İdamın Günlüğü

·
Okunma
·
Beğeni
·
603
Gösterim
Adı:
İdamın Günlüğü
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Onur Yayınları
İdam’ın, yakınları idamla yargılanan, idam alan, idam edilen insanlar için, üzerinde en çok düşünülen konu olması kaçınılmazdı. Düşünüldü, tartışıldı ve idamlara karşı çıkıldı; ip’le düşmanca bir ilişki içine girildi. Kimi zaman cellat çok yakındaydı. Ama hiçbir zaman umut kesilmedi. Nasıl kesilebilirdi ki?
102 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kenan Evren darbesi ile ilgili birkaç şey söyleyerek başlamak istiyorum
Cumhuriyetin tasfiyesi Kenan Evren darbesi ile olmuştur AKP bu gericiliğin çocuğudur. Bugün ülkenin bu durumu Kenan Evren bıraktığı iğrenç mirastır.
Onu Demokrasi Kahramanı ilan eden Celal Şengör gibi dangalaklar var tabi.

Açıkçası okurken zorlandığım kitaplardan biri oldu. Üzülerek okudum hatta dayanamayıp bıraktığım anlar oldu.
12 Eylül 1980 darbesi ile faşizmin esir aldığı onlarca gencin daha dosyaları tamamlanmadan, suçu kesinleşmeden, asılmasını, yargı süreci içerisinde ailelerin oğullarını ipten almak için çektikleri cefa'yı, yavrularının idamını gören ailelerin dilinden anlatıyor
Şu kısımda gözyaşlarımı tutmakta zorlandım mesela ;
"Eğer ipe gidecek olan yavrunsa, umudunu kesemiyorsun" diyor Fevziye Hanım. Ve şöyle sürdürüyor sözlerini:
"Mesela, idamla yargılanıyor çocuğun, diyorsun ki, 'şu olur bu olur da idam vermezler'. Sonra idam veriyorlar. Bu sefer 'Yargıtay bozar' demeye başlıyorsun, yargıtay da onaylıyor. Bu sefer de ' işte diyorsun 'öteki dosyalar da Meclis'te. Onları onayladılar mı ? Onaylamadılar. O halde seninkini de onaylamazlar! Umut hiç kesilmiyor yani."
İdama giden gençlerin kararlılığı ve dik duruşlarını okuyorum, kendi iplerini boyunlarına geçirişlerini ve masayı kendi ayakları ile itmelerini bir yanım cesaretlerine duyduğum gururla dolsa dahi bir yanım paramparça oluyor.
Erdal Eren'e rast geldim 17'sinde asılan, işlenen büyük insanlık suçu, suçu işleyen Erdal Eren değil ama asılan Erdal Eren
Bu süreçte dayanamayıp sağlığından olan, intihar eden anne babaları okuyorum. Bir yandan aklıma şu soru geliyor benim yavrum idamla yargılansa, karar onansa ben naparım?
Şu sözlerle bitireceğim
"İnsanın yanılmazlığını görebildiğim güne kadar, idam cezasının kaldırılmasını isteyeceğim.
Ya ölüsünü ya dirisini istiyorum diyen annelerinin ahı eninde sonunda yetecektir faşizmi ve dikta rejimleri yıkmaya
102 syf.
·1 günde
Osman Balcıgil' in 1986 yılında yayımlanan bu kitabı, bir dönem ülkemiz gerçeklerinden biri olun "İdam" olgusunun (ki günümüzde, yeniden sıkça duyulmaktadır) idam cezasına çarptırılan bireylerin ve ailelerin hissettiklerini, yaşadıklarını buz gibi ortaya koymaktadır. Anlatım dili pek başarılı olmasa da bu kadar güçlü bir olgunun gücü kitapla olan bağlantınızı koparmayacaktır.
Basımı tükenen bu kitabın tekrar basılabileceğine pek ihtimal vermesem de okumak isteyenlerin sahafları karıştırmalarını tavsiye edebilirim. Keyifli okumalar.
Şafak Türküsü'nün yazarı Nevzat Çelik, bakın bir şiirinde annesiyle idam konusunu nasıl konuşuyor :

gecenin kıyısında durmuşum
kefenin cebi yok
koynuma yıldız doldurmuşum
koşun çocuklar çocuklar koşun
sabah üstüme
üstüme geliyor...
Oğlumun idam aldığını bilmeden, bana 'suçlu olan asılsın' diyenler oldu. Tabii, insanları, idamlar gerçekleşirse rahat edeceklerine inandırdılar. Yani, ' Türkiye’nin meselelerini bu iki-üçyüz çocuğun üzerine yıkıverdiler. Bütün günah-vebal sanki onlarınmış gibi, her şey onlara mal edildi.
"... İdam düpedüz ölüm değildir. Toplama kampı nasıl salt hapishane değilse, idam da yalnızca kişinin canından olması değildir. Önceden en inceden inceye düşünülüp tasarlanan cinayet idamdır. Hiç bir caninin eylemi, ne kadar ince hesapla hazırlanmış olursa olsun, bununla kıyaslanamaz. Çünkü, kıyaslanabilmesi için, kurbanına kendisini öldüreceği günü önceden haber vermiş ve o andan itibaren kurbanını aylarca kendi merhametine terketmiş bir caniye ölüm cezasının uygulanması gerekirdi. Böylesi bir canavara özel yaşamda rastlanamaz. "

Albert Camus...
Bebekler dünyaya gözleri, elleri yumuk ve ağlayarak gelirler. Bunun nedeni dünyada kavga edeceklerini bilmeleridir. Ama insanlar ölürken elleri açık giderler. Bu insanın yapamadığı şeylere duydukları üzüntünün ifadesidir.
" İnsanlar nasıl unuttular 1980'den önce olup bitenleri? Ekonomik ve sosyal bir kriz vardı. Silah kaçakçıları, gençleri birbirine düşüren politikacılar, daha neler neler vardı. Nasıl unuttu da bu toplum bunları, şimdi sadece bizim çocuklarımızın suçlu olduğunu düşünüyor. Anlaşılması güç bir şey bu. Çözülmesi zor bir bilmece bu."
Erdal Eren, gerçekleştirdiği iddaa edilen Zekeriya Önge'nin öldürülmesi olayının üzerinden henüz sadece kırksekiz gün geçmişti ki, idama mahkum edildi.
Eren'in davası bir dönemin yargılanmaları hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için son derece "iyi" bir örnek kuşkusuz. Daha da önemlisi, genel olarak idamların geri alınmaz bir cezalandırma biçimi olduğunu ifade etmeye imkan vermesi...
Onsekiz yaşında olduğu da kuşkulu olan bu genç idamından bir kaç saat önce yazdığı mektupta, annesi ve babasına, kendisine bu cezanın işlemediği bir suçtan dolayı verildiğini anlatıyor, onlara " Bununla amaçlanan insanlara gözdağı vermektir." diye sesleniyordu.
Tahsin Bey evinde bir parça bile ip görmeye tahammül edemeyen bir baba :
" Her türlü ipten nefret ediyorum artık. Biliyorum, akıl dışı bir şey bu. Ama öyle. İp görmeye tahammül edemiyorum. Dikiş ipinden, çamaşır ipine kadar, bütün ipler bana idamı hatırlatıyor. Nerede bir ip görsem, oğlum bir ipin ucunda sallanıyormuş gibi geliyor bana. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İdamın Günlüğü
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Onur Yayınları
İdam’ın, yakınları idamla yargılanan, idam alan, idam edilen insanlar için, üzerinde en çok düşünülen konu olması kaçınılmazdı. Düşünüldü, tartışıldı ve idamlara karşı çıkıldı; ip’le düşmanca bir ilişki içine girildi. Kimi zaman cellat çok yakındaydı. Ama hiçbir zaman umut kesilmedi. Nasıl kesilebilirdi ki?

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Çiğdem kutucu
  • Serkan
  • Uğur Demir
  • Özgür Yücel
  • Deniz Kıran
  • İmge Özgün Baki
  • Sofyan
  • merve güney
  • Eylem U.K.
  • ysmtrn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%20 (1)
8
%0
7
%60 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0