İki Yeşil Susamuru (Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
13,2bin
Gösterim
Adı:
İki Yeşil Susamuru
Alt başlık:
Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Baskı tarihi:
25 Ekim 2019
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752890007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Mutluluğu ve huzuru hiçbir yerde ve hiçbir kimsede bulamayan, kimseye güvenemeyen genç bir kadın: Nilsu.
Terk edilmekten korktuğu için hep kendisi terk ediyor.
Annesine olan hayranlığı ve bağlılığı kendi yaşamını kurmasına engel olan, duygusal ve ütopik bir çevreci: Teoman.
Annesinin gizemli intiharıyla yaşamı altüst oluyor.
Buket Uzuner'in artık bir klasik olan İki Yeşil Su Samuru romanı çağdaş bir kadının portresi etrafında çok katmanlı olarak insan durumlarını sorguluyor. Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla 80'li yılların toplumsal ve siyasal ortamını ustaca anlatırken romanın kahramanları kimi zaman modernizmin altında ezilerek yaşamla ölüm arasında gelgitler yaşıyorlar.
İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri yaşadığımız dünyaya, aşka, çevre sorununa alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin hikayesi, bir modern zamanlar romanı.
(Tanıtım Bülteninden)
300 syf.
·2 günde·5/10 puan
Kitabı, arka kapakda "Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla..." diye devam eden yazıdan ve kitabın adından dolayı eğlenceli olduğunu düşünüp almıştım. Sonuçta aldandım!
Mizahi bir anlatım tarzı göremediğim gibi, gerçekçi üslupla ne karakterleri, ne kurguyu, ne de kitabın sonunu bağdaştırdım.
Hikâye 80'li yıllarda geçiyor. Fakat yaşam tarzı günümüzü aşmış, değil zamanın Türkiyesi Avrupa da bile o yıllar için normal karşılanmazdı diye düşünüyorum. İki çocuklu evli bir kadın, ara ara bunalıp başka adamlarla ilişki yaşayıp, tatillere gidiyor. Annesi "Artık sıkılmadın mı kızım? Eve dön, bak kocan başkasını bulursa karışmam, fazla naz aşık usandırır, kocanı bıktırma" gibi laflar ediyor. 15 yaşında ki kız öğretmeniyle beraber ve ara ara onda kalıyor. Sevgililer birbirinin yanına taşınıp, beraber yaşıyor.
Bir de kitapta ki anne figürleri özellikle kız çocuklarına karşı soğuk, mesafeli, umursamaz ve anne olmaya hazır değil. Sürekli bir sorgulama, kendi hayatını düşünme. Annelik, anne kavramları bu kadar mı basit?
Kitapta fazlaca intihar eden karakter var. Hele Mike göz göre göre vakti gelince intihar edeceğini vurgulayıp, bile isteye bunalıma giriyor.
Çok kasvetli, en mutlu anlardan mutsuzluk çıkarmaya can atan karakterlerle bezeli bir kitaptı. Hiç tarzım değil. Ben beğenmedim. En azından sonu, güzel ve mutlu bitse belki birazcık kurtarırdı.
Yazarın bir kitabı daha kütüphanemde mevcut, okunmayı bekliyor. Bu kitaptan sonra da daha çok bekleyeceğe benziyor.
300 syf.
·6 günde·6/10 puan
“Belki birazcık spoiler falan filan”

Susamuru okuyucuları merhaba !
Buket Uzuner’den okuduğum ikinci kitap oldu. Bir çok okuyucu gibi ben de kitap son bulduğunda ‘ne oldu şimdi’ dercesine bir durdum. Sırayla ilerlemek istiyorum.
İlk olarak kitabı okurken çok keyif aldığım eğlendiğim bir noktaya rastlamadım. Yarım bırakmaktan hoşlanmadığım ve öyle yada böyle bitirilebilir bir kitap olduğu için tamamladım romanı.
Bir çok okuyucu gibi ben de kitabın içerisinde 80’li yıllarda yaşanıldığına hayret ettiğim noktalar gördüm. Anne-baba cinselliği küçük yaşlardaki çocuklara bu denli sorumsuzca yansıtılabilir mi ? Ve yazan taraf bunun doğru olduğunu mu aktarıyor bizlere yoksa bakın bu çok yanlış diyerek uyarmak mı istiyor ?
Kitabın ilerleyişinde daha çok Nilsu karakteri ve birazcık da Teoman karakterinin hayatını okuyoruz. Çocukluk yıllarından başlayarak bir genç kadına dönüşünü ruhsal olarak adım adım takip ediyoruz. Bu aktarım, bir çocuğun bir birey oluşuna şahitlik etmemize vesile oluyor ve bu durum kitabın güzel olan yanı..
Kitapta 16 yaşlarında bir genç kızın kendinden 15 yaş kadar büyük ‘öğretmeni’ ile birliktelik yaşaması mı!?! Aman tanrım dediğinizi duydum sesiniz buraya kadar geldi. Böyle şeyler yazılıyor romanlarda aktarılıyor okuyucuya ve bunu çağdaş-modern başlığı altında görüyoruz. Herkesin düşüncesi farklı mutlaka ama ben biraz araştırdıktan sonra kitabın daha çok lise çağlarında bir okuyucu kitlesi olduğunu anladım. O çağlardaki henüz taze fidan gençlere böyle aktarımlar olmasını doğru bulmuyorum açıkcası. Çocuk sayılacak zihinleri daha doğru yetiştirmeliyiz diye düşünüyorum kendimce.
Kitapta önemli bulduğum şöyle bir nokta var ki; küçük yaşlarda ailesinde parçalanma yaşayan çocuklar psikolojik açıdan, aile kurumu ve kavramı açısından ilerleyen yıllarda çok sağlıklı durumda olamıyorlar maalesef. Bu mevzunun yeri roman da oldukça önemli tutulup ön plana çıkarılmış. Güzel mesajlar..
Ve herkesi muallakta bırakan ‘bitmesin hikayemiz, bu ne biçim son böyle’ dedirten final bölümü hakkında:
Evet sonunu okumasaydım keşke diye bir miktar dövündüm kendimce. Dövündüm de öyle bir inceleme yazacak zamana anca gelebildim.. Bunu insan düşmanına yapmaz yav.. Kim kimdi, nerede ne zamandı.. Çözmeye uğraşmadım. Bıraktım gitti.. Ee ya ne olacaktı ?
‘E peki çok güzel öttün de okuyalım mı biz bu kitabı şimdi?’ derseniz ‘hayat kısa, okunacak daha çok caaağnım kitaplar varken bunda çok ısrar etmenin bir anlamı yok bence. Çok da şeyyapmayın yani siz..
Bol sevgiyle..
300 syf.
·6 günde·1/10 puan
Evet, geldik zurnanın zart dediği yere.

Ana karakterimiz lisedeyken öğretmenine aşık oluyor ve nola yatıyor burada değineceğimiz bir çok etik dışı hareket var

1- kız reşit değil
2- öğretmeni 33 yaşında
3- öğretmeni ona "neden ilk seferin olduğunu söylemedin nilsu?" Diye soruyor

Böyle bir şeyin yazılmasını esasen doğru bulmuyorum, bu küçük bir kızı (reşit olmayan) rahatça etkileyebilecek bir dilde yazılmış, cinselliğin ne kadar büyüleyici ne kadar esrarengiz olduğundan bahsedilmiş. Cinsellik zevk için yapıldığı zaman psikolojik büyük zarar verir.

Daha ironiği hocasının sanki 16 17 yaşında ki bir çocuğun nasıl bakir olmadığını düşünmesi "neden ilk defa olduğunu söylemedin?" Diye soruyor cidden yazarken bile insan çıldırıyor kızı yaşında biri ile yattıktan sonra bu şekilde konuşması... Bunun yazılmasına izin vermek cidden Türkiye'de denetsizliğin en net göstergesidir.

Daha sonrasında nilsunun babasına aşık olması rüyasında babasıyla ensest yapması ve babasının yeni sevgilisinden deliler gibi kıskanmasıyla devam ediyor.

Daha kötüsü bu batı modernizmi manipülasyonun hat safha da olması...

Mike'ın annesini onu genç yaşta bırakması ve annesinin "özgür" ruhlu olmasının desteklenmesi

Ahah. Güleyim bari

Bir kere annelik çok özel ve yüce bir makamdır ve kadının yaratılışı genleri buna göre kodlandırmıştır. Kadınların beyninde hamile kaldıkları zaman özel bir enzim salgılanır ve bu enzim insanda büyük bir mutluluk büyük bir huzur sağlar.

Fakat burada ki anneliği öyle bir sergiliyorlar ki sanki çocuğu terk etmek evinden kaçmak vs iyi bir şeymiş ve ev hanımlığı iğrenç-aşağılık bir şeymiş gibi gösterilmiş.

Odaklanmak istediğim şey hayatın gerçeklerinden öte bunların lanse edilmesi ve bunlara yapılan yorumlar, bunların büyüleyici çok etkileyici inanılmaz şeyler gibi gösterilmesi.

Sonu da kendisi kadar berbat ve karışıktı.

Üzerine daha fazla konuşmak istemediğim, romanlardan beni tiksindiren bir daha alacağım her kitabı saatlerce incelememi sağlayacak iğrenç ötesi bir kitap tamamen zaman kaybı.
300 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
olay örgüsündeki karışıklık yapıtla bütünlüğü zedelesede genel çerçevesinde güzel sayılabilecek bir yapıt. en sonunda gerçek kişi ve yaşantılarla olan bağlantısı açıklığa kavuşuncaya dek neden okumaya devam ettiğimi sorgulattı açıkçası. ama en sonunda az da olsa tatmin edebildi. okuduklarınız fazla anlamlı geliyor ve biraz kafanız yatışsın istiyorsanız okumalısınız , arkadaşlara öneride bulunacak bir kitap değildi başka bir kıstasla.
365 syf.
·Puan vermedi
Bir kitap için, neydi ne oldu, diyorsak acaba bu kitap nasıl bir kitap kategorisine girer? Heyecanı olup kurgusunu pek beğenmediğim bir kitap oldu kendisi. Psikolojik açıdan baktığımda kitabin bir bölümünde herkesin ölümüne kendi karar verebilmesinin haklılığından bahsediyor. Bu psikolojik açıdan zayıf olan insanları, ölümün tüm acılara çare olacağını düşünen insanlara zarar verebilir. Elbette bu tür konulu kitaplar bir hayli çok. Insana bir şey katmayıp, insandan alıp götüren, psikolojik olarak yoran kitapları pek içime sindiremiyorum. Sonrasi olay örgüsünü bastan tamam diyorsunuz ama finale yaklaşırken çok farklı bir yol izlediğinden hersey karmaşıklaşıyor. Ki finalden gerçekten bahsetmek istemiyorum. Tüm isimler, akrabalar, dostlar, tanıdıklar, olaylar hepsi birbirine girmiş. Yazar niçin neden böyle birsey yapmış anlaması güç? Acaba kendi yazdığından kendisi birşey anlayip anafikir çıkarmış mıdır orası da meçhul. Yolumuzun iyi kitaplara denk gelmesi umuduyla.
365 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
İncelemelerimi yaparken gençlerin deyimiyle 'spoiler' vermemeye özen gösteriyorum. Bu yüzden kitabı genel olarak değerlendirmek istedim. İlginç ve akıcı bir kitap. Yalnız sonunda okuyucunun kafası karmakarışık oluyor. Olayların sonundaki gerçek doğruyu okuyucuya bırakmış. Ben pek başarılı olamadım açıkçası :)
365 syf.
·34 günde·8/10 puan
Hellooo ! Bugün ilk yorum postumla geldim ve aşırı heyecanlıyım.
"Çok gençken herkesi, her şeyi, hatta dünyayı değiştirebileceğimizi sanırız. Nasılsa hiç yaşlanmayacak, hiç ölmeyecek ve sonsuza ulaşacağızdır. Oysa duvarda tek bir tuğla olduğumuzu ve ancak ' iyi bir tuğla' olmayı başarmakla yükümlü olduğumuzu görürüz bir gün..."

İki Yeşil Susamuru – Buket Uzuner.
7/10

Nilsu, Selen, Mike ve Teo ! Bu dörtlü arasında okuyoruz kitabı. Her bir karakter bizden bir parça sanki, her biri hayatın farklı bir penceresi de biz o pencerelerden tüm dünyayı görüp anlayabiliyoruz. Nilsu’nun derinliklerinde kendi acılarınızdan kendi korkularınızdan birer parça bulup bu acıları ve korkuları Selen’in anlayışı ve olgunluğu ile iyileştirip ilk aşkı ve sevgiyi Mike ‘de bulacağız. Sonra hayatımıza Teo girecek ve bize bir susamuru olduğumuzu söyleyecek! Teo ile kitabın tadı tuzu tamamlanacak “işte şimdi çok güzel yarınlar bizi bekliyor” derken o final... Final hakkında yorum yapmak istemiyorum. Benim finalim kitabın finali ile aynı değil çünkü. Büyük ihtimalle okuduktan sonra senin de aklın finali kabul etmeyecek. Ama her şeye rağmen karakterler tanımaya değerdi.

"İnsan sevdiğine dokunmak ister. Dokunmak, sevgiyle yapılınca çok güzeldir!"
300 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10 puan
Roman, anne baba, sevgili, boşanmış ailenin çocuklarının hayatla mücadelesini, intihar, aşk, yalnızlık ne arardan var misali bircok konulu temaları işlemiş.Açıkcası türk ailesimi yoksa amerikan ailesindenmi bahsedildi anlaşılmaycak kadar carpık ilişkileri konu edilmiş. İlginc ama bir o kadar akıcı konusu ne olursa olsun okumak oldugumuz için okuyalım derim...
300 syf.
·6 günde·7/10 puan
“İki yeşil susamuru: Anneleri,babaları,sevgilileri ve diğerleri yaşadığımız dünyaya,aşka,çevre sorununa alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin hikayesi, bir modern zamanlar romanı." Buket Uzuner ‘in içten mizah dolu üslubuyla yazdığı çağdaş bir roman . Kahramanlarımızın yaşamı yanında iç karışıklıklarınıda güzel dile getirmiş yazarımız . İlk defa buket uzuner kitabı okuyorum ve iyiki okumuşum dedim. İnsanın hayatında tekrar okumak için ayırdığı kitaplar olur ya benim içinde ilk defa tekrar okumak istediğim bir kitap o denli etkiledi beni. Herkese tavsiye ederim mutlaka okumalısınız.
300 syf.
·14 günde·7/10 puan
Günümüz kadın yazarların kalemi o kadar benzer işler taşır oldu ki birbirinden ayırt etmek güçleşti. Aynı tarz kadın karakterler biraz feminen, güçlü ama yalnız ve kırılgan yapıda kadınlar, haliyle karakterler ortalama aynı olunca olay örgüleri ve romandaki diğer karakterilerin de ortalama rolleri aynı oluyor.

Birçok ruhu içinde barındıran,inişli çıkışlı yoğun duyguları hissettiren bir roman İki Yeşil Susamuru... Nilsu'nun hayata ve insanlara olan güvensiz yapısı, Mike' ın intihar eyilimi ve bunun çok güzel alıntılarla bize yansıtması, Selen'in güçlü ve sağlam duruşu ancak içerisindeki zayıf yanları, Teo gibi zengin bir karakterin varlığı zevkle okuttu kendini bana. Zaman Zaman sıkılmadım değil tabi bunu da not olarak geçmek isterim.

Özetleyecek olursak roman anneler, babalar,sevgililer,boşanmış ailelerin çocukları...İntihar,terk edilme,yalnızlık,aşk gibi birçok temayı içinde barındıran, Nilsu gibi bir karakterin zorlu olgunlaşma dönemini anlatıyor.
300 syf.
·9 günde·4/10 puan
Buket Uzuner'den okuduğum ilk kitap.Sevemedim,sürüklemedi beni. Yaşanılan hayatlar bana çok yabancı. Ama yazar hakkında kesin hüküm vermek istemem, bu haddim değil.belki diğer kitaplarını beğenebilirim.
351 syf.
·15 günde·6/10 puan
Çağdaş bir roman olarak mizahi bir dille yazilmistir diyor romanin iceriginde. Konusu kasvet yüklü Anne, baba,yalnizlik,en cok bahsedilen ölüm,intihar,carpik iliskiler. Kitap bitiminde ne oldu şimdi diyen bir tek ben degilim sanirim. Yalniz verilen mesaj su yönden güzel kucuk yasta anne baba ayriligi yasayan cocuklarin bu durumdan nasil etkilendjkleri fazlasiyla her yonden tüm detaylariyla anlatilmis. Okumak için okurum diyorsaniz okuyabilirsiniz.
“Güvensizlik ve belirsizlik bir çocuğun gelişimine vurulabilecek en öldürücü darbedir. Bu darbenin izleri mutlaka kalıcıdır, mutlaka tehlikelidir.”
Kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden ciddi ilişkilere girmek, bir insanın hem kendine hem de karşısındakine yapabileceği en büyük haksızlıktır!
Kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden ciddi ilişkilere girmek, bir insanın hem kendine, hem de karşısındakine yapabileceği en büyük haksızlıktır!
Buket Uzuner
Sayfa 36 - Everest Yayınları
“Birbirlerine hiç bakmadan ve dokunmadan kalabalık ortamlarda büyük bir aşkı baş başa, inanılmaz bir iletişimle paylaşan aşıkların varlığından habersizdim o sıralar.”
Bütün çocuklar için birbirine en yakışan çift, anne ve babaların. Çünkü anne ve baba kelimeleri tıpkı lego parçaları gibi birbirine sımsıkı oturur, uyuşur ve kenetlenir.
Teoman'ın gözünde annesi hep anneydi ve çocukların gözünde annelerin yaşı yoktur. Anne yaşı standarttır, evrenseldir.
Buket Uzuner
Sayfa 51 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Yeşil Susamuru
Alt başlık:
Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Baskı tarihi:
25 Ekim 2019
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752890007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Mutluluğu ve huzuru hiçbir yerde ve hiçbir kimsede bulamayan, kimseye güvenemeyen genç bir kadın: Nilsu.
Terk edilmekten korktuğu için hep kendisi terk ediyor.
Annesine olan hayranlığı ve bağlılığı kendi yaşamını kurmasına engel olan, duygusal ve ütopik bir çevreci: Teoman.
Annesinin gizemli intiharıyla yaşamı altüst oluyor.
Buket Uzuner'in artık bir klasik olan İki Yeşil Su Samuru romanı çağdaş bir kadının portresi etrafında çok katmanlı olarak insan durumlarını sorguluyor. Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla 80'li yılların toplumsal ve siyasal ortamını ustaca anlatırken romanın kahramanları kimi zaman modernizmin altında ezilerek yaşamla ölüm arasında gelgitler yaşıyorlar.
İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri yaşadığımız dünyaya, aşka, çevre sorununa alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin hikayesi, bir modern zamanlar romanı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3.880 okur

  • Berna Boran
  • Derya
  • YILDIRIM YANAROGLU
  • Melike Balkarlı
  • Nida ALTAY
  • ilkim Bahar SÜMER
  • Zeynep Pudalca
  • BANU SÖZER
  • Eylül
  • Nüket Yıldırım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3
13-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%10.6
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%37
45-54 Yaş
%14.7
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.7
Erkek
%10.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (106)
9
%12.1 (99)
8
%17.6 (144)
7
%14.1 (115)
6
%8.3 (68)
5
%4 (33)
4
%2.4 (20)
3
%1.2 (10)
2
%1.1 (9)
1
%1 (8)

Kitabın sıralamaları