Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi

·
Okunma
·
Beğeni
·
89
Gösterim
Adı:
Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057982179
Orijinal adı:
Die Mohammedanisch-Arabische Kulturperiode
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Hz. Muhammed ve Arap İslam Kültürü
Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
Arap-İslam kültürünü, uygarlaşma sürecinin özellikle Batı dünyası için önemli bir halkası, ilkçağ kültür ve uygarlığı ile Rönesans Avrupası arasında bir köprü olarak değerlendiren Bebel. 19. yüzyıl Avrupası’nın hak-adalet-eşitlik anlayışının 13. yüzyıl Arap-İslam düzeyinin gerisinde kalışına dikkati çekiyor. Doğu-Batı, İslam-Hıristiyan karşıtlığının, körüklenen yapay gerginlik ve ikilemlerin sık sık öne çıkarıldığı günümüzde, sadece İslamiyete değil bütün büyük, tarihsel dinlere "bilimsel" bir yöntemle, nesnel, önyargısız bakmanın zorunluğuna alçakgönüllü ama yetkin bir örnek olan bu klasik metin, her yönüyle güncelliğini koruyor.
177 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
August Bebel dipnotlara fazla yer vermediği kitabında Muhammed'in peygamberliğe hazırlanışı ve peygamberlik dönemi ile birlikte İslam'ın doğuşu, yayılışını çok akıcı ve anlaşılır bir dille anlatmış. Kitabı çok beğendiğimi söyleyebilirim.
August Bebel'in şu tespitine, Kuran, hadis ve İslam tarihi bilen birisi olarak katılmadığımı da belirtmek isterim. Bu bölümü aynen aktarmak istiyorum. '' Ayrıca daha sonraki yüzyıllarda ahlaksal çöküntüye uğramış yöneticiler gitgide dümeni daha çok ele geçirmişler ve nihayet bu dümen, barbar bir halk olan Selçukluların tümüyle denetimi altına girince, bu halkın gaddarlığı ve vahşiliği, Avrupa’ya İslamiyet’in ruhunun ifadesi olarak yansımakta gecikmemiştir.'' August Bebel'in bu anlatımlarının aksine Türkleri gaddar ve vahşi yapan İslam'dır.
İnsan bencildir, dünyanın sırf kendisi için var olduğunu sanıp, başka bir nedenin olabileceğini kavrayamaz. O zaman da, dünyanın tadını iyice çıkarabilmesi için yeryüzündeki hayatın bitmeyeceğini, bitmemesi, gerektiğini düşünür.
İnsan bencildir, dünyanın sırf kendisi için var olduğunu sanıp, başka bir nedenin olabileceğini kavrayamaz. O zaman da, dünyanın tadını iyice çıkarabilmesi için yeryüzündeki hayatın bitmeyeceğini, bitmemesi, gerektiğini düşünür. Bu dünya da işler yolunda gitmemişse, umutları öteki dünyaya taşıyacaktır. İşte insanın bu bağlamda yürüttüğü bu basit aklın, öyle anlaşılmayacak bir yanı yok, kaldı ki böyle düşünmesi insanın bencilliği göz önünde tutulduğunda öylesine doğal ki, öteki dünyayı vadeden öğretilerin kolayca yandaş bulmasına hiç şaşmamak gerek.
Kadınların Muhammed döneminde, daha sonraki dönemlere kıyasla çok daha gelişmiş bir sosyal konuma sahip olduklarını hemen başta söyleyelim. Daha sonraki dönemlerde kadınların aleyhine yönelen olumsuz gelişmede Türk ve İran etkisinin yanında, hareminde önemli bir rol oynadığı kesindir.
Büyük din sistemlerinin Doğuda ve hemen
hemen aynı bölgelerde doğup ortaya çıkmış olmalarına
rastlantı gözüyle bakamayız. Musevilik,Hıristiyanlık ve Müslümanlığın beşikleri, coğrafi
yönden birbirine bitişik sayılır. İbrahim’in
sürüsünü otlattığı ve gömüldüğü söylenen topraklar,
Muhammed’in doğduğu, öldüğü ve
dini yaydığı topraklardan o günün koşullarına
göre sadece birkaç günlük bir uzaklıktadır. Hıristiyanlığın
beşiğiyse, Museviliğin anayurduyla
örtüşür.
İskenderiye Kütüphanesi, MÖ 3. yüzyılın başlarında Mısır'ın İskenderiye kentinde Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuş olan kütüphanedir. İskenderiye Müzesi olarak bilinen araştırma enstitüsünün bir bölümü olarak inşa edildi. İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş önemli eserlerden biridir. Eski kaynaklar, burada 150 bin cilt el yazması eserin toplandığını kaydeder.
Bu kütüphanenin, çıkan çeşitli fanatik görüşler nedeniyle, antik Pagan tapınakları ve yapıların imhası sırasında Hıristiyanlar tarafından yakıldığı yönünde görüş birliği vardır.
Din düşüncesini, dinsel tapınmayı hazırlayan ilk etmen, kavranamayan ve nedenleri açıklanamayan doğa olaylarıdır. Bu olaylar ortaya ne kadar şiddetli, ne kadar görkemli çıkar, bunlar henüz gelişip aydınlanmamış ilkel insanın yabanıl duygularına etkir ve onun hayal gücü bu olayların şiddeti ürkütücülüğü ve esrarengizliğiyle ne kadar çok uyarılma, insanın gözü önünde olup bitenin düzenleyicisi ve nedeni saydığı varlığa ilişkin tasarım ve düşünceleri de o kadar canlı ve hayal gücü yönünden zengin olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057982179
Orijinal adı:
Die Mohammedanisch-Arabische Kulturperiode
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Baskılar:
Hz. Muhammed ve Arap İslam Kültürü
Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
Arap-İslam kültürünü, uygarlaşma sürecinin özellikle Batı dünyası için önemli bir halkası, ilkçağ kültür ve uygarlığı ile Rönesans Avrupası arasında bir köprü olarak değerlendiren Bebel. 19. yüzyıl Avrupası’nın hak-adalet-eşitlik anlayışının 13. yüzyıl Arap-İslam düzeyinin gerisinde kalışına dikkati çekiyor. Doğu-Batı, İslam-Hıristiyan karşıtlığının, körüklenen yapay gerginlik ve ikilemlerin sık sık öne çıkarıldığı günümüzde, sadece İslamiyete değil bütün büyük, tarihsel dinlere "bilimsel" bir yöntemle, nesnel, önyargısız bakmanın zorunluğuna alçakgönüllü ama yetkin bir örnek olan bu klasik metin, her yönüyle güncelliğini koruyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0