İki Yeşil Susamuru (Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9222
Gösterim
Adı:
İki Yeşil Susamuru
Alt başlık:
Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Baskı tarihi:
25 Ekim 2019
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752890007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
İki Yeşil Susamuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
Mutluluğu ve huzuru hiçbir yerde ve hiçbir kimsede bulamayan, kimseye güvenemeyen genç bir kadın: Nilsu.
Terk edilmekten korktuğu için hep kendisi terk ediyor.
Annesine olan hayranlığı ve bağlılığı kendi yaşamını kurmasına engel olan, duygusal ve ütopik bir çevreci: Teoman.
Annesinin gizemli intiharıyla yaşamı altüst oluyor.
Buket Uzuner'in artık bir klasik olan İki Yeşil Su Samuru romanı çağdaş bir kadının portresi etrafında çok katmanlı olarak insan durumlarını sorguluyor. Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla 80'li yılların toplumsal ve siyasal ortamını ustaca anlatırken romanın kahramanları kimi zaman modernizmin altında ezilerek yaşamla ölüm arasında gelgitler yaşıyorlar.
İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri yaşadığımız dünyaya, aşka, çevre sorununa alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin hikayesi, bir modern zamanlar romanı.
(Tanıtım Bülteninden)
276 syf.
·10 günde
Kitabın arka kapağında mizah dolu üslupla yazılmış çağdaş bir roman yazıyor. Okurken bir kere gülümsediğimi hatırlamıyorum. Başkasının yazıp yazara verdiği romanı yayımlamakta çağdaşlık sayılmaz heralde. Bu yazanın çağdaşlığıdır, yayıncısına yayınlattıranın değil.

Kitabın sonunda kim kimin gerçekte neyiymiş anlamak çok zor ve karışık.

İntihar, en çok kullanılan kelime sanırım.
Aile içindeki dağılmalar, evlilik kurumunu ayaklar altına alan kişiler, ölümü yüceltenlere çokca yer verilmiş romanda. Tıpkı yeni dönem zengin dizilerindeki gibi.

Bu romanı-sözde onun- yüzünden Buket Uzuner'e karşı bir önyargı oluştu. Diğer kitapları biraz beklemek durumunda kalacak bu yüzden.
300 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10
Roman, anne baba, sevgili, boşanmış ailenin çocuklarının hayatla mücadelesini, intihar, aşk, yalnızlık ne arardan var misali bircok konulu temaları işlemiş.Açıkcası türk ailesimi yoksa amerikan ailesindenmi bahsedildi anlaşılmaycak kadar carpık ilişkileri konu edilmiş. İlginc ama bir o kadar akıcı konusu ne olursa olsun okumak oldugumuz için okuyalım derim...
300 syf.
·6 günde·6/10
“Belki birazcık spoiler falan filan”

Susamuru okuyucuları merhaba !
Buket Uzuner’den okuduğum ikinci kitap oldu. Bir çok okuyucu gibi ben de kitap son bulduğunda ‘ne oldu şimdi’ dercesine bir durdum. Sırayla ilerlemek istiyorum.
İlk olarak kitabı okurken çok keyif aldığım eğlendiğim bir noktaya rastlamadım. Yarım bırakmaktan hoşlanmadığım ve öyle yada böyle bitirilebilir bir kitap olduğu için tamamladım romanı.
Bir çok okuyucu gibi ben de kitabın içerisinde 80’li yıllarda yaşanıldığına hayret ettiğim noktalar gördüm. Anne-baba cinselliği küçük yaşlardaki çocuklara bu denli sorumsuzca yansıtılabilir mi ? Ve yazan taraf bunun doğru olduğunu mu aktarıyor bizlere yoksa bakın bu çok yanlış diyerek uyarmak mı istiyor ?
Kitabın ilerleyişinde daha çok Nilsu karakteri ve birazcık da Teoman karakterinin hayatını okuyoruz. Çocukluk yıllarından başlayarak bir genç kadına dönüşünü ruhsal olarak adım adım takip ediyoruz. Bu aktarım, bir çocuğun bir birey oluşuna şahitlik etmemize vesile oluyor ve bu durum kitabın güzel olan yanı..
Kitapta 16 yaşlarında bir genç kızın kendinden 15 yaş kadar büyük ‘öğretmeni’ ile birliktelik yaşaması mı!?! Aman tanrım dediğinizi duydum sesiniz buraya kadar geldi. Böyle şeyler yazılıyor romanlarda aktarılıyor okuyucuya ve bunu çağdaş-modern başlığı altında görüyoruz. Herkesin düşüncesi farklı mutlaka ama ben biraz araştırdıktan sonra kitabın daha çok lise çağlarında bir okuyucu kitlesi olduğunu anladım. O çağlardaki henüz taze fidan gençlere böyle aktarımlar olmasını doğru bulmuyorum açıkcası. Çocuk sayılacak zihinleri daha doğru yetiştirmeliyiz diye düşünüyorum kendimce.
Kitapta önemli bulduğum şöyle bir nokta var ki; küçük yaşlarda ailesinde parçalanma yaşayan çocuklar psikolojik açıdan, aile kurumu ve kavramı açısından ilerleyen yıllarda çok sağlıklı durumda olamıyorlar maalesef. Bu mevzunun yeri roman da oldukça önemli tutulup ön plana çıkarılmış. Güzel mesajlar..
Ve herkesi muallakta bırakan ‘bitmesin hikayemiz, bu ne biçim son böyle’ dedirten final bölümü hakkında:
Evet sonunu okumasaydım keşke diye bir miktar dövündüm kendimce. Dövündüm de öyle bir inceleme yazacak zamana anca gelebildim.. Bunu insan düşmanına yapmaz yav.. Kim kimdi, nerede ne zamandı.. Çözmeye uğraşmadım. Bıraktım gitti.. Ee ya ne olacaktı ?
‘E peki çok güzel öttün de okuyalım mı biz bu kitabı şimdi?’ derseniz ‘hayat kısa, okunacak daha çok caaağnım kitaplar varken bunda çok ısrar etmenin bir anlamı yok bence. Çok da şeyyapmayın yani siz..
Bol sevgiyle..
300 syf.
·2 günde
Kitabı, arka kapakda "Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla..." diye devam eden yazıdan ve kitabın adından dolayı eğlenceli olduğunu düşünüp almıştım. Sonuçta aldandım!
Mizahi bir anlatım tarzı göremediğim gibi, gerçekçi üslupla ne karakterleri, ne kurguyu, ne de kitabın sonunu bağdaştırdım.
Hikâye 80'li yıllarda geçiyor. Fakat yaşam tarzı günümüzü aşmış, değil zamanın Türkiyesi Avrupa da bile o yıllar için normal karşılanmazdı diye düşünüyorum. İki çocuklu evli bir kadın, ara ara bunalıp başka adamlarla ilişki yaşayıp, tatillere gidiyor. Annesi "Artık sıkılmadın mı kızım? Eve dön, bak kocan başkasını bulursa karışmam, fazla naz aşık usandırır, kocanı bıktırma" gibi laflar ediyor. 15 yaşında ki kız öğretmeniyle beraber ve ara ara onda kalıyor. Sevgililer birbirinin yanına taşınıp, beraber yaşıyor.
Bir de kitapta ki anne figürleri özellikle kız çocuklarına karşı soğuk, mesafeli, umursamaz ve anne olmaya hazır değil. Sürekli bir sorgulama, kendi hayatını düşünme. Annelik, anne kavramları bu kadar mı basit?
Kitapta fazlaca intihar eden karakter var. Hele Mike göz göre göre vakti gelince intihar edeceğini vurgulayıp, bile isteye bunalıma giriyor.
Çok kasvetli, en mutlu anlardan mutsuzluk çıkarmaya can atan karakterlerle bezeli bir kitaptı. Hiç tarzım değil. Ben beğenmedim. En azından sonu, güzel ve mutlu bitse belki birazcık kurtarırdı.
Yazarın bir kitabı daha kütüphanemde mevcut, okunmayı bekliyor. Bu kitaptan sonra da daha çok bekleyeceğe benziyor.
365 syf.
·Puan vermedi
Bir kitap için, neydi ne oldu, diyorsak acaba bu kitap nasıl bir kitap kategorisine girer? Heyecanı olup kurgusunu pek beğenmediğim bir kitap oldu kendisi. Psikolojik açıdan baktığımda kitabin bir bölümünde herkesin ölümüne kendi karar verebilmesinin haklılığından bahsediyor. Bu psikolojik açıdan zayıf olan insanları, ölümün tüm acılara çare olacağını düşünen insanlara zarar verebilir. Elbette bu tür konulu kitaplar bir hayli çok. Insana bir şey katmayıp, insandan alıp götüren, psikolojik olarak yoran kitapları pek içime sindiremiyorum. Sonrasi olay örgüsünü bastan tamam diyorsunuz ama finale yaklaşırken çok farklı bir yol izlediğinden hersey karmaşıklaşıyor. Ki finalden gerçekten bahsetmek istemiyorum. Tüm isimler, akrabalar, dostlar, tanıdıklar, olaylar hepsi birbirine girmiş. Yazar niçin neden böyle birsey yapmış anlaması güç? Acaba kendi yazdığından kendisi birşey anlayip anafikir çıkarmış mıdır orası da meçhul. Yolumuzun iyi kitaplara denk gelmesi umuduyla.
351 syf.
·15 günde·6/10
Çağdaş bir roman olarak mizahi bir dille yazilmistir diyor romanin iceriginde. Konusu kasvet yüklü Anne, baba,yalnizlik,en cok bahsedilen ölüm,intihar,carpik iliskiler. Kitap bitiminde ne oldu şimdi diyen bir tek ben degilim sanirim. Yalniz verilen mesaj su yönden güzel kucuk yasta anne baba ayriligi yasayan cocuklarin bu durumdan nasil etkilendjkleri fazlasiyla her yonden tüm detaylariyla anlatilmis. Okumak için okurum diyorsaniz okuyabilirsiniz.
300 syf.
·6/10
Nilsu ve Teo kitabın ana karakterleri... İkisinin de geçmişinden kesitler anlatılarak ilerliyor.Her ikisinin de geçmişinde boşanma,terk edilme,intihar,aile içi olaylar yer alıyor.Nilsu hayatına giren sevgililerini terk eden taraf katlanamıyor bir süre sonra.İkisi tanıştıktan sonra ise merakla Nilsu yine terk edecek mi sorusunun cevabı aranıyor ancak kitabın sonu hiç de beklenildiği gibi değil son kısım farklı bir sürece bağlanmış.Güçlü betimlemeleri ve akıcı bir anlatıma sahip ancak herkesin beğenmesi gerekmiyor tabi ki ilgi alanına hitap edenler okuyabilir..
300 syf.
·14 günde·7/10
Günümüz kadın yazarların kalemi o kadar benzer işler taşır oldu ki birbirinden ayırt etmek güçleşti. Aynı tarz kadın karakterler biraz feminen, güçlü ama yalnız ve kırılgan yapıda kadınlar, haliyle karakterler ortalama aynı olunca olay örgüleri ve romandaki diğer karakterilerin de ortalama rolleri aynı oluyor.

Birçok ruhu içinde barındıran,inişli çıkışlı yoğun duyguları hissettiren bir roman İki Yeşil Susamuru... Nilsu'nun hayata ve insanlara olan güvensiz yapısı, Mike' ın intihar eyilimi ve bunun çok güzel alıntılarla bize yansıtması, Selen'in güçlü ve sağlam duruşu ancak içerisindeki zayıf yanları, Teo gibi zengin bir karakterin varlığı zevkle okuttu kendini bana. Zaman Zaman sıkılmadım değil tabi bunu da not olarak geçmek isterim.

Özetleyecek olursak roman anneler, babalar,sevgililer,boşanmış ailelerin çocukları...İntihar,terk edilme,yalnızlık,aşk gibi birçok temayı içinde barındıran, Nilsu gibi bir karakterin zorlu olgunlaşma dönemini anlatıyor.
300 syf.
·9 günde·4/10
Buket Uzuner'den okuduğum ilk kitap.Sevemedim,sürüklemedi beni. Yaşanılan hayatlar bana çok yabancı. Ama yazar hakkında kesin hüküm vermek istemem, bu haddim değil.belki diğer kitaplarını beğenebilirim.
300 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Hiç mi sevmemişlerdi birbirlerini, sevdikleri ve mutlu oldukları anlar için sevdiklerimizin sevgisine sahip çıkmalı. Güzel günleri insan kendi sergilemeli. İnsan doyumsuz elindeki güzelliklerin farkında olmadan başka daha güzel şeyler aramak, insanı yolundan eder. Sevdiğine huzurlu ortam hazırlamalısın ki, huzur bulasın. Düşünmelisin bazan senin sergilediğin tavırlar dan zararlı çıkacak olan çocuklarını Düşünmelisin. Fedakarlık yapmalısınız kendi hayatınızdan. Aile biraylerinin sorumsuzluğunu ve hatasını çocuklar çekmemeli. Sürekli etrafında intihar ve aldatma gören çocuklar sevmekten ve yaşamaktan korkar hale gelmektedir.
300 syf.
·7/10
Bitirir bitirmez koşa koşa başka insanların ne düşündüğüne bakmaya gittim. Herkes sonunu anlamadığını söylemiş. Ama bence Buket Uzuner kitap boyunca şunu belirtiyordu; her insanın hayatı birbirine benzer. Mesela Selen, Nilsu'nun küçüklüğüne benzetiyor kendini, Nilsu ise Selen'e. Yani anlayacağınız herkes biraz birbirine benziyor kitapta. Sonu beni üzmedi, mutlu sonlardansa böyle sonları severim. Kötü bir son değildi, biraz havadaydı sadece. Bize kalmış, ne anlamak istersek onu anlayalım, ne iyi işte. Toplumsal, siyasi, psikolojik bir çok öge barındırıyordu kitap. Boş bir kitap demenin ağır haksızlık olacağını düşünüyorum.
Teoman'la çoştuğumuz, Nilsu'yla kıskandığımız, Selen gibi olmak istediğimiz, Mike'la intihar üzerine düşündüğümüz güzel bir kitaptı.
300 syf.
·Puan vermedi
Ayhhhhh okuyamadim arkadas. Ben de insanim, baydinız beni.
Buket Uzuner ile tanisma okumam hic iyi sonuçlanamadi.
Okumaya calistigim sure icerisinde tepemde kara bulutlar dolandi durdu, sanki gri günler geçtip gitti gozlerimin onunden. Tamam severim boyle gunleri havalari ama uzun sure bu sekilde maruz kalmak sıktı beni.
Normalde bu tarz, cok fazla adrenalin yasatmayan sabit ilerleyen romanlari severim fakat bu çok agir geldi bana.
Bir dahaki Uzuner okuma seansinda gorusmek uzere efenim.
... ölüm raporuna 'yetmiş dokuz yaşında. Beyin kanaması' denildi. Bence ölüm nedeni yürek kanamasıydı. Çünkü insan mutsuzluktan ölebilir!
Buket Uzuner
Sayfa 137 - Remzi Kitapevi
Yaşam güçtür, evet yaşam güçtür. Ama bir kez bu gerçeği içtenlikle anlar ve kabul edersek, yaşam artık güç gelmeyecektir bize, çünkü bir kez kabullenilen gerçek artık sorun olmaktan çıkar...
Buket Uzuner
Sayfa 140 - Remzi Kitapevi
Kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden ciddi ilişkilere girmek, bir insanın hem kendine, hem de karşısındakine yapabileceği en büyük haksızlıktır. Çünkü ne 'istemediğini' bilmek çok kolay, fakat ne 'istediğini' bilmek çok güçtür.
Buket Uzuner
Sayfa 39 - Remzi Kitapevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Yeşil Susamuru
Alt başlık:
Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri
Baskı tarihi:
25 Ekim 2019
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752890007
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
İki Yeşil Susamuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
İki Yeşil Su Samuru
Mutluluğu ve huzuru hiçbir yerde ve hiçbir kimsede bulamayan, kimseye güvenemeyen genç bir kadın: Nilsu.
Terk edilmekten korktuğu için hep kendisi terk ediyor.
Annesine olan hayranlığı ve bağlılığı kendi yaşamını kurmasına engel olan, duygusal ve ütopik bir çevreci: Teoman.
Annesinin gizemli intiharıyla yaşamı altüst oluyor.
Buket Uzuner'in artık bir klasik olan İki Yeşil Su Samuru romanı çağdaş bir kadının portresi etrafında çok katmanlı olarak insan durumlarını sorguluyor. Yazar mizah dolu, çarpıcı ve gerçekçi üslubuyla 80'li yılların toplumsal ve siyasal ortamını ustaca anlatırken romanın kahramanları kimi zaman modernizmin altında ezilerek yaşamla ölüm arasında gelgitler yaşıyorlar.
İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri yaşadığımız dünyaya, aşka, çevre sorununa alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin hikayesi, bir modern zamanlar romanı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.926 okur

  • Sevgi AVCIOĞLU
  • Asuman DEVECİ
  • Uykubaz
  • Lale Erhal
  • Mehtap Yaşkın
  • Mesude Tarhan
  • Birazebrulii
  • Elif uygur
  • Dilek Altay
  • Özlem Ataünal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%10.6
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%37
45-54 Yaş
%14.7
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.7
Erkek
%10.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.9 (92)
9
%12.3 (76)
8
%19.8 (122)
7
%15.4 (95)
6
%9.7 (60)
5
%4.7 (29)
4
%2.8 (17)
3
%1.5 (9)
2
%1.3 (8)
1
%0.6 (4)

Kitabın sıralamaları