·
Okunma
·
Beğeni
·
1596
Gösterim
Adı:
İçimizdeki Şeytan
Baskı tarihi:
1965
Sayfa sayısı:
87
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Diable au Corps
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
141 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Mutluluk varılacak bir nokta değildir, varılacak noktaya giden yoldur. Sahip oldukları şeyler kişileri mutlu etmez, sahip olmadıklarımızın mutlu edeceğine inanırız. Mutluluğunda galibiyet gibi bir zıttının olduğunu hiç aklınıza getirdiniz mi? Nasıl ki galibin oluşması için birilerinin mağlup olması gerekiyorsa mutluluğunda başkalarına mutsuzluk olarak bir duygu durumu yansıması olabilme gerçeğidir. Biraz daha açalım isterseniz konuyu ve düşleyelim… Hayatın aslında bir kumar olduğu aşikârdır ve kazanan mutlu, kaybedense mutsuzdur. Yeni bir iş bulma mutluluğunuzun aslında bir başkasının işini kaybetmesinden ibarettir. Ya terfileriniz, onların mutlulukları neyden olsa gerek, geçeceğiniz pozisyonun boşluğu neden olabilir? Muhtemelen orada da bir başkasının mutsuzluğu ya da yitimi yatmaktadır. Siz şimdi burada gülüyorsanız emin olun tebessümünüzü gerçekleştirebilmek için başka yerde bir başkası gözyaşı döküyordur. İstisnai durumlar elbette vardır.

“Birileri için felaket olan, başkaları için mutluluk olur.” (Alıntı #48560011 )

Yazarımız 1903 doğumlu, savaşla iç içe yaşamış bir Fransız’dır. 20 yıllık ömrüne ise 4 tane eser sığdırmayı başarmış ve adını kendinden sonrakilere aktarmanın en güzel yolunu bulmuştur. Okuduğumuz eseri ise 17 yaşında kaleme almıştır, yaşı itibari ile eserin yalınlığı ve üslubun muazzamlığı eseri değerlendirmiş ve yazarı ölümsüzleştirmiştir.

Eser sıradan, hastalıklı, yasak bir aşkın kurgulanmasını konu etmektedir. Ancak “Hiperseksüalite” bir kişiliğin aşkın arkasına sığınıp şehvet düşkünlüğünü meşru hale getirmesi eseri okutturmaya yeterde artar bile. İçerisinde barındırdığı bencilliğin başkalarının mutsuzluğuna sebebiyet verme pahasına olsa bile bu tutumundan vazgeçmemesi, bunda diretmesi, bazı zamanlar pişman olması ve sonra yeniden bu arzularına boyun eğip bencilliğinin kölesi olmasının ustaca kaleme alınması ben dâhil bütün okurlarını kendinden almaya yetecek bir üsluptadır. Aşk, şehvet, ihtiras, şüphe ve ihanetin sürekli kelimelere düştüğü ve olayları başkaları ne der, dillere düşeriz şeklinde lanse edilmesi gerek o yılllarda ve gerekse şimdilerde her iki tarafı da mağdur eden bir insanlık sorunudur. Özellikle kişilerin yaptıkları hatalarından dolayı çevresinin yalnızlığa itmesi ve toplumdan dışarı atmaya çalışmasını yazarımız çok güzel bir şekilde hataya geri dönüş olarak anlatmıştır.

“Çocukların bencilliği bizimkilerden farklı mıdır? Yazın, köyde, çiftçilerin dört gözle beklediği yağmur başladığı zaman lanet okumaz mıyız?” (Alıntı #48547259 )

Hikâye kurgusu bana Eski Ahit’te bulunan Hz. Davud ile Batşeba yasak aşkını anımsattı. Birbirinin aynısı olan kurguların sonunun hep aynı şekilde bitmesi; yasak olan etin tadının yine başka bir eti diyet olarak ödemesiyle son bulmaktadır. Kişi her zaman ettiğini bulur.

Ahlak ve adalet yanlısı olduğumuzu sürekli beyan eder, her fırsatta adalet terazisi olduğumuzu varsayarız. Kişi çıkarı doğrultusunda adaletli ve işine geldiği kadar ahlaklıdır. Eğer ki kötülük etmiyorsanız buna gücünüzün olmadığındandır. Bir insanı asla tam olmadan sorgulayamazsınız, çünkü o kişi hayatını idame edebilmesi için roller bütününe girer ve iyi insan modeli çizmek zorunda kalır.

Kitabım Can Sanat Yayınları’ndan, çevirisi yerinde, yeni kapak tasarımıyla sunulmuş. Sayfa kalitesi olması gerektiği gibi yayın evine yakışır vaziyette. Kitap kısa bir yazar ve çevirmen hayatı anlatımıyla başlayıp hemen kurguya girmektedir. Bir yıl içerisinde yaşanmış bir kurguyu tarihler vererek anlattığı içinse bir günlük havası vermektedir okuruna. Yazarın sade ve yalın dili eseri okunur kılarken, değindiği insani durumlar ise bizleri düşünmeye sevk etmektedir.

“Ölümü sükûnet içinde düşünmek ancak tek başımıza düşünüyorsak mümkündür. Ölüm iki kişilik olduğunda, inançsızlar için bile ölüm olmaktan çıkar. Acı verici olan hayatı değil, ona anlam kazandıran şeyi terk etmektir.” (Alıntı #48561740 )

Sözün özü; kitap içerik ve doluluk bakımından okunmaya değer ve tavsiye edilesidir. Tipik insan durumlarının kurgulandığı bu eser sıradan basit hayatımızın birer parçasını kurgu etmektedir. Okurun kendi hayatından parçalar bulması çok olağan bir durumdur.

“Mutsuzluk kabullenebilecek bir şey değildir. İnsan yalnızca mutluluğu hak ettiğini düşünür.” (Alıntı #48576552 )

Sevgi ile kalın.
141 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yirmi yaşında tifo'dan hayata gözlerini yuman Raymond Radiguet'in on dokuz yaşında yazdığı bu romana hayran olmamak elde değil. Sade, yalın bir anlatım, tutku dolu olağanüstü bir kavrayış, sürükleyici bir konuyla, bir araya gelirse, o kitabı bitirmek için elinizden geleni yaparsınız.

Fransız yazar bu kısacık hayatına iki roman sığdırmış. İlk romanı olan İçimizdeki Şeytan ölümünde önce yayınlandıysa da son romanı olan Orgel Kontu'nun Balosu'nun yayınlamısından önce hayatını kaybetmiştir. XX. yüzyılın usta romancıları arasında gösterilen Radiguet'in o kusursuz üslubu herkesi etkilemiştir.

Adı olmayan bir anti kahraman yaratmış Radiguet. Yasak bir aşk'ın içinde çıkış yolları arayan on altı yaşında bir ergenin verdiği tepkileri hayranlıkla okuyacağınıza eminim. Arada yaptığı yanlışların işin içinden çıkılmaz bir hal alması, romanı derin uçurumlara doğru sürüklemektedir. Aykırı asi gencimiz, şüphe dolu bu aşkın içinde bazen yükselen bazense alçalan, nitelikleriyle göz doldurmaktadır. Bu roman için söylenecek bir cümle varsa o da; Tutku, ihtiras ve aşk'tır.
141 syf.
"Tüm anneler, prensip olarak şu hayatta en çok oğullarının mürüvvetini görmek isterler ama seçtikleri eşleri hiç bir zaman oğullarına uygun bulmazlar."
(sayfa 108)

Kitaptaki hikaye o kadar canlı anlatılmıştı ki, okuyanda sanki en yakın arkadaşının gizli bir sırrını uzun uzun dinlemiş hissi yaratıyor.
Birinci Dünya Savaşı sırarsında Paris'te geçen bu hikayede François, kendisi 16 yaşında, güzeller güzeli Marthe'ya aşık oluyor. Yalnız bu aşkta tehlikeli bir şey var, Marthe nişanlı evlenmek üzere...

Beni bu kitapta en çok şaşırtan durum , yazarın bu kitabı "on dokuz" yaşında yazmış olması ve yetenekli yazarın ne yazık ki, yirmi yaşında tifodan vefat etmesi.

Kısacacık ömrüne üç kitap sığdırmış bu yazarın vefat ederken en yakın arkadaşına söylediği son sözler şuymuş:
"Dolaşan bir renk var ortalıkta ve o renkte saklananlar..."

Radiguet her zaman gençlerin yazma hakkını savunarak ‘bu bir gerçek, hem de hiç savsaklanmayacak bir gerçek, yazmak için yaşamış olmak gerekir'
demiş.
Bence bu İçimizdeki Şeytan kitabını adeta yazmamış yaşamış. Zaten söylentilere göre, kitap kendi hayatındaki bir kesiti anlatıyormuş.
141 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aslında kitap hakkında söyleyecek çok şey yok. 1903_1923 yılları arasında bir yasak aşkı konu alıyor. İlginç tarafı kahraman çocuk dediğimiz bir yaşta.(16) Bu aşkı yaşarken neler hissettiğini, aşkından bazen emin olamadığını ama daha sonra bu düşüncesinden nasıl pişmanlık duyduğunu, gel gitlerini, kendi çıkarları için savaşın bitmesini istemeyecek kadar bencil oluşunu, bazen korkarken bazen umursamaz oluşunu, ikilemlerini...sanki ben yaşıyormuşum anlatıyor.

Ama bu kitabı okumamım öncelikli sebebi yazarın yirmi yıllık ömründe yazdığı sınırlı sayıdaki eserden biri oluşu. Ayrıca yazarın kimi Fransız eleştirmenler tarafından " romanın Rimbaud'su" olarak nitelendirilmesi.

Keyifli okumalar:)
141 syf.
·8/10
" 12 yaşındaydım, bir kıza aşık olmuştum. Ve bunun bana en azından bir ravdevu talep etme hakkı verdiğine inanıyordum." Böyle küçük sevimli cümlelerle dolu bir kitap.
Bir kitap elinize alıp okumaya başladığınızda akıp gidiyorsa kuşkusuz iyi bir kitaptır.

Kitabın yazarının 20 yaşında öldüğünü düşünecek olursak kitabın değeri daha da artacaktır. Kitabı 17 yaşında mı 19 yaşında mı yazmış bilemedim. Her ikisi de iddia ediliyor ve ikisi de oldukca erken yaşlar.
Otobiyografik olabileceğini düşündüğüm bu kitap aşk,sevgi, bencillik ve cokta saflık arasında gidip geliyor.
Kahramanın hisleri okura çok güzel bir şekilde aktarılıyor. Kahramanla birlikte üzülüp kahirlanıyor, çaresiz kalıyor, aşık olup mutlu oluyor okur.
Elbette evli genç (20) bir kadının askerdeki kocası yerine ölünceye kadar 16 yaşındaki sevgilisine olan tutkusunu görüyoruz. Kitabı okurken çok yanlış bir şey yaptıkları hissine kapılamıyor okur. Cok genç yaslarda saf bir aşk gibi geliyor insana. Oysa bütün herkes bir bir uzaklaşıyor onlardan. Ayıplanıyorlar. Aldatılan asker kocanin hislerinden ise pek haberdar olamıyoruz.
Kitabin çok sade bir dil var. Çevirmenin de çok iyi olduğunu düşünüyorum.
Zaten kısa bir roman ve okurun ilgisini çekmeyi başardığı için bir oturuşta bitirilmesi pek muhtemel.
141 syf.
·Puan vermedi
16 yaşındaki yeniyetmenin 20 yaşındaki yeni evli sevgilisiyle yaşadığı aşk. Öyle çocuksu öyle masumane bir o kadar fütursuz sonu hüzünlü güzel bir aşk hikayesi. ( yazar da zaten 20 yaşında hayatını kaybetmiş bir bahtsız, hızlı yaşamış hızlı yazmış hatta zamanının dehalarından sayılırmış )
Mutsuzluk kabullenebilecek bir şey değildir. İnsan yalnızca mutluluğu hak ettiğini düşünür.
Raymond Radiguet
Sayfa 131 - Can Yayınları - 3.Basım - 2015 - Çeviri: Birsel Uzma
Bir insan ölecek gibi olduğunda, ölümü tattığını sanır. Nihayet ölümle karşı karşıya kaldığındaysa tanıyamaz: "Fakat bu değildi," der ölürken.
Prensip olarak tüm anneler oğullarının evlenmesinden başka bir şey dilemez ama onların seçtiği kadını da onaylamaz.
Raymond Radiguet
Sayfa 120 - Can Yayınları - 3.Basım - 2015 - Çeviri: Birsel Uzma
Çocukların bencilliği bizimkilerden farklı mıdır? Yazın, köyde, çiftçilerin dört gözle beklediği yağmur başladığı zaman lanet okumaz mıyız?
Raymond Radiguet
Sayfa 15 - Can Yayınları - 3.Basım - 2015 - Çeviri: Birsel Uzma

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İçimizdeki Şeytan
Baskı tarihi:
1965
Sayfa sayısı:
87
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Diable au Corps
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan
İçimizdeki Şeytan

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Mustafa Ruşen Çolak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0