İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır

·
Okunma
·
Beğeni
·
256
Gösterim
Adı:
İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır
Baskı tarihi:
3 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053263470
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayınları
İbrahim bir gün evinden çıkar. Ama çıkamaz. Hiçbir yere gidemez. Bir duvara çarpar gibi kalır olduğu yerde. Bir bekçi, ona çıkışı gösterir. Orası bir eşiktir. İbrahim eşikten geçer. Öğrenir; hayatını kaybetmiştir. Hayatı, Kayıp Hayatlar Bahçesi’ndedir. Aramaya başlar orayı ki bulsun hayatını. Çok uzun sürecektir bu arayış: bir ömür belki. Belki bu romanı okuyan bazı insanlar, İbrahim’in kaybettiği hayatını aradığı bu garip dünyanın fantastik bir dünya olduğunu söyleyecektir.

Güray Süngü’nün altıncı romanı İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, bir olgunluk dönemi eseri.
“ Bir müşkülüm var Kaf dağından getirdim
Suyunu verdim, güneşe koydum, büyüttüm
Anladım senden uzakta varılırmış sana
Âdem'in aklını aşka sattığıdır..”

Zaman zaman içinde, ömür ömür içinde, rüya ömür içinde, rüya rüya içinde, bir ömür ki rüya içinde…

Süngü, eserinde gerçeği bir materyal, bir enstrüman olarak kullanıyor, asıl işi büyülü olanla, gerçeküstüyle. Gerçeğin ötesinde büyülü engin bir evren inşa ediyor. Sınırı, ötesi olmayan. Gerçeklikse bizim bu evreni ve bu yolu anlamamız için kullanılmış birer argüman sadece. Yani anlatılamayacak olanı basitleştirme çabası, O’nun o sevdiği söylemle “anlamı kelimeye zorlama” çabası.

Uzun soluklu, iç içe geçmiş bir macera bu. Tıpkı fantastik bir macera filmi izler gibi.. Dağlara, kulelere tırmanıp, denizler aşma, insansız hayatın durduğu, balkonsuz evlerin olduğu sokaklarda kaybolma, duvarın tabana, tabanın tavana döndüğü bir kulübeden ‘Hayat Kapısı’na uzanma, zamanın zamansızlığa evrildiği, zamanın görecelilik kazandığı uzun soluklu hikâyeye hepsi dahil. İnilen bir bodrumun aynı zamanda o evin tavanına çıkması da, sürekli tekraren yaşananın, yaşandıkça anlam kazanması da öyle.

Süngü’nün tarzı değişmiyor, bu romanında aslında O, tarzını pekiştiriyor. Yine labirentin içinde çıkışı bulmaya çalışan, kurguda sıkışıp kalmış, çaresiz bir başkarakter, bir yığın laf kalabalığı, kendi deyimiyle ‘zevzeklik’ yine çok katmanlı sarmal bir kurgu yapısı, döngüsellik, zaman kavramının değişkenliğini görüyoruz. Ama ek olarak burada rüya içinde rüyaların da kullanılmasıyla, anlatım yapısı, daha girift bir nitelik kazanıyor. Yani Süngü, kendini tekrar etmekten öte, özgün üslubunu belirginleştirerek daha da müşahhas bir hâle getiriyor. Bu yüzden daha evvel kurgusal giriftlik, üslup ve hikâye derinliği açısından Süngü’nün zirvesi olarak Düş Kesiği’ni görürken, kendi fikrimce bu romandan sonra artık zirvenin İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır olarak değiştiğini söyleyebilirim.

Gelelim hikâyeye… Bu da benim İbrahim’le hâlleştiğimdir. (Buradan sonrası hikayeyle alakalı detay içerdiği için bazı okurları merak kaçırma hususunda rahatsız edebilir)

Bir sabah İbrahim her gün ezbere yaptığını yapmaya çalıştı. İşe gitmek için evden çıktı ama etrafı görünmez duvarlarla çevriliydi adeta, ilerleyemedi. Ne yapsa çabası boş, bir yere sıkıştı hayatı adeta. Sonrasında yolunu öğrendi bir şekilde ve çok uzaklara gitti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken orada ona bir haber verdiler; “İbrahim, sen hayatını kaybettin” Özensizce yaşadığın için kaybettin onu, ezbere yaşadığın için. İbrahim şaşkın ama yolu da yok başladı aramaya hayatını, o uzun yolculuğa. Yolculuk ki ne zaman, ne zemin ne de boyut bildiğimiz kavramlar dahilinde. Çünkü İbrahim’e çok büyük bir evren gerek, çünkü İbrahim’in bu büyük evrende kaybolurcasına araması gerek.

İbrahim, roman boyu sordular sana; “Sahi İbrahim, senin adın neden İbrahim?” diye.

Belki de unutursan hatırla diyeydi bu mükerrer soru, yolu daha çabuk bul diye. Önce Kayıp Hayatlar Bahçesi’nden başlatman istendi asıl yolculuğu. Öyle ya, oraya varmak bile meseleydi. Bir de içine düştüğün ilk kuyunu verdiler sana; Ebru Deniz. Bu da hatırla diyeydi aslında, yolu sev diye. O, asıl mesele değildi yoksa, sadece suretlerden bir suretti.

“ Düştükse dalımızdan göğe bakarken düştük
Yine çıkarız topraktan dalımıza
Nasıl girsin cennete bir kalbe giremeyen
Allah'ın tutsun diye insana uzattığıdır “

Kapılardan geçmen gerekecek İbrahim. Ömrü bereketlendiren, yaşama anlam ve değer katan kapılardan… Hayat Kapısı’ndan, Bilgi Kapısı’ndan, Hikmet, Akıl ve Kalp Kapısı’ndan. Görüleni daha iyi görmek için, görünmeyene dair olanı duyumsamak için kapıları zorlaman gerekecek. Çünkü, insan olmak varoluşsal bir durumken, insaniyetin bilgisine ve hikmetine sahip olmak kapılar aşmayı gerektiren edimsel bir durum oluyor.

“Sahi İbrahim, senin adın neden İbrahim?” artık sen de bilmeye başlıyorsun.

O uzun yolculuk bittiğinde, her şeyin nasıl olduğunu ve nasıl olacağını artık sen de biliyordun. Belki de artık soru sormayı iyi bir biçimde öğrendiğin için yazar, cevabını bildiğin soruyu sana sordurup cevabı ise kendi verdi. Çünkü insan, onaylanmak ister. Hele de bu onaylanma Yaradan’ı tarafındansa…

Sahi İbrahim, senin adın neden İbrahim?
Galiba anladım…

‘Dedi,
“bilgeler derler ki, şu kadar yol yürürsen Kaf dağına varırsın.”
Ama yürüye yürüye bilge olan bilir ki,
o kadar yürüyünce Kaf dağı sen olursun.’

Not: Aralarda bölüm bölüm kullandığım şiir, kitaptan bağımsız, Sait Yavuz’a ait Bir Müşkülüm Var şiirinden olup, kitabın okurken aklıma düşürdüğüdür.
İnsan güzeldir. İnsanlık etmiyorsa çirkindir. İnsanlık ediyor da sen ona çirkin diyorsan, insanlık etmiyorsundur.
Oysa belki de seni gitmek istediğin yere götürecek olan, başka birini gidemediği yere götürmendir.

Kör müsün, ben körüm, kaybolanlara yol gösteriyorum.
O hooooo... senin moral yere çakılmış, zihin hızlı işliyor zira.
Efendim...
Moral diyorum, küt olmuş. Mutsuz insan daha zekidir. Daha kâti laf eder zira. Böyle diyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır
Baskı tarihi:
3 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053263470
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayınları
İbrahim bir gün evinden çıkar. Ama çıkamaz. Hiçbir yere gidemez. Bir duvara çarpar gibi kalır olduğu yerde. Bir bekçi, ona çıkışı gösterir. Orası bir eşiktir. İbrahim eşikten geçer. Öğrenir; hayatını kaybetmiştir. Hayatı, Kayıp Hayatlar Bahçesi’ndedir. Aramaya başlar orayı ki bulsun hayatını. Çok uzun sürecektir bu arayış: bir ömür belki. Belki bu romanı okuyan bazı insanlar, İbrahim’in kaybettiği hayatını aradığı bu garip dünyanın fantastik bir dünya olduğunu söyleyecektir.

Güray Süngü’nün altıncı romanı İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, bir olgunluk dönemi eseri.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Özleم
  • Verâ
  • Emin K.
  • Fatma Betül Bildik
  • Gökçe

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0