Ihlamur - Sayı 43 (2016 Haziran)

·
Okunma
·
Beğeni
·
170
Gösterim
Adı:
Ihlamur - Sayı 43
Alt başlık:
2016 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771309936109
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ihlamur Kültür Sanat Yayınevi
IHLAMUR’UN HAZİRAN SAYISINDA
Hilmi Haşal – “Şairler İçin Derk Desenleri”nden

Mehmet Akif Ertaş – Yüksel Aksu ile Söyleşi

Nuri Demirci – Konusuz XV

Nevzat Çalıkuşu – Şair Oyuncular-Oyuncu Şairler Sözlüğü 1

Zihni Fakir – Çilli Yazılar

Volkan Hacıoğlu – Sezarlar Şekspir’i Tanımaz

Berrin Akarsu – Devrişe Hanım

Halûk Cengiz – Aptal, Zeki, Akıllı

Burak Armağan – Bir Günün Sonunda Arzu Şiirinin Arka Planı ve Empresyonist Dikkatler

Tolga Öntürk – Şeyhülislâm Yahyâ Efendi’nin Felek Algısı

Gülümser Çankaya – Gece

Uğur Ozan Özen – Bir Delinin Hatıra Defteri’nin Bursa Özelinde 50 Yıllık Hikâyesi



İLKSÖZ
Mehmet Akif Ertaş

IHLAMUR’a ilgiyi lafta bırakmayan okurlarımız, 42. sayımızın İLKSÖZ’ünde, 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle Mahmut Yesari ile Reşat Enis Aygen’i saygıyla yâd ettiğimi ve son paragrafta bu yazarların Komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışının izini sürdüklerini vurguladığımı hatırlayacaklardır.

Bu vurgu, sadece, sözünü ettiğim sayının kapağında ağırladığımız bu iki imzanın değil, o sayının İLKSÖZ’ünde adı geçen isimlerin eserlerini adı okumak olsun diye okuyanları şaşırtmıştır.

Şaşkınlık, Toplumcu-Gerçekçi söylemle, İslami terminolojinin söyleminin buluşturulduğu için yaşanmıştır. Oysa sözünü ettiğim bir değil, iki söylemi de öylesine ve belirli günler, aylar vesilesiyle tanımayanlar, şaşkınlığın beyhude olduğunun altını çizmekte gecikmemişlerdir.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir sözünde vurgulanan açlık, sanıldığı gibi, yeme, içme ihtiyacıyla giderilen bir durum değildir. Burada vurgulanan maddi değil, manevi açlıktır ve bunun da yaş kemale erdiğinde değil, çocukluğun biyolojik bağlamda yaşandığı evrede giderilmesi gerekir. Sözünü ettiğim açlık, sözünü ettiğim evrede giderilemezse, insan hangi yaşa merdiven dayarsa dayasın peşini bırakmaz ve ona içinden çıkamayacağı sorunlar yaşatır.

Yesari, Aygen başta olmak üzere, 42. sayımızın İLKSÖZ’ünde adı geçen kalemler, manevi açlıklarını biyolojik bağlamdaki çocukluk döneminde doyurmaya başladıkları için, ilerleyen yaşlarında sadece kendi değil, içinden çıktıkları yapının sorunlarına da çareler aramak için çaba harcamışlardır.

Bu çareleri ararken giriştikleri tek fiil nalıncı keseri gibi kendisine yontmak değil, nalını da mıhını da esirgememektir.

İslami terminoloji, sadece belirli günlerde ve On Bir Ayın Sultanı olarak kabul edilen Ramazan başta olmak üzere belirli aylarda yüzeyde ilerlenerek değil, derine inilerek ele alınırsa, eleştirisini içeriden getirmeyi ilke edinen Toplumcu-Gerçekçi söylemin duyarlılığının Hz. Muhammed ve ashabının duyarlılığıyla buluştuğu net bir şekilde görülebilecektir.

İlerleyen sayfalarda, kendisiyle, teknolojinin nimetlerinden istifade ederek gerçekleştirdiğimiz söyleşide Yüksel Aksu’nun vurguladığı gibi, Hz. Ömer ve Bilal-i Habeşi’nin temsil ettiği İslami söylemle, Emevi iktidarının temsil ettiği İslami söylemi ayıranlar, ayırmak gibi bir derdi olanlar, sözünü ettiğim iki duyarlılığı buluşturmamı yadırgamayacaklardır.

Çok sesliliği ilke, daha doğrusu düstur edinerek ilerleyen IHLAMUR’u bu özelliğine vâkıf olarak okudukları, okuttukları için duyarllık buluşturan cümleler karşısında gözleri fal taşı gibi açılmamıştır.

Kendisi açken tok yatan bizden değildir anlayışında buluşanlar, Acılarıma da kardeş olur musun cümlesini kuranlar ve acıyı bal eyleme geleneğinin izini sürmeyi de bilenlerdir.

Şiirin sapasağlamını görünce görmezden gelmeyen, bu sayısında es geçilemeyecek şiirleri ağırlayan IHLAMUR, Temmuz ayında, okuruyla buluşturacağı sayısında, geçen sene olduğu gibi, Madımak’ı ve Başbağlar’ı, acıya kardeş olmak ve acıyı bal eylemek fiilerini merkeze oturtarak hatırlayacak.

Temmuz ayının İLKSÖZ’ünde hafıza tazeleyeceğimiz haberini verirken; söz Siyasal İslam’dan açıldığında, önce Kendisi açken tok yatan bizden değildir diyen Hz. Muhammed’i ashabını aklınıza getirdiğiniz; Düldül’ün sadece Hz. Ali’yi taşımadığını, Zülfikar’ın mazlum hakkını savunmak için kullanıldığını, Zülfikar’ı tutan elin kalemi Zülfikar kadar sıkı tuttuğunu, orucun sadece yemek yememe ve su içmeme olmadığını; niyetin akıbeti beraberinde getirdiğini unutmadığınız; İslam’ı psotmodernizmin ve neoliberalizmin kodlarla çözmeye kalkışmadığınız; duyarlılığı kamplara ayırmadığınız; çok seslilikte, rengârenklikte ve Can Yücel’in ruhunu şenlendirerek vurgulayalım, rengâhenklikte buluştuğunuz ve tek boyutlu düşünmelerle, okumalar ve yazmalarla zamanınızı harcamadığınız günlerin sizlerin olmasını temenni ediyorum.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ihlamur - Sayı 43
Alt başlık:
2016 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771309936109
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ihlamur Kültür Sanat Yayınevi
IHLAMUR’UN HAZİRAN SAYISINDA
Hilmi Haşal – “Şairler İçin Derk Desenleri”nden

Mehmet Akif Ertaş – Yüksel Aksu ile Söyleşi

Nuri Demirci – Konusuz XV

Nevzat Çalıkuşu – Şair Oyuncular-Oyuncu Şairler Sözlüğü 1

Zihni Fakir – Çilli Yazılar

Volkan Hacıoğlu – Sezarlar Şekspir’i Tanımaz

Berrin Akarsu – Devrişe Hanım

Halûk Cengiz – Aptal, Zeki, Akıllı

Burak Armağan – Bir Günün Sonunda Arzu Şiirinin Arka Planı ve Empresyonist Dikkatler

Tolga Öntürk – Şeyhülislâm Yahyâ Efendi’nin Felek Algısı

Gülümser Çankaya – Gece

Uğur Ozan Özen – Bir Delinin Hatıra Defteri’nin Bursa Özelinde 50 Yıllık Hikâyesi



İLKSÖZ
Mehmet Akif Ertaş

IHLAMUR’a ilgiyi lafta bırakmayan okurlarımız, 42. sayımızın İLKSÖZ’ünde, 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle Mahmut Yesari ile Reşat Enis Aygen’i saygıyla yâd ettiğimi ve son paragrafta bu yazarların Komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışının izini sürdüklerini vurguladığımı hatırlayacaklardır.

Bu vurgu, sadece, sözünü ettiğim sayının kapağında ağırladığımız bu iki imzanın değil, o sayının İLKSÖZ’ünde adı geçen isimlerin eserlerini adı okumak olsun diye okuyanları şaşırtmıştır.

Şaşkınlık, Toplumcu-Gerçekçi söylemle, İslami terminolojinin söyleminin buluşturulduğu için yaşanmıştır. Oysa sözünü ettiğim bir değil, iki söylemi de öylesine ve belirli günler, aylar vesilesiyle tanımayanlar, şaşkınlığın beyhude olduğunun altını çizmekte gecikmemişlerdir.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir sözünde vurgulanan açlık, sanıldığı gibi, yeme, içme ihtiyacıyla giderilen bir durum değildir. Burada vurgulanan maddi değil, manevi açlıktır ve bunun da yaş kemale erdiğinde değil, çocukluğun biyolojik bağlamda yaşandığı evrede giderilmesi gerekir. Sözünü ettiğim açlık, sözünü ettiğim evrede giderilemezse, insan hangi yaşa merdiven dayarsa dayasın peşini bırakmaz ve ona içinden çıkamayacağı sorunlar yaşatır.

Yesari, Aygen başta olmak üzere, 42. sayımızın İLKSÖZ’ünde adı geçen kalemler, manevi açlıklarını biyolojik bağlamdaki çocukluk döneminde doyurmaya başladıkları için, ilerleyen yaşlarında sadece kendi değil, içinden çıktıkları yapının sorunlarına da çareler aramak için çaba harcamışlardır.

Bu çareleri ararken giriştikleri tek fiil nalıncı keseri gibi kendisine yontmak değil, nalını da mıhını da esirgememektir.

İslami terminoloji, sadece belirli günlerde ve On Bir Ayın Sultanı olarak kabul edilen Ramazan başta olmak üzere belirli aylarda yüzeyde ilerlenerek değil, derine inilerek ele alınırsa, eleştirisini içeriden getirmeyi ilke edinen Toplumcu-Gerçekçi söylemin duyarlılığının Hz. Muhammed ve ashabının duyarlılığıyla buluştuğu net bir şekilde görülebilecektir.

İlerleyen sayfalarda, kendisiyle, teknolojinin nimetlerinden istifade ederek gerçekleştirdiğimiz söyleşide Yüksel Aksu’nun vurguladığı gibi, Hz. Ömer ve Bilal-i Habeşi’nin temsil ettiği İslami söylemle, Emevi iktidarının temsil ettiği İslami söylemi ayıranlar, ayırmak gibi bir derdi olanlar, sözünü ettiğim iki duyarlılığı buluşturmamı yadırgamayacaklardır.

Çok sesliliği ilke, daha doğrusu düstur edinerek ilerleyen IHLAMUR’u bu özelliğine vâkıf olarak okudukları, okuttukları için duyarllık buluşturan cümleler karşısında gözleri fal taşı gibi açılmamıştır.

Kendisi açken tok yatan bizden değildir anlayışında buluşanlar, Acılarıma da kardeş olur musun cümlesini kuranlar ve acıyı bal eyleme geleneğinin izini sürmeyi de bilenlerdir.

Şiirin sapasağlamını görünce görmezden gelmeyen, bu sayısında es geçilemeyecek şiirleri ağırlayan IHLAMUR, Temmuz ayında, okuruyla buluşturacağı sayısında, geçen sene olduğu gibi, Madımak’ı ve Başbağlar’ı, acıya kardeş olmak ve acıyı bal eylemek fiilerini merkeze oturtarak hatırlayacak.

Temmuz ayının İLKSÖZ’ünde hafıza tazeleyeceğimiz haberini verirken; söz Siyasal İslam’dan açıldığında, önce Kendisi açken tok yatan bizden değildir diyen Hz. Muhammed’i ashabını aklınıza getirdiğiniz; Düldül’ün sadece Hz. Ali’yi taşımadığını, Zülfikar’ın mazlum hakkını savunmak için kullanıldığını, Zülfikar’ı tutan elin kalemi Zülfikar kadar sıkı tuttuğunu, orucun sadece yemek yememe ve su içmeme olmadığını; niyetin akıbeti beraberinde getirdiğini unutmadığınız; İslam’ı psotmodernizmin ve neoliberalizmin kodlarla çözmeye kalkışmadığınız; duyarlılığı kamplara ayırmadığınız; çok seslilikte, rengârenklikte ve Can Yücel’in ruhunu şenlendirerek vurgulayalım, rengâhenklikte buluştuğunuz ve tek boyutlu düşünmelerle, okumalar ve yazmalarla zamanınızı harcamadığınız günlerin sizlerin olmasını temenni ediyorum.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ihlamur Dergisi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0