II. Abdulhamid Efsanesi Yıldız İstihbarat Teşkilatı

9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
13 gösterim
Sultan ll. Abdulhamid için tarih ne yalanlara sahne oldu.
"Kızıl Sultan, kan emici, Yıldız canavarı, vatan satan adam"... daha nice kuyruklu iftiralar!.. Yalan tarihinin gürültüsünden bıktık.
Amcası Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve şüpheli ölümü, ağabeyi V. Murad'ın tahtta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı'na hapsedilmesi neticesinde başlamıştı hükümranlığı.Bir yandan dış borçlar, bir yandan iç isyanlar ve kanlı darbe fırtınaları...
Zor günlerden geçiyordu imparatorluk.
ll. Abdülhamid'in otuz üç yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu eserlerinden izlediği politikalara ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı'nın ettiği amansız mücadeleden şaşırtıcı jurnallere kadar uzanan bir serüven...
İşte size sağanak sağanak tarih...
Bilinmeyen yönleriyle Sultan ll. Abdulhamid Han.
Bir toz zerresinde bile tarihin doğrusunu arayan Şükrü Altın'ın kaleminden her satırı düşündürücü, her satırı sarsıcı bir eser...
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2016
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9786059844871
  • Yayınevi:
    Çelik Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Namütenâhi 
 01 Şub 15:22 · Beğendi · 9/10 puan

Alınan ifadelerde yapılanlar ağızlardan bir bir dökülüyordu.Sultan Abdulaziz'in cenazesini yıkayan Sultanahmet Şeyhi Ömer Efendi ifadesini,"Ağlaya ağlaya yıkadım.Kalp üzeri mosmor olmuştu.Sol meme hizası delinmiş,iki dişi kırılmıştı.Sol kolu kırıktı,sakalının sol tarafı da yolunmuştu.İntihar etmediğini daha o anda anlamıştım ama kimseye anlatamadım.Çünkü kimse beni dinlemedi,"diye hıçkıra hıçkıra tamamlamıştı...
Topkapı Sarayı'nda bulunan kanlı elbiselerin incelenmesinde de vakanın bir cinayet olduğu ortaya çıkmıştı...

II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 128 - Çelik Yayınevi)II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 128 - Çelik Yayınevi)
Namütenâhi 
01 Şub 14:59 · Beğendi · 9/10 puan

"Onlar sadece bir hâlin değil,her hâlin adamlarıydı."

II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 140 - Çelik Yayınevi)II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 140 - Çelik Yayınevi)
Namütenâhi 
01 Şub 16:04 · Beğendi · 9/10 puan

"Öyle ki Tuna Nehri al al akarken asker anaları bile cepheye gitmek istiyordu."

II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 190)II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 190)
Namütenâhi 
01 Şub 15:53 · Beğendi · 9/10 puan

Hürriyet ve özgürlük naraları atan gazeteciler,güya demokrasi ağzıyla Abdulhamid'in Allah'ına ve şahsına küfürler yazıyordu.Böyle durumlarda müdahale edildiğinde de sansür yaygarasını koparıyorlardı.Oysa en büyük hürriyet ve özgürlük onun dönemindeydi.Asıl sansür çok katı bir şekilde Avrupa'da uygulanıyordu.Orayla kıyaslama yapıldığında neredeyse Osmanlı'da sansür olmadığı söylenebilirdi.Çünkü İstanbul'da üç büyük gazetenin tirajı 30.000 'i bulmuştu.Abdulhamid döneminde kitap,dergi ve gazete sayısında büyük artış olmuştu.Dini bilgiler,fen ve edebiyatla ilgili pek çok kitap bastırılmış,köylere kadar her yere parasız gönderilmişti.Peki Abdulhamid'e atılan koyu sansür ve baskı iftirası nerede kalmıştı?

Sultan Abdulhamid'e Batı basınının saldırmasını biraz olsun anlarız.Çünkü sömürgeci ülkeler bunu hep yapar.Peki iç basın ne yapmak istiyordu?Açıklayalım;onlar da İstanbul'daki elçiliklerden aldıkları emirlere uyuyordu.Tabii ki beslemeler efendilerine hizmet etmek için yarışıyordu.Çünkü karşılılsız hizmet edilmiyordu...

II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 141)II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 141)
Namütenâhi 
01 Şub 16:02 · Beğendi · 9/10 puan

"İhtilal heveslisi şımarmış bir ordunun zafer kazanmasına imkan yoktu."

II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 189)II. Abdulhamid Efsanesi, Şükrü Altın (Sayfa 189)