Hz. Muhammed'in Hocaları

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.379
Gösterim
Adı:
Hz. Muhammed'in Hocaları
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054399383
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Kur'an'daki birçok ayetin kökeni nedir?


Hz. Muhammed'e peygamberlik yolunda hocalık edenler kimlerdi?
Hz. Hatice'nin bu konudaki rolü neydi?
Hz. Muhammed ortaya çıkmadan önce Mekke'de Allah inancı var mıydı?
Kur'an'daki ayetlerde Tevrat, İncil, diğer eski inanç ve kültürler ne derece etkili oldu?
Ortadoğu'da tanrı görevlendirmesi öteden beri var oldu mu?

Arif Tekin bu ve bunun gibi sorulara putperestlikten başlayarak ayetler eşliğinde yanıt ararken tüm bilgileri kaynaktan aktarıyor. Kur'an'daki ayetlerin pek çoğunun, daha önce Arap şair ve düşünürler tarafından da dile getirildiğini; bu bilgileri Hz. Muhammed'e aktaran, ona hocalık eden kişilerin var olduğunu önemle vurguluyor

Yazar, Hz. Muhammed döneminde tüm insanların putperestlikten arınıp tek tanrı etrafında birleştiği söyleminin gerçekleri yansıtmadığı düşüncesine ulaşırken; Kur'an'daki bilgilerin eskilerin devamı olduğu sonucuna varıyor.

Kitabın bir başka can alıcı noktası da, İslam âlemi ve Türkiye'deki din bilimcilerin belli başlı sorunlara değinmeyip sessiz kalmalarıdır! Unutmayalım ki, tabuları sorgulamazsak, karanlıktan çıkamayız.
(Tanıtım Bülteninden)
230 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Muhammed'in asıl hocası içinden çıktığı Arap kültürüdür. Tevrat ve incil'den de alıntılar vardır. Arap kültürü deyince de sözlü olarak nesilden nesile aktarılan mitler ve Arap şiiridir. Özellikle o dönemin önemli şairlerin şiirlerinden Kuran içerisinde rastlamak mümkün. Kitap da bu konular kaynaklarından açıklamaya çalışılmış.
230 syf.
·Puan vermedi
Kutsal kitabı okuduğum zaman kafama takılan soruların büyük bir kısmını bu kitapta buldum, benim için çok faydalı oldu. Kur'an'ın mealini okuduğum da ayetler arasındaki uçurum kafamı çok kurcalıyordu (benim düşünceme göre) , aynı kişi tarafından yazıldığını düşünmüyordum en azından tek bir kişi tarafından. Arif tekin kaynak göstererek konuyu detaylıca anlatıyor.
Benim gibi bu tarz konularda kafasında soru işaretleri olanlara tavsiye ediyorum. Gayet başarılı
Daha evvel "Hz. Ömer'in Kur'an'daki İzleri" kitabını okuyup, kısmen beğendiğim Arif Tekin'in "Hz. Muhammed'in Hocaları" çalışması, benim için daha önemli. Bu böyle olmakla birlikte, bu sâhanın kusurlarından münezzeh değil. Turan Dursun'dan okuduğum ilk kitapta ("Din ve Seks") oluşan olumsuz kanaatim, sonrakilerde de ("Kutsal Kitapların Kaynakları") maalesef değişmedi: Muârızları tarafından da klasik Arapçayı iyi bildiği söylenen bu kişi, bana göre ne yazmayı biliyordu ne de metodu vardı. Kuvvetli olduğu söylenen dil (dolayısıyla kaynak) bilgisiyle zıtlık içeren çiğ yorumlar ve fenâ hâlde kahvehâne üslûbu!..

Arif Tekin'in bu iki kitabında o çiğ üslûp neyse ki yok; fakat Tekin'de de mukayese ve dolayısıyla çıkarım eksikleri var. Böylesine önemli konularda çalışan bir insan "Tanrının kalkıp geceleyin faydası olmadığı hâlde onun (Hz. Îsâ'nın -o.ü.) nâşını kabirden kaçırması neye yarar ki?" (s.55) sorusunu sormaz; sormamalı. Aynı şekilde; insanları dirilten biri, nasıl karşı tarafın eline geçer, de dememeli. Bu mantıkla; başta Dumuzi olmak üzere, bereket tanrılarının (üstelik her yıl) ölümlerine de şaşırmamız gerekir. Bence böylesi anakronik soruların sebebi, kutsal metinleri ontolojik gerçeklerinden; yâni mitolojinin ışığından okuyamamaktır. Sembolik motifleri gözardı etmek, zannımca büyük bir hatâdır. İtirazım bunadır; yoksa maalesef doğrulama ve mukayese edebilme imkânımın olmadığı klasik Arapça hâkimiyetine değil.

(Buna rağmen, İslâmî zâviyeden yayımlar yapan Ankara Okulu'nun kitaplarından doğrulayabilme imkânım, beni mutlu ediyor.)
230 syf.
·9 günde·10/10 puan
Genel olarak Arif tekin kitaplarından bihaber olanlar onun yazdıklarına şüpheci ve inanmamak ive iftira dolu yazılar kaleme aldığı hissine kapılabilir. Eğer dogmalara karşı açık görüşlü iseniz yazarın haksız olmadığını göreceksiniz. Daha önce pek çok kitabını okuma şansını bulduğum bu kıymetli insanın fikirlerine inançlı veya inançsız olan herkese tavsiye ederim.
230 syf.
·11 günde·8/10 puan
Dilini ağır buldum özellikle başlarda beni biraz yordu diyebilirim. Bu tür konulara ilgi duyuyorsanız değerlendirilebilecek bir kitap diyebilirim.
230 syf.
Benim için çok bilgilendirici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Dönemin koşullarını başarılı bir şekilde aktarmış yazar. Farklı bir bakış açısı kazanmak için, okumanızı tavsiye ederim.
Vaazlarda hep söylenir, efendim Kur'an'da geçiyor ki "Bilenlerle bilmeyenler bir mi olur?" diye. Yani Kur'an ilme önem verir diyorlar. Bir kere ayet fizik, kimya, biyoloji gibi ilimlerden bahsetmiyor. Buradaki bilgiden neyin kastedildiğini anlamak için ayetten önceki bir iki cümleye bakmak lazım. Hemen bir önceki ayeti de görelim:" Gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak Allah'a ibadet eden, ahiretten korkan ve rabbinin rahmetini umanla bunun tersi bir olur mu? De ki: 'Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?' Doğrusu ancak sağduyu sahipleri öğüt alır!" deniliyor. Demek ki burada bilgiden kasıt, gece secde edip namaz kılmak, ibadet etmek demektir. Yani Allah burada insanı kendine ibadet etmeye teşvikten bahsediyor ve bilgi dediği şey insanın kendisine kul köle olması, bol bol namaz, secde etmesidir. Ayet gayet açıktır; yoksa ilme teşvik varmış gibi, sanki ilim tahsiliyle ilgili bir devrim önerilmiş gibi anlam çıkaramayız. Başka bir ayette gözü olanla kör olan aynı mı deniliyor. Bunlar faydalı mı değil mi tartışmalarından ziyade; ben burada konumuzla ilgili farklı bir şey söylemek isterim. İşte bütün bunlar da Ümeyye'nin şiirlerinde var. Evet; Ümeyye'nin şiirlerinde, gözü olanla kör olan aynı olur mu ifadesi de vardır. Bu cümle olduğu gibi Kur'an'da da geçiyor.
Görüldüğü gibi Kur'an'da var olan bilgiler daha önce kimileri tarafından detayına kadar işlenmiştir. Son olarak şöyle bitirmek isterim: Kur'an'da yaklaşık altı bin ayet var. Acaba tek bir ayet bile gösterilebilir mi ki ondan olmazsa hayat felç olur!
Diğer yandan şeytana taş atmayı, Arafat'ta durmayı, Kabe etrafında tur atmayı, Safa ile Merve arasında gidip gelmeyi kabul ediyor, bunu putperestlik saymıyorlar.
Peki Hz. Muhammed bunu önledi mi? Elbette hayır. Cariyeliği onayladı ve onun hatunlarından Cüveyriye, Safiye, Reyhane, Marya Kıptı gibileri cariyeydi. Yani Muhammed bu müesseseyi kapatmadı. Hiç olmazsa önceki insanlar yapmışlarsa da kendi kararlarıyla yapmışlardır. Hz. Muhammed ise cariyelik kurumunun varlığını tanrıya mal etti ki, bu öncekinden daha tehlikeli.
Ey Meryem oğlu İsa! Henüz beşikte iken insanlarla konuşuyordun deniliyor (maide 110)
İşte, "beşikte iken konuşuyordun" hikayesi İncil'de yok.
Aşağıda okuyacağınız hutbe Kuss b.saide iyadi'ye aittir. İslam peygamberi Muhammed henüz Allah'ın elçisi olduğunu yani peygamberliğini iilan etmeden vefat ediyor. Hicretten 23yıl evvel. Ki o o zaman otuz yaşında ve peygamberlik iddiasında yok.

Ey insanlar! Herşey fanidir; baki olan ancak Allah'tır ki birdir, eşi benzeri yoktur! İbadet ancak ona yapılır. Allah doğmamış doğrulmamıştır.

Kussun bu hutbesi bir çok İslami kaynakta geçiyor. İbni kesir ve Beyhakî de onun bir rivayetine detaylıca yer ayırmıştır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hz. Muhammed'in Hocaları
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054399383
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Kur'an'daki birçok ayetin kökeni nedir?


Hz. Muhammed'e peygamberlik yolunda hocalık edenler kimlerdi?
Hz. Hatice'nin bu konudaki rolü neydi?
Hz. Muhammed ortaya çıkmadan önce Mekke'de Allah inancı var mıydı?
Kur'an'daki ayetlerde Tevrat, İncil, diğer eski inanç ve kültürler ne derece etkili oldu?
Ortadoğu'da tanrı görevlendirmesi öteden beri var oldu mu?

Arif Tekin bu ve bunun gibi sorulara putperestlikten başlayarak ayetler eşliğinde yanıt ararken tüm bilgileri kaynaktan aktarıyor. Kur'an'daki ayetlerin pek çoğunun, daha önce Arap şair ve düşünürler tarafından da dile getirildiğini; bu bilgileri Hz. Muhammed'e aktaran, ona hocalık eden kişilerin var olduğunu önemle vurguluyor

Yazar, Hz. Muhammed döneminde tüm insanların putperestlikten arınıp tek tanrı etrafında birleştiği söyleminin gerçekleri yansıtmadığı düşüncesine ulaşırken; Kur'an'daki bilgilerin eskilerin devamı olduğu sonucuna varıyor.

Kitabın bir başka can alıcı noktası da, İslam âlemi ve Türkiye'deki din bilimcilerin belli başlı sorunlara değinmeyip sessiz kalmalarıdır! Unutmayalım ki, tabuları sorgulamazsak, karanlıktan çıkamayız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Candan Kaya
  • Buket Öztürk
  • Pınar Ömer
  • Cemil DOĞAN
  • cihan yilmaz
  • Meryem bilgen
  • Osman Aygün
  • Herakleitos
  • Ugur
  • eyüp duman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (6)
9
%30 (6)
8
%15 (3)
7
%10 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%15 (3)