İbn-i Sina Avicenna

9,0/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
3 beğeni  · 
42 gösterim
Kıvrım kıvrımdır Zerefşan, sessiz sedâsız akıp giderken bereket bırakır ardında. Bir yanında Amuderya, bir yanında Sırderya, o ise ortalarında; çırpınıp durur kavuşmak için sevdalısına. Bütün nehirlerin tek sevdalısı denizken, onunki çöllerin susuz kumudur. Cennete çevirmeyi dilerken koca çölü, çaresizce yutulup yok olur sarı çölün kızgın kumları arasında. Sevdalısının kollarında eriyip onunla tek beden olmak için yanıp tutuşan genç bir kızın hasreti vardır onda. Her damlası özlem, her damlası aşk, her damlası şehvet olup aşarken dağları, ovaları; kendinden geçerek çağıldar da çağıldar. Onun sesine kulak veren âşıklar; kavuşamadıkları, hasret kaldıkları sevdalılarının “bana gel” diyen sesini onun çağıltısında duyar. Kimi de takılıp bu sesin peşine, mecnun olup onunla birlikte dağ bayır demeden aşar.

Asidir Zerefşan; ne güneyindeki Kaşkaderya’ya benzer, ne de kuzeyindeki Aral’a. Kendi başına buyruk bir tay gibidir; yola gelmez, zapt edilemez. Coştu mu dur durak bilmez, alıp götürür önüne ne çıkarsa ama gönlü hoşsa huşu ile salınır durur yatağında.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2017
  • Sayfa Sayısı:
    453
  • ISBN:
    9786051805764
  • Yayınevi:
    Gece Kitaplığı
  • Kitabın Türü:
Sedâbiyât 
 22 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ben bu kitabı okudum beğendim. Ama öyle alelade okuyup alelade beğenmedim. Büyük bir zevkle, kah onurlanıp kah hüzünlenip göz yaşı dökerek, İbn-i Sina ile ilim aşkıyla dolup uyku bilmeden hastalık savaş demeden ilmederek, nice şifası yoktur denilen hastalıkları tedavi ederek, onunla şehir şehir gezerek, nice alimleri sual cenginde yenerek, hükümdarların buyruğunda bir hayat geçirerek okudum ve bütün bunları bize sunan yazarı takdir ederek beğendim.

Hey gidi İbn-i Sina!

Esra Arslan Gökçe 
20 Eki 2017 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ustunde titizlikle çalıșılmıș, 450 sayfalık; fakat bir çırpıda okunabilecek akıcı bir roman. Beni en çok etkileyen kısmı İbn-i Sina'nın ilim öğrenmeyi, aklını veren Allah'a bir borç görmesiydi.

Kitaptan 1 Alıntı

Sedâbiyât 
20 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kim kazandı ki biz yenilelim? Farkında değil misiniz savaşların galibi yoktur. Yapılan her savaşta her iki taraf da aslında hep yeniktir. Bizler toprak alamadık, kendi topraklarımıza geri dönüyoruz. Onlar ise topraklarını vermediler oldukları yerde kaldılar. Biz can verdik, onlar da can verdi. Biz üzüldük, onlar da üzüldü. Savaşları kim kazanırsa kazansın sonuçta kaybeden hep insanlar oldu. Gencecik, gün görmemiş bir sürü insan evlerinde çocuklarının, eşlerinin yanında olması gerekirken kara toprağa girdi. Ben hayatım boyunca böyle bir vahşete tanık olmamıştım. Kaybeden biri varsa emin olun ki hünkarım sadece insanlıktır. Bu savaşta kaybeden tek taraf odur.

İbn-i Sina, Yasemin Bülbül (Sayfa 329)İbn-i Sina, Yasemin Bülbül (Sayfa 329)