·
Okunma
·
Beğeni
·
158
Gösterim
Adı:
İhtiyaçlar Mücadelesi
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944916479
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Geç kapitalist refah devleti toplumlarında insanların ihtiyaçlarından konuşmak siyasal söylemin önemli türlerinden biridir. Bu yüzden feministler, devletin ailelerin günlük

İhtiyaçlarını tedarik etmesi gerektiğini savunurlar.

‘İhtiyaçlar’ deyimi feminizm gibi etkili ve kalıcı toplumsal dönüşümleri hedefleyen hareketler açısından ne gibi imkânlar veya engeller barındırmaktadır?

Biz sosyalist-feministlerin geniş kapsamlı amacı,ihtiyaçları bir mesele olarak ele almanın özgürleştirici imkânlarını baskıcı olanlardan ayırt ederek, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal değişim ihtimallerinin aydınlatılmasına yardımcı olmaktır.
80 syf.
Kitap ciddi teorik bir dille yazılmış , şahsen aşina olmama rağmen okurken üzerinde çok durmam gerekti .

Günümüzün çok katmanlı refah devleti toplumlarında insan ihtiyaçlarını konuşmak , bunların siyasallaşmasıyla ihtiyaçların giderilmesi önemli bir meseledir . Bu yapılırken hayati mesele siyasal olanın sınırının nerede çizileceğidir . Geçmişte bir adamın eşini dövmesi aile içi bir mesele olarak görülürken şu anda bu durumu azınlık bir grubun direnişi sonucu kamusal bir mesele olarak konuşuyor olmamız gibi .

Bir meselenjn siyasal olabilmesi için kamusal alanda tartışmalı bir statüye sahip olması gerekir . Ve çatışmanın sonucunu kamusal olanın göreli gücü belirler . Fakat bu da değişebilir . Egemen yorumlara karşı bir direniş gelişebilir ve onların yerini alabilir .

Yazarın kendi kaleminden amaç " ihtiyaçları bir mesele olarak ele almanın özgürleştirici imkanlarını baskıcı olanlardan ayırt ederek , demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal değişim ihtimallerinin aydınlatılmasına yardımcı olmak "
80 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Nancy FRASER Kültür ve tanınma politikaları üzerine çalışmaları vardır. statik ve tek katmanlı olmayan günümüzün çok kültürlü ve kompleks toplumlarında insanların tanınmak istemeleri, kültürlerinin de kimliklerinin bir parçası olmasını istemeleri onların su içme, yemek yeme gibi bir ihtiyacıdır der.
“Biz sosyalist-feministlerin geniş kapsamlı amacı, ihtiyaçları bir mesele olarak ele almanın özgürleştirici imkânlarını baskıcı olanlardan ayırt ederek, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal değişim ihtimallerinin aydınlatılmasına yardımcı olmaktır.”
İlk olarak evli kadınların şiddete uğrama ile ilgili
ihtiyaçlar siyaseti örneğini ele alalım. On beş yıl öncesine kadar 'evli kadınların şiddete uğraması' gibi bir kavram yoktu. Aleni olarak konuşulmaya başlandıktan sonra bu olgu, 'evli kadınların dövülmesi' olarak adlandırılmış ve komik biçimde, "Karını dövmeyi bıraktın mı?" cümlesinde kullanıldığı anlamıyla kabul görmüştür. Dilbilimsel açıdan 'ailesel' bir mesele olarak -'siyasal' olanın karşıt anlamında- çocukların ve hizmetçilerin disipline edilmesiyle birlikte sınıflandırılmıştır. Daha sonra, feminist aktivistler ceza kanunundan ödünç aldıkları bir kavramla bu pratiği yeniden adlandırmış ve yeni bir kamusal söylem yaratmışlardır. Şiddete maruz kalmanın ailesel ya da özel bir sorundan ziyade sistemle ilgili siyasal bir mesele olduğunu; sebeplerinin kadının ya da erkeğin duygusal sorunlarıyla değil , kadının tahakküm altına alınmasına dayalı erkek egemenliğinin toplumsal ilişkilerin her noktasına nüfuz etmesiyle ilişkilendirilmesi gerektiğini iddia etmişlerdir.
Kültür ve tanınma politikaları üzerine çalışmaları vardır. statik ve tek katmanlı olmayan günümüzün çok kültürlü ve kompleks toplumlarında insanların tanınmak istemeleri, kültürlerinin de kimliklerinin bir parçası olmasını istemeleri onların su içme, yemek yeme gibi bir ihtiyacıdır der.
Bütün özel kurumlar ile ekonomik sistemin resmi kurumları tahakküm ve hiyerarşi ilişkilerini destekler. Doğallaştırdıkları belirli yorumlar, genel olarak egemen gruplar ve bireylere avantaj sağlarken hiyerarşide onların altındakileri dezavantajlı bir konumda bırakır. Örneğin, sınırlanmış ve erkek tarafından yönetilen ailelerde erkeğin eşini dövmesi 'kişisel' ya da 'özel' bir mesele olarak tanımlanmakta ve bu konuya ilişkin kamusal söylem, aile hukuku, sosyal hizmetler ve 'toplumsal sapma'nın sosyolojisi ve psikolojisiyle ilgili özelleştirilmiş kamusallıklara sıkıştırılıyorsa, bu durum toplumsal cinsiyet tahakkümü ve hiyerarşisinin yeniden üretimine hizmet etmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İhtiyaçlar Mücadelesi
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944916479
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Geç kapitalist refah devleti toplumlarında insanların ihtiyaçlarından konuşmak siyasal söylemin önemli türlerinden biridir. Bu yüzden feministler, devletin ailelerin günlük

İhtiyaçlarını tedarik etmesi gerektiğini savunurlar.

‘İhtiyaçlar’ deyimi feminizm gibi etkili ve kalıcı toplumsal dönüşümleri hedefleyen hareketler açısından ne gibi imkânlar veya engeller barındırmaktadır?

Biz sosyalist-feministlerin geniş kapsamlı amacı,ihtiyaçları bir mesele olarak ele almanın özgürleştirici imkânlarını baskıcı olanlardan ayırt ederek, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal değişim ihtimallerinin aydınlatılmasına yardımcı olmaktır.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • ade
  • Şeyda
  • Müzeyyen Çınar
  • M.M.A
  • ebru
  • Hatice yıldırım
  • Sena Özant
  • 'Nur
  • Elvan
  • meltem şen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0