İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
485
Gösterim
Adı:
İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756995750
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıra Yayınları
Biz Müslümanlar tarihinin şu anında bir mağarada üç yüz yıl uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince yaşadığımız şok ile etrafımızda şaşkın şaşkın bakınıp "Ne oldu bu dünyaya böyle, hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat değimiş, insanlar başkalaşmı; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış, yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığmız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka olmuştur.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Hz. Muhammed (s.a.v), sadece peygamberlerin değil, önceki tüm kadim filozofların
ahlaki öğretilerini meczetmiştir. Kendinden önce doğru namına ne kalmışsa
hepsini sürdürmüş, insanlığın iyilik, erdem, ahlak ve adalet arayan damannı
yeniden harekete geçirmiştir. Kur'an'ın masaddık olması, Muhammed Esed'in dediği
gibi insanlıkta doğruluk adına ne kalmışsa onu sürdürmek demektedir...
Görülüyor ki kadim ahlaki değerler özü itibariyle "birlikte" olmanın sonucu
doğmuş, "ötekine" zarar vermeme endişesi bu ku-rallann oluşumunu sağlamıştır.
Müslüman düşünürler buna "maka-sıd-ı şeria" demektedirler. Yani şeriatlann amacı
öteden beri beş temel hakkı korumayı amaç edinmiştir; Din, can, mal, akıl,
nesil...
Dört Halife'den üçü suikast ile öldürüldü. Bunu Batılılar mı yaptı? 12 İmam'dan yedisi zehirlendi, üçü katledildi. Bunu modernistler mi yaptı? Kerbela faciasını kim yaptı? Amerikalılar mı? Bunların hepsi içtedir. İslamın içinde Kur'an algılanmasına yönelik bir sorun var. Bu sorun öyle bir noktaya geldi ki artık ipin ucu kopmak üzere. Dünya neredeyse şuna ikna olacak: bunların kitabında, Allah'ında, haşa peygamberinde hakikaten bir sorun var.. . Şimdi biz buna nasıl bir cevap vereceğiz?
İbni Rüşd, ruh ve bedeni tek bir cevher olarak düşünmüştür. İbni Rüşd'e göre bu
tek cevher maddenin sürekli dönüşümü yoluyla hiç yok olmaz; cesed çözülüp
toprağa dönüşür, sonra toprak bereketlenir, yeşerir ve ekilerek meyvalannı
verir. Bu meyvaları başka bir insan yer. Sonra o insan da yaşar ve ölür, onun
cesedi de çürüyerek toprağa dönüşür. Sonra toprak verim ve hayvan artıklarıyla
tekrar yeşerir ve bu böylece sonsuza dek sürer. İnsanın cesedi tabiat
aracılığıyla ve maddenin değişik şekiller almasıyla baki kalır. İnsan da aklıyla
sonsuzlasın İnsan düşünce ve fikir üreterek kollektif akla katılır. Bir insanda
üretilen başka bir insana, bir medeniyette üretilen baka bir medeniyete
aktarılarak, insanlığın külli aklına katılır. Bu böylece devam eder. Ruh akli
katkılarıyla insanlığa katılırken, cesed maddenin dönüşümüyle tabiata karışır. Bu
ikisi bu alemde ve bu dünyaya hastır. Bu alemdeki süreklilik akletmeyen
canlılar için söz konusu değildir.
Biz Müslümanlar tarihin şu anında bir mağarada üç yüz yıl (hatta bin yıl)
uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf'e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince
yaşadığımız "şok" ile etrafımıza şaşkın şakın bakınıp "Ne oldu bu dünyaya böyle,
hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat
değişmiş, insanlar başkalaşmış; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış,
yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığımız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka
olmuştur. On bin nüfuslu küçük kasabamız 25 milyonluk koskoca bir metropole
dönüşmüştür. Ne at kalmış ne kağnı; insanlar garip arabaların üzerinde oradan
buraya koşturmakta, telefondan bilgisayara, elektrikten delikli demire acayip
aletler kullanmaktadırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İhyadan İnşaya İslam Düşüncesi
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
375
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756995750
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıra Yayınları
Biz Müslümanlar tarihinin şu anında bir mağarada üç yüz yıl uyuduktan sonra uyanan Ashab-ı Kehf e benzemekteyiz. Uykudan uyanıp şehre inince yaşadığımız şok ile etrafımızda şaşkın şaşkın bakınıp "Ne oldu bu dünyaya böyle, hiçbir şey bıraktığımız gibi değil" demekteyiz. Çünkü zaman akıp gitmiş, hayat değimiş, insanlar başkalaşmı; ne anamız, ne babamız, ne akrabalarımız kalmış, yaşadığımız sokaklar, gezip dolaştığmız caddeler, konuştuğumuz dil bambaşka olmuştur.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mahmut Celal Özmen

Kitap istatistikleri