İçinizdeki Öküze Oha Deyin

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,6bin
Gösterim
Adı:
İçinizdeki Öküze Oha Deyin
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
379
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058835719
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fincan Yayınları
Modern insan, sabah evden çıkınca gördüğü her şeye sahip olmak istiyor: Kadın, para, araba, kariyer, güç...

"Kişisel Gelişim" kandırmacasıyla insanlar yırtıcı hayvanlara dönüştü. 21. yüzyıl, kabaran, isteyen, şımarık nefislerimizin yüzyılı oldu. Kişisel Gelişim, insanı ürün haline getiriyor, herkes herkese müşteri ya da tüketim nesnesi olarak bakıyor. Kendi yetenek ve gövdelerimize tapındığımız için en küçük aksilikte depresyona girip kibir patlamalarıyla yıkılıyoruz.

Kapitalizm, satanizm ve şeytanla el ele veren "Kişisel Gelişim Dini"nin papazları bütün dünyaya kin ve başarı hırsı aşılıyorlar. Helâlinden, huzur içinde bir tas çorba içmenin yeni adı "beceriksizlik", "aptallık", "tembellik" oldu... Oysa güne "kazanmak" ya da "kaybetmek" yerine "helal" veya "haram" diye başlamanın daha sağlıklı olmadığını kim söyleyebilir.

Benzersiz üslubu, yaşayışı, cesareti, sert tavırları ve satılmamış kalemiyle attığı her adımda ses getiren; her kitabıyla gündemi belirleyen ve konuşmalarıyla ezberleri bozan, tek kişilik yıkım ekibi Bülent Akyürek, bu kitabında modern zaman ucubelerine ve içimizdeki öküz gibi büyüyen nefislerimize "Oha!" diyor... Çok satan, çok okunan ve eserleri tartışma yaratan Bülent Akyürek'in bu eseri "neo-tasavvuf" olma özelliğiyle bir ilk...
(Tanıtım Bülteninden)
379 syf.
·6 günde·7/10 puan
2009 yılından beri kitaplıkta okunmayı bekleyen kitabımı nihayet okuyabildim :)
Bülent Akyürek,35 yaşına kadar Ateist olarak yaşamış, sonrasında İslam ile tanışıp, sanırım biraz da tasavvuf ehli olarak, İslami bir bakış açısıyla hayatı sorgulamaya, insanların da o hayata bir şekilde katılımını sağlamaya çabalamış bir yazar.
Ayet ve Hadis paylaşımlarının bulunduğu bir kitapta cinsel içerikli, pornografik anlatımları uygun değildi bana göre. belki verdiği örnekler doğruydu ama daha edepli bir dil ile bunları bizlere aktarabilirdi.
Temel olarak kitapta Doğu-Batı kavramlarından yola çıkarak İslam toplumları ile İslam karşısında olan bütün grupların çatışmasını anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken de kişisel gelişim kitaplarının insanları nasıl yücelterek kul olmaktan çıkarttığından dem vuruyor.
Yer yer güzel örnekler olsa da abartılı yorumların da bulunduğu bir kitap. Okurken de sıkılmayacaksınız. Yazdıkları yorumlardan kaderci bir anlayışa sahip olduğu kanısı kendisini çok belli ediyor. Umarım bu anlayışı her ne olursa olsun diyerek çabalamamayı gerektirecek düzeyde değildir çünkü kitapta yazdıkları yorumlar tamamen bunu gösteriyor. Mesela engelli bireylerin kaderlerine razı gelerek eğlenmemeleri gerektiğini, yüzme öğrenmemeleri gerektiği vb. açık açık söylüyor.
İlk defa bir kitap yorumunda bu kadar çok şey yazdım. Bu satırlar benim için bu nedenle önemli. Kendi gelişimimi ilerde görmek istiyorum, yoksa size kitap reklamı yapma derdinde değilim :)
Yazarın da kitap sonunda dediği gibi:
'Söyleyeceklerimin en iyisini söylemeye çalıştım, yine de her şeyin iyisini Allah bilir..'
379 syf.
Kitabı okurken '' aaa evet ben bu açıdan düşünmemiştim. Ne kadar haklı '' dedirtecek tarz da bir kitap yazmış.Aslında ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini gözümüzün önüne sermiş. Keyifle okunacak bir kitap.
379 syf.
KİŞİSEL GELİŞİM DİNİNE HAYIR! HUZUR KİŞİSEL GERİLEYİŞTEDİR.
Attığım başlık kitabın ilk sayfasının başlığıdır.Başlığa bakacak olursanız kitaptaki en önemli konunun ne olduğunu tahmin etmeniz zor olmaz. Okurken çoğu kez ağzım açık kaldı. Yeri geldi hak verdim, yeri geldi" ama bu kadar da olmaz ki"dedim. İç sesimi susturup kitabı sonuna kadar okudum. Yazarın hayatı ve İslama dönüşünden bahsetmicem,bu konuda yargılamak benim haddim değil. Zira ne diyo Mevlana : Ne olursan ol yine gel.

"Peygamberleri ve kutsal kitapları dışlayan modern dünya, kendi paralel dinlerini yaratmakta gecikmiyor." her zaman bir yol vardır, en iyisine layıksın, ikinci adam olarak kalmak sana yakışmaz"diyerek;bizlere yetinmemeyi, sabırsızlığı, hep kazanmayı, acımam ayı, dünya nimetlerinden faydalanmayı, pişman olmamayı, düşene tekme vurmayı, hırsı öğütleyen Kişisel Gelişim Kitapları, batı üzerinden büyük kapitalistlerin yardımlarıyla "bir şeytanî paralel din" olarak hayatımıza girdi. "

Yukarıdaki alıntıya bakınca yazarın Kişisel Gelişim Kitapları hakkındaki fikirleri çok açık. Okuduğumuz kitapta Kişisel Gelişim Kitaplarının insanları gaza getirip nefis uğruna istediğini elde edene kadar her kötü yolu mübah görmesini sağlaması ele alınmış. Yazar kitabı gelişigüzel yazmamış. Yazmaya başlamadan önce araştırmalar yapmış ve birden fazla Kişisel Gelişim Kitabı okumuş. Düşünecek olursak yazar pekte haksız değil Kişisel Gelişim Kitapları yla ilgili söylediklerinde. Kitapta argo ve sansürlü kelimeler çok fazla kullanılmış. Bazı düşüncelerine hak versemde anlatış biçimi soğutuyor kitaptan. Birçok ayete yer vermiş kitapta. Dinle ilgili olan ve bu kadar çok ayet bulunan bir kitapta +18 kelimeler ve cümleler olması beni rahatsız etti. İncelememde taraflı olarak bakmamaya özen göstermeye çalışıcam. Ben bir modern dünya insanı olarak birçok söyleminden rahatsız oldum. Düşününce hak verdiğim kısımlarda çok oldu.
Abarttığını düşündüğüm Bi kaç alıntısına aşağıda yer vercem.
"Modern dünya kimsenin pısırık ve tembel olmasını istemiyor ;oysa tembel ve pısırık kişi Allah’ın kaderine râzı olmuş mübarek bir adamdır."
Alıntıya bakar mısınız ya! Bi çoğumuza elimizden geleni yaptıktan sonra Allah'a güvenip tevekkül etmemiz öğretildi. İslam dini bunu buyuruyordu. Yazarın dediğini basit bir örneklendirmeyle anlatmak istiyorum. Günümüzde ve geçmişte ve gelecekte Bi çoğumuz ilerde geçimimizi sağlamak adına okul okuyo ve kpss diye Bir sınava tabii tutuluyor. Yazara kalırsa ilk yenilgide kabullenip onca emeği çöpe atmalı. Çaba sarfetmemeli ve kaderimiz demeliyiz. Yazar aşırı kaderci. Mesela fiziksel engelli kişilerin kaderlerine razı olup oturmasını, spora veya başka Bir bölüme eğilim göstermemesini söylüyor. Hadi başka Bi alıntısına daha bakalım.
"Dünyevî isteklerimiz yoksa eğer, suratsız bir müslüman olmanızda sakınca yoktur. Çirkin piyasaya gülücük dağıtmak ta çirkin duygusal bir rüşvettir. Müslüman diyalogcu, uzlaşmacı tavırlar takındığı an karanlık yolların yolcusu dur."
Bu alıntıyı döne döne düşündüm. Ne demek istiyo acaba diye defalarca sordum kendime, kelimeleri cümleden koparıp tekrar düşündüm olmadı. Güleryüzün sadaka sayıldığı dinimizde bu cümleler ne kadar doğru tartışılır.
Yazar Doğu ve batı kavramlarını baz alarak kapitalist düzenin dünyadaki asıl amacımızı unutturup nefsimize hizmet etmemizdeki etkilerini sorgulamış. Kişisel Gelişim adına yazılan her kitabın insanları sabırsızlığı, nefsi amareye yönlendirdiğini sık sık vurgulamıştır. Kişisel Gelişim Kitaplarının insandaki kibri körüklediği aşikar ortada. İçimizdeki öküz nefsimiz. Peki biz nefsimize ne zaman dur deyip asıl amacı ahiret için çalışmak olan dünya nimetlerinin geçici olduğunu anlayacağız. Kitaptaki bazı kısımları baz alarak kitabı değerlendirmek yanlış olur. Kitabı bütün olarak değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Okuduktan sonra kişisel gelişim kitaplarıyla ilgili haklı yönlerini görüp soğudum ama belli de olmaz her an Bi kişisel gelişim kitabı alıp okuyabilirim. Merak edenlere söylemek isteğim Bi kaç alıntıya bakıp okumaktan vazgeçmesinler. Yazarın haklı olduğu ve bilinçlerdiği konular var.




Son olarak kitabı okumama ve tedarik etmeme vesile olan @ultramixi teşekkür ederim.
Okuyup bitirmeniz dileğiyle:) cümleten iyi okumalar..
379 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Merhabalar. 35 yıl ateist olarak yaşayan ve daha sonrasında müslüman olan bir kişi. İlginç ve farklı olmalı hikayesi ve de düşünceleri dedim. Yanılmadığımı gördüm kitabı okuyunca. İncelemelere baktığımda genel olarak olumsuz olduklarını gördüm fakat bahsedildiği kadar kötü bir kitap olmadığını söylemeliyim. Hatta okunmaya değer. Belirli bir bölümündeki argoyu da aşan cümle ve benzetmeleri mide bulandırıcıydı. Genel olarakta argo kullanımı fazlaydı. "Üslup" un ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladım yazarımız sayesinde. Eğer ki üslûbu bu kadar rahatsız edici olmasaydı en iyiler listesine girebilirdi. İşlediği konu; kişisel gelişim kitaplarının zararları, kapitalist sistemin getirileri, oportünistlik gibi çağımızın ana sorunları.
Yer yer desteklediğim fikirler oldu yer yer de desteklemediğim. Örneğin; tembelliği kadere râzı gelmeyi çok sığ bir şekilde kabul etmiş fakat peygamberimizin selam vermediği adam hadisesini ve dinimizde eşin, ailesine bakmakla yükümlü olduğunu görüyoruz. Bu da çalışmayla olacaktır, diye düşündüğümüzde mantık çelişkisi yaşayabiliyoruz. Bu konuda desteklemiyorum.
Devamlı olarak gücün, başarının, iyi görünmenin insanları canavara dönüştürdüğü ve tüketim çılgınlığına ön ayak oldukları desteklediğim konular arasında.
Bölümlerden oluşmuştur. Sık sık ayetler ve hadislere yer verilmiştir. Bir kitabı yalnızca bir bölümüyle ele alırsak hataya düşeriz, bütünüyle bakmalıyız. Bu kitaptan da alınacak çok ders, çıkarılacak bir sürü fikir var almasını bilene. Okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak. Kitaptan fazlaca alıntı yaptım oradan da biraz olsun kitabın fikir kurgusunu anlayabilirsiniz, iyi okumalar diliyorum.
379 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap tasavvuf kitapları arasında ilginç bir isimle kendine yer buldu. Basıldığı ilk günden itibaren bir çok okuyucunun gündemine oturdu. Ve tabiki bendenizin de dikkatini çekti ve bu kitap sayesinde Bülent Beyin hayata bakış açısıyla, okuyucuya mizahi yaklaşımlarıyla tanışmış oldum. Sizlerinde tanışmasını canı gönülden dilerim
379 syf.
·Puan vermedi
İçimizdeki öküz, hiç şüphesiz nefislerimiz. Ki zaten "nefis daima kötülüğü emreder."

Yazar bu kitabı yazmadan önce yüzlerce kişisel gelişim kitabı okumuş, notlar tutmuş, hazırlanmış. Yani sırf kişisel gelişim karşıtı bi kitap yazmış olmak için girişmemiş bu işe. Ehli olmadığı işi yüklememiş omuzlarına. Önce bu işe ehilleşmiş.

Kitabı okuduktan sonra kişisel gelişim kitabı okuma isteği duyacağınızı pek sanmam. Çünkü bunun, yani Avrupa'nın kişisel gelişimden anladığının İslâm'a ne kadar ters olduğunu göreceksiniz. Ve bileceksiniz ki: "Önceden insanlar delirdiğinde tavuk oluyorlardı, şimdi komutan, profesör filan oluyorlar." Bunun sebebi ise "batılı anlamda" kişisel gelişim.
379 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhaba kitap dostları

Çok başka ,ilginç ve esrarengiz biçimde çekici ,akıcı bir eser...
Bugüne kadar okuduğunuz tüm kişisel gelişim kitaplarının içinde yer alan tüm konular bambaşka bir yazımla anlatılamış ve işlenmiş,hem düşündürücü bazen de güldürücü teknikler kullanılmış...
Kitabın detaylarına inmek ve burada yazarak içeriğini anlatmak istemedim...
Anlatmaya gerek yok inanın,sadece okumaya gerek var...
Bu güzel ve de özel eserden faydalanmanız dileğiyle...
Keyifli ve eğlenceli okumalar
379 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitabı çok değer verdiğim bir arkadaşım tavsiye etmişti. Yazarın 36 yaşından sonra müslüman oluşundan falan bahsetmişti. Kitap fuarında kendisiyle de tanıştıktan sonra almalıyım dedim. Ama okumak için epey beklemem gerekti. Elime aldım kısa kısa bölümlerden oluşması da okumasını zevkli kıldığı için hemen bitirdim. Normal bir kişisel gelişim kitabı değildi içeriği beklediğimden farklıydı. Okuduğuma pişman değilim.
Sizin de okuduğunuza hiç pişman olmayacağınız kitaplar okumanız dileğiyle... Keyifli okumalar:)))
379 syf.
·10 günde
Sırf yazmış olmak için yazılmış kitaplarda bugün. Beyefendi Batılı kişisel gelişim yazarlarına ağır eleştiri okları atarken kendisini melek ilan etme çabasının örneğidir bu kitap. Kendisinin deyişiyle arka cebi doldurmak için yazmış kendisi de başkalarını taşlarken. Keşke birilerine yalakalık yapmak yerine sözlerinin arkasında durabilen bir yazar olabilse... Buzdolabını, konserve yiyecekleri kafir icadı ilan ederken evindeki buzdolabından konserve salça , konserve bezelyeyi kullanıp yemek yapmasa mesela... Yada kitabı yazarken kullandığı laptobu, yayınevini aramak için kullandığı telefonu , veyahut arkadaşına mesaj attığı sosyal medyayı kullanmasa hani kafirleştiriyormuş ya sözde biz insanlari... Üstüne insanlara tembel demek isterken kadınları kötülerken annesinin cinisiyetini göz önünde bulundurabilse. Dünya'yı güzelleştiren kadınlardır.

Ve Dinimizi kendi çıkarları için kullanmasa, yalakalık , fesatlık kokmasa belki güzel bir kitap olabilirdi.

Bir söz vardır iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır tarzında.
Ve ayrıca kendi yapamıyor diye elaleme çamur atmak yerine çaba sarf etse ve biz okuyucuların bu güzel vaktini boş yere harcamasa... Okumanızı hiç tavsiye etmem şahsen. Ve 10 üzerinden değerlendirmeye kalksam 0 alır. Ve hatta -10 veriyorum...
Müslümana, “Besmelesiz nefes almak” bile yakışmaz. Nedeni basittir: besmele çekilince, o iş için Allah’tan müsade istenmiş olur. O ‘nun patronluğunu kabul etmiş ve kadere rıza göstermiş olursunuz.
Bülent Akyürek
Sayfa 268 - Fincan Yayınları
Bir iş hayırlıysa, insanlığa faydası olacaksa, yaptığınız işten şeytan üzülecekse zaten gerçekleşecektir. Kaderin defterini yırtıp, kendi cümlelerinizi yazamazsınız!
Bülent Akyürek
Sayfa 239 - Fincan Yayınları
Televizyonlar, gazeteler, radyolar, üniversiteler, kitap rafları kuşatma altında. Cehalet hiçbir dönemde böyle hızlı yayılmamıştı.
Modern dünyada “Anı yaşamak” denen zırva, bizden anlam bulmaya başlar. Her an, ibadetlerimiz için son şans demektir. İbadet ve kullukta acele etmeye can atmaya başlarız. “Bu dünyaya bir kez geliyoruz, bir daha mı geleceğiz canım?” diyenlere: “Evet, bir kez geldik, bir daha gelmeyeceğiz, öyleyse kullukta hata yapmamak, ibadetlerimizi ertelememek, anı yaşamak ve iyi değerlendirmek gerek!” diyeceğiz....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İçinizdeki Öküze Oha Deyin
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
379
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058835719
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fincan Yayınları
Modern insan, sabah evden çıkınca gördüğü her şeye sahip olmak istiyor: Kadın, para, araba, kariyer, güç...

"Kişisel Gelişim" kandırmacasıyla insanlar yırtıcı hayvanlara dönüştü. 21. yüzyıl, kabaran, isteyen, şımarık nefislerimizin yüzyılı oldu. Kişisel Gelişim, insanı ürün haline getiriyor, herkes herkese müşteri ya da tüketim nesnesi olarak bakıyor. Kendi yetenek ve gövdelerimize tapındığımız için en küçük aksilikte depresyona girip kibir patlamalarıyla yıkılıyoruz.

Kapitalizm, satanizm ve şeytanla el ele veren "Kişisel Gelişim Dini"nin papazları bütün dünyaya kin ve başarı hırsı aşılıyorlar. Helâlinden, huzur içinde bir tas çorba içmenin yeni adı "beceriksizlik", "aptallık", "tembellik" oldu... Oysa güne "kazanmak" ya da "kaybetmek" yerine "helal" veya "haram" diye başlamanın daha sağlıklı olmadığını kim söyleyebilir.

Benzersiz üslubu, yaşayışı, cesareti, sert tavırları ve satılmamış kalemiyle attığı her adımda ses getiren; her kitabıyla gündemi belirleyen ve konuşmalarıyla ezberleri bozan, tek kişilik yıkım ekibi Bülent Akyürek, bu kitabında modern zaman ucubelerine ve içimizdeki öküz gibi büyüyen nefislerimize "Oha!" diyor... Çok satan, çok okunan ve eserleri tartışma yaratan Bülent Akyürek'in bu eseri "neo-tasavvuf" olma özelliğiyle bir ilk...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 700 okur

  • Leyse Malum
  • Çiğdem İzci
  • simurg
  • yığın
  • Benöteliyim
  • Hüdai Koçhan
  • Saltuk
  • miyop
  • umit tarkak
  • Havvanur adam

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.5
13-17 Yaş
%5.2
18-24 Yaş
%24.7
25-34 Yaş
%40.3
35-44 Yaş
%15.6
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.5
Erkek
%36.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (45)
9
%19.6 (32)
8
%15.3 (25)
7
%11.7 (19)
6
%6.7 (11)
5
%8.6 (14)
4
%3.7 (6)
3
%1.8 (3)
2
%0.6 (1)
1
%4.3 (7)