İbn-i Arabi Konuşuyor: Fütühat-ı Mekkiyye'den Öğütler Pınarı

·
Okunma
·
Beğeni
·
2133
Gösterim
Adı:
İbn-i Arabi Konuşuyor: Fütühat-ı Mekkiyye'den Öğütler Pınarı
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053025290
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erkam Yayınları
İbn Arabî, kendisini çok yönlü yetiştirmiş bir âlim ve âriftir. Kıraat ilminde genç yaşta icazet almış, çok sayıda hadis üstatlarından hadis dinlemiş ve okumuştur. Diğer İslâmî ilimlerden de aynı şekilde büyük bir nasibe erişmiş ve böylece ilmî alt yapısını sağlam bir zemine oturtmuştur. Fakat onun esas şöhreti, zahirî ilimlere vukûfiyetinden ziyâde, İslâm maneviyâtı, diğer bir ifadeyle tasavvufî alandaki engin irfânından ve bu alanda ortaya koyduğu kendine has yorum ve değerlendirmelerden neş’et etmiştir. Öyle ki bu alanda âdeta erişilemez bir keşfe ve irfâna erdiği hüsn-i zanniyle, özellikle sûfiyye tarafından kendisine, “Şeyhu’l-Ekber” vasfı verilmiştir. Hatta tasavvuf literatüründe mutlak anlamda “Şeyh” denilince “İbn Arabî” kastedilir olmuştur.
480 syf.
·532 günde·Beğendi·10/10
Fütûhat-ı Mekkiyye anlaşılmasını kolaylaştırmak için kitabı 8 cilt olarak bölünmüş ve günümüz Türkçesi ile yeniden basılmıştır. Şu an okuduğum kitap bu değil ama sitede bu isimde başka kitap olmadığı için bu ismi tercih ettim. Okuduğum cilt Kuran'ı Kerim'i Anlamak...
%7 (33/495)
Allah hakkında bir durumu zorunlu gören kimse O' nun hakkında zorunlunun tanımını zorunlu saymış demektir. Halbuki böyle bir şey doğru mezheplerde , Allah hakkında imkansızdır.
bir çok kez, bir çok dile çevrilen Fütühat-ı Mekkiyye isimli ünlü İbn Arabi eseri....
Ekrem Demirli'nin başında olduğu bir ekip ile çevrildi.
Günümüz Türkçesine uygun bir şekilde. Litera Yayıncılık tarafından 18 cilt olarak basıldı.
Buyrun ziyafete, artık okunmaması için hiç bir mazeret kalmadı.
Kültür tarihimizin bu devasa inci tanelerinin, latinize edilmesine değilde direk anlaşılır günümüz Türkçesine çevrilmesini, Tarihte Abbasiler zamanında başlayan Tercüme Hareketlerine benzetmekle teşbihte hata yapmıyorum sanırım....
İnşallah bir çığ gibi büyümesi dileklerimle
495 syf.
·Puan vermedi
İbn arabi hazretlerinin eserinin çevirisinin ilk cildi. Konulara aşina olmayanlar için hiç anlaşılmaz gelebilir özellikle harfler bölümü. Ancak sabreden okura lütufları muhakkak. Okuyup anlayanlardan olmak duasıyla.
Musa (a.s) :
- Ya Rabbi bizi cennette yaratsaydın da dünyanın mihnet ve belalarını, çeşit çeşit musibetlerini tattırmasaydın, bu bizim için daha hayırlı olmaz mıydı? dedi. Yüce Allah da:
Ya Musa! O dediğini babanız Adem'e yaptım. Fakat onun kadrini bilmedi. Tavsiyemi tutmadı. Ahdimi yerine getirmedi, bilakis bana isyan etti. Ben de onu cennetten çıkardım. Tevbe edip bana yönelince oraya iade edeceğimi kendisine vaat ettim. Onun zürriyetinden de tavsiyelerimi kabul eden ve ahdimi ifa edenden başkasını cennete sokmayacağıma yemin ettim. Benim ahdim zalimlere erişmez.
Allah, şeytanın sözünü aktarırken şöyle der;
Hüküm verildiğinde, Allah size vaatte bulundu, ben de size vaatte bulundum, siz verdiğiniz sözden döndünüz, sizin üzerinizde bir otoritem yoktur. Yani bir delilim, burhanım ve gücüm yoktur. " Sizi davet ettim, siz de bana uydunuz." Her davetçiye uyulması gerekmez. Bu nedenle Peygamberin davetinin doğruluğu hakkında mucizeler, davetin Allah'ın daveti olduğunu ispat eder. Şeytan ise ise insanları davet ettiğinde onlara delil gösteremez.
Ölüme gelirsek, hayat, sınırlı nefeslerle belirlenmiş ömürlerdir. Korku, Allah'ın cezalandırmasından ve öfkesinden kaynaklanabilir, yoksa O'na kavuşmaktan dolayı korkulmaz. Çünkü O'na kavuşmak dostu sevindirir. Ölüm ise kavuşmanın sebebidir. Öyleyse ölüm, müminin alabileceği en güzel hediyedir. Üstelik mümin onu biliyorsa, ölüm başka bir güzeldir.
 “Allah Rahme yani ana rahmine dedi ki: Seninle bağlantı kuranla bağlantı kurarım.  Seninle olan bağlantısını koparandan bağlantımı keserim”. Arşta asılı duran Rahim der ki : “ Benimle irtibat kuranla Allah irtibat kurar. Benimle olan irtibatını kesenden Allah irtibatını keser”(Müslim, Birr,6). “Ana Rahmi Rahman sözcüğünden türemiştir. Ana rahmiyle ilişki kuranla Allah ilişki kurar. Onunla ilişkisini kesenden Allah ilişkisini keser”(Tirmizi, Birr,16) mealindeki hadisleri yorumlayan Muhyiddin Arabî şöyle der : “ Bütün bağlar, ilişkiler, nesepler ve akrabalıklar ana rahmi sayesinde gerçekleşir. Allah ile kulu arasındaki ünsiyet, yani Allah’a kul olma ilişkisi de rahim( ana rahmi) sözcüğünün kökü olan rahman sayesinde gerçekleşir. Rahman karşısında rahim hangi konum da ise erkek karşısında da kadın o konumdadır. Rahim sözcüğü Rahman’ın türevi (dalı, budağı) olduğu gibi kadın da erkeğin dalı budağıdır. Havva Âdem’in bir türevi olduğu için aralarında sevgi ve merhamet vardır (Rum Suresi/30:21). Bu, Rahman(Allah)la rahim (ana) arasındaki sevgiye ve merhamete işaret eder. Bundan dolayı “sılayı rahmi” yani aynı rahimden meydana gelenlerin “sıla-i rahim” yapmaları emredilmiştir. Sevgi, doğum sonucunu getiren nikâh sebebidir. Rahmet, eşlerin birbirine duydukları özlemdir, birlikte olma arzusudur. Kadın açısından parçanın bütüne, dalın köküne, garibin vatanına duyduğu hasret ve özlemdir bu. Erkek açısından ise bütünün parçasını, kökün dalını arzulaması ve ona kavuşma isteğidir. Kök dalını arzular, zira onunla devam eder, onunla tamam olur. Erkek de ancak kadınla tamam olur. Aksi halde eksik kalır. Sevgi ve rahmet sayesinde bütün parçayı, parça bütünü arar, bulur, onunla bütünleşir, kaynaşır. Bu kaynaşma erkeğe babalık, kadına annelik vasfını kazandırır”.

Muhyiddin Arabî, kadını Allah’ın “ibda ve icat” yani yoktan var etme sıfatının mazharı olarak görür. “ Çocuk dünyaya getirince kadın, Allah’ın yaratıcılık sıfatı onda tecelli eder” der. “Kadının değerini, ondaki sırrı ve hikmeti bilen kemale erişir” der. “Dikkat ediniz, Hz. Peygamber “kadınlar bana sevdirildi” diyor. Sevdiren kim? Sevdirilmek sevmenin ilerisinde bir şeydir ve sevmeyi içerir. Sevmek beşeri, sevdirilmek ilahi kaynaklıdır. Yüce Allah peygamberine, onu kendisinden uzaklaştıran şeyleri değil, yaklaştıran şeyleri sevdirir ve kadın sevgisi erkeği Allah’a yaklaştırır.( Fütuhât, II,25, bab,249,

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İbn-i Arabi Konuşuyor: Fütühat-ı Mekkiyye'den Öğütler Pınarı
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053025290
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erkam Yayınları
İbn Arabî, kendisini çok yönlü yetiştirmiş bir âlim ve âriftir. Kıraat ilminde genç yaşta icazet almış, çok sayıda hadis üstatlarından hadis dinlemiş ve okumuştur. Diğer İslâmî ilimlerden de aynı şekilde büyük bir nasibe erişmiş ve böylece ilmî alt yapısını sağlam bir zemine oturtmuştur. Fakat onun esas şöhreti, zahirî ilimlere vukûfiyetinden ziyâde, İslâm maneviyâtı, diğer bir ifadeyle tasavvufî alandaki engin irfânından ve bu alanda ortaya koyduğu kendine has yorum ve değerlendirmelerden neş’et etmiştir. Öyle ki bu alanda âdeta erişilemez bir keşfe ve irfâna erdiği hüsn-i zanniyle, özellikle sûfiyye tarafından kendisine, “Şeyhu’l-Ekber” vasfı verilmiştir. Hatta tasavvuf literatüründe mutlak anlamda “Şeyh” denilince “İbn Arabî” kastedilir olmuştur.

Kitabı okuyanlar 48 okur

  • Cihan Koray

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0