İhvân-ı Safâ Risâleleri Cilt 4

·
Okunma
·
Beğeni
·
42
Gösterim
Adı:
İhvân-ı Safâ Risâleleri Cilt 4
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755397924
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İhvân-ı Safâ grubundan bir düşünürün şöyle dediği rivayet edilir:
“Din hastaların, felsefe ise sağlıklı insanların tedavisiyle ilgilenir. Peygamberler hastaları, hastalıklarının artmaması, hatta onların bütünüyle iyileşmesi için tedavi eder. Filozoflar ise herhangi bir hastalık bulaşmaması için, sağlıklı insanların sağlığını korur.”
İhvân-ı Safâ, onuncu yüzyılda ortaya çıkmış bir grubun adıdır. Ansiklopedi niteliğinde 52 risale yazarak, matematikten müziğe, felsefeden gökbilimine ve sihirden aşka kadar pek çok konuyu şiirsel bir dille incelerler.

İslam tarihinin toplumsal ve düşünsel yarılmalar yaşanan bir döneminde, aklın rehberliğinde, kalbi arındırmaya ve insanı yükseltmeye gayret ederler. Hiçbir bilime düşman olunmamalı, hiçbir kitaptan uzak durulmamalıdır onlara göre. Öteki düşünce ve inançlara karşı hoşgörüye vurgu yaparlar.
Kim oldukları konusunda değişik teori ve söylentiler vardır. Etraflarındaki sır halesi bin yıldır kalkmamıştır. Risâleler’i, üç “gizli imam”dan ikincisinin yazdığı iddia edildiği gibi, İhvân-ı Safâ’yı İsmaililer’den Nusayriler’e ve Dürziler’e kadar değişik yapılara atfedenler de olur.
Abbasi halifesinin emriyle 1050 yılında İhvân-ı Safâ Risâleleri’nin (İbni Sina’nın eserleriyle birlikte) bütün kütüphanelerden toplanarak yakıldığı bilinir. Ancak Endülüslü düşünür Müslime, Doğu’ya seyahati sırasında risaleleri toplayarak, yok olmaktan kurtarır.
“(Bu) risaleler, cilâ, şifa, nur ve ışıktır. Hatta onlar ilaç olamamışsa, hastalık gibidir. İyileştiremezse hasta eder, ıslah etmezse ifsat eder; kurtuluşa erdirmezse helâk eder. Tedavi eder; ama bazen hasta da edebilir. Öldürür de, diriltir de.”

Nihayet Türkçe’ye çevrilen Risâleler beş cilt olarak yayımlanacaktır.
Bin yıldır Doğu’dan Batı’ya geniş bir kültür ve düşün coğrafyasında önceleri nefesi sonraları ise hayaletiyle dolaşan bu eser, şimdi okunup, arınmış kalplerde yer edinmeyi bekler, yeniden.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
bundan sonra yol ve burhan ara. İlimde yolu
yarılarsan taklide razı olma. Yolun başında iken burhan isteme. Fakat kardeşim!
Sözlerini dinlemek, karakterlerini görmek, sırlarına vakıf olmak, nefsinin cevher
saflığını onların kendi cevher saflıklarını tasavvur ettikleri gibi tasavvur etmek,
kalbinin gözüyle onların kendi kalp gözleriyle baktıkları gibi bakmak ve aklının
nuruyla onların kendi akıllarının nuruyla gördükleri gibi görmek için erdemli
kardeşlerinin, bilgin arkadaşlarının ve samimi dostlarının meclisine gel!
Bil ki, insanlar içinde tek bir ahlaki tabiatta bulunanlar olduğu gibi övülen ve yerilen
huylara birlikte sahip olanlar da vardır. Kötü adetler kötü ahlakı, güzel adetler
ise övülen ahlakı güçlendirir. Görüşler ve inançlarla ilgili durum da aynıdır. Nitekim
insanlardan bir kısmı kendi dini ve mezhebinde, kendisine muhalefet eden herkesin
kanını dökmenin helal olduğunu düşünür ve buna inanır. Örneğin, Yahudiler,
Hariciler ve Allah'ı inkar edenlerin durumu böyledir. Onlardan bir kısmı da kendi
dini ve mezhebinde, insanların hepsine merhamet etmenin ve şefkat göstermenin,
günahkarların durumuna üzülmenin ve onların bağışlanmasını dilemenin, ruh sahibi
tüm canlılara acımanın onların hepsinin iyiliğini istemenin gerekli olduğunu
düşünür ve buna inanır. Bu da müminlerden iyilerin, zahitlerin ve salihlerin mezhebidir.
Bizim değerli kardeşlerimizin mezhepleri de bu şekildedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İhvân-ı Safâ Risâleleri Cilt 4
Yazar:
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755397924
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
İhvân-ı Safâ grubundan bir düşünürün şöyle dediği rivayet edilir:
“Din hastaların, felsefe ise sağlıklı insanların tedavisiyle ilgilenir. Peygamberler hastaları, hastalıklarının artmaması, hatta onların bütünüyle iyileşmesi için tedavi eder. Filozoflar ise herhangi bir hastalık bulaşmaması için, sağlıklı insanların sağlığını korur.”
İhvân-ı Safâ, onuncu yüzyılda ortaya çıkmış bir grubun adıdır. Ansiklopedi niteliğinde 52 risale yazarak, matematikten müziğe, felsefeden gökbilimine ve sihirden aşka kadar pek çok konuyu şiirsel bir dille incelerler.

İslam tarihinin toplumsal ve düşünsel yarılmalar yaşanan bir döneminde, aklın rehberliğinde, kalbi arındırmaya ve insanı yükseltmeye gayret ederler. Hiçbir bilime düşman olunmamalı, hiçbir kitaptan uzak durulmamalıdır onlara göre. Öteki düşünce ve inançlara karşı hoşgörüye vurgu yaparlar.
Kim oldukları konusunda değişik teori ve söylentiler vardır. Etraflarındaki sır halesi bin yıldır kalkmamıştır. Risâleler’i, üç “gizli imam”dan ikincisinin yazdığı iddia edildiği gibi, İhvân-ı Safâ’yı İsmaililer’den Nusayriler’e ve Dürziler’e kadar değişik yapılara atfedenler de olur.
Abbasi halifesinin emriyle 1050 yılında İhvân-ı Safâ Risâleleri’nin (İbni Sina’nın eserleriyle birlikte) bütün kütüphanelerden toplanarak yakıldığı bilinir. Ancak Endülüslü düşünür Müslime, Doğu’ya seyahati sırasında risaleleri toplayarak, yok olmaktan kurtarır.
“(Bu) risaleler, cilâ, şifa, nur ve ışıktır. Hatta onlar ilaç olamamışsa, hastalık gibidir. İyileştiremezse hasta eder, ıslah etmezse ifsat eder; kurtuluşa erdirmezse helâk eder. Tedavi eder; ama bazen hasta da edebilir. Öldürür de, diriltir de.”

Nihayet Türkçe’ye çevrilen Risâleler beş cilt olarak yayımlanacaktır.
Bin yıldır Doğu’dan Batı’ya geniş bir kültür ve düşün coğrafyasında önceleri nefesi sonraları ise hayaletiyle dolaşan bu eser, şimdi okunup, arınmış kalplerde yer edinmeyi bekler, yeniden.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Jah
  • Gökhan Aktaş

Kitap istatistikleri