İffet- i KalpNuriye Çeleğen

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.851
Gösterim
Adı:
İffet- i Kalp
Alt başlık:
Hz. Meryem
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
219
ISBN:
6051312392
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İffeti Kalp
Vakit akşam...
Gün, gecenin eteklerine tutunma deminde. Akşam, İsa’mın vakti. Akşam çarmıhın kurulduğu vakit. İlk akşam namazını kılan İsa’m.
Vakit akşam...
Gözümde “Geleceğin Nuru”nun aydınlığı... Tüm âlem gibi kalbim mahzun ve beklemede... Varlık onun duasında. İsa’mın müjdesi kulaklarımda:
“Ben gidiyorum, Faraklit gelsin! Faraklit gelsin! Ahyet gelsin! Ahyet gelsin!”
Not:Önceden okuduğum kitabın bıraktığı hislerin tazelenmesi vesilesi ile yaptığım araştırmalara dayanarak Ramazan'in feyzinden de istifade ederek incelemesi
guncellenmesi gereken,gecistirilmeyecek bir kitaptı.

İffet-i Kalp...Hz.Meryem annemizle tanistigimi düşündüğüm aslında hiç de tanımadığım o guzide hayatına konuk olmak,kendisinin hayatından hayatımıza köprü kurmak,Hz.Meryem'i (ra) anlamak gerçekten hüzünlü bir o kadar da çileli yolculuktu.Bir o kadar da çektiği onca imtihanlara rağmen
sarsılmaz,sadakatinden taviz vermez ,Iffetli bir duruş Hz.Meryem ...

Geçenlerde Kur'anı Kerim'le ilgili yapmış olduğum hissiyatimda "ayetlerin bizim kalbimizde de ayetlesmesi ",elbette ki verilen mesajların hayatımıza ışık tutması,hayatımızda muhakkak yansimalarinin oluşu konusunun altını çizmiştim.Bu sene,geç de olsa Kur'an'ı anlamaya çalışırken bu ölçüyü dustur edinmeye çalıştım kendime.Ancak anlamaya çalışırken yine Rabbim'in belirlediği ölçüler dışına çıkmadan,eklemeden ,manayı eksiltmeden,farklı yorumlara çekmeden,fabrika ayarları misali fitrat ayarlarını değiştirmeden anlamamız şart !!! Yani peygamberin sözlerinin bile karismayacagi derecede korunmuş bir kitaba ;namaz,ahiret ,sünnet,kurban vs.gibi konuları şu an nefsimize ağır geliyor diye inkar etmek kafamizdaki inanmak istediğimiz formatin içine sigdirmakla, batılı hak ,hakkı da batıl gösteren aldaticilarla bir de hakkı ve batılı birbirinden ayird edemeyenlerle,kalbindeki kirle başka şeyler arayanlarla,muslumanlari köşeye sıkıştırmak için kendilerine göre hüküm cikaranlarla,hakikate muhatapliklari olmayanlarla elbette ki "Hakikat"in üstü ortulemez.Gözünü kapayana veya kapatmak isteyenedir gece.Hakikat sönmez ve sondurulemez mesalesiyle haykırıyor adeta kulaklarını tikamayanlara.O yüzden gerçekten Kur'an'in hidayete çağırması,hatırlatıp donusturmesi,sapkinliklari gidermesi için elimiz ve yuzumuzle beraber kalbimize ve beynimize abdest aldirmamiz öylece "Oku"mamiz şart !!!

Ilahiyatçı veya bu konuda yetkin birisi değilim sadece inancımı yaşamaya çalışan,araştıran ,merak duyan birisiyim.Kamer Süresi 17.ayette "Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?" diye buyuran Allah,elbette ki Kur'an'in anlaşılmaz bir kitap olmadığına dikkatlerimizi cekiyor.Zikir burada arastirmalarima dayanarak hatırlayıp dönüşüm yaşayalım anlamındadır.Kur'an'in Arapça olarak indirilmesi 5 yerde geçiyor.Yusuf 2.ayet ,Rad 37.ayet,Taha 113.ayet,Nahl 103.ayet ve Zuhruf 3.ayette olmak üzere Kur'an'i anlayasiniz diye ,akıl edesiniz diye düşünüp gerekli dersleri alırsınız diye 5 yerde Arapça indirdik diyor Allah.Kur'an ifadelerinin kapsamlı olması için ,az sözle çok manalara gelen vecih bir belagata sahip Arapca'yi seçtiğini söylüyor Allah.Zaten düşünsenize Allah anlamadigimizi neden göndersin ki?Efendimiz (sav)'in her dilde ayrı ayrı alt yazı geçmesini mi bekliyorduk ?Yakınlık sagladikca hasr nesr olabiliriz ancak.Arabayı ilk defa kullanmaya başladığınız zamanları hatırlarsanız debriyaj nasıl da kabus olmuştu.Neyi ilk defa hemen öğrendik ki?Hoş,hala cesaretim yok ama yakınlık kurdukca,temas ettikçe,kullandıkça zor gibi gördüğünüz aşılmaz badireler gün gelecek asinalik kazandikca kendisini açacak, kolaylasacaktir.Evet elbette ki anlayamadigimiz yerler olacak.Ramazan'da anlamak için meal okuyunca yine bi daha anlamlandiramadigimda teknolojinin nimetlerinden istifade etmeye çalışarak anlayanlarin,bu konuda yetkin insanların kapısını çalmaya ,araştırmaya devam ettim.Elbette ki hala daha çok eksiklerim var.Biraz da benim istekli olmam gerekiyor.Meal de tek başına yeterli olmayabilir anlamak için.Inş ilk hedefim tefsir endeksli Kuran okumak olacak.Talebe budur zaten ilim talep eden.Yetersiz kaldığımız yerlerde başkasının kapısını calabilmeliyiz,anlayan birisini bulmakla mukellefiz zaten.Biraz emekle Ingilizce makale ,film nasıl anliyorsak,başkalarının düşüncelerini onemsiyorsak,arastiriyorsak bu kadar özel sadece bir tane kitabımız var.Biraz gayret şart!!!

Hz.Meryem validemize gelince Kur'anı Kerim'de ismiyle zikredilen tek kadın.Kur'an'da 34 defa ismi geçiyor.Babası İmran'ı doğmadan kaybediyor.Annesi Hanne validemizin kabul olunmuş duası aynı zamanda Hz.Meryem .Hanne validemizin nefsin ve şeytanın caydırıcı etkisinden azade olarak,her türlü sosyal baskıdan azade olarak ,tüm kayitlardan azade olarak "hür iradesiyle"adadigi o dönemde adanmislarin en güzeli ,kabullerin en güzeli Hz.Meryem.O dönemler mabede sadece erkek çocukların adandigi için olsa gerek kız olarak doğuşunu şaşkınlıkla karşılayacak Hz.Meryem."Rabbim! Ben kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir."Hanne validemizin erkek çocuk beklentisine karşı Allah,ona istediğinden daha hayırlısını ve daha güzelini vereceğine işaret edecektir.


Hz.Meryem validemizin elbetteki hayatına tek tek kronolojik olarak değinmeyeceğim.Sadece beni çok etkileyen,kalbime giren noktalara değinmek istiyorum.Kur'an'da detaylı olarak yer verilmiş zaten.Hz.Meryem validemizi anlamaya ,tanımaya çalıştıkça,gönlümde aradığım hakikat gelip bana ulastikca,kalp aynama yansıyan akisler vesilesiyle bir bulmusluk hissinin sukraniyla Meryemlesebilmenin kaynağına yonelmeye çalıştım.

Zordu Meryemlesebilmek .İnsan tanımadığı kişinin haliyle de hallenemiyor ya.Önce tanımak gerekirdi.Tanıdıkça sevmek ,sevdikçe yakınlaşmak,hallesmek,hallestikce Meryemlesebilmek ...Hz.Meryem validemizin hayatı içine dünyalari sigdiran kelimeler misali anlamı ve muhtevasi derin bir insan.Rabbi Meryem'i güzel bir çiçek gibi yetiştirdi ;O'nu Zekeriya 'nin himayesine verdi (Ali İmran /37 ) ayetinde olduğu gibi bir tohum olarak mescidin bağrında sumbulleserek saflasma,
billurlasma,kullukta derinlesme dönemlerinde toprağın altında demlenerek sabırla cileyle yogrulmustu Hz.Meryem.Çiçek gibi narin,çiçek gibi hassas,çiçek gibi özel bakim gerektiren,çiçek gibi soldurmamak için,bir çiçek gibi yetiştirilmesi için çok özel ve çok hassas bir bahçıvanin nezaretine verilecek, Hz.Zekeriya'nin(ra) nebevi ikliminde neşet edecektir Hz.Meryem.Daha sonra Hz.Zekeriya (ra) ,Meryem validemizi ziyarete gittiğinde meyveler görecektir .Ama öyle meyveler ki yazın kış meyveleri ,kışın da yaz meyveleri görecektir.Hayret edip Meryem validemize soracaktir, bu meyveler nereden geliyor ? Hz.Meryem de Kur'an'daki satırlarda geçen
"Muhakkak ki Allah dilediği kimseye hesapsız rizik verir "(Ali İmran /37) cevabını karşısında hayranligini ve ümidini gizleyemeyecektir.Hz.Zekeriya henüz daha oradayken evlat isteme talebine karşısinda kabul olacaktı duası.Rabbim diyecekti saçlarım beyaz ,kemiklerim gevşemiş ,karım kısır olduğu halde mi? şaşkınlığını gizleyemeyecekti."Hesapsız Rizik" diyecekti Rabbim,O istesin yeter ki tüm sebeplerin katı kalıbını yıkacak ,sebeplerustu ihsanlarda bulunacakti.Niye bilmiyorum gözlerim yaşla doluyor.Yakınlık ,tanisiklik ağlatıyor demek ki.Hani yazar da diyor ya "Kader konuşunca dua beklermiş" diye tüm bekleyislerimize Rabbim istesin demek ki ne kapılar aralayacakti bizim için.


Bir sıfatı da Betül olan yani tertemiz olan ,hayallerine bile günahın bulasmadigi Hz.Meryem validemiz türlü türlü cenderelerden öyle çileli bir dönem gecirecekti ki.Tüm iftiralara,hakaretlere aldırmadan "Suskunluk orucu" tutacakti ve besikteki bebek olan Hz.İsa'yi işaret edecekti.Dil susmalı ki kalp ;beden susmalı ki ruh dile gelmeliydi Hz.İsa'nin konuşmasıyla.Değil mi ki kalp kelamini duymak için dil kelamini terk etmek gerekiyordu.Yazarın deyimiyle kelama gelmeyen duyguların dildeki kelepcesiydi sükut.

Hz.Mevlana'nin ifadesiyle "Nefis susmalı ki ,Ruh İsa'si konuşabilsin".Nasıl derin ,incelikli bir mana değil mi?En sıkıntılı,en zor zamanlarımızda bile susabilmek.Bazen susmak ve hakikate sözü verebilmek.Sebeplerin susup bakışların Allah'tan nida beklemesi.Insanlara karşı yeri geldiğinde susmak ama Allah'a karşı konuşmak.Kalbinizi; oturması gerekmeyen tüm batillardan arindirarak adeta oruç tutarak "sakindirma ameliyesi" ile kalbin iffetini sağlayarak,hakikati icinizin tüm iskemlelerine oturtarak hakikate sözü verebilmek ...Kucağındaki Isa'yi suskunluk orucu tutup buyutmesini söylüyordu Allah.Sen bırak iyiliklerin konuşsun diyordu adeta Allah.Sen büyüt iyiliği diyordu adeta yemene ,içmene bak; Allah gün gelecek kucağında tuttuğun imtihanini hakliligini ve doğruluğunu ispat eden "ses"e donusturecek,göz aydınlığın olacaktır diyordu Allah.

Efendimiz'in (sav) mukaddes beyaniyla; Rablerine en yakın olanlar hep en ağır sınananlardı.Sebeplerustu bir doğuma hamilelikle mujdelenince; "Keşke bu iş başıma gelmeseydi de ben olseydım ;adi sanı unutulup gitmiş biri olsaydım " ifadesi ile tüm sebepler sımsıkı sıkıstırdıgında, o boğucu atmosferden "La Tahzen/ Tasalanma"ayetiyle sükunet bulacaktı duyguları Hz.Meryem'in...

Hakikatli cümleler kurmaya çalıştıkça ,uyarıcı ve hatırlatıcı olmaya çalıştıkça bitmeyecekti Hz.Meryem'in çileli dönemi.Hz.İsa'ya peygamberlik verilmesi ile hayatının en zorlu dönemini geçirecekti.Iftiralar atılacak,camurlar sicratilacak ,hircinlik ,öfke kusacak ,can yakacak ,kan kusturacaklardi.
Hz.Yahya'nin ölümüne şahit olacak.Kavmi onu himaye ve terbiye eden Hz.Zekeriya'nin testereyle bicip kan dokecekti.Bundandır yazar unutulmasın diye yüreğimize ızdırap tohumunu ekecek ve diyecekti ki "Her kim ki zikrinde Zekeriya peygamberin testere sesini duymazsa o zikir kisirdir" ayni sanciyi paylasmamizi isteyecekti belki de.Hz.Meryem'in tüm cektiklerine binaen en büyük çilesi insanların imansizliklari ve hakikat karşısında diz kirmiyor oluslariydi .

Yazarın ifadesiyle "Hz.İsa dünyaya tutunmadigi için dünya onu tutamadı,bedeni de dünyada kalmadı ...O ,göklere süzüldü..." kıyamete kadar sırrın tasiyiciligini yapacaktı Hz.Meryem.Midenin menfaatin insanları ve fertleri yuttugu bir zamanda kötülüklerden uzaklaşarak ,kapiciya fazladan bahşiş verip simartmayarak,
Allah'a yakinlasarak ,günahın agirliklarini atarak yukselebilir ,ruhumuzu ozgurlestirebiliriz bizler de .

İffet-i Kalp...Ismin güzelliği elbette ki tasiyicisindan geliyordu.Kalbin iffetini tüm nezahetiyle,anneligiyle,
kulluguyla,sabriyla taclandiran
Hz.Meryem.Mükemmel bir üslubu var ,damaklarimizda hiç bitmesin dercesine tarifi imkansız hoş bir tat bırakıyor.Nuriye Celegen gönlümün yazarı olarak daha önce okuduğum Aşk-ı Sükun kitabında olduğu gibi yine yanıltmadı beni.Kimi zaman huzunlendiren,kimi zaman kendi yasayisinizi sorgulattiran,kimi zaman Meryem ahlaklı bir anne olamayisimizin verdiği inkisar ,onun gibi ahlak eksenli evlatlar yetistirememenin verdiği hüzünle farklı lezzetler barındıran her bir sayfasının altı çizilmesi gereken bir kitap...
https://m.youtube.com/watch?v=4a5yyudODn4

Keyifli okumalar .. .
Okuduğum en iyi kitaplardan birisi diyebilirm. Bir kadının sahip olması gereken terbiyeyi, iffeti, sadakati, saygıyı ve sabrı en iyi anlatan kitap bence. Genç kızlara tavsiyemdir mutlaka okunması gerekir..

Benzer kitaplar

İffeti Kalp
Vakit akşam...
Gün, gecenin eteklerine tutunma deminde. Akşam, İsa’mın vakti. Akşam çarmıhın kurulduğu vakit. İlk akşam namazını kılan İsa’m.
Vakit akşam...
Gözümde “Geleceğin Nuru”nun aydınlığı... Tüm âlem gibi kalbim mahzun ve beklemede... Varlık onun duasında. İsa’mın müjdesi kulaklarımda:
“Ben gidiyorum, Faraklit gelsin! Faraklit gelsin! Ahyet gelsin! Ahyet gelsin!”
Nuriye Çeleğen öyle güzel oynamış ki kelimelerle bir cümle daha okumak, aynı cümleyi defalarca tekrar etmek istedim. Betimlemelere, tamlamalara insan hayran kalıyor.
Hazreti Meryem'in hayatını yine Hazreti Meryem'den dinliyormuşsunuz gibiydi.
İffetin en parlak güneşi olan Hz. Meryem hayaline dahi namahrem almamıştı. Gözünü, kalbini, hayalini hep korumuş iffetini muhafaza etmişti.

Örnek alınacak ve altı çizilecek, hayata geçirilecek her satır; değerli ve güzeldi.

Nuriye Çeleğen okunur, okutturulur!
Tek kelimeyle efsane bir kitap okumuş oldum. İlk defa Hz meryem'e ve hz. İsa ya daha yakın bi perspektif ten bakmış oldum. Kitap sizi o zamana sürükleyip siz de o andaymış ve o olaylara şahit oluyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Tavsiye edebileceğim bir eser
Bu kitabı ailecek okuduk ve annem o gün yemek yapmamıştı, kitapla doymuştuk. Harkulâde bir kitap ve yazarın uslûbû bana hitap ediyordu. Okuduktan sonra yazarı araştırdım gerek sosyal medyadan gerekse cromdan. Cromda bi gazete kağıdını çekip koymuşlar. Okudum yazar hiçbir yere fotoğraf koymuyordu hatta yakın akrabalarıyla da fotoğraf çekilmiyordu o kadar dikkat eden biri. Bilirsiniz hatta denk gelmişsinizdir. Hanım sahabelerden bahseden ya da bu kitaptaki gibi iffetten bahseden yazarları ama bahsettikleri şeylerin tam tersini yaparlar. Bu yazar dediğini uygulayan ve tersini yapmadığı gibi bana örnek olduğu için kendisine teşekkürü borç bilirim. Canı gönülden kendisine hayranlığım vardır.
NURİYE ÇELEĞENİN KİTAPLARINI ÖZELLİKLE BU KİTABINI BÜTÜN KADINLARIN MUTLAKA OKUMASINII ŞİDDETLE ÖNERİYORUM. ÇOK İYİ BİR YAZAR AYRICA. KADINLARLA DİNİ ÇOK İYİ ANLATIYOR. KADINLAR BU KİTAPLARI ELİNDEN YASTIĞININ ALTINDAN KAYBETMEMELİ
O annesi Hanne'nin Rabbi'ne adadığıydı. İsminin anlamı çok ibadet edendi.
Meryem...
O İsa'yı dünyaya getirecek kişiydi. İffetin örnek timsaliydi...

Hz.Meryem'in sınavını okuyoruz İffet-i Kalp'te.
Nuriye Çeleğen'in dili çok güzel.. İnsanın okudukça okuyası geliyor. Olayları işleme şekli, bakış açısı, sunuşu her şeyini ben çok beğendim. Hz. Meryem'in iffetini, edebini hissettikçe kendimi fazlasıyla eksik gördüm.. Eminim sizlerde okuyunca eksiklerinizi hissedeceksiniz..

Kitabı okuması için birisine verecektim bana dedi ki uzun sürer okumam geç veririm.. ee vaziyet böyle olunca dedim ki ben sana yenisini alayım o zaman ve hemen kitabımı geri aldım çünkü an geliyor dönüp dönüp altını çizdiğim yerlere bakmak istiyorum o kadar uzun süre ayrı kalamam kitabımdan.. işte bu kadar güzel bir kitap..
Dini kitaplar okumak canınızı sıkıyorsa siz de benim gibi tarihi bilgi içeren,resmi kitapları okurken sıkılıyorsunuz demektir.. Ama burda bir hoop! diyorum.. Bu kitap okuduğum en mükemmel anlatımıyla karşımda beni sıkmadan, heyecanla kucakladı.. Bir taşta üç kuş.. Üç peygamberin hayatına göz atıyorsunuz (Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. İsa) ve bir de Hz. Muhammed'in "Cennetin en hayrlı kadını İmran kızı Meryem!" dediği Hz. Meryem'in yaşadıklarını görüyorsunuz.. Kitap beni etkilemişti.. Öyle ki yıllar sonra fuarda görünce hemen aldım .. Ciddi manada okuyun diyeceğim dini bir kitap.. Sıkılmadan okuyacak, bilgileri hafızanızda zabt edeceksin kolayca..
"İffetini (muhkem bir kale) gibi koruyan Meryem i yad et."Enbia süresi ayet 91
Üslubu akıcı ve sanatsal olan eser Hz Meryem in hayatını konu almış. Kısa da olsa peygamberlerin çektikleri çileye de deginmiş. Kitapta dikkatimi çeken nokta zamanında katledildiklerini söyleyen Yahudilerin peygamberlere yapmış oldukları işkenceler. Bunlar kan donduracak tarzda...
Iffet-i Kalp
Ismiyle müsemma Hz. Meryem'in hayatini şiir tadında gözler önüne seren harika kitap. Yazarin okuduğum üçüncü kitabi. Dili o kadar güzel ki okurken kelimeler akıp gidiyor. (Buna rağmen 5 günde bitirdim evet ) Diğer kitaplariyla kiyaslarsak Ask-i Hüzün ve Iffet-i Kalp, Ask-i Sükun'a göre bir adim önde benim gözümde. Tanidigimi bildigimi sandığım Hz. Meryem hakkinda ne çok eksikmisim meğer ne çok cahilmisim.
Okuyun okutun efendim
"Kalp, Allah'in mahremidir. Tüm namahremleri oradan atınca kalbin iffeti tamam olur"
Dil nefse bağlıydı, sükut kalbe. Kalp kelamını duymak için dil kelamını terk etmek gerekirdi.
Muhabbet için ayrılık gerekirdi. Kalbin dil olması, kelama durması için sevdiklerinden ayrılık gerekirdi. Kavuşmak için ayrılık gerekirdi.
Kalbi, hz. Yusuf ve kardeşlerine benzetim.Kalp güzele ayna olmasıyla yusuf'tu. Bir yanı ile de Yusuf'un kardeşleriydi. Kalp Yusuf'unun on bir kardeşi vardı;
Su-i zan , gıybet, haset, yalan, tenkit, iftira, su-i tevil, benlik, gurur, hırs ve tamah...
Nuriye Çeleğen
Sayfa 95 - Timaş yayın evi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İffet- i Kalp
Alt başlık:
Hz. Meryem
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
219
ISBN:
6051312392
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
İffeti Kalp
Vakit akşam...
Gün, gecenin eteklerine tutunma deminde. Akşam, İsa’mın vakti. Akşam çarmıhın kurulduğu vakit. İlk akşam namazını kılan İsa’m.
Vakit akşam...
Gözümde “Geleceğin Nuru”nun aydınlığı... Tüm âlem gibi kalbim mahzun ve beklemede... Varlık onun duasında. İsa’mın müjdesi kulaklarımda:
“Ben gidiyorum, Faraklit gelsin! Faraklit gelsin! Ahyet gelsin! Ahyet gelsin!”

Kitabı okuyanlar 155 okur

  • Gamze Karagül
  • Damla deniz
  • ELİF
  • Aslihan kayhan
  • Sümeyye Nur Demirok
  • Esra Gül
  • Fatma yıldız
  • Miraç Okçu
  • Özge  Hasret Karakaya
  • Büşra Lale

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.7
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%32.3
25-34 Yaş
%29
35-44 Yaş
%19.4
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.3
Erkek
%9.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.4 (31)
9
%20 (11)
8
%10.9 (6)
7
%5.5 (3)
6
%1.8 (1)
5
%1.8 (1)
4
%1.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%1.8 (1)