Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

İktidar ve Tarih

Büşra Ersanlı

İktidar ve Tarih Gönderileri

İktidar ve Tarih kitaplarını, İktidar ve Tarih sözleri ve alıntılarını, İktidar ve Tarih yazarlarını, İktidar ve Tarih yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Tarih ile geçmiş aynı şey değildir. Eğer sosyal medyadaki ya da okullardaki ''tarih anlatısı'' size dikte ediliyorsa siz muhtemelen vaki olmuş gerçek hadiseleri değil tarihçiler tarafından kurgulanmış safsatalardan haberdarsınız. Herhangi bir ülkede herhangi bir rejim değişikliğine gidilse ilk değişecek olan şey okullardaki müfredat olur. Her iddia ile gelen yeni bir idare kendinden evvelki iktidarı kötüler. Kendinden evvelki vukua gelen hadisatı kendisine temel ittihaz ettiği prensipler itibariyle tahlil eder. Hani bilimler istisnası olmayan ve temadi eden hakikatler idi ?(
Coğrafya Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar
Coğrafya Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar
İktidar ve Tarih
İktidar ve Tarih
bu minvalde naçizane kitap tavsiyem )
Reklam
Cumhuriyetin şefleri, ahlaki kaygılarla acil siyasi hirslar ve uzun dönemli hedefler arasında daima bocaladılar, örneğin toplumdaki dini özellikleri gözardı edemezken kendilerini otoriter eğilimlerden de kurtaramıyorlardı.
(1930 lu yılların Türkiyesinde) Batılı anlamda "sivil toplum" yönünde herhangi bir adım atılamadığı gibi devletin demokratikleşmesi yönünde de bir gayret sarf edilmedi ve liberalizm ve komünizm düşman ideolojiler ilan edildi.
1930'lu yılların ortaları Türkiye için çok önemli bir dönemdir; otoriter rejimin pekiştirilmesi bu dönemde gerçekleşti. 1933-1939 döneminde tek parti rejimi kendisini devlet partisi ilan etmiş, muhalefetin herhangi bir biçimine müsamaha edilmemişti. Kurtuluş savaşından sonra Türk ulusçuluğunun yerleştirilmesi için gerekli görülen bu otoriter rejim katı bir devletçilik politikası uygulayarak adeta bir diktatörlüğe dönüşmüştü.
Tek parti "Bilimselliği"
Osmanlı Tarih Tezini açıkça çürütmek isteyen Mustafa Kemal, Ahmet Refik'i göstererek "'Bu beylere göre 500 yıl önce bir çadır halkı ile başlarmış'demiş ve Ahmet Refik'e kendisini savunmasını söylemiştir. Sesini çıkarmayan tarihçiye ayrıca 'ben tarih bilmiyorum' dedirtildiği ileri sürülmektedir. Bu tutum sonradan şahsi duzeyde telafi edilmeye çalışılmış ancak Tarih Kongresinde pluralizmin değil monizmin en çarpici örneği olarak tarihçiliğimize geçmiştir.
Reklam
Türkün hayatını, beşeriyet tarihinde ifa eylediği vazifeyi hakkıyla tasvir edecek, bugünkü medeniyetlerle rekabet eden uluslara karşı hakkı ispat edebilecek bir tarihimizin yoktur.
Afet İnan'ın birçok makalesinde, Türklerin önüne çıkmış tarihi engeller ya da talihsizliklerle yoğrulan derin bir 'geri bıraktırılmışlık' tezi görmek mümkündür.
Geri kalmışlık mı ? 100 yıl geri gitsek 200 yıl ileri gideriz(fikrîyyatta, edebiyyatta vs.)Kitabı okudu
(Tek parti döneminde) Osmanlı siyasetinin ve zihniyetinin tasfiyesi mevzubahis olduğuna göre daha başka, yıpranmamış, tenkitten uzak kalmış, biraz da destâni ve mitolojik bir tarihe ihtiyaç vardı.
Sayfa 125Kitabı okudu
16 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.