İhtilalin Mantığı (Ve 27 Mayıs İhtilali)

·
Okunma
·
Beğeni
·
545
Gösterim
Adı:
İhtilalin Mantığı
Alt başlık:
Ve 27 Mayıs İhtilali
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9751401854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
"İhtilal, toplum yapısında biriken çelişmelerin bir gün patlayışıdır. İyi ya da kötü olduğuna göre değil, şartlar tamam olduğu için ihtilal olur. İşte, şartların tamam oluşu ile ihtilal arasındaki bu zaruret, bağıntı veya illiyettir ki, tarihi determinizm açısından, İhtilalin Mantığını teşkil eder. Bu bakımdan 27 Mayıs İhtilali, şartları tamam olan bir ihtilaldi"."Her toplum nasıl kendi tarihinin ve jeopolitik ortamının koşulları içinde şekilleşiyorsa, her biri bir sosyal hareket ve yapı değişmesi olan ihtilaller de kendilerini doğuran koşulların hasılası olarak kendilerine özgü nitelikler taşırlar."Toplumlar ise, homogen değildirler. Yani her toplumu oluşturan sosyal tabakalarla, bu tabakalar arasındaki ilişkiler ile müesseseler ve nihayet topluma hakim olan değer ölçüleri diğer toplumlarla aynı değildir. Ama bütün toplumların yapılarında, kendi aralarında çatışan çelişkiler mutlaka vardır. Fakat bütün toplumlar için bu çelişkilerin mutlaka ihtilaller yolu ile çözümlenmesi şart mıdır, kaçınılmaz mıdır? Yahut ihtilal toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir? Hayır!"
447 syf.
·Puan vermedi
İhtilaller ne iyidir ne de kötü. Şartlar tamamlanır ve ihtilal olur. Şevket Süreyya Aydemir bu eserinde 27 Mayıs 1960 ihtilalini ele alıyor. 27 Mayıs darbe mi; ihtilal mi ? Sorusuna cevap arıyor.
447 syf.
·23 günde
Bu kitabı bana babam tavsiye etmişti. Sanıyordum ki sadece Türkiye'nin yakın geleceğinden bahsedecek. Fakat tarihin başından beri olan ihtilallerden bahsetmeye başladı ve ihtilallerin tarihine bakınca birbirinden ilginç bir çok olay görmekte mümkün.O kadar bilgi dolu ve kaynağa dayandırılan bir kitap olması sebebiyle de güvenimi ve saygımı kazanmış oldu. Biraz eski kelimeler ve uzun cümleler içeriyor.( çok akıcı değil.) ama bu güzel bir kitap olmasına engel değil. ve gine kitap ilerledikçe akıcılığının da arttığını söyleyebilirim.Beni rahatsız eden minik bir detayı yazarın bir sürü kitabı olması sebebiyle bazı kısımları ben bunu başka bir kitapta ayrıntılı anlattım diyerek ten es geçmesi.Sadece bu kitabını okuduğum için bazı noktaların eksik kaldığını hissediyorum ve bazen kitabın kendi içinde çok tekrara düştüğünü de gördüm. Genel olarak ihtilaller hakkında bilgi sahip olmak için veya 1960 ihtilalini ayrıntılarıyla öğrenmek için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.Kitaba ulaşabilenlerin okumasını tavsiye ederim.
447 syf.
·30 günde·Beğendi·7/10
Açıkçası kitap bilimsel bir dille yazılmış ve okumak zor oldu diyebilirim. Tabii bu durumu böyle görmemin sebebi kitabı okumadan önce kitaptan beklediğim 27 Mayıs darbesinin diğerlerinden farkıydı. Belki hala temiz sayılabilen tek darbe olduğu için darbeyi beğenmeyi bekledim ama olmadı. Şartlar tamam olmuş fakat plansız, programsız bir ihtilâl gerçekleştirirmiş. Darbe hakkindaki yorumum bu. Özellikle ilgilendiğiniz bir konu değilse okumanızı tavsiye etmem. Çünkü konusu spesifik ve işlenişi de öyle.
Basına, yasaklar üstünü yasaklar konuyordu. Konulan yasakların neler olduğunun ilanı bile yasaklanıyordu.
Varlığının hikmeti artık silindiği halde, orduları hala emrinde mahkemelere hala hizmetinde ve aslında otomatik icra teşkilatı olan emniyet kuvvetlerini de kendisinin sayan her iktidar, eğer şartlar hazırsa her ihtilal öncesinde ülkede az çok bir kaos havası yaratır.
Basına, yasaklar üstüne yasaklar konuyordu. Konulan yasakların neler olduğunun ilanı bile yasaklanıyordu.
Hülasa, yeni Avrupa ve Fransız İhtilali'nin davet ettiği problemlere karşı Osmanlı İmparatorluğu kapalı ve uykudaydı. Avrupa'daki fikir hareketleri, fikir neşriyatı üzerinde Osmanlıcaya, ne Tanzimat öncesinde, ne Tanzimat devrinde, ne de II. Meşrutiyet'ten önceki o karanlık Abdülhamit saltanatı ve temelden çöküntü devrinde, tek eser tercüme edilmiş değildir. Onun için biz, II. Meşrutiyete gözlerimizi, 100-150 yıllık bir uykudan uyanan bebekler gibi açtık.

Dünyanın aldığı mesafeden en az 150 yıl geri kalmıştık. Bu geriliğin ve Abdülhamid devri çöküntüsünün bedelini ise II. Meşrutiyet devrinde, başdöndürücü geriliğimiz, parçalanmış ve daha doğrusu, çöküşümüzle ödedik.
Vaktiyle 31 Mart isyanındaki ilişkilerinden kurtulmak için Harp Divanına, kendisinin hem cahil, hem deli olduğunu raporlarla ispatlayıp, bir de "İki Musibet Mektebinin Şehadetnamesi" yani tımarhaneden ve hapishaneden belgeler de yayınlatan eski "Bediüzzaman Said-i Kürdi" isminde biri, şimdi "Said-i Nursi" adı ile ortaya atılıp, adeta bir din içinde din akımı örgütlenecektir. Anadolu'da yeşil takke, çok yerde şapkanın yerini alacak, insanlar daha çocuk denecek yaşlarda sakal bırakarak bunları yapmayanlar, kafir sayılacaktır.
"İhtilâl, ne iyidir, ne de fena. İhtilâl, toplum yapısında biriken çelişmelerin bir gün patlayışıdır. Bunun için iyi veya fena olduğuna göre değil, ama şartlar tamam olduğu için ihtilâl olur. "
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 25 - Remzi Kitabevi, 2. baskı, 1976
Sosyal yapısı (iç bünyesi) çölde kalan eski bir İsrail kabilesinin mekanizması kadar basit ve iptidaî bir toplumda, fikir hareketi yoktur. Çağın akışına ayak uyduramamış bir din hiyerarşisi, her şeyi hiç değişmeyen ebedi hakikatlere bağlayan skolastiği altında donmuş ve terakkiden kalmış bir Orta Çağ toplumu, fikir hareketi doğuramaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İhtilalin Mantığı
Alt başlık:
Ve 27 Mayıs İhtilali
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9751401854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
"İhtilal, toplum yapısında biriken çelişmelerin bir gün patlayışıdır. İyi ya da kötü olduğuna göre değil, şartlar tamam olduğu için ihtilal olur. İşte, şartların tamam oluşu ile ihtilal arasındaki bu zaruret, bağıntı veya illiyettir ki, tarihi determinizm açısından, İhtilalin Mantığını teşkil eder. Bu bakımdan 27 Mayıs İhtilali, şartları tamam olan bir ihtilaldi"."Her toplum nasıl kendi tarihinin ve jeopolitik ortamının koşulları içinde şekilleşiyorsa, her biri bir sosyal hareket ve yapı değişmesi olan ihtilaller de kendilerini doğuran koşulların hasılası olarak kendilerine özgü nitelikler taşırlar."Toplumlar ise, homogen değildirler. Yani her toplumu oluşturan sosyal tabakalarla, bu tabakalar arasındaki ilişkiler ile müesseseler ve nihayet topluma hakim olan değer ölçüleri diğer toplumlarla aynı değildir. Ama bütün toplumların yapılarında, kendi aralarında çatışan çelişkiler mutlaka vardır. Fakat bütün toplumlar için bu çelişkilerin mutlaka ihtilaller yolu ile çözümlenmesi şart mıdır, kaçınılmaz mıdır? Yahut ihtilal toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir? Hayır!"

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • İsmail TOPUZ
  • Emre Direktör
  • Anıl
  • selim aydoğan
  • Bengi Günay
  • BAKİ ÇELİK
  • Hüseyin Tolga Coşkuner
  • Adem Yüce
  • aysen boz
  • Mert Ünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.7 (5)
9
%7.1 (1)
8
%14.3 (2)
7
%28.6 (4)
6
%0
5
%0
4
%7.1 (1)
3
%0
2
%7.1 (1)
1
%0