine: "Ya bulamayan olursa?" diye soruldu. "Eliyle çalışır, hem şahsı için harcar, hem de sadaka verir" cevabını verdi. "Ya çalışacak gücü yoksa?" diye soruldu. "Bu durumda, sıkışmış bir ihtiyaç sahibine yardım eder" dedi. "Buna da gücü yetmezse?" dendi. "İyiliği veya hayrı emreder" dedi. "Bunu da yapmazsa?" diye tekrar sorulunca: "Kendini başkasına kötülük yapmaktan alıkoyar. Zira bu da bir sadakadır" buyurdu.(21) .Buhari, zekat 30, Edep 33 -SAHİH -tir.
- "Şehvetle bakmak zinadır. Erkek olan meclise bir kadı- nın kendini göstermek için süslenip gitmesi ve ihtirasla bakması da zinadır."(22).Müslim Kader 20, Ebu Davut, Nikah 44 -SAHİH- tir.

- Hz. Muhammed Vâbisa İbni Ma'bed diyor ki, Resul-i Erkem'in huzuruna varmıştım. Bana: "İyiliğin ne olduğunu sormaya mı geldin?" dedi. "Evet" dedim. O zaman şunları söyledi: "Kalbine danış." "İyilik, kalbin uygun gördüğü ve yapılmasını onayladığı şeydir. Günah ise içini tırmalayan ve başkaları sana yap diye nice nice fetvalar verse bile içinde şüphe ve tereddüt uyandı- ran şeydir."(23). Ahmet B. Hanbel,Müsned 227-228- SAHİH- tir.
-"İman etmedikçe cennete giremezsiniz ve Allah rızası için birbirnizi sevmedikçe kamil imana ulaşamazsınız." (24). Tirmizi, Kıyamet 46. Müslim, Cennet 63 -SAHİH -tir.
- "Alçakgönüllülük ve tevazu imandandır, boş sözler ve boş ameller riyakarlıktandır." (25) Tirmizi, Kıyamet 64, Tirmizi ,Birr 77 -SAHİH- tir.
-"Zalimlerle birlikte olmaktansa, kendi başına, yalnız kalmak daha iyidir. Kendi kendine olmaktansa hayırlı insanlarla birlikte olmak daha iyidir. İlim öğrenmek isteyene ilim öğretmek susmaktan iyidir. Boş konuşmaktansa susmak iyidir." (26). Tergib ve Terhi Tercümesi, 431-446.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Öfkelendiği zaman öfkesini yenenleri Allahu Teala mükâfatlandırır." (27). Taberani, Mücemü’s Sağir Tercüme ve Şehri 289.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Herkesin ameli, onun davranışlarındaki niyetine göre değerlendirilir. (Ameller niyetlere göredir)" (28).İman 41,Nikah 5, Eyman 23, Talak 24, Eyman 19 –SAHİH- tir.
-"Allah Teâlâ, kendi kazancıyla geçinenleri sever."(29).Mürşid, 3.0, Hadis no:7212
AÇIKLAMA.SAHİH değildir.
- "Zorluklarda ve hastalıklarda sabreden ve küsmeyen kimse kamil imana erişen kimsedir. (30). Kaynağı bulunamadı. SAHİH değildir.
-"Gerçek tevazu, bütün iyiliklerin başıdır." (31). Tirmizi, Birr 77 -SAHİH- tir.
-"Tevazu ve anlayış olmadan iman olmaz." (32). Kaynağı bulunamadı. SAHİH değildir.
-"İyilikleri paylaşma konusunda ısrarlı olun." (33). Kaynağı bulunamadı.SAHİH değildir.
- "Nura ulaşmak isteyen nurun içindedi. (34). Kaynağı bulunamadı. SAHİH değildir.
- "En hayırlınız odur ki, iyilik bulunca Allah'a şükreder, kötülüğe maruz kalınca sabreder. O daima Allah tarafından mükâfatlandırılır." (35). Müslim, Zühd 64. SAHİH tir.
-"Hidayeti bulanlar tartışmalardan uzak dursunlar." (36). Tirmizi, Tefsir, Zuhruf, İbnu Mace. SAHİH tir.
- "Allah'ın en büyük düşmanları, mü'min oldukları halde fitne çıkaran ve insanların kanını akıtan kimselerdir. (37). Kaynağı bulunamadı. SAHİH değildir.
- "Kabir, sonsuzluğa ilk basamaktır.( 38) Tirmizi, Zühd 5. SAHİH tir.
-"En büyük cihad, (nefse) karşı yapılan cihattır. (39) Fedaiıu’l- Cihad 2. SAHİH tir.
- Allah rızası için geçirilen bir saat, boş geçirilen bir yıldan daha değerlidir. (40). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.

- "İbadet, dua eden mü'minin ruhunun yükselmesi ile Allah'a kavuşmasıdır." (41) Tirmizi, Daavat 112.SAHİH tir.
- "Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur." (42). Süyuti, Kabir Alemi Tercümesi S.39.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever." (43) Kütüb-i Sitte.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"Mü'min, Allah ‘a tevekkül ederek ve bağışlanacağını umarak ölür. " (44)Kaynağı bulunamadı
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Gözlerin zinası bakmaktır, dilin zinası konuşmaktır. Nefis de temenni eder ve iştah duyar. Uzuvlar da bunu doğrular veya yalanlar."(45)Buhari, İsti’zan 12,kader 9, Müslüm, kader 20. SAHİH tir.
-"Zina yapan kadın ve erkekler Allah’a ibadet etmekten kaçınanlar, Allah’ın sevmediği kimselerdir." (46)Buhari, tefsir, nun ve’l- kalem2. –SAHİH- tir.
- "Allah Teâlâ, kendi kazancıyla geçinenlere merhamet eder, dilenerek geçinenlere değil." (47).Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"Kim daha çok sıkıntı içindeyse, onun mükâfata da bir o kadar büyük olur. Kim daha fazla belâlara maruz kalmışsa onun mükâfatı daha fazladır. Gerçekten Allah Teâlâ, kimi daha çok severse onu daha fazla belâlara uğratır." (48) Muvatta,kelam 8, Tirmizi. SAHİH tir.
- Hz. Muhammed namazını kılınca arkasından âdeti olarak şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Sana imanımın sağlamlığı için dua ediyorum. Doğru yolla gideceğime hazır olduğum için dua ediyorum. Senin merhametine ve yardımına güvenerek sana secde ediyorum. Sana dua ediyorum ki, beni hatalarımdan temizleyip, temiz bir kalp, doğruyu konuşan bir dil verdin. Sana dua ediyorum ki, bana iyilik yapmayı tavsiye edip kötülükten ve hatalardan koruyorsun. Senden gizli ve açık yaptığım günahlarımı bağışlamanı istiyorum." (49). Buhari, Teheccüt 1, Daavat 10 Tevhid 8, 24,35.SAHİH tir.
- İmana zarar veren kimseleri size bildireyim mi? Ayetleri yanlış tefsir edenler, yalan sözler söyleyen münafıklar ve dalalete düşen yöneticiler."(50). Benzer bir hadise rastlanmadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Kadın helal olan erkeğin ikinci parçasıdır."(51). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"İlim, unutulursa kaybolur, liyakatsizlerin elinde yok olur. Gerçek âlim odur ki, bilgisini hayata tatbik eder." (52) Buhari, ilim 34, İ’tisam 7, ilm 13. SAHİH tir.

- "Bir kulun sırf Allah rızasını talep etmek için yuttuğu bir öfke yudumundan Allah katında sevap bakımından daha büyük bir yudum yoktur." (53). Mace, cilt 10 Syf.462.
AÇIKLAMA: Delil yetersizdir ve kaynak teşkil etmez.
- "Öyle günler gelecek ki, kendi dininizin adından başka bir şey kalmayacak. Kur'an'dan, onun görüntüsünden başka bir şey kalmayacak. O zaman camilerde artık ilim ve din öğrenilmeyecek, Allah'a kulluk yapılmayacaktır. Din adamları, ilim adamları, insanların en kötüsüne dönecek, münakaşa ve münazaralar onlardan çıkacak ve insanlar dinden çıkıp geri dönecekler." (54). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "İlim öğrenmek her Müslüman'a farzdır. İlmi, ehil olmayana öğretmek, domuzların boyunlarına cevher, inci ve altın takmaya benzer." (55). İbnu Mace ve Diğerleri, Tergib ve Terhi Tercümesi.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"Üç çeşit nasihat vardır: Şüphesiz hakikat içeren nasihatlarıdr. Bunlara kulak ver. Doğru yoldan saptıran nasihatlardır.Bunlardan uzak dur.Belirsiz nasihatlardır.Bunların açıklanmasını Allah’tan iste’’ (56). Kaynağı bulunamadı
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-"Hiçbir beşer ölmez. Ölümden sonra ahirette ebedi olarak yaşamaya devam eder." (57). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- ". ..Peygamber (SAV) bana: "Ya Hakim! Şüphesiz bu mal yeşildir, tatlıdır. Her kim bu malı nefis güzelliği ile hırssız olarak alırsa, o mal kendisi için bereketli, meymenetli kılınır. Kim de bunu nefis düşkünlüğü ile, hırsla alırsa, mal alan için bereketli kılınmaz. O ihtiraslı kişi yiyip de hiç doymayan (köpek açlığı hastalığına tutulmuş) kimse gibi olur. Yüksek el, alçak elden hayırlıdır!" buyurdu. " (58). Sahih-i Buhari, Cilt 14 Syf. 6376.
AÇIKLAMA:Her ne kadar kaynak olarak Sahih-i Buhari gösterilse de usul-ü hadiste SAHİH lik için geçerlilik şartlarını taşımıyor,bu yüzden soru işaretini ( ? ) uygun gördük.
- "Allah'a tevekkül et (güven), ancak deveni sağlam kazığa bağlamayı da ihmal etme." (59). Tirmizi, Kıyamet 61. SAHİH tir.
-"Dünya ve dünyanın bütün nimetleri değerlidir. Ancak onun nimetleri içinde en değerlisi, Saliha (iyi) kadınlardır." (60). Müslim, Rada 64. SAHİH tir.
- "Biliyorum ki, 'Allah'tan başka her şey fanidir.' Sözünü 'Lebid'den başka kimse söylememiştir." (61). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: Böyle bir hadis olmayıp orijinali şu şekildedir;
Sahih hadis kitaplarında nakledildiğine göre Arapların söylediği en doğru söz, şair Lebîd’in;
Elâ küllü şey’in mâ hala’llâhu bâtıl.
“Biliniz ki Allah’tan başka her şey boş ve batıldır.
Ayrıca;
Lebîd, hem cahiliye devrini hem de İslâmiyet’i idrak etmiş, uzun ömürlü bir Arap şairidir; muallâka sahibidir. Bu mısranın devamı şöyledir: "Ve küllü na’îmin lâ mehâlete zâ’il” (Her nimet ve saadet de hiç şüphesiz fâni ve yok olucudur).
Bk. Buhârî, “Edeb”, 90; Müslim, “Şi’r”, 2-6; Tirmizî, “Edeb”, 70, hadis no: 2849; Ahmed b. Hanbel, II, 248, 391, hadis no: 7377, 9072.

- "Her zaman hakikatten yana ol, yalandan kaç!" (62). Tirmizi, Kıyamet 61. SAHİH tir.
-"Mü’min olan kimse başkasının gıybetini yapmasın, başkasını lanetlemesin,boş söz söylemesin." (63) Tirmizi, Tefsir, Hucurat, Ebu Davud, Edeb 71. SAHİH tir.
- "İnsanların kusurlarını, özellikle böyle kusurlar kendinde varsa, onların yüzüne vurmaktan sakın!" (64). Buhari, Edeb 57-58, Müslim, Birr28-34.SAHİH tir.
"-Ya doğruları söyle ya da sus." (65). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
-Altı şeye dikkat edin: "Konuşunca doğru söyleyin; söz verince yerine getirin; borçlarınızı ödeyin; kendi fikir ve işlerinizde sapıklığa düş meyin; ellerinizi israftan ve kötü şeylerden koruyun." (66).Buhari , İman 24, Mezalim 17.SAHİH tir.
- "Allah Teâlâ, tevekkülü,saygılı,gururdan uzak ,başkalarını ezmeyen kulu sever." (67).Buhari, İstitabe 4, edeb 35; Müslim , Birr 48. SAHİH tir.
- "Kötülük yapan ,zalimlerden yana olan,küfür adına ölen kimse bizden değildir." (68).Müsli, İman ,164. Tirmizi , Büyü 74.SAHİH tir.
-"Boş söze dalmak, insanı sevdiğine karşı sağır ve dilsiz yapar." (69).Ebu Davud, Edeb 125.SAHİH tir.
- Allah katında en sevimliniz dostluk kuran ve kendisiyle dostluk kurulanlarınızdır.Allah nezdinde en sevimsiziniz arkadaşların arasını açanlardır"(70). İhya’u Ulum’id-Din Huccetü’l-İslam, İmam Gazali.
AÇIKLAMA:
İmam Gazali her ne kadar Huccetü’l İslam olsa da en zirve eseri olan İhya da zayıf rivayetler mevcuttur..
İlgili hadisi şerif için SAHİH bir kaynağa rastlanılmamıştır.


- "Boş sözden men etmeyen , temiz kalpli ve güzel sözlü olmayan kimse iman etmiş olamaz."(71). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA:SAHİH değildir.
- "Çirkin söz eden birisinin ibadetleri kabul edilmez.72).Tirmizi , Birr 85.SAHİH tir.
-"Allah kardeşler arasını düzelten kimseyi sever. Bu tutum, namaz kılmak, oruç tutmak gibi ibadetten sayılır."(73).Tirmizi Salat266. Müslim Birr 36. SAHİH tir.
-"Allah Teâlâ, akıl ve zekâdan daha güzel, daha iyi bir şey yaratmamıştır. İnsanlara verdiği nimetleri de onların hatırına veriyor. Allah'ı anlamak da akıldan doğar."(74).Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Allah Teâlâ, halimdir, halim olanı sever,ona bol ecir verir. Gaddar kimseyi de mükafatlandırmaz ." (75). Buhari, İstitabe 4, Müslim, birr 48. SAHİH tir.
- "Güçlü olan,insanları yenen değil,öfkelendiği zaman öfkesini yenendir."(76).Buhari, Edeb 76, Müslim, Birr 107. SAHİH tir.
-"Kim bir işe girişmek ister de o hususta Müslüman biri ile istişare ederse ALLAH onu işlerin en doğrusunda muvaffak kılar."(77) Kütüb-ü Sitte 16. Cilt.
AÇIKLAMA:
En muteber hadis kitabı dahi olsa bu şekilde genel bir kaynak geçersizdir.

-Kim dünyada bir müminin ayıbını örterse , kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter.."(78) Ebu Davud, Edeb,39. SAHİH tir.
- "Kendinizden fazla zengin ve güzel insanları seyrederken, kendinizden aşağıda olanları da unutmayın." (79).Tirmizi Kıyamet 59. SAHİH tir.
- "Allah için mütevazi olanı Allah yüceltir.Böbürleneni Allah alçaltır.Allah’ı çok ananı Allah sever" (80).İmam Gazali, cilt.4,s.655.
AÇIKLAMA:
İmam Gazali her ne kadar Huccetü’l İslam olsa da en zirve eseri olan İhya da zayıf rivayetler mevcuttur..
İlgili hadisi şerif için SAHİH bir kaynağa rastlanılmamıştır.

- "Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar.Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (81) Müslim. Birr 33 SAHİH tir.
-"İnsanın her bir eklemi için her Allah'ın günü bir sadaka vermesi gerekir: Hz. Muhammed İki kişinin arasını bulman, (haklarında adaletle hükmetmen) bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olman veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmen bir sadakadır. Güzel bir söz söylemek sadakadır. Namaza giderken attığın her adıma bir sadaka sevabı vardır. Gelip geçenleri rahatsız eden bir şeyi yoldan alıp atman bir sadakadır."(82) (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56) SAHİH .tir.
-Beni seveni kulağından işitirim, gözlerinden görürüm,kolunu hareket ettiririm,ayaklarını yürütürüm.." (83). (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56)SAHİH tir.
- "Yerin sürtünme kuvvetiyle demiri temizlediği gibi, Allah Teâlâ'yı bilip iman etmek de insanın kalbini temizler." (84)
AÇIKLAMA: SAHİH değildir.
- "Her bir maruf (iyilik) sadakadır." Başka bir rivayette: "Kardeşini güler yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su vermen de birer maruftur (iyiliktir)." Şeklindedir. (85).Müslim, Zekat 52, Buhari, Edeb 68. –SAHİH- tir.
- "(Bir keresinde) Rasülullah'a (ayrı düştüğü) çocuğuna duyduğu özlemden dolayı rastladığı her çocuğu kucaklayan, göğsüne bastırıp emziren bir kadının da aralarında bulunduğu bir esir grubunu getirdiler. Resul-i Ekrem çevresindekilere (o kadını işaretle): "Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?"diye sordu. "Asla, atmaz!" dedik. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "İşte Allah Teâlâ kullarına, bu kadının yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir" buyurdu. (86).Buhari, Edeb 18.-SAHİH- tir.
- "Başkalarının malllarını yiyen kimse günahkar ve fasıktır." (87). Buhari, İstikraz2 , Buhari, Hums 7. -SAHİH- tir.
- "İşçinin hakkını alnının teri kurumadan (yorgunluğu geçmeden) veriniz."(88). Tergib ve Terhib Tercümesi.
AÇIKLAMA: Kaynak yanlış verilmiş olup doğrusu İBN MACE/ 2-817 olup SAHİH tir.
-"İnsanlara nezaketli ol, kabalık etme. Onlarla iyi geçin, onlardan nefret etme. Sana Yahudiler ve Hıristiyanlar rast gelip cennetin anahtarını sorsalar, onlara anlat ki, cennetin anahtarı, 'Allah'ın varlığına ve birliğine, şahadet etmektir' de." (89) Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA:SAHİH değildir.
- "Kardeşine karşı göstereceğin tebessümün bir sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yolu gösterivermen sadakadır; gözü sakat kimse için görüvermen sadakadır; yoldan taş, diken, kemik (gibi şeyleri) kaldırıp atman sadakadır; kovandan kardeşinin kovasına su boşaltman sadakadır."(90)Tirmizi,Birr 36.-SAHİH- tir.
- Allahı seviyorsanız, müminleri de sevin!" (91). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA:Böyle bir rivayet SAHİH olmayıp Al-i imran 31.ayet mevcuttur.
‘’De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin’’

-"Kalbini yumuşamasını sever misin? Yetime merhamet et, başını okşa,ona yediğinden yedir.Kalbin yumuşar." (92).Abdülaziz Bekkine, cilt 1, 11-9.
AÇIKLAMA: Net SAHİH bir rivayete rastlamadım kaynaklar ravi ile sınırlı kalmış.
- "Allah katında en sevimliniz size kötülük yapanı bağışlayan kimsedir. (93). Kaynağı bulunamadı.
AÇIKLAMA: Böyle bir rivayet olmayıp bu konu babında ilgili ayet şu şekildedir;
"İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz." (Fussilet, 41/34-35)
"...Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlıktan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah'ı ve onun Peygamberini kabul ederdi." Tolstoy

Gizli bir Müslüman olan Tolstoy'un Peygamber Efendimize ve İslam dinine hayranlığından bahsediyor kitap.

Kitap 4 bölümden oluşuyor;
İlk bölüm Hz. Muhammed'den (sav),
İkinci bölümde Mektuplardan,
Üçüncü bölümde Tolstoy'un itiraflarından,
Son bölümde ise belgelerden söz ediliyor.

Diğer bir dikkat çeken nokta ise batı dünyasında adı duyulmuş kişilerinde Müslüman olduğunun söylenmesi. Bunlar Prens Bismark, Goethe ve A. Puşkin. Fakat ismi sayılanların gerçekten Müslüman olup olmadığın, bir belgesi yok.

Keyifli okumalar.

Benzer kitaplar

~~ HZ. MUHAMMED ~~

Belli bir din dayatması altında yaşayan bir halk ve bu dayatmaya karşı çıkanların ise toplu katliamlara uğradığı Çarlık Rusya'sında Tolstoy gibi bir dahinin İslam dinini ve Peygamberini yücelten bir kitap yazdığını düşünün.
90 yıl sansür yiyen , adeta saklanan bu kitap ancak Sovyet Birliğinin yıkılmasından sonra basılıyor.

Dört ana bölümden oluşan;
ilk bölümü Tolstoy'un Hindistanlı bir alimin hadis kitabından derlediği hadislerin bulunduğu ,
ikinci bölümü müslüman bir generalle evli Rus Yelena Vekilova'nın çocuklarının dini kimliğiyle ilgili tavsiye istediği ve Tolstoyun Vekilova'ya verdiği cevapların olduğu mektuplar,
üçüncü bölüm ise Tolstoy' un itirafları adı altında yazarın yaşamının anlamına dair yaptığı arayışların , bunalımlarının , sorularının yer aldığı, nüshaların uzun araştırmalar sonucunda bir araya getirildiği bir kitap.
Dördüncü bölümde nüshaların orjinal hali bulunuyor.

Tolstoy yaşamını, her anını sorguluyor.
Neden yaşıyorum , ne için yaşıyorum , yaşamım hangi amaca hizmet ediyor gibi soruları defalarca soruyor yazar. Aklın kabul edebileceği cevaplar veriyor ve kendine verdiği bu cevapların hiçbirinden tatmin olmuyor. Zihninin , ruhunun yaşadığı bu karmaşa onu intihar istemine kadar götürüyor.
Sonra insanın sadece kendi için yaşamasının ona mutluluk vermediğini farkediyor. İnsan asalak misali sadece kendisi için yaşarken hayatın amacını sorguladığında kocaman bir boşluğa düşüyor.

Öleceğini bilen bir insan, bir gün bastığı toprağın altında kurtçuklara yem olacağının bilincine sahip olan bir insan nasıl yaşayabilir?

Bunu bilerek geçici yaşamının gerekliliklerini nasıl yerine getirebilir?

Ancak neden yaşadığının anlamını kavrayarak.

Ölümlü gölgesinin ötesinde bir sonsuz benliğinin olduğuna inanarak.

Yani inançla.
Bir Yaratıcı ve ruhun sonsuzluğuna inanarak.

İnsan bu dünyada yalnız degil ve idealleri de bu gerçeğin üzerinde kurulu olduğu müddetçe mutluluğa yaklaşabilir.
Yaratıcı ise bize o mutluluğun formüllerini veriyor;
Paylaş, koru , gözet, zulmetme...

Tolstoya göre insanı yaşamaya ikna eden , yaşamını sürdürmesini sağlayan temel etken bu.
Bir inancın hayatın devamlılığı için şart olduğuna ve bu inancın en anlaşılır olan dinle olması gerektiğini söyleyen Tolstoy tüm araştırmaları sonucunda da en anlaşılır ve öz haliyle korunan tek dinin ise İslam olduğunu anlatıyor.
Bütün dinlerin ,değiştirilmemiş ve yalansız haliyle, bütün dinlerin özünün islamla bağdaştığını söylüyor.

Ve gelelim bu kitabı okumuş her insanın aklında yer eden o soruya.

Tolstoy islamı seçmiş miydi?

Kimisi, Ruslar tarafından gizlenmiş de olsa Tolstoyun müslüman olduğunu, islam usullerine göre gömüldüğünü ve mezarında haç işareti olmamasının da bunun kanıtı olduğunu söylüyor.

Oysa Tolstoyun İslam'ı yüceltici sözleri ve "eğer seçme şansı olsaydı her akıl sahibi insanın İslam'ı seçeceğini" söylemesi dışında 'evet ben İslam'ı seçtim ' gibi bir cümlenin olmaması bir şüphenin, bilinmezliğin sebebi oluyor.

Hepsinin ötesinde, Tolstoy umarım aradığı mutluluğu bularak ölmüştür diye temenni ediyorum.

(Etkinlik için @incierdem 'e teşekkürler)
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki eserin ismi ile ön sözündeki ve 1.bölümünde ki açıklama çelişiyor. Sebebi ise,
"Hz. Muhammed Gizlenen Kitap" olan bu eser daha önce yayınlanmış, yani gizli bir eser değil. Bunu da kitabın içerisinde bulunan yazı ile açıklamışlar...

1.BÖLÜM ( Sayfa 20)
Tolstoy,1908 yılında, "Abdullah El Sühreverdi"nin Hindistan'da basılmış "Hz. Muhammed'in (s.a.v) Hadisleri" kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir kitapçık derlemiş, bunu Rusya'nın "Posrednik" adlı yayınevinde bastırmıştır. Kitap, 1908 yılının ekim ayında "Muhammed'in Kur'an'a Girmemiş Hadisleri" isminde okuyucuya sunulmuştur. 1. Bölüm Tolstoy'un derlediği bu hadis kitapçığından oluşmaktadır. Kitapçığın ismi metodolojik olarak yanlış olduğu için daha sonra Hz. Muhammed olarak değiştirilmiştir.

Eserin 1. Bölüm'ünde Tolstoy'un derlediği 93 hadise yer verilmiş olup bunların 27 tanesinin kaynağı bulunamamış olup, diğerlerinin ise kaynakları bölüm sonuna eklenmiş...

2. Bölüm'de ise, Tolstoy'un, Yelena Yetimovna Vekilova'nın ile olan mektuplarına yer verilmiş. Bu mektuplardaki konu ise Yelana Yetimovna Vekilova'nın çocuklarının hangi dini seçmesi gerektiği; zira kendisinin Hristiyan eşinin ise Müslüman olduğunu ve bu zor karada kendine yardımcı olmasını ünlü yazardan rica etmiş ve karşılıklı yazdıkları mektuplar eklenmiştir...

3. Bölüm ise Tolstoy'un itiraflarına ayrılmış. Dahi yazarın tüm dinleri sorgulayışı, kendi iç dünyasında yaşadığı çöküntüyü, sık sık intiharı düşünmesini ve Allah'ı aramasında ki diğer bilginlerin ve kendi düşüncesindeki soru ve cevapların çelişkisine yer verilmiş. Bu bölümün sonunda ise Tolstoy'un derlediği "Hz. Muhammed'in Kur'an'a Girmeyen Hadisleri" adlı kitapçığının, 93 hadisten oluşan orjinal Rusça baskısı eklenmiş...

Yazarın Hz. Muhammed (s.a.v) ve İslam dini üzerine söylediği fikirleri hoşuma gitse de yayınevinin kitabı sanki bir sır açıklıyormuş gibi lanse etmesini açıkçası yadırgadım. Tolstoy, dünya edebiyatı üstatlarından biri ve bu eserde onun derlediği hadisleri ve itiraflarım bölümündeki fikirlerini okumak gerçekten keyifliydi...
Kitabı okuduğum yıllarda elimde gören birisi büyük şaşkınlık yaşamıştı.
O arkadaşın, Tolstoy'un, Sevgilimizin (sav) Peygamberimizin Hadislerinin (sözlerinin geçtiği) İmam Sühreverdi'nin hadis kitabından seçkilerden oluşan ve Peygamberimizi öven sözlerinden oluşan bu kitabı görmek sanki sinirlerini bozmuştu(!)

Alman imparatoru Prens Bismark'ın Sevgilimiz, Örneğimiz, Önderimiz Peygamberimiz (sav) için dilini şereflendirdiği şu sözleri gibi:

''Çeşitli devirlerde, insanları idare etmek için Allah tarafından geldiği iddia olunan bütün indirilmiş semavî kitapları tam ve derinliğine araştırdıysam da, tahrif olundukları için, hiçbirisinde aradığım hikmet ve tam isabeti göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyet, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedîlerin (sav) Kur’ân’ı, bunların dışındadır.

Ben, Kur’ân’ı her yönden tetkik ettim, her kelimesinde büyük hikmetler gördüm. Muhammedîlerin (sav) düşmanları, bu kitap Muhammed’in (sav) kendi yazısı olduğunu iddia ediyorlarsa da, en mükemmel, hattâ en gelişmiş bir beyinden böyle harikanın çıktığını iddia etmek, hakikatlere göz kapayarak kin ve nefrete âlet olmak mânâsını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle bağdaştırılamaz.

Ben şunu iddia ediyorum ki: Hazret-i Muhammed seçkin bir kudrettir. Destgâh-ı kudretin böyle ikinci bir vücudu saha-i imkâna getirmesi, ihtimalden uzaktır.

Ya Muhammed! Seninle aynı asır ve zaman diliminde yaşayamadığımdan dolayı üzüntülüyüm.

Yaymış olduğun bu kitap, senin değil. Belki Allah tarafından geldiğini inkâr etmek, ilim kanunlarının boş ve gereksiz olduğunu iddia etmek gibi gülünçtür.

İnsanlık senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra bir daha göremeyecektir. Binaenaleyh, huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim.'' demesini görmezden geldikleri gibi...''

Hangimiz Sevgili Peygamberimizi böyle övebildik, hakkıyla tanıyıp, anlayamayan nasıl övsün ki. Bakıyorum herkes, en meşhur dünya klasiklerinin hatmetme yarışında. Hatim dedim de, kaçımız Kutsal Kitabımız Kur'anı bırakın asli harfleriyle okumayı, muteber bir meal ya da Cumhuriyetin kuruluşunda resmi devlet eliyle, Hamdi efendiye (ki çok şükür emin ve alim bir zata) yazdırılan meşhur Elmalılı Tefsirini okudu !
Tolstoy ve eserlerini tanıdığımız kadar, kendi değerlerimizi ve tabi ilk başta Sevgili Peygamberimizi, hayatını, getirdiği dini tanımıyoruz.

Bazı çevrelerin, din ve dini kitaplardan şeytan görmüş gibi bağnazca kaçtıkları bir zamanda Bismark ya da Tolstoy gibi ünlülerin Peygamberimizi övmesi, övenleri kıymetlendirir, övüleni Allah zaten kutsal kitabında övmüş.

Günümüzde nasıl, kriptolar varsa, aynen zıddından gizli Müslümanlar da tahminimizden de fazla. Bunlardan birisi de İngiliz Prens Charles olduğu ve Prensin ramazan ayı gelince sessizce bir adaya güya tatile gittiği (oruç tutmak için) sır değil.

Tolstoy'un bu kitabı da uzun yıllar, halklardan saklanmıştır! Olur da etkilenir İslam ile ilgilenip, Müslüman olurlar ! Özellikle hriatiyanlardan kaçırılan ve ABD'de askeri müzede saklanan Barnaba İncili gibi...! (İncil'de Peygamberimizin gelcek son elçi olduğu hakikati Hz.İsa (as) diliyle müjdelenir.)

"Benim için Muhammedilik, haça tapmaktan, Hrıstiyanlıktan mukayese edilmeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her insan şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek olan Allah'ı ve O'nun peygamberini kabul ederdi.."

'Muhammed, insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor. Müslümanların Allah'tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur.' Lev Nikolayeviç TOLSTOY(Lev Nikolayeviç TOLSTOY) şeklinde övgüsü de, bizim dinimize ekstra bir değer katmaz ama Tolstoy'u kıymetlendirir.

Tolstoy'un da gizli Müslüman olduğu ve gizlice Müslüman merasimi ile gömüldüğü iddiaları o yıllarda bayan Porohova tarafından Rus medyasında yer almıştır. Bunun kanıtı olarak da, Tolstoy'un mezarının başında hac bulunmaması gösterilir. İnşallah böyle bir deha Müslüman ölmüştür temennisiyle...
Çok çok mutluyum sevgili 1K üyeleri. Bu kitabı okumanın bana verdiği mutluluğu nasıl tarif etmeliyim bilmiyorum, nedenini sonra açıklayacağım, biraz kitaptan bahsedeyim :)

*okur kaçıran uyarısı :)

Öncelikle elimdeki kitabın çevirisi Dr. Arif Arslan'a ait, Şubat 2017'de basılmış 1. Baskıdır.

Kitap beş bölümden oluşmakta:

Birinci bölüm, Tolstoy'un, Abdullah el-Sühreverdi'nin "Hz. Muhammed'in Hadisleri" kitabından aldığı hadisleri bulunduruyor, hadislerin kaynağı çevirmen tarafından tespit edilmiş olup dipnot olarak verilmiştir.

Bu bölüm hadis kitabı okuma etkisi veriyor ve birçok hadise zaten aşina olduğumuz için yabancılık çekmiyoruz. "Bu kitap neden gizlenmiş ki" diye düşünebiliyoruz.

Bu noktada çevirmenin bizlere uyarısı var: "Tolstoy, Müslümanlığı Komünizmin en üst seviyede temsil edildiği ve fikir olarak en kuvvetli olduğu bir zamanda dile getirmişti. O zaman böyle bir işe girişmek için belki de işkence ve idamı göze almak gerekiyordu. Tolstoy işte bunu yaptı." (Sf. 13)

Bilmelisiniz ki, kitabın asıl ismi "Hz Muhammed'in Kuran'a Girmemiş Hadisleri" olmasına rağmen Arif Arslan bu ismi değiştirmiş ve mevcut bulunan "Hz. Muhammed" ismini tercih etmiş, gerekçe olarak da şunları söylemiştir:

"Bizce bu isim yanlıştı. Çünkü Kur'an Allah kelamıdır. Hadis ise Hz. Muhammed'in sözleridir. Doğrudur, Hz. Muhammed, seçilmiş bir kuldur ama yine de kuldur. Bu konuda biz de, Tolstoy'un risalesinin isminin "Hz. Muhammed" olarak sunulmasının daha doğru olduğunu düşündük." (Sf. 9)

Buradan anladığım kadarıyla Tolstoy'un bu ismi verme sebebi Hz. Muhammed'e olan sevgisinin yoğunluğundan ve O'nun (sallallahu aleyhi ve sellem) sözlerini Kuran'a eklenecek kadar yüce görmesindendir. En doğrusunu Allah bilir, seven sevdiğiyle beraberdir.

İkinci Bölüm, Tolstoy'un Azeri kökenli General İbrahim Ağa ile evli olan Rus asıllı Bayan Yelena Vekilova'nın mektuplaşmalarından oluşuyor.

Yelena Vekilova, üç çocuk sahibi bir anne olup Hıristiyan'dır. Eşi İbrahim Ağa ise Müslüman'dır. Aile Rusya'da yaşamaktadır. Ve aralarındaki dinî farklılıktan dolayı çocuklarının kimliklerinde hangi din yazması gerektiği konusunu Bayan Yelena Vekilova, Tolstoy'a danışmaktadır.

Bayan Vekilova gerçekten Tolstoy'un görüşlerini çok önemsemiş ve mektubunda ona "Bizim çok sevdiğimiz hocamız Lev Nikolayeviç!" hitabında bulunmuştur. (Sf. 51)

Bu bölüm tamamen bu konu üzerine olup dikkatimi celbeden kısımlar şu satırlardır:

"Bunu söylemek her ne kadar tuhaf olsa da benim (Tolstoy) için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlıktan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her Provoslav (Hıristiyan) ve her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah'ı ve O'nun Peygamberini kabul ederdi." (Sf. 46)

"Sofya Andreyevna (Tolstoy'un Arkadaşı): Hangisi daha iyidir? Hıristiyanlık mı, Müslümanlık mı?

Tolstoy: Benim için açıktır ki, Müslümanlık daha iyidir, daha üstündür." (Sf. 59)

Üçüncü bölüm Tolstoy'un "İtiraflarım" adlı eserinden alıntıları içermektedir.

Bu bölüme başlamadan önce Tolstoy'un bir sözü dikkat çekmektedir: "Hıristiyanlığı kabul edemiyorum."

İtiraflarım kitabı bildiğiniz üzere Tolstoy'un aklının karıştığı ve yaşamın sebebini, Allahın varlığını araştırdığı bir dönemde yazılmış, arayış kitabıdır.

Dördüncü bölüm Tolstoy'un yazmış olduğu "Muhammed'in Kur'an'a Girmeyen Hadisleri" kitabının orjinal Rusça baskısı; beşinci bölüm ise Bayan Vekilova ile olan mektuplarının Azeri Türkçesi ile yazılmış halidir. Bu bölüm söylenenlere kanıt niteliği taşımaktadır.

Evet sevgili okur, işte beni çok çok mutlu eden kısım şudur: Tolstoy'un İslamiyeti kabul edişi..

Bunu kabul etmeyen kesim olabilir, esasen Allah kabul ettikten sonra insanların kabul etmemesinin pek bir önemi yoktur muhakkak. Kabul etmeyenlerin de neden kabul etmediği düşündürücüdür. Zira İtiraflarım'ı okuyanlar bilir ki Tolstoy'un sorduğu soruların cevabı, aradığı şeylerin karşılığı İslâm'da mevcuttur. Bu aşama da bu kişilerin kabul etmeme sebebi, ihtimaldir ki, Tolstoy'u örnek alanların Müslüman olabilir olması.

İtiraflarım'ı okurken ben, görenler, kitabın ne anlattığını sorduğunda "arayış içinde bir yazar, umarım Müslüman olmuştur" derdim hep. Ve gerçekten bunu çok çok istemiştim. İşte Bu kitap beni çok sevindirdi, müjdeydi benim için.

Ve görünen o ki, Müslüman olan tek düşünür Tolstoy değilmiş: "Batı'da oldukça ünlü olan ve daha sonra Müslüman olanlar yalnızca bu isim değildi tabi ki. Daha eskilere gidersek, Prens Bismark, Goethe ve benzerleri ile yine bir Rus olan A. Puşkin ve diğerleri de söz konusuydu. Bu diğerlerinden biri de, yazar Alev Alatlı'dan başka hemen hiç kimsenin haberi olmadığı 2000'lerin başında Müslüman olan Rusya Din İşleri Başkanı Polosin'di." (Sf. 11)

Şimdi aklımda o delice soru: Acaba Tolstoy hangi mezheptendi? :D
Tolstoy'un hakikati arayışı takdire şayan.Ciddiyetle çalışmış fakat gününün şartlarında ancak bu kadar başarabilmiş.Onun "İtiraflarım" eserini okumanızı şiddetle tavsiye ederim.Bir insanın kendi inancının ve yaşamının kritiğini yapması açısından örnek bir eser.
Tolstoy" O'nu hissettiğim ve O'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse, o vardır. O onsuz yaşanmayan şeydir. Allah'ı bilmek ve yaşamak, bir ve aynı şeydir. Allah yaşamdır. Allah'ı arayarak yaşadığım takdirde, yaşam Allah'sız olmaz."demiştir. Bu tasvir bile kesinlikle büyüleyici.. bir Müslüman olarak kitabı okuduğumda etkilendiğimi söylemeliyim. Tolstoy bu kitapta kendi içinde bir boşluk hissediyor ve tatmin olabilmek için dinler arasında bir kıyaslama yapıyor hristiyanlık ona yeterli gelmeyince İslama yöneliyor gerçekten etkileyici...
Öncelikle şu gizlenen kitap ve ilginç bir kapak ciddiyeti azaltıyor insanlarda, dikkat çekmek çok satmak için yapılmış bence ama tam tersi etki yaptı bence. (Benim okuduğum Öteki Yayınevi tarafından basılan kitaptı bu arada)
Ben şimdi kitabı size izah edicem, toplanın.
Şimdi bu Tolstoy abimiz malum arayışta biri İtiraflarım kitabında da okumuşsunuzdur. Ölmeden iki yıl önce Hint bir alimin "Hz. Muhammed'in Hadisleri" kitabını okuyup etkileniyor. Bunun üzerine en çok beğendiği hadislerden seçerek Peygamberimiz üzerine bir kitap yazıyor. Ama sonra bir iki yıl içinde ölüyor. Her ne kadar Tolstoy İslam dini ve peygamberimiz için güzel sözler söylemiş, beğenmiş olsa da müslüman olduğuna dair bir kanıt ya da kendi ifadesi yok. Ama buna rağmen Tolstoy döneminin çok etkili bir yazarı olması ve halk tarafından çok sevilmesi nedeniyle İslam dinine karşı bu kitap bir ilgi uyandırabilir diye Sovyetler, KGB falan kitabın basılmasına izin vermemiş. Olay bu.
Bu kitapta Tolstoy'un seçip yayınladığı hadislerden ve hristiyan anne ile müslüman bir babanın, çocuklarının hangi dini seçmesi konusunda kendisine mektup yazması üzerine Tolstoy'un yazdığı cevap mektubunu içeriyor. Tolstoy burada İslam dinini tavsiye ediyor. İslamın Hristiyanlıktan daha iyi olduğunu falan anlatıyor. Kim bilir belki son nefesini vermeden kendisi de müslüman olmuştur. Allahu yalemu. Bizimkisi bir ümit.
Tolstoy’un Hz. Muhammed adlı bir kitabı olması, ateizmin yaygın olduğu bir Rusya döneminde Müslümanlığı seçmiş ve akıl danışılan bir dindar olarak bilinmesi Rus halkı ve özellikle Rus aydınlar Tolstoy'u ilahi bir kuvvete sahip gibi seviyorlardı. Kitabın bildiğimiz ayet ve hadislerden derlenmiş olması , gerçek adalet ve eşitliğin, gerçek kardeşlik ve fedakarlığın yerinin İslam olduğu, hatta insana saygı ve sevginin ve daha ötesinin de yerinin yine İslam olduğunu vurgulamak istemiştir..

"Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hristiyanlıktan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah'ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.."
''İnsanlara ne kadar acı ve rahatsız edici gelse bile
her zaman hakikati söyleyin.''

Tirmizi,Fiten-26
"Eğer ben daha iyi olanı biliyorsam ve buna gücüm de yetiyorsa, kendimi daha iyi olana vermekten neden geri kalacaktım?"
"Eğer insan yaşamı tek başına alt etmek isterse mahvolur. İnsan, yaşamı sadece kendisi için değil, herkes için alt etmek zorunda. Eğer bunu yapıyorsa mutludur, yaşamı da mantıklıdır."
"Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlık'tan) mukayese edilemeyecek kadar yükseklikte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammedliği; tek Allah'ın ve onun Peygamberini kabul ederdi..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hz. Muhammed
Alt başlık:
Lev Tolstoy’un Hz. Muhammed'le İlgili Gizlenen Kitabı
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9786056691225
Çeviri:
Arif Arslan
Yayınevi:
Çalıkuşu Kitap
“...Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlık’tan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.”
Lev N. Tolstoy (1828-1910)

Ünlü Rus yazarı L. N. Tolstoy, 1908 yılında, Abdullah El-SÜHREVERDİ’nin Hindistan’da basılmış “Hz. Muhammed’in Hadisleri” kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapçık) tertip etmiş, bunu Rusya’nın ’Posrednik’ adlı yayınevinde bastırmıştır.

Rus halkı ve özellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoy’u ilahi bir kuvvete sahip görüyor ve onun İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu içinde İslam’a güçlü bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yüzden de Tolstoy’un Hz. Muhammed’in hadislerinden derlediği kitapçığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye çalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapçık) ile Rus okurlarını Hz. Muhammed’in hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seçtiği konularda ’fakirlik’ ve ’eşitlik’ gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına özen göstermiştir.

Tolstoy, seçip kitapçık haline getirdiği bu hadislerle, gerçek adalet ve eşitliğin, kardeşlik ve fedakârlığın, insana saygı ile sevginin İslam’da olduğunu vurgulamak istemiştir…

Kitabı okuyanlar 621 okur

  • I'skender Y'ılmaz
  • Esat Yener Baskur
  • Mehmet Gökay
  • Hatice Aci
  • mahmut ferhat alptekin
  • Tahacan Karahüseyin
  • Mehmet Ali
  • Melis T.
  • Gülnur Balcıoğlu
  • Firuze Bihter

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%1.9
18-24 Yaş
%20.9
25-34 Yaş
%39.9
35-44 Yaş
%19.6
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.9 (44)
9
%21.2 (36)
8
%25.3 (43)
7
%14.1 (24)
6
%8.8 (15)
5
%1.2 (2)
4
%1.2 (2)
3
%2.4 (4)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları